YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Faruk Çelik gazetecilerin sorularını yanıtladı
Faruk Çelik gazetecilerin sorularını yanıtladı
Faruk Çelik gazetecilerin sorularını yanıtladı
02 Mayıs 2008 / 14:42 Güncelleme: 02 Mayıs 2008 / 00:00

1 Mayıs’ta polisin sulu, gazlı, joplu müdahalesinin ardından gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e çevrilmişti. Çelik bugün istihdam paketinin görüşmeleri için geldiği Meclis Komisyonu’nda gazetecilerin olaylı 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin sorularını yanıtladı.


Ahmet Sözcan Meclis’ten bildiriyor


 


GÖRÜNTÜLER BENİ DE RAHATSIZ ETTİ



70 milyon nasıl rahatsızlık duyduysa biz de rahatsızlık duyduk. Ne demek rahatsızlık duydunuz mu? Olumsuz görüntülere kim olumlu bakabilir. Fakat hastanelere gaz bombası atıldı, şuraya gaz bombası atıldı gibi yaklaşımları ben doğru bulmuyorum. Bir kargaşa yaşanmıştır. O esnada hastaneyi de etkisi altına almıştır. Böyle bir soru olabilir mi? Hastaneye polis gaz bombası atıyor gibi bir yaklaşım. Ben şunu ifade edeyim. Daha olumsuz korkulanların olmaması sevindirici ama yaşanan tüm sahneler son derece üzücü. Hükümet olarak, özellikle sayın Başbakanımız defalarca ikazda bulundu. Bu işin içinde marjinal gruplar, bunu sabote etmek isteyen çevreler var dendi. Sendika başkanları belli bir saatten sonra gerçekten sorumlu ve olumlu bir davranış sergilediler ve daha olumsuz sahnelerin yaşanmaması için ciddi bir karar aldılar. O kararı aldıktan sonra olayları sürdürenlerin kimler olduğuna bakmak gerekiyor. Asıl sorun da zaten orasıydı.


 BİZ ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK



Ben Türkiye böyle bir görüntüyü vermemeliydi düşüncesindeyim. Bu görüntünün verilmemesi içinde son gün, son saate kadar biz üzerimize düşen diyaloğu, çabayı, gayreti gösterdik. Gecikmeli de olsa ilgili sendika başkanlarının aldıkları karar da bir sorumluluğun gereğiydi. Olayların daha olumsuz bir noktaya gelmesine de bu karar engel olmuştur. Ben kendilerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra umuyorum bi bu sahneler, önden 1 Mayıs ve benzeri günler için daha sağlıklı düşünmemiz ve 'çıkarım, giderim, gelirim, gitmem, gelmem' şeklinde değil de o diyaloğa açık olan yönümüz çerçevesinde birlikte değerlendirip ona göre Türkiye'ye yakışır bir fotoğrafı vermemizden geçiyor.


 


 


 


 


ÖLÜM OLMAMASI SEVİNDİRİCİ



Olayları bir yönüyle görüyoruz. Polisin bu şekilde işin ta başlangıcında sert davranmasının belki polis açısından, emniyet açısından, güvenlik açısından, mülki amirler açısından bir izahı gerekiyor. Ta işin başında bu kadar sert davranılmalı mıydı, bunun izahı nedir onu bilemiyorum. Fakat bu görüntüler olmamalıydı düşüncesindeyim. Olmaması için de gerekli çabayı gösterdik. Taksim'e gidilseydi, mitingler bir şölen havasında yapılsaydı ve önümüzdeki günlerde de talepler daha olgun bir ortam içinde gelişseydi. Bir açılımdı dedik bu. Bu açılımı çok istediğimiz gibi kullanamadık. Ama çok daha olumsuz sahnelerin, olayların cereyan etmemesini de, olumsuzluklara rağmen bir teselli görüyoruz. Ölüm ya da daha feci durumlar olmadı, bu yönüyle sevindirici ama olayları, görüntüleri tasvip etmek mümkün değil.


 


BAŞBAKAN “BİLSEYDİK TAKSİMİ AÇARDIK” DEDİ Mİ?



Ben toplantıda yoktum. Sayın Başbakan'ın böyle birşey kullandığı kanaatinde değilim. Sayın Başbakan, başından beri ne yapılmak istendiği, neler olabileceği çerçevesindeki istihbari bilgileri ilgili sendika başkanlarına gerekli açıklıkla sundu. Son güne varıncaya kadar da herkesin sağduyulu davranması konusunda ikazlarda bulundu. Biz de aynı görevi görmeye çalıştık. Fakat yine de sendika başkanlarının 1 Mayıs sabahındaki davranışları, kararları olayların büyümesine de engel olmuştur. Ben teşekkür ediyorum.


HABER: AHMET SÖZCAN



 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler