YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'ın hedefi köşe yazarları
Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi...
Erdoğan'ın hedefi köşe yazarları
01 Aralık 2009 / 12:56 Güncelleme: 01 Aralık 2009 / 14:41
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye, 780 bin kilometrekare toprağıyla, 72 milyon vatandaşıyla bir bütündür, yek vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir'' dedi.
 
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, milletvekilleri, vatandaşlar ve İslam dünyasının Kurban Bayramını kutlayarak başladı.
 
Kurban Bayramının, Türkiye'de olduğu gibi İslam dünyasının tamamında yeni bir heyecanla, taptaze umutlarla idrak edildiğini ifede eden Erdoğan, şunları söyledi:
 
''Gerçekten bütün dünyaya ilham veren, kardeşlik, dostluk ve dayanışma manzaralarına şahit olduk. Kurban Bayramı bir kez daha göstermiştir ki Türkiye, 780 bin kilometrekare toprağıyla, 72 milyon vatandaşıyla bir bütündür, yek vücuttur, sarsılmaz bir kardeşlik iklimine sahiptir. İnanıyorum ki hepimizin gayretleriyle bu kardeşlik iklimi, bu dostluk ve dayanışma manzaraları güçlenerek, kalıcı hale gelecektir. Geçen zaman göstermiştir ki ülkemizde farklılıklar arasındaki önyargıların kırılmasına, farklı kesimler arasındaki mesafeleri giderecek bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var.
 
Amacımız; hoşgörüyü, barışı, kaynaşmayı yeniden bu ülkenin belkemiği, omurgası haline getirmek, 'biz birlikte Türkiye'yiz' anlayışını daha da güçlendirmektir. Tarihte nasıl yaptıysak, tarih boyunca bu ülke nasıl adaletle, hukukla yönetildiyse, tarih boyunca nasıl ki bütün farklılıklar bu topraklarda barış içinde bir arada yaşadıysa, bunu nasıl başardıysak yine yaparız, yine başarırız. Milli mücadele sırasında nasıl kenetlendiysek, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra millet olarak, nasıl seferberlik ruhuyla hareket ettiysek, bugün de aynı anlayışla ülkemizi kalkındırmak, milletimizi güçlendirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz.''
 
Türkiye'nin yurt içinde her alanda elde ettiği başarıların, Türkiye'nin dış politikada güçlendiği rollerin, bu durumun en büyük ispatı olduğunu anlatan Erdoğan, ''Cami, kilise ve havrayı yan yana, hoşgörü içinde yaşatan yüzlerce yıllık tarihi tecrübesi Türkiye'yi, çağımızın en büyük küresel barış projesi olan Medeniyetler İttifakının sembol ülkesi haline getirmiştir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas'ın ötesine gitmeye çekiniyor. Bundan daha büyük bölücülük olur mu? Niye gitmiyorsun? Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki...'' dedi.
 
Erdoğan,  yaptığı konuşmada, Türkiye'yi AB ile müzakere eden ülke konumuna yükseltmekle, medeniyetler ittifakının baş aktörü haline getirmekle, dünyanın dört bir yanında küresel barış için aktif görevler üstlenmekle, Türkiye'yi 48 yıl aradan sonra BM Güvenlik Konseyi üyesi yapmakla, dünyanın en büyük enerji projelerinin merkezine Türkiye'yi yerleştirmekle, bu ülkenin itibarını yükselttiklerine inandıklarını söyledi.
 
''Bunu göremeyenler yok mu? Var'' diyen Erdoğan, ''Gözleri var ama görmezler. Ne yazık ki birileri bu başarılardan rahatsızlık duydu ve duymaya da devam ediyor'' dedi. Erdoğan, bu kişilerin proje, hizmet, eser üretmeyen siyasete alıştıklarını belirterek, AK Parti'nin üretken siyasetinden rahatsızlık duyduklarını kaydetti.
 
Başbakan Erdoğan, ''Ben muhalefetten proje beklerim. Var mı projeleri? Yok. Muhalefeti, beyaza kara demekle tanımlıyorlar, 'muhalefet budur' diyorlar. Muhalefet bu değil. Muhalefet, yanlışı gösterip doğruyu söylemektir. Eğer siz yanlışı gösteremiyor, doğruyu söyleyemiyorsunuz, görevinizi yapmıyorsunuz demektir, halkın nezdinde de itibarınız olmaz. Onun için de tarih boyunca muhalefette kalmaya mahkum olursunuz'' diye konuştu. 
    
''AK PARTİ, GÖZYAŞININ DİNMESİNİ İSTİYOR''

    
Muhalefetin, enflasyonda, Kıbrıs'ta, Kuzey Irak'ta, eğitimde, sağlıkta, dış politikada çözümsüzlüğe alıştığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
''AK Parti'nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyuyorlar. Terörde çözümsüzlüğü kabullenmişler. Terörizmi bu ülkeden izole etmek konusunda acizliklerini kabullenmişler, AK Parti'nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyuyorlar, korkuyorlar. İşte bugünlerde de milletin talepleri doğrultusunda atılan demokratikleşme adımlarından, milletle devletin bütünleşme arzusundan, milletimizin kaynaşma muradından rahatsız oluyorlar, korkuyorlar.
 
Korkakların en büyük paranoyası barıştır. Kifayetsizlerin en büyük çekincesi demokrasidir. Bağnazların, çapsızların, jakobenlerin en büyük kaygısı özgürlüklerin gelişmesidir. Çünkü onlar barışı, demokrasiyi, hukuku taviz olarak, tehdit, tehlike olarak algılarlar. Çünkü onlar, acıları, gözyaşlarını dindirmeyi, çığlıkları susturmayı; vatanperverlikten, milliyetçilikten, cumhuriyetçilikten ödün vermek sanırlar. Bu yüzden barışa düşmanlık besliyorlar, bu yüzden demokrasinin gelişmesinden rahatsızlık duyuyorlar, özgürlüklerin gelişmesini endişe ile karşılıyorlar. AK Parti, annelerin, babaların, insanımızın gözyaşının dinmesini istiyor. 'Öyleyse toprak tavizinde bulunacak, terörle pazarlık masasına oturacak, bölünmeye kapı açacak' diyorlar. Bu akıl almaz tezleri öne sürenlerin yardakçıları, milletimizin hassas değerlerini istismar ederek, karalama kampanyalarıyla alttan alta kin ve nefret duygularını tahrik ederek, AK Parti'nin öncülük ettiği milli birlik, kardeşlik ve barış sürecini provoke etmeye çalışıyorlar. Bu planlı haberlere, milletimizi galeyana getirmek maksadıyla yayımlanan bu türden sipariş haberlere kimse itibar etmesin.''
 
''YARIM SAATTE BİR KÖŞE YAZISI YAZABİLİYORLAR''
    
Bir köşe yazarının, ''Siyasetçiler ne kadar az konuşursa ülke o kadar huzur bulur'' şeklindeki yazası bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
''Ne kadar güzel... Ben de diyorum ki 'Siz köşe yazarları ne kadar az yazarsanız,ülke o kadar huzur bulur.' Geçmişte bir köşe yazarı haftada bir ya da iki kez yazardı. Ama şimdi her gün... Yarım saatte bir köşe yazısı yazabiliyorlar, ne kabiliyetli insanlar. İş bu noktaya geldi. Bunların yaptıkları, açık bir tahrikten başka bir şey değil. Bu tezleri ileri sürenler millet, devlet, barış düşmanlarıdır. Bunlar çok partili hayata, serbest piyasa ekonomisine geçerken de Boğaziçi Köprüsü yapılırken de rahatsız oldular. Küresel sermayenin Türkiye'ye yatırım yapmasından, Türkiye'nin AB'ye katılımından ve Kıbrıs sorununun çözülmesinden de rahatsız oldular, bunlar budur. Şimdi 3. köprü yapılıyor yine rahatsız olmaya başladılar.'' 
    
''DEDİKODU KÜÇÜK İNSANLARIN SİYASET YÖNTEMİDİR''
    
Başbakan Erdoğan, bu süreçte herkesin sözünü ölçerek ve tartarak söylemesi gerektiğini belirterek, ''Dedikodu küçük insanların siyaset yöntemidir. Vesvese ve vehimler üretmek korkakların siyasetidir'' dedi. Bu yöntemin, TBMM çatısı altında bulunan hiç bir salonda meşru yöntem olarak benimsenmemesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, milletin bu tahriklere alet olmayacağını bildirdi.
 
''Kimse AK Parti ile milletin arasına giremez'' diyen Başbakan Erdoğan, halkın kimin ne olduğunu çok iyi bildiğini ifade etti.
 
Başbakan Erdoğan, kimsenin kendileriyle milliyetçilik ve cumhuriyetçilik yarışına giremeyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:
 
''Çünkü biz cumhurun içinden birer ferdiz ve cumhurun ta kendisiyiz. Kimse bizimle vatanperverlik yarışına giremez. Bunlar öyle bir vatanperverlik icat etmişler ki her şey soyut, lafta. Vatanseveriz diyorlar, icraatları yok. Bu vatan toprakları üzerinde bir tek dikili ağaçları, eserleri, hizmetleri yok. Kuru hamasetle milleti kandırmaya çalışıyorlar. Slogan milliyetçiliği yapıyorlar. Vatanın sizin çığırtkanlıklarınıza, nutuklarınıza, hamasetinize ihtiyacı yok. Vatanseverlik emek, çaba, fedakarlık, proje ister. Eskişehir'e hızlı tren yaptık, Hakkari'ye teknoloji sınıfları kurdum, hastaneler yaptım, Antalya'yı turizmde lider yaptım, İstanbul'u dünya ekonomisinin kalbi haline getirdim. Şimdi Trabzon, Edirne, Nevşehir, Konya, Kayseri, Diyarbakır, Hatay, Mersin için ne yapmalıyım diye düşünmektir, işte vatanseverlik budur.'' 
    
''ÇAPSIZ MUHALEFETTEN ÜLKEYE FAYDA GELMEZ''
    
''Memleketin hangi meselesine yönelik bir çözüm öneriniz, projeniz var Allah aşkına'' diyen Erdoğan, şunları söyledi:
 
''Tembel muhalefetten, çapsız muhalefetten, kifayetsiz muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten hiç bir ülkeye fayda gelmez, bu bir gerçektir. Demokrasinin gereği, iktidarın da muhalefetin de güçlü ve etkin olmasıdır. Bu ülkede on yıllarca iktidar sorunu yaşandı. Güçlü dirayetli, başarılı bir iktidar gelemedi. Türkiye, 7 yıldır da muhalefet sorunu yaşıyor. Hiç kimsenin Türkiye'yi eksik demokrasiye mahkum etme lüksü yoktur. 'Türk milliyetçisiyim' diyenler iktidara geldiklerinde Türk lirasının, Türkiye'nin itibarı için ne yapmışlar? Akşam yatmışlar bir sıfır, sabah kalkmışlar bir sıfır koymuşlar. Hani Türk lirasının değerini koruma? Böyle mi Türk milliyetçisisin? Gurbetçilerimizin sorunları ile ilgili ne yapmışlar? Bu sorularımızın hiç birine cevap alamadık.
 
Kendilerine 'cumhuriyetçiğiz diyenler' iktidara geldiklerinde, cumhuriyetin kazanımlarına bir yenisini eklemişler mi? Bir tek eser kazandırmışlar mı? Sorarsan, 'Biz koalisyondaydık.' Sen zaten koalisyondan kurtulamayacaksın ki... Ancak girebilirsin, koalisyonla, kenarından, köşesinden.... Bu millet size tek başına iktidar vermez. Niye? Güvenmiyor da onun için.''    
 
''SOSYAL DEMOKRATIM DİYENLERİN...''- 
    
''Sosyal demokratım'' diyenlerin, sosyal adalet ilkesinin kök salması ve özgürlükleri geliştirmek için ne yaptıklarını soran Başbakan Erdoğan, bunların hep özgürlüklerin önüne set çektiklerini söyledi. Erdoğan, bunların demokrasinin zayıflatılmasına hizmet ettiklerini belirtti.
 
Başbakan Erdoğan, ''Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas'ın ötesine gitmeye, siyaset yapmaya çekiniyor. Soruyorum; bundan daha büyük bölücülük olur mu? Niye çekiniyorsun, niye gitmiyorsun? Samimi söylüyorum. Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki... Dış politika yapmıyorsun ki... Niye gidip oradaki vatandaşınla kucaklaşmıyorsun? Bölge ve zümre siyaseti güderek, hizipçilik, kafatasçılık yaparak bu milleti birbirine düşman kılamazsınız, kılamayacaksınız'' diye konuştu.
 
Milletin birlik ve beraberliğinin çok sınandığını, ama bu milletin her seferinde bu sınavı geçtiğini dile getiren Erdoğan, ''1915'te bir uçta Çanakkale'de, bir uçta Sarıkamış'ta vurularak, donarak şehit olanlar aynı halktır. 1921'de Sakarya'da, 1922'de Dumlupınar'da bu ülkeyi düşmana dar edenler aynı halktır. O aziz şehitlerden biri de benim büyük dedemdir. 1915'te Sarıkamış'ta Allahuekber Dağlarında gözyaşları donarak şehit oldu. İşte onun için biz, şehitlerimizin anıldığı, İstiklal Marşımızı her okuduğumuzda gururla, onurla ama bir o kadar da yüreklerimiz sızlayarak okuyoruz. 'Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı, sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı, verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.' Bu satırlar bizim için hem anıttır hem de ağıttır'' ifadelerini kullandı.
 
Başbakan Erdoğan, bu aziz şehitler sayesinde bu milletin yeniden dirildiğini, ülkenin küllerinden yeniden doğduğunu belirtti. Bu ülkenin birliğini hiç kimsenin sarsamayacağını vurgulayan Erdoğan, ''Onun için birliğimize, dirliğimize kimse kastedemez'' dedi.
 
Alevilerle ilgili de muhalefete yüklenen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, ''Yıllar önce Alevilere CHP'nin kapısını kapatan sen değil miydin? Evet, Alevi kardeşlerimiz sizin arka bahçeniz değildir. Olmayacaktır da...'' diye seslendi.
 
''ALEVİ KARDEŞLERİMİZ SİZİN ARKA BAHÇENİZ DEĞİL''
    
Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in gerekli cevabı verdiğini, ''Aleviler sizin arka bahçeniz değil'' dediğini hatırlatan Erdoğan, ''Evet, Alevi kardeşlerimiz sizin arka bahçeniz değildir. Olmayacaktır da... Siyasi iradelerine sizin ipotek koyma hakkınız ve yetkiniz yoktur, olamaz. Siz, bölge partisi, siz hizip partisi oldukça, siz zümre partisi oldukça, insanları dinlerine, etnik kökenlerine, mezheplerine ve meşreplerine göre ayırmaya devam ettikçe, Türkiye'de hiçbir sosyal kesime hitap edemeyeceksiniz. Siz tarihinizle, milletinizle barışmadıkça bu halk sizi siyasetin dışına atacaktır, atıyor da'' diye konuştu.
 
Alevi çalıştaylarına işaret eden Erdoğan, ''Eğer Alevi vatandaşlarımın meselelerini önemsiyorsanız, bu konuda samimiyseniz, gelip bu konuda AK Parti'nin başlattığı demokratik açılım sürecine destek olun. Çünkü, onun içinde Alevi çalıştayları da var. Bak orada bu çalışmalar yapılıyor ve şu ana kadar çok büyük mesafeler katettik. İnşallah yakın bir zamanda çalıştaylarımız tamamlandıkça, çok daha büyük bir yol katetmiş olacağız. Ama anlaşılıyor ki ne CHP ne MHP bu konudaki çalışmaları dikkatle takip ediyorlar'' diye konuştu.

LİDER BÖYLE OLMALI.
 // Bayram TUNA
Sn.Başbakanımızın bu güzel yorumunu canı gönülden tebrik ediyorum.Şimdiye kadarda yapabildiklerini takdir ediyorum, daha yapması gerekirken yapamadıklarınında olduğunu biliyorum fakat yapacağındanda çok ümitliyim:Daha güzel düşünen ve icra edecek olan varsa çıkar düşüncesini söyler bizlerde onuda tebrik eder alkışlarız ve de desteklerizde. Ne mutlu doğruyu söyleyenlere ve hayata hakim kılmaya bütün gücü ile çalışanlara,selam olsun doğru düşünüp dos...
01 Aralık 2009 15:24
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler