YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan üç aşamalı çözüm önerisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York ziyaretinden dönüşünde, gazetecilere gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'dan üç aşamalı çözüm önerisi
27 Eylül 2014 / 04:37 Güncelleme: 27 Eylül 2014 / 04:40

Erdoğan “İlgili ülkeler hava boyutunu kim yürütür, kimlerle beraber yürütür; kara harekatını kim yürütür, kimlerle beraber yürütür; bunların planlamasını zaten yapıyor. Ama düğmeye basılma anı, burada çok önemli...” dedi. Cumhurbaşkanı “Her ülkeye bir görev düşecektir. Türkiye de üzerine düşen görevi yerine getirecektir. Hudutlarımızı koruruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York ziyaretinden dönüşünde uçakta IŞİD ve her türlü terörle mücadele, Şam rejimi, Özgür Suriye Ordusu’na destek, güvenli bölge kurulması, kara harekatı ve sığınmacıların durumlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, IŞİD tehdidine karşı sadece hava harekatıyla sonuç alınamayacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Karanın gitmediği yer hiçbir zaman kalıcı olmaz... NATO’daki ortaklarımızla her türlü adımın düşünülebileceği gibi, bunun hava boyutunu kim yürütür, kara harekatını kim yürütür bunların planlamasını şu anda ilgili ülkeler bir araya gelerek zaten yapıyorlar. Ama düğmeye basılma anı, burada çok önemli...” Ulusal Güvenlik Toplantısı’nda yeni şartları değerlendireceklerini anlatan Erdoğan “İlgili ülkelerle de görüşmeler sürecek her ülkeye bir görev düşecektir. Türkiye de üzerine düşen görevi yerine getirecektir” dedi.

-(Askeri veya siyasi harekete katılmak) Arkadaşlar, şu anda bölgede karşımızdaki tüm terör eylemlerine karşı hassasiyetimiz var. Ha bilinmelidir ki, eğer burada askeri bir harekat olacaksa; bizim hudutlarımız kim tarafından korunuyor, asker tarafından; dolayısıyla böyle bir tehdit altında olduğumuz zaman askeri harekat buna karşı yapılacaktır. Yani asker, Silahlı Kuvvetlerimiz bize nerede gereklidir? Böyle anlarda gereklidir. Sınırlarımız tehdit altına giriyorsa bu adımların da atılması lazım...

Nihai karar açıklayacağız

-Burada tabii, bir NATO ülkesi olarak NATO’daki ortaklarımızla her türlü adımın düşünülebileceği gibi, bunun hava boyutunu kim yürütür, kimlerle beraber yürütür; kara harekatını kim yürütür, kimlerle beraber yürütür; bunların planlamasını şu anda ilgili ülkeler bir araya gelerek zaten yapıyorlar. Bu çalışmalar yapılıyor şu anda. Ama düğmeye basılma anı, burada çok önemli. Ki biliyorsunuz bazı hassasiyetler sebebiyle ABD Irak’taki gelişmelerde tavrını ortaya koydu ve özellikle barajlar bölgesinde doğabilecek tehlikelerden dolayı oaralarda hava bombardımanlarını yaptı. Onlar yerinde olmuştur. O hava bombardımanlarının olduğu anda biz her türlü insani yardımı Kuzey Irak’taki tüm gruplara yaptık. Türkmenlere, Araplara, Ezidilere, hepsine. Peşmergelere aynı şekilde yaptık. Ve o püskürtülmüş oldu. Bugün Kuzey Irak çok ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kalabilirdi. Tabii henüz bitti mi, bitmedi. Bu süreç devam ediyor. Bunun Suriye’ye doğru yeniden yansıması oldu. Suriye’deki yansımayla ilgili de şu anda adımlar atılıyor. Ama önümüzdeki süreç hassas bir süreçtir. Mesela Cidde’deki toplantıya 40 ülke katılmıştı. Ama şimdi destek sayısını; koalisyon demiyorum, desteğin 104’e çıkmış olması önemlidir.

-Koalisyonun içinde yer alanların durumu farklılık arz edebilir. Mesela Arapların olması önemli. Cidde’de 10 tane Arap ülkesi vardı. O sayı da şimdi artıyor. Bunları döner dönmez tekrar yapacağımız toplantılarda değerlendireceğiz... Döner dönmez değerlendirmesini, istişaresini hükümetimizle beraber yapacağız. Bu tarafa (ABD) gelmeden önce nasıl güvenlik toplantısını yaptıysak yine güvenlik toplantısını yapacağız. Ve sonra da   nihai kararımızı açıklayacağız.

-(Güvenlik zirvesinden sonra muhalefetle görüşme) Gerekirse muhalefeti çağırırız, yaklaşımları malum.   

Şam Rejimi’ne karşı gereği yapılacak

-Şam yönetiminin bu konudaki tavrı ortada. Fakat örneğin Rusya bile IŞİD’e karşı bir tavır koyulmasını BM Güvenlik Konseyi’ndeki toplantıda Dışişleri Bakanı orada ifade etti...

-Şu anda rejim zaten, son açıklamalarda olay sadece IŞİD terör örgütüne karşı değil, aynı zamanda da rejime karşı bir adım atılması artık konuşuluyor. Özgür Suriye Ordusu, rejime muhalif olan bazı gruplar var... Ya Sayın Obama’nın açıklamasıydı ya Biden’ındı; rejime karşı gereğinin yapılması gibi bir ifade kullanılıyor... Tabii bu terör örgütünü bünyesinde barındıran bir ülke, bunun bedelini de ödeyecektir. Çünkü bu terör örgütünü palazlandıran bu ülke. Artık onu ödemek durumunda kalacaktır...

-Bizim hedefimiz, böyle bir işin içine girdiğimiz takdirde sadece Suriye değildir, veya sadece Irak değildir. Irak ve Suriye’dir. Ama Irak’ta rejimle bizim şu anda bir şeyimiz yok.  Fakat Suriye’deki rejim, meşru değildir. Meşru olmadığı gibi, terör örgütlerinin cirit attığı bir alan haline gelmiştir Suriye. Ve otokratik bir anlayışla şu anda yönetilmektedir. Ve 200 bini aşkın insan ölmüştür. Yaklaşık 6 milyona yakın insan şu anda maalesef gerek Suriye içinde gerek dışında göçmen, sığınmacı, mülteci durumundadır. Dolayısıyla burada terör palazlanıyorsa, terör örgütleri buradan Irak’a, Türkiye’ye, Lübnan’a, Ürdün’e zarar veriyorsa, burada hakikaten atılması gereken bir adım, gereği yapılması gereken bir rejim vardır.

Türkiye de üzerine düşen görevi yapacak

-140 bin kişi ülkeme geliyor. Öbür taraftan Ezidilerden 60 bine yakın. Şurada bir hafta 10 günde olan şey... Böyle bir durum karşısında Türkiye’nin eli bağlı kalması doğru mu? Öbür tarafta ABD  müdahale ediyor. O müdahaleyi yapmamış olsaydı belki de bugün Kuzey Irak olmayabilirdi. En azından o müdahale IŞİD’i barajlar bölgesini ele geçirmekten alıkoymuştu. ABD son yaptığı harekatlarda da yine Kobani’nin ele geçirilmesini engellemiştir. Son 10-15 günün durum tespiti. Ama geç kalınmıştır.

-49 insanımızı bunların eline o şekilde bırakamazdık. Şu anda şartlar 102 gün öncesinin şartları değil. Dolayısıyla şimdi bu şartlar gereği değerlendirmek vaziyetindeyiz... Ve hükümetimiz, Genelkurmay, bütün istihbarat birimlerimiz çalışmalarını şu anda bu şekilde yürütüyorlar. Döner dönmez de oturacağız beraberce şu ana kadar varılan noktayı ele almak suretiyle yaptığımız son görüşmeleri de birlikte değerlendirerek ne yapacağımızı konuşacağız. İlgili ülkelerle de görüşmeler sürecek her ülkeye bir görev düşecektir. Türkiye de üzerine düşen görevi yerine getirecektir. Hudutlarımızı elbette korumak durumundayız.

Güvenli ve uçuşa yasak bölge

-(Güvenli bölge) Bu bölgedekilerle birlikte o. Hepsiyle görüşerek. Çünkü bizim uluslararası camiada haklılığımızın da olması lazım. Bu sadece Türkiye’nin değil, 1.5 milyon insanın kendi topraklarına dönmesi olayıdır. Bu insanların yerleşimine yardımcı olma dahi konuşulan başlıklardır. Belki orada bunlara yeniden şehirler tesis edilecektir. Ve bu insanlar da yeniden kendi topraklarına dönme imkanını bulacaktır. Belki arka arkaya donörler toplantısı da yapılır; bunların hepsi gündemde olan şeyler.

-(Amerika) Güvenli bölgenin yanı sıra uçuşa yasak bölgede de önce sıcak değillerdi, güvenli bölgede de. Ama zannediyorum şimdi bu iş oturacak... (Güvenli bölgenin süresi) Gelişmeler, istikrar; bunlar belirleyecektir.

-(Güvenli bölge çözüm sürecini etkiler mi) O farklı bir şekilde yürüyor. Çözüm süreci bizim sınırlarımızın içinde attığımız bir adım.

IŞİD’i bitirmeye hava harekatı yetmez

-(Karadan müdahale için iş bölümü) İlgili ülkeler ve birimler zaten bu çalışmayı şu anda yapıyorlar. Buralardaki görev dağılımları vs. yapılıyor. Cidde’den sonra ABD, Arap ülkelerinden bazılarıyla birlikte ortak hava harekatı yaptı, 5 veya 6 ülke katıldı. Bu yapılırken, içeride de Özgür Suriye Ordusu’nun işini kolaylaştırdı. Kara harekatı orada yürüyor. Bundan sonraki süreç çok daha farklı olacak. Neden böyle diyorum; çünkü güvenli bölge Suriye tarafında oluşturulacak olan bir bölge. Bir diğer taraftan, burayı güvenli kılabilmek için de uçuşa yasak bölgenin sürekli kontrolü gerekiyor. Koalisyon kontrol edecek. Bunun koordinasyonu vs. hepsi yapılıyor.

-Güvenlik Konseyi kararı falan o safhalar artık aşıldı, geçildi. BM Güvenlik Konseyi’nde biz tabii IŞİD’i konuştuk. Konuşurken, Rusya da Çin de aynı kanaati paylaştılar, hiçbirisi hayır olmaz demedi.

-(Bu bölgede yeni bir durum anlamına geliyor) Gelebilir. Yani bir terör örgütünü sadece hava operasyonuyla bitiremezsiniz. Bir defa mütemmim cüzü karadır. Eğer karayla bağlantısı dışında bir de deniz varsa, deniz de buna dahil olur. Bütün olarak ele almak durumundasınız. Kara esastır; ben tabii asker değilim; ama hava lojistiktir. Karanın gitmediği yer hiçbir zaman kalıcı olmaz.

Paralel HSYK’ya karşı B ve C planı

-Şu 12 Ekim’i görelim, sonra herhalde hükümetin de devletin başı olarak şahsımın dabu tabloya göre bir B planı, C planı olacaktır.

- (Mısır diktatörü Sisi ile aynı masaya oturmamak) O zata bir meşruiyet kazandırma gayreti var. Dolayısıyla bizim masada kimler var diye sorduğumda, o ismin olduğunu görünce oraya gitmemeyi, çünkü gidersem ters olur, yapılan bunca anti-demokratik girişimleri benim de onaylamam anlamına gelir. Bir taratan darbeye karşıyım diyeceksin, ondan sonra darbeciyle aynı masada fotoğraf vereceksin. Bunu yapamazdım. Dünyada şu anda pek çok ülke vitrinde farklı vitrin gerisinde farklı söylemler geliştiriyor. İkili görüşmede “Doğru, haklısınız...” Haklıysak o zaman çıkın, meydanlarda da bunu böyle konuşun. Biz de BM kürsüsünden hiç olmazsa seslendirelim dedik. Ban Ki-Mun’un davetinde de aynı masada bu adamla o fotoğrafın içine giremem. Bunu ne milletime anlatabilirim, ne demokratik yollarla iktidar olmuş bir Mursi’nin maneviyatına karşı sorumluluğumu yerine getirebilirim, ne de idama mahkum edilmiş olan insanların ruhaniyeti beni çok çok mustarip eder. Siyasi tutuklular var... Binlerce kişi içeride. Mısır halkının birçoğunun siyaset etme hakları ellerinden alınmış. BM bunu yapan insanlara meşruiyet kazandırma yeri mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada açıklamalarda bulundu: “İsrail’in adı hiç geçmedi. Bizim görüşmelerimizde adı geçen ülkeler ağırlıklı NATO ülkeleridir. Arap ülkeleridir... Sorumluluğumuzu bilmemiz lazım. Bundan kaçamayız. NATO ülkesisin, kalkmışsın Amerika’dan, Almanya’dan, Hollanda’dan Patriotları almışsın, oralarda radar üslerini kurmuşsun... Neden kurduk biz bu radar üslerini? Kılıçdaroğlu’nun ifade ettiği şekilde kurmadık. Sadece gelebilecek karşı bazı saldırılara yönelik savunma sistemleri olarak... Ve bu savunma sistemlerine yönelik bu adımlar, aylar öncesinden kendini gösteriyordu, bu iş bir yere doğru gidiyor diye...

Eğit-donat için mutabakat

-Koalisyon manasında da var, koalisyonun attığı adımların amacı noktasında da var. Yani burada tabii birinci derecede teröre, terör örgütlerine ve IŞİD’e karşı bir tavır; bunun üzerinde hassasiyetle duruluyor. Şu anda Amerikan Kongresi de bu konuda olumlu yaklaşımlar sergilemiş vaziyette. Bizde de bu konuyla ilgili tezkere Meclis’e gelecek. Ve Meclis’teki tezkerenin, benim tahminim şahsen tezkerenin çıkışıyla birlikte de zaten bizim de gerekli adımları atmamız gerekiyor. Zira şu anda Suriye’den 140 bin Kürt kökenli vatandaş Türkiye’ye  girmiş vaziyette. Yani 1.5 milyonu toplamda bulduk. Bu potansiyeli bölgede ne kadar absorbe edebiliriz, o ayrı bir sorun. Onun için de bizim üzerinde ısrarla durduğumuz konu, bir uçuşa yasak bölge ilanı, güvenli bölge ilanı, eğit-donat konusu. Eğit-donat konusu üzerinde ısrarla durduğumuz... Ve bütün bunlara yönelik çalışmalarda da öyle zannediyorum ki mutabakat sağlanacaktır. Şu anda görüşmeler zaten devam ediyor.

Güvenli bölge çalışmaları

-(Tezkere çıkar çıkmaz adımları atmamız)  Şu anda zaten bu tür görüşmeleri biz kendi içimizde de yapıyoruz. Yani bunlara bizim hazırlıklı olmamız lazım. Birinci derece etkilenen bir ülke tabii ki önce ne yapacağının kararını kendisi vermesi lazım.

-Tampon demeyelim, güvenli bölge demek daha isabetli olur; Suriye tarafında bir güvenli bölge. Bunun çalışmaları tabii yapıldı... Öyle şeyler vardır ki belli bir noktaya kadar sırdır. Ondan sonra sır olmaktan çıkar. Ama sır olduğu anda bunu açıklarsanız ondan sonra bu sırrın esiri olursunuz. Bu da tabii kararlı bir tutum içinde işin üzerine gidilmesi gerekiyor...Sadece Süleyman Şah saygı türbesinin zaten 38 km kadar bir mesafesi var. Şu anda oradaki hassasiyetimiz devam ediyor. Ama bütün bunlarla beraber (sığınmacı) girişler devam ediyor. Bütün bu girişlere bizim tedbirlerimizi almamız gerekiyor. Şu anda da tabii hükümetimizin yaptığı, bu tedbirleri belirlemek ve gerekli gördüğü anda da gereğini yapmaktır.

-(Bu görüşlerinize muhalefet var mı) Yok.

Atılması gereken 3 önemli adım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York dönüşü Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde yaptığı açıklamada IŞİD ile mücadeleye ilişkin, “Atmamız gereken adımlarda ana başlık olarak 3 başlık çok önemli” dedi. Erdoğan, bu üç adımı şöyle sıraladı: “Bunlardan bir tanesi malum uçuşa yasaklı bölgenin ilan edilmesi ve bu uçuşa yasaklı bölgenin güvence altına alınması.  İki, güvenli bir bölgenin Suriye tarafında tesis edilmesi ve bu güvenli bölgede artık yapılanmanın nasıl olacağı konusunu da yapacağımız bir güvenlik üst kurulu toplantısıyla bunları enine boyuna çalışmalar zaten yürütülüyor, bu çalışmalarda ele alıp nihai adımlarımızı atmak. Üçüncüsü de ‘eğit-donat’ anlayışıyla burada bu süreci kimlerle, nasıl yöneteceğiz, bütün bunların içeriklerini görüşmek.”

 

STAR

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler