YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Eryılmaz'ın rüşvet aldığını yazmayan varsa, benİm
"Eryılmaz'ın rüşvet aldığını yazmayan varsa, benİm
"Eryılmaz'ın rüşvet aldığını yazmayan varsa, benİm
27 Eylül 2008 / 14:18 Güncelleme: 27 Eylül 2008 / 00:00

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mir Dengir Fırat basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.


Fırat, toplantıda şu açıklamalarda bulundu:


"Sayın Kılıçdaroğlu’nun benimle ilgili iddiası iki konu üzerinde idi. Bunu gerek televizyonlarında gerek Meclis’te dile getirdi. Benim bu iki konuda konuşacağımızı söylememize rağmen olay böyle gelişmedi. Temel konular o tarihte ortağı olduğum ama yönetiminde yer almadığım Menas şirketinin yaptığı ihracat nedeniyle, Bayram Çolak tarafından düzenlenen soruşturma raporuyla benimde sanık olarak gösterildiğim olaydı. Birinci konu buydu. TBMM’de de bu konu tartışılmıştır.


Mersin Cumhuriyet Savcılığı’nın kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin incelemesi sonucunda bu karar kesinleşmiştir.


Şimdi bu kesin karar gösterilince o ana kadar hep Ukrayna Ukrayna diye başlayan Kılıçdaroğlu bu kez, daha evvel hiç dile getirilmeyen bir Danıştay kararından bahsedilmiş, bu bu belge tarafımdan istenmiş ve basın mensuplarına benim tarafımdan dağıtılmıştır. Bu dosya incelendiğinde, konuyla ilgili olmadığı tarafımca iddia edilmiş, bu belgeyi CHP’de milletvekili aday adayı olan biri tarafından hazırlanmıştır.


DOSYA İNCELEME KONUSU YAPILDI


Daha evvel dile getirilmeyen ve 14 sene öncesine ait bir iddia hakkında o anda bir şey söylemem beklenemez.


İhracat 1994’te olmasına rağmen inceleme 2000 yılında başlatılmıştır. İktisat Bankası’nın hesaplarının incelenmesi sonucu ortaya çıktığı görülmektedir. Zaten şirketin kusuru bulunmadığı için herhangi bir cezai işlem yapılmamıştır. Hayali ihracat olması için belirtilen malın ihrac edilmemiş olması gerekir. Hayali ihracat ile ilgili tahkikat gümrük müsteşarlığı tarafından yapılır ve bu dosya müsteşarlığa gönderilerek inceleme konusu yapılmıştır.


"MÜFETTİŞ BENİ ARADI, VİCDAN AZABI ÇEKTİĞİNİ SÖYLEDİ"


Dün bu belgeye ulaştım. Bu olayla ilgilenen müfettiş beni arayarak kendisinin bağımsız bir devlet memuru olduğunu ancak ondan bir gün önceki tartışmayı izlediğinde vicdan azabı çektiğini ve bu yüzden beni aradığını söyledi. Kendisinden bu dosyayı istediğinde bayram tatili nedeniyle ailesiyle bir ilde bulunduğunu, bayramdan sonra bu raporuda göndereceğini beyan etti.


UYUŞTURUCU MADDE İLE İLGİLİ İDDİA


Adı geçen şirketten hisselerimi devrederek ve bana ödenen  bedelin büyük bir kısmını hesabıma yatırarak ortaklığım sona ermiştir. Bu işlemin karar defterine tescil edilmesini ben istedim. Şirketin noterlikte tasdikli olan karar defterine 01,09,2007 tarihinde bu devir işlemi yönetim kurulu kararıyla işlenmiştir. Ancak yapılan iddialardan birisi de bu belgenin noter tasdikinin çok sonra yapılmış olması ile ilgilidir.


Bir şirketin defterleri noterce tasdik edilir. Kararlar buraya işlenir ve bir sıraya göre gider. Ancak ben yurt dışında bulunduğum sırada, Türkiye’de bir televizyonunda bu uyuşturucu ile ilgili bir konunun görüşüldüğünü, olayın bir süre sonra Vatan Gazetesi Ankara temsilcisi beni arayarak sordu.


Ben o sırada yurt dışındaydım. Ben aynı şeyi söyledim. 01.09.2007 tarihinde ilişkimin kesildiğini söyledim ve şirket yetkililerini arayarak rica da bulundum. Karar defterinin o sayfasını notere götürülüp tasdik edilerek, Ankara temsilcisine fakslanmasını rica ettim. Noterin sonradan gözükmesinin sebebi budur.


Ben hiçbir şekilde bu iddianın geçerli olduğu kanısında değilim. Bir kere basını takip ettiğimde bir temel yanlışın olduğunu görüyorum.


İNANIN Kİ BEN OKUMADIM


Şimdi bir üçkağıtçılıktan bahsedeceğim. Küçükken sülün Osman diye meşhur bir üç kağıtçı vardı. Anadolu’dan gelenlere köprüyü satardı. Ama ben isminin önünde bir partinin grup başkanvekili sıfatını taşıyan bir kişinin yüzlerce kamera karşısında, elinde belgeyi sallayarak gösterdikten sonra, bulunduğumuz mahal ifadeyi veren kişinin sıfatına baktığımızda ben şahsen doğru sanmıştım.


Benim adımın bir belgede olmasına üzülmüştüm. Onu kendisinden istedim, fotokopisini çektim. İnanın ki ben onu okumadım.


Ertesi gün evraklarımı toplarken bu belge elime geçti. Bu belgede ne diyordu Kılıçdaroğlu, "Dengir Fırat bu belgeyle, Gümrük Müsteşarlığı'nda MENAS'ın kırmızı hattan çıkarılmasını istiyor."


Kılıçdaroğlu bu belge ile benim siyasi nüfus kullandığımı söylemiş. Bu belge 2007'ye ait. Yılı şaşırmayalım. Burda ne diyor? "Gümrük Başkontrolü Bayram Çolan tarafından düznenlenen soruşturmaya dayalı olarak, Abdülkadir Gürüz ve Mir Mehmet Fırat, hakkındaki soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde sonuçlandırılmıştır..."


KILIÇDAROĞLU HERKESİ KANDIRDI


Ben ne zaman ortaklıktan ayrılmıştım..? 01.09.2007'de... Bu belgenin tarihi ne; 09.02. 2007...


Ayıp olan bu belgeyi alıp, işte Dengir Mir Mehmet Fırat'ın Kırmızı hattan çıkarılması için yazdığı yazı diyerek sadece beni değil tüm herkesi kandırmasıdır.


NEDEN BENİ HEDEF ALDILAR?


Neden Dengir Fırat hedef alındı? çok önemli.... Aslında çok basit, ben iki tane üç tane çok basit soru soruyorum bu sorudan kaçabilmek için bu sorulardan kurtulmak için yapıyorlar. Bunlarla ilgili haftada 3 veya 4 kez basın toplantısı yapacağım.


BAYKAL NEDEN FORMATA UYGUN MAL BEYANI AÇIKLAMIYOR


İstediğim şu, CHP Lideri Deniz Baykal neden şuana kadar kendisinin ve eşinin aynı anda ve kanunda belirlenen format içerisinde mal beyanı bildirmekten kaçıyor? Formatın ne olduğunu bilmiyorsa, orda sayın başbakan ve eşinin mal beyanı var. O yasaya uygun bir formattır, oradan incelesin...


Sayın Baykal şu iddiada bulunuyor. "İki tane gayrimenkul bana miras yoluyla intikal etmişti. Onun dışındaki tüm mallarım yasaklı olduğum dönemde avukatlık mesleğimden kazandığım para ile edinilmiştir"


Şunu soruyorum;


-Sayın Baykal hangi tarihten hangi tarihe kadar avukattınız?
-Hangi vergi dairesine kayıtlıydınız?
-Her yıl mal beyanını vermiş midir?


Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın halka arz ettiği, menkul değerler bir kısmını kendi adına, bir kısmını eşi adına, bir kısmını da kızı adına almıştır. Anlamadığım bir şey var. CHP Kontenjanında İŞ Bankası yönetecisi ve eşi adına neden alım yapılmış. Bir de TC Sınai Bankası bir limit koyul muşdur?


BU MEDYANIN AYIBI


Bana istedikleri kadar saldırmakta serbestler. Ben bu işin peşini bırakmayacağım. Medya bunu sorsun ya da sormasın. Hiç önemli değil Bu medyanın ayıbı. CHP'li Çanakaya Belediye Başkanı'nın nasıl rüşvet aldığını yazmayan medya varsa, benim söylediklerim de yazılmaz. Ben her ile gidiyorum. Her yerde söyleyeceğim...

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler