YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan muhalefete sert eleştiri
Başbakan Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, muhalefeti sert sözlerle eleştirdi.
Erdoğan'dan muhalefete sert eleştiri
22 Ocak 2010 / 16:50 Güncelleme: 22 Ocak 2010 / 17:05

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sayın Bahçeli çıkıyor, kurduğu her cümleden birinde yıkıcı ibaresini, ihanet, hıyanet kelimelerini kullanıyor. Yahu bu kavramlar bu kadar ucuz mu?'' dedi.

Başbakan Erdoğan, parti genel merkezindeki Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hükümete yönelik eleştirilerini değerlendirdi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Sayın Bahçeli çıkıyor, kurduğu her cümleden birinde yıkıcı ibaresini, ihanet, hıyanet kelimelerini kullanıyor. Yahu bu kavramlar bu kadar ucuz mu? Ne hakkın var bu milleti rahatsız etmeye? Türkiye Cumhuriyetinin başbakanına, hükümetine, askerine ve polisine bu en ağır hakaretleri ne hakla, ne cüretle layık görebilirsiniz?

Uzlaşmaysa, zaten senin uzlaşma diye bir derdin yok. Niye? İktidar partisi senden randevu talep eder, başbakan senden randevu talep eder, bir kere değil, iki kere değil, üç kez. Beyefendi böyle bir randevu talebine cevap vermez. O zaman uzlaşmadan yana olan kim? Ben senin ayağına gelecektim yahu. Sen bunu kabul etmedin. Ama şimdi sıkılmadan çıkıyor, 'iktidar uzlaşmadan yana değil' diyor. İşte vesika ortada, delil ortada. Uzlaşmayı arayan parti olarak iktidar partisi, hükümet olarak hükümetimiz. Ama sen sürekli olarak kaçıyorsun, ondan sonra da diyorsun ki hükümet uzlaşmaz.''


-YANDAŞ MEDYA-


Başbakan Erdoğan, parti teşkilatına çağrıda bulunarak, Devlet Bahçeli'nin tavrının vatandaşlara anlatılmasını istedi. Erdoğan, ''mermere damlayan o su var ki tek tek damlar, sonunda o damla o yeri deler'' diyerek partililerin bu konuları tek tek vatandaşlara anlatması gerektiğini vurguladı.

Vatandaşların bu konuları bilmediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Milletimin büyük bir çoğunluğu bunları bilmiyor. Yapılan hizmetlerin bir çoğunu bilmiyor. Niye? Ne yazılı, ne görsel medya, ağırlıklı olarak söylüyorum, hep bize söylüyorlar ya yandaş medya... Nerede... Yandaş medya muhalefette, muhalefetin yanında. İktidarımıza muhalefet etmekten başka hedefleri yok. Yapılan hizmetleri yazmak, göstermek diye bir dertleri yok. Bu ülkede neler yapılıyor? Bunları göstermek diye bir dertleri yok. Ya? Yaptıkları tek bir şey var. Olumsuz ne varsa bir yerde arıyor, buluyorlar, sadece onu yazıyor, çiziyor ve gösteriyorlar. Olabilir. Yani 100 tane olayın içerisinden 10 tanesi olumsuz olabilir, 20 tanesi olumsuz olabilir. Ama 80 tane olumlu var yahu. Şunları da bir anlat. Hayır. Niye? Çünkü hayatları olumsuzluk üzerine kurulu.

Siyasetin seviyesini, üslubunu bu kadar aşağılara çekme, toplumu kışkırtma, yani kastettiğimiz toplumu bu noktada adeta umutsuzluğa sevk etme Sayın Bahçeli'nin çok önemli gayretleri arasındadır.''


-''BİR SEÇİM TÜRKÜSÜ TUTTURMUŞLAR, BESTEKARI BELLİ DEĞİL''-


Yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik eleştirilerde de bulunan Başbakan Erdoğan, Baykal'ın geçmişte Adnan Menderes ve Turgut Özal'a karşı izlediği politikayı şimdi de kendisine karşı uyguladığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Kurumları kışkırtarak, kaos senaryolarına bunu taşıyarak, çetelere başta kendi olmak üzere milletvekilleriyle beraber avukatlık yaparak bu ülkeye nasıl bir hizmet sağladığını düşünüyor musunuz? Sayın Baykal, bırakın bunları. Millet için, ülkemiz için projeniz ne, alternatifiniz ne, planlarınız ne? Gelin de bunları anlatın.

Koro halinde her ikisi de bu ara bir seçim türküsü tutturmuşlar, bestekarı belli değil. Her fırsatta bunu Türkiye gündemine taşımanın gayreti içindeler. Çünkü bestekarı yok ortada, anonim, anonim...

Gereken cevabı verdim. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Ama onlar kulaklarını tıkamış, seçim de seçim... Zamanında yapılmayan her seçimin bu ülkenin ekonomisine ağır bedelleri var. Bu ülke, zamanında yapılmayan her seçim için ağır bedeller ödedi. Bu ülkede 17-18 ayda bir seçim yapıldı. Peki bu beyefendiler hangi bedeli ödediler? 28 Mart 2004'te seçim kaybettiler. Hangi bedeli ödediler? 22 Temmuz'da seçim kaybettiler. Hangi bedeli ödediler? 29 Mart 2009'da meydanlarda defalarca söyledim. Birinci parti olamazsak genel başkanlığı bırakacağım dedim. Var mısınız, siz de bırakacak mısınız? dedim. Seçimi de kaybettiler.

Sayın Baykal, çıkmış şimdi anketlerden bahsediyor. Hatırlayacaksınız 22 Temmuz seçimlerinde muhalefette olmasına rağmen partisinin oy oranını düşürdü ve siyasi tarihe muhalefetteyken oyunu düşüren lider olarak adını yazdıranlardan bir tanesi oldu. Hiçbir risk yok. Rahat rahat atıyor, tutuyor. Rahat rahat, geçmişte olduğu gibi anahtarlar dağıtabiliyor. Seçimlerin ardından da çıktı, rakamları eğerek, bükerek ne kadar başarılı olduğunu anlattı.

Kendisine tavsiye; lütfen şu dört işlemi yeniden gözden geçir. Lütfen çarpım tablosunu yeniden gözen geçir. Bunlar bedel ödemeyi bilmezler, bunlar bedel ödetmeyi bilirler. İktidar oldukları her dönemde bu ülkeye çok ağır bedeller ödettiler. Zaten tek başına iktidar olamadılar. Hep kenarından köşesinden koalisyon ortağı oldular. Şimdi de muhalefette bedel ödetmenin peşindeler. Kusura bakmayın biz size bu bedeli ödetmeyiz. Anayasamızda seçimlerin ne zaman yapılacağı bellidir. Türkiye standartları yüksek bir demokraside olması gerekeni yapacak ve seçimleri normal zamanında gerçekleştirecektir. Artık geri kalmış bir Türkiye yok. Artık gelişmekte olan bir Türkiye'nin ötesine çıkan, G-20 ülkelerinin içinde yerini alan bir Türkiye var.''


-''BOŞUNA RÜYA GÖRMEYİN''-


Muhalefetin de artık bu demokratik kültüre alışması, uyum sağlaması ve ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Boşuna rüya görmeyin veya kendi adınıza birilerini rüya görmek veya rüya gördürtmek için vekalet verip rüyaya yatırmayın. Gerçeklere bakın'' dedi.

Partililere seslenerek, hükümet icraatları ile Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni kapı kapı gezerek vatandaşlara anlatmalarını isteyen Erdoğan, Tam Gün Yasası ve TEKEL işçilerinin eyleminin esas boyutunun da anlatılması gerektiğini dile getirdi.

Tam Gün Yasa Tasarısının dün TBMM'de yasalaştığını hatırlatan Erdoğan, yasanın sağlık hizmeti alanında tam bir devrim olduğunu söyledi.

Yasayla birlikte hasta ve doktor arasındaki aracı mekanizmaların ortadan kalktığını belirten Başbakan Erdoğan, vatandaşların daha hızlı, daha kaliteli ve daha ucuz sağlık hizmetine kavuşacağını ifade etti.


-''İDEOLOJİNİN O DELİ GÖMLEĞİ...''-


Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yasa, doktorlarımız üzerindeki haksız itham ve iddiaları ortadan kaldırıyor. Sağlık sistemini daha iyi bir yapıya kavuşturuyor, vatandaşımızın yüzünü güldürüyor.

'Hayır, ben bu geliri az buluyorum' diyen doktorlarımız varsa onların da önünü tıkamıyoruz. Buyurun siz de özel sektöre geçin ya da muayenehaneyi bırak hastanede mesai saatinin bitiminden sonra orada özel görevini ifa et, oradaki farklı ücretini yine orada al. Bunu da ortaya koyuyorlar. Şimdi ne diyorlar? 'Efendim bu konuda bize fazla mesai yüklüyorlar, fazla görev yüklüyorlar'. Muayenehanene gittiğin zaman fazla görev olmuyor mu? Oradaki dert başka. Adres orası, uygulama neresi? Yine hastane. Biz bu yanlışlardan bıktık. Buna ideolojinin o deli gömleğini lütfen kimse giydirmesin. Biz onlardan bıktık.

Şu anda halkımızın karşısına çıkıp söyledikleri şey ne? 'Doktorlarla hastaları karşı karşıya getiriyorlar'. Ben de vatandaşım, bana da kartvizit verdiniz. Beni de muayenehanenize çağırdınız. Muayenehanenize geldim, özel muayene bedelini ödedim, ondan sonra da tekrar bana hastaneyi adres gösterdiniz. Ben damdan düşenim. Benim gibi Anadolu'nun tüm köşelerinde bu acıyı, bu bedeli ödemiş olan halkım var, vatandaşım var. Biz onların sözcüsüzüyüz.

Evindeki ineğini, danasını satmak suretiyle gidip de o muayenehaneye bedel ödeyip ondan sonra da ameliyat olan vatandaşlarımı ben bilirim. Bunları biz gördük,yaşadık. Şimdi bu ortadan kalkıyor. Niye rahatsız oluyorsunuz? Hani sosyal demokrattınız, niye rahatsız oluyorsunuz? Bunlara kimler sahip çıkıyor? Sosyal demokratım diye geçinen anamuhalefet sahip çıkıyor. Milliyetçiyim diye geçinen MHP sahip çıkıyor. Hadi gelin el ele verelim, omuz omuza verelim ve bu işe karşı hep birlikte mücadele sürdürelim.

Klinik şefleri, bu yeni sistem içerisinde bizim aldığımız maaş kadar maaş alacaklar. Belki de daha fazla maaş alanlar olacak bunların içerisinde.''  AA

MUHALEFET BİLMEZSE HALIK BİLİR YOLO DEVAM !
 // BATUHAN
Bu muhalefetin aklı basmıyor yada iyişeyler işine gelmediğinden toz duman yapıyor kendince güneşi balçıkla sıvıyor oysaki menfaatçilerin, hortumcuların veya ideolojisi gözünü kör etmişlerin dışında aklı selim insanlar bunlara oy vermiyor, koltuğumuz her geçen gün gidiyor kaygısı ile Sn.Bahçeli/Deniz muhteşem ikilisi ha bire üfürüyorlar,çünkü muhalefet olarak şu yanlış doğrusu budur diyecek bir şeyleri yok hükümet gereğini yapıyor ONLAR ÇILDIRIYOR....
22 Ocak 2010 17:29
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler