YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan Özal hatırlatması
Başbakan Erdoğan, '2009 Turgut Özal Ödülleri' töreninde konuştu, Erdoğan, Özal'ın suikaste uğradıktan sonra söylediği, 'Allah'ın verdiği ömrü O'ndan başka alacak yoktur'. sözünü hatırlattı.
Erdoğan'dan Özal hatırlatması
29 Aralık 2009 / 19:42 Güncelleme: 29 Aralık 2009 / 20:01

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''30 yıldır, 40 yıldır bu ülkenin enerjisini tüketen meseleleri ne kadar kendi haline bırakacağız? Statükoyu daha ne kadar sürdüreceğiz? Böyle gitmesinin yolu var mı, imkanı var mı?'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneğinin Bilkent Otel'de düzenlediği ''2009 Turgut Özal Ödülleri'' törenine katıldı.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Turgut Özal'ın, bürokrasi, siyaset ve cumhurbaşkanlığındaki görevi boyunca Anadolu'nun ve Trakya'nın tozunu, toprağını, kokusunu üzerinde taşıdığını ve yönünün de her zaman millete dönük olduğunu vurguladı.

Özal'ın, Türk ve dünya siyasetinin paradigmalarının tamamen çöktüğü ve yeni bir dünya düzeninin inşa edildiği bir dönemde ezber bozan bir siyaset izlediğini belirten Başbakan Erdoğan, Özal'ın Türkiye'deki zihniyet değişikliğinin mimarı olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Turgut Özal iktidarı devraldığında aslında Türkiye hala siyah beyaz yıllarını yaşıyordu. O'nun gerçekleştirdiği reformlarla bu ülke bir anda renklendi, çağını yakaladı, zenginleşti ve çeşitlendi. Kabuğunu kırarak dünyaya açıldı.

Sağlığında çok eleştirildi. Hakaretlere varan yaklaşım tarzlarını gördük ve o insanlar bu ülkede siyaset yaptılar. Beraberce çalıştılar, en yakınında olanları oldu ve burada söylemek istemiyorum. Bugün de benzer şeyleri söyleyenler çok oluyor. Onun için üzerinde durmaya gerek yok. Fakat bakın bugün öyle oldu ki o gün o hakaretleri yapanlar bugün anılmaz duruma düşüyorlar, her geçen gün... Fakat aklıselim sahibi olanlar, onlar da hakkını teslim ediyor, rahmetle yad ediyor ve O'nu çok daha iyi anlıyor.

Burada tarihe kazınmış bir sözünü, siyasete yol ve istikamet çizecek bir sözünü de hatırlatmakta fayda görüyorum. Kendisine suikast girişiminde bulunulduğunda, kürsüden ayrılmadan o yaralı haliyle yeniden mikrofonun başına geçtiği andaki söz öyle zannediyorum ki bana ve bize göre çok önemli bir sözdür. 'Allah'ın verdiği ömrü O'ndan başka alacak yoktur'. Bu çok önemlidir.

Biz de O'na teslim olmuşuzdur dedik. Mesele budur. Bunun dışında her şey laf-ı güzaftır. Bu tavır millete ram olma, millete sevdalı olma, her ne pahasına olursa olsun millete hizmete talip olma tavrıdır. Korku üzerine medeniyet inşa edilemez. Korku üzerine gelecek inşa edemezsiniz. Korku üzerine huzur, istikrar, güven inşa edemezsiniz. En önemlisi de korku üzerine demokrasi inşa edemezsiniz.

İki gün önce vefatının 73. yıl dönümünde rahmetle andığımız Mehmet Akif, milletimizin İstiklal Marşı'nı yazarken 'korkma' uyarısıyla başlamıştır: 'Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten' derken işte o en son ocakın işaretini veriyordu. Orada çok şeyler yatıyor. İşte bu duygu, bu zihniyet bugünün siyasetine de topyekun hakim olmak durumundadır. Bunu başarmak durumundayız. Ülkeyi bir bütün olarak kucaklayamayanların Türkiye'ye söyleyeceği sözü olamaz. Türkiye'nin yollarına düşmeyenlerin, ülkenin tozunu, toprağını yutmayanların, milletin derdiyle dertlenmeyenlerin bu ülkeye vereceği hizmet olamaz.


-''STATÜKOYU DAHA NE KADAR SÜRDÜRECEĞİZ?''-

Her meseleyi cesaretle konuşamayanların, özgürce tartışamayanların ve küçük hesaplarla ülkenin meselelerini çoğaltanların Türkiye'ye ve Türk milletine çizebilecekleri bir ufuk olamayacağını vurgulayan Erdoğan, 30-40 yıldır ülke ve millet olarak tekrar tekrar konuşulan meselelerin daha ne kadar konuşulacağını sordu.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''30 yıldır, 40 yıldır bu ülkenin enerjisini tüketen meseleleri ne kadar kendi haline bırakacağız? Statükoyu daha ne kadar sürdüreceğiz? Böyle gitmesinin yolu var mı, imkanı var mı? Bu sürecin böyle devam edip gidiyor olmasından memnun olan var mı? Bakın, o gün Özal'ın cesaretle dile getirdiği çözüm için somut adımlarını attığı meseleler O'nun ölümünden sonra da sahiplenilmiş olsaydı Türkiye bugün inanın çok daha farklı bir yerde olurdu'' dedi.

Kendisinin özellikle merhum Özal'ın 1983-1987 yılları arasındaki dönemini önemsediğini belirten Başbakan Erdoğan, bu dört yılın ülkenin kalkınmasında, dünyaya açılmasında gerçekten diğer dönemlerle mukayese edilmeyecek, farklı bir dönem olduğunu dile getirdi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler