YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'ı kızdıran pankart
Erdoğan'ı kızdıran pankart
07 Mart 2010 20:21
Erdoğan Urfa'da yaptığı konuşma sırasında, alandakilerden birinin 'Padişahım çok yaşa' yazılı döviz göstermesi üzerine, 'Kaldır onu' uyarısını yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Buralara gelemeyenler, buralara adım atamayanlar, buraların halini hatırını soramayanlar açılımın bittiğini, milli birlik ve kardeşlik sürecinin hız kestiğini düşünebilir. Biz buna asla müsaade etmeyiz. Başlattığımız bu son derece önemli süreci kararlılıkla yürütüyoruz. Allah'ın izniyle de bunu nihayete erdireceğiz. Geçmişi nasıl birlikte inşa ettiysek geleceği de birlikte inşa edeceğiz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Topçular meydanında gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'nın, ''birlikte yaşamanın, kardeşliğin, akrabalığın, hoşgörünün, diyaloğun, adeta abideleşmiş bir şehri olduğunu'' söyledi.

Şanlıurfa ile milletçe gurur duyduklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Şanlıurfa'da her türlü etnik grup, her türlü inanç, özgür bir biçimde, birbirine saygı çerçevesinde bir ve bütün olarak varlığını sürdürüyor. Bu topraklar bizi birbirimize kardeş yaptı. Biz hepimiz Harran'ın bereketli topraklarının Dicle'nin, Fırat'ın, Sakarya'nın, Kızılırmak'ın, Çoruh'un çocuklarıyız. Bizim aramıza nifak sokmak isteyenler, fesat tohumları ekmek isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler; bizim tarihimizi, kültürümüzü medeniyetimizi bilmeyenler; bizim birbirimizle nasıl kardeş olduğumuzu, nasıl akraba olduğumuzu bilmeyenlerdir. Bizim tarih boyunca hüznümüz, tasamız, derdimiz bir oldu. Sevincimiz, coşkumuz, heyecanımız da bir oldu. Biz bununla geleceğe yürüdük. Aynı gök kubbenin altında yaşamakla kalmadık, biz aynı bayramı kutladık, aynı halayı çekiyoruz, aynı gönül diliyle konuşuyoruz.

Şanlıurfa'daki peygamberlerin hepsine yürekten inanıyor, hepsine aynı derecede saygı duyuyoruz. Bizim aramızda ayrı gayrı olmaz. Bizim aramızda asla ve asla husumet olmaz. Bu ülkenin her bir vatandaşı ister Arap olsun Türk olsun, ister Kürt olsun Roman olsun bir tarağın dişleri gibi eşittir. Devlet önünde, hukuk önünde, her türlü imkan ve fırsat önünde. Bu ülkenin doğusu da batısı da kuzeyi de güneyi de eşittir. Her bir vatandaş birinci sınıf vatandaştır. Geçmişte birtakım hatalar yapılmış olabilir, birtakım ihmaller yaşanmış olabilir. Bugün artık geçmişi unutmak, geleceğe bakmak zorundayız. Yaraları hızla sarıyoruz. Buruk gönülleri, kırgın gönülleri hızla tamir etmenin gayreti içindeyiz.''

Milli birlik ve kardeşlik projesi adını verdikleri süreçte samimiyetlerini ortaya koyduklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yüreğimizi ortaya koyduk. Bu süreçte devlet ve millet arasındaki o mesafeyi azaltıyoruz. Devletle milleti kucaklaştırıyoruz. Milli birlik ve kardeşlik süreci dediğimiz projeyi hız kesmeden, kararlı bir şekilde ivme kaybettirmeden devam ettiriyoruz. Buralara gelemeyenler, buralara adım atamayanlar, buraların halini hatırını soramayanlar, açılımın bittiğini, milli birlik ve kardeşlik sürecinin hız kestiğini düşünebilir. Biz buna asla müsaade etmeyiz. Başlattığımız bu son derece önemli süreci kararlılıkla yürütüyoruz. Allah'ın izniyle de bunu nihayete erdireceğiz. Geçmişi nasıl birlikte inşa ettiysek geleceği de birlikte inşa edeceğiz.''


-''BU MİLLETE BU YAKIŞMAZ''-


''Başını kuma gömenlerin Türkiye'nin meselelerini göremediklerini ve idrak edemediklerini'' ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sen gözünü kapatınca alem yok olmuyor. Görmezden gelince, duymazdan gelince, sırtını dönünce gençlerin ölümü sona ermiyor, kan durmuyor. Anaların gözyaşı dinmiyor. Biz var olan sorunları gördük. 'Bu sorunlar daha da büyümesin, geleceğimizi karartmasın' dedik. 'Her türlü etnik grubun, inanç gruplarının sorunları bizim sorunumuzdur' dedik. 'Bu ülkenin ekonomik sorunları bizim sorunumuz' dedik ve bunların üzerine gidiyoruz. Doğusuyla batısıyla artık birbirini anlamak, kendisini ötekinin yerine koyarak düşünmek ve buna göre hareket etmek zorundayız. Bu ülkenin batısındaki vatandaş köy boşaltmanın, köy yakmanın, faili meçhullerin, olağanüstü halin, çaresizliğin nasıl istismar edildiğini, ne demek olduğunu anlamak zorunda.

Aynı şekilde bu ülkenin doğusundaki vatandaş da evine ateş düşen, gencecik evladının yolunu gözlerken şehadet haberini alan annelerin, babaların feryadını acısını anlamak zorundadır.

Bunu başardığımızda, birbirimizi anladığımızda, kendimizi ötekinin yerine koyduğumuzda inanın mesele çözülmüş olacak. Bizim yapmaya çalıştığımız işte bu. Biz gerçeklerle yüzleşiyoruz, bu ülkeyi de gerçeklerle yüzleştiriyoruz. Türk'ü de Kürt'ü de Arap'ı da Roman'ı da Laz'ı da Gürcü'yü de Abhaza'yı da seviyoruz. 72,5 milyon bu vatan evladının tamamını seviyorum. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyorum. Hepsine ben ve arkadaşlarım aynı mesafedeyiz, ayırım yok. Bu millete bu yakışmaz.''

Bu arada, alandakilerden birinin ''Padişahım çok yaşa'' yazılı döviz göstermesi üzerine Erdoğan, ''Bak, 'padişahım çok yaşa' diyorsun ama ben ne padişahım, ne padişahlığa özentim var. Kaldır onu'' uyarısını yaptı.


-''BU İŞ BİTMİŞTİR''-


Başbakan Erdoğan, millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldiklerini, farklarının bu olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Şanlıurfa'da diyorum ki birbirimizin hassasiyetlerine dikkat edelim. Birbirimizin hassas noktalarına saygı gösterelim. El birliği içinde omuz omuza vererek, gönüllerimizi birleştirerek artık bu acıları dinlendirelim. Buna var mıyız?'' diye sorarak, vatandaşlardan ellerini kaldırmaları istedi.

Vatandaşların ellerini kaldırmaları üzerine, Erdoğan, ''Mesele bu. Görmeyenler görsün. Evelallah bu iş bitmiştir'' dedi.


-''RELAKS OLACAĞIZ''-


Vatandaşların ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' tezahüratları üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz sizlerle gurur duyuyoruz. İnşallah bunu başardık, başarıyoruz. Hükümet olarak bu noktada biz her türlü adımı atmaya hazırız. Ana dil konuşulması, ana dilde yayın yapılması, kurs açılması gibi adımlarımız oldu. Üniversitelerde farklı dil ve lehçelerde enstitülerin kurulmasını mümkün hale getirdik. Daha da ileriye gittik, TRT Şeş'i kurduk. Ne diyorlardı, 'olur mu öyle şey canım, olmaz, bu ülkeye yakışmaz'. Yaptık oldu. Ne oldu, ne yıkıldı? Ne kaybettik. Dedim ya olur olur bal gibi olur. Böyle anlaşacağız, böyle kaynaşacağız. Bunu başardık.

Rahmetli Özal, aynı şekilde onun da bir kaset muhabbeti olmuştu. O zaman demişlerdi ki 'olmaz'. Ana dilde kasetler yayınlanmaya başladı. İlk önce hücum, ondan sonra rölantiye girdi. Demek oluyormuş. Rahat olacağız, rahat. Hani diyorlar ya yeni dilde relaks. Relaks olacağız, rahat olacağız, birbirimize sevgiyle bakacağız. Olağanüstü hali kaldırdık. Ne diyorlardı 'OHAL kalkmaz'. Biz kaldırdık. Bize nasip oldu. Çevik kuvveti kaldırdık ne oldu? Şimdi de yol kontrollerini azaltıyoruz. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığını kurduk. İnsan hakları noktasında, ayrımcılıkla mücadele noktasında yeni ve güçlü kurumların ihdası için çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah kısa vadede atacağımız adımları attık, atıyoruz. Orta ve uzun vadede atacağımız adımları yeri zamanı geldikçe hayata geçireceğiz. Artık yeni bir başlangıç yapmak, Türkiye'yi 81 vilayetiyle atılıma geçirmek, şaha kaldırmak istiyoruz.''


-STADYUM AÇILIŞI-


Bu yaz döneminde Şanlıurfa'da stadyum açılışı yapacaklarını bildiren Erdoğan, ''Resmi açılışını yapmaya geldiğimizde, değerli dostum Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile de görüşeceğim ve bu açılışı inşallah beraber gerçekleştirmenin gayreti içinde olacağız. Ama o gün o stadın dolması lazım. Tamam mı?'' dedi.

Görevliye stadyumun 60 bin kişilik olup olmadığını soran Erdoğan, ''30 bin mi? Şanlıurfa'ya da 30 bin yakışmaz yani. İnşallah hem stadımızın açılışını yapacağız hem de Suriye'den bir futbol takımıyla Şanlıurfaspor'u karşı karşıya getireceğiz. Şanlıurfaspor da bizi mahcup etmez inşallah'' diye konuştu.

Alandaki bir vatandaşın Ceylanpınar yolunun olmadığını söylemesi üzerine Erdoğan, ''Valimiz diyor ki 'en geç Kasım ayında Ceylanpınar'ın yolu bitiyor.' Bak eğer Ceylanpınar'ın yolu bitmezse Ceylanpınarlılar olarak valiliğin önüne gidin. Bu kadar açık söylüyorum'' dedi.

Erdoğan daha sonra Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan'a dönerek, ''Vali Bey sen de ya Urfa'yı terk edersin ya bu işi bitirirsin'' diye espri yaptı.

Yeniden alandakilere seslenen Erdoğan, ''Çünkü bizden yana hiçbir şey eksik değil. Paraysa para. Bundan sonrasını da valim, kaymakamım hepsi beraber takip edecekler, bitirecekler'' şeklinde konuştu.


-GAZZE'YE, KUDÜS'E SIRTIMIZI DÖNEMEYİZ''-


Başbakan Erdoğan, 81 ülkeye 233 ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, Türkiye'nin ticaretini, ihracatını, yatırımlarını artırmanın mücadelesini verdiklerini kaydetti.

Derdi olmayanların kendilerini anlamayacağını söyleyen Erdoğan, milletin derdiyle dertlenmeyenlerin milletin içine girmeyenlerin, giremeyenlerin kendilerini anlayamayacağını ifade etti.

Erdoğan, 10 yıl öncesine kadar Türkiye ile Suriye'nin ilişkilerinin yok denecek kadar az olduğunu vurgulayarak, kendilerinin sorunları masaya yatırdıklarını, kısa sürede çözüm yoluna koyduklarını, şimdi de mayınların temizlendiğini, vizelerin kaldırıldığını anlattı.

Şam, Amman, Trablus, Doha ve Tiran'ın Türkiye'nin kardeşi olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Nasıl ki Saraybosna bizim kardeşimizse Üsküp, Priştine, Gümülcine, Sofya, Bükreş, Batum kardeşimizse o kadar da Halep bizim kardeşimiz. Bağdat bizim kardeşimiz, Riyad bizim kardeşimiz. Biz onlara sırtımızı dönemeyiz. Biz yıllarca oraların sevinciyle sevindik, oraların hüznüyle hüzünlendik. Şimdi biz Gazze'ye sırtımızı dönemeyiz, biz Kudüs'e sırtımızı dönemeyiz, Kahire'ye sırtımızı dönemeyiz. Bu meseleye geniş bir vizyonla bakıyoruz. Biz diyoruz ki 'dünya küçülüyor' ama o küçülen dünyada artık Türkiye büyüyor'' dedi.

Başbakan Erdoğan, dünyanın her yerinde Türkiye'nin dik duruşunun, barış, adalet, hoşgörü çağrısının konuşulduğunu kaydetti.

Alandaki bir pankartı gösteren Erdoğan, ''Şu anda astığınız şu pankartlarla zaten siz anlatıyorsunuz. Bakın ben şurada bir pankartı okuyorum, 'Bu şehirde binlerce yıldır Türk, Kürt, Alevi Sünni, Arap kardeşçe yaşıyoruz. Biz birlikte Şanlıurfa'yız'. Olay bu. Bu fitne unsurlarını aramıza sokmayacağız. Biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız'' diye konuştu.

Vatandaşların yeniden, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' tezahüratları üzerine Erdoğan, ''Biz sizinle gurur duyuyoruz. Var olasanız, sağ olasınız. Sizin Allahınıza gurban'' dedi.

Açılışın yapıldığı alanda, ''Demokrasiden korkanlar açılımdan kaçarlar'', ''Darbeler bizi yıldıramaz, güç milletindir'', ''Sen tarih yazıyorsun, tarih de seni yazacak'', ''Bu şehirde binlerce yıldır Türk'ü, Kürt'ü, Alevisi, Sünnisi kardeşçe birlikte yaşıyoruz'', ''Bir yürek koydun ortaya milyonlarca yüreği kazandın'' yazılı pankartların asıldığı görüldü.

Alanda izdiham nedeniyle bayılanlara, sağlık ekipleri müdahale etti.

Öte yandan Başbakan Erdoğan'a, açılışın yapıldığı alandan Harran Üniversitesi'ne giderken yol boyunca sevgi gösterilerinde bulunuldu. Yol ve okul taleplerini dile getiren vatandaşlar ellerinde taleplerini içeren dövizlerle, Türk bayrakları taşıdı.

Dövizlerden birinde ''Anayasayı değiştirin'' yazısı olduğu dikkat çekti. AA

"Anayasayı değiştirin"pankartınn gereğini yapınız
 // BATUHAN
Sn.Başbakanım anayasayı değiştirin yenisi sizin eseriniz olsun hayırla yad edelim kolay gelsin başarılar dileriz....
08 Mart 2010 09:22
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler