YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan Doğan'a karşı mektup: Yayıncı kimliğiy
Erdoğan'dan Doğan'a karşı mektup: Yayıncı kimliğiy
Erdoğan'dan Doğan'a karşı mektup: Yayıncı kimliğiy
13 Eylül 2008 / 14:50 Güncelleme: 13 Eylül 2008 / 00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, beş gündür beklenen açıklamasını bugün partisinin Beyoğlu İlçe Teşkilatı Kongresi'de yaptı. Doğan Medya Grubu'na yüklenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, medyaya taviz verme döneminin kapandığını söyledi. 


İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından bazı başlıklar...


-Milletin rızasını, duasını almaktan daha büyük mutluluk yoktur.  Sizlerin muhabbetine karşılık vermek istiyorum.


-İstanbul küçük bir Türkiye'dir. Her şey var İstanbul'da. İstanbul'un dinamizmi Türkiye'nin kalkınma dinamizmini özetliyor.


-2002 yılından bu yana dağ gibi birikmiş dertlerine derman aramanın mücadelesini veriyoruz. Türkiye yeniden umut ülkesi haline gelmiştir.


-Milletle aynı yöne bakmayanların milletin hissiyatına ortak olmasını beklememek gerekir. İstikrarsızlıkta payında doğrudan rolu bulunanlar siyasi bozgunculuk peşinde konuşuyor.


-Geçen hafta Aydın Doğan medyası ile ilgili konuşmuştum. "Siz açıklamazsanız önümüzdeki hafta sonu ben açıkamaklarım" dedim. Şimdi o gün geldi.


-Rahatsızlık niye neden Tabii ki hortumlar kesilecek demiştim. Hortumlar kesilince rahatsızlık başladı.


-Siyasetçiler de bunların uzantıları var. Acaba bunlarda ne kapabiliriz diye düşündüler. Kapamazsınız çünkü millet neyin ne olduğunu biliyor.


-Müflis tüccarın eski defterleri karıştırması gibi nereden vururum diyen Aydın Doğan'ın yanında Elmadağ rampalarında duble yol yapma derdindeyiz.


-Biz dedikodularla uğraşmıyoruz


-Bu makamlar gelip geçici olacağız demiştim. Şu toprağın altına gireceğiz.


-Biz gideceğimiz günü biliyoruz bay köşe yazarı sen gideceğin günü düşün. Demek ki sen çok geç kalmıysın. Neyse geç te olsa uyandın.


-Almanya'daki davanın muhatabı biz değilsi. Biz yanmlışyın yanında olmadık.
varsa yanmlış yapan elbete cezasını çeter, bedelini öder.


-İdari yönden biz gerekeni yaparız. Usulsüzlük yapıldı iddiası bizim için çok ciddi bir iddiadır. Eğer mahkemede kanıtlanırsa kararımız bellidir.


-Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin hesapları 3.5 ay denetlendi. Bundan sonrada hassasiyetle devam edecek.


-Sen benim partimi hedef gösteriyorsun ben gösterince olmuyor yok öyle yağma yerini bileceksin.


-Doğan medyası bu iddiaları ispatlayabildi mi?  Alman mahkemesine baskı iddiası savcı tarafından yalanlandı. Para aldığım yönündeki sözlerin iftira olduğu kanıtlandı.


-Bana elden para verilmesi söz konusu değil. Tsunami yardımları Kzılıay aracılığıyla Açe'ye gitmiştir. Bunların hepsi kayıtlarda mevcuttur.


-Maaşlı silahşörleri var. Onlar da rahatsız olmuşlar. Biz halkın desteğiyle geldik Doğan medyasının desteğiyle gelmedik.


-Aydın Doğan’dan maaş alan kalemşörlere bir çift sözüm var. Tarafsız ve bağımsız olmak demek, patronunuzun çıkarlarınızdan da bağımsız olmak demektir.


-Siz bağımsız olsaydınız, patronunuz hakkındaki kağıt kaçakçılığı iddialarını da yazılarınızda sorgulamaz gerekmez miydi? Haber değeri taşımıyor mu? Hilton arazisi de mi haber değeri taşımıyordu?


-Otelin kendine değil ha. Önündeki yeşil alana rezidans talebi. Diyor ki mahkemeye verseydin. Ben müsaade etmedim ki mahkemeye vereyim. Saçmalığı bak.


Bu işi böyle yaptılar geçmişte. Köşeye sıkıştırıp istediğini aldılar. Köşeye sıkışınca siyasi, geldi dedi ki ‘ne istiyorsun’, açığı var çünkü. Dediler ki ‘şurayı istiyoruz’ sonra aldılar. Ama biz vermeyiz.


Allahtan Türkiye’de Doğan Grubu’nun sindiremediği gazete ve televizyonlar var da milletimiz gerçekleri onlardan öğreniyorlar. Şimdi sindiremedikleri medya gruplarının ismini değiştirdiler. “Yandaş medya” koydular.


Onların içinde de bizimle çatışan, bazı yanlışlara yataklık etmeyi adet haline getirenler de var. Onları da sineye çekiyoruz. Ama ne yazık ki Türkiye’deki bütün iftiraları sineye çeken bir numaralı merci Başbakan’dır, Cumhurbaşkanıdır.  Biz ya sabır çekiyoruz.


Arkadaşlarım Aydın Doğan’ın gazetelerinde yayınlanmayan haberlerinden örnekler verdiler. Çıkar çatışması diye bir kavram var. Mahkemelerde çıkar hesabı ortaya çıkanların şahitliğine şüpheyle bakarlar.


RTÜK’le çıkar çelişkiniz olacak RTÜK Başkanı’ın hedef alacak. SPK’da dosyanız olacak SPK’yı vuracaksınız. Belediye’de işiniz olacak Belediye Başkanı’nı vuracaksınız, Hükümetle işiniz olacak, Hükümet aleyhine kampanya başlatacaksınız.


Buna da basın özgürlüğü diyeceksiniz? Çıkarlarınızın söz konusu olduğu kişi ve kurumlar hakkında sizin şahitliğiniz bile kabul edilemez.


-İftiraları ispatlayamazsa açıklayacağım demiştim. Kendi adamları bile patronun verdiği cevaplar tatmin etmiyor diyor.


-Yeni geldikçe birçok şey açıklanacak.


-Biz cevap hakkına saygı istiyoruz.


-Bize iftiraların cevabını yayınlanmasını istedik. Onu da yapmadımar tek yönlü karalamaya devam ettiler.


-Kimsin sen ültimatom çekiyorsun. Baktık ki tek bir şirkete çalışıyor. Diğer gazete yayın organlarına çalışmıyor. Ondan sonra gitmedim.


-Ben ne konuşuyorum konuştuğuma bak iyi izle.


-Bizim mezhebimiz sizin kadar geniş değil. Sineye çekemeyiz. Bulursaınz yanlış bir iş belgesiyle ispatlayacaksınız.


-5 gün bekledim Samimi olsaydınız iftiralarınızı düzeltirdiniz.


-Gaziantep Belediye Başkanı haksız yere suçlandı. İsmini verdikleri adamın partimle uzaktan yakından alakası yok. Gaziantepli bile değil, İskenderun'lu. Yazıklar olsun size.


-Benim partiden de yanlış yapanlar olabilir. Ama ilgili mercilerle görüşün öyle yazın


-Kağıt kaçakçılığı iddialarını sorgulama gerekmez miydi. Yoksa bu iddia haber değeri taşımıyor muydu?


-Hilton oteline değil önündeki yeşil alana rezidans talebi var. Müsade etmediğimiz için yaygaralar başladı.


-Bazıları sineye çekiyoruz o da olacak. Çünkü yanlışlara yataklık etmeyi adet haline getirenler de var. Türkiye'de bütün iftiralara tahammül göstermesi gereken Başbakandır.


-Doğan,"İşadamı ve yayıncı şapkası" olduğunu söylüyor mektubunda. Doğan bu şapkaları birbirine karıştıyor.


-Yayıncı kimliğinizle işadamlığı imtiyazı istemeyin. Yayıncı diktatörlüğüne izin vermeyeceğiz.


  ERDOĞAN'DAN DOĞAN'A KARŞI MEKTUP


  Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan’ın kendisine gönderdiği mektubun varlığını da doğrulayarak şöyle konuştu:


“Adetim olmasa da beş gündür Aydın Doğan’dan bekledim kendisi çıkıp açıklamadığı için ben söylemek durumundayım. Mektuplarında işadamı ve yayıncı kimliği olmak üzere iki ayrı şapkası olduğunu yazıyor. İşadamı şapkası ile Başbakan olarak benden talep ve beklentilerini iletiyor. Ama öyle anlaşılıyor ki; aksini söylese de bu şapkaları birbirine karıştırıyor. Eğer kabul ederse bu da benim gönderdiği mektuplara milletimizin huzurunda benim gönderdiğim cevap olsun.


Sayın Aydın Doğan, medyada çok sesliliği, demokrasimizin derinleşmesi bakımından hayati derecede önemli bulduğumu sizlerin de bilmesi lazım. Grubunuzun örneklerini verdiği yayıncılıkta işadamı ve yayıncı şapkalarınızı olduğu gibi karıştırmamanız kaydıyla bu çok seslilik içerisinde yerini almaktadır. Ancak medya grubunuzun muhalefete yakınlığının ifade edilmesinden neden rahatsızlık duyduğunuzu anlamakta güçlük çekiyorum.


Aynı şekilde siyasetçilerin eleştiri ve muhalefete açık olması gerektiğini her fırsatta söyleyenlerin kendilerine yönelik eleştiri ve cevap hakkı söz konusu olduğunda neden tahammülsüzlük gösterdiklerini hayretle karşılıyorum. Demokrasilerde çok sesliliği tek yönlü buyurganlık ya da dokunulmazlık hakkı olarak gördüğünüzü görüyorum. Bunun vahim bir yanılgı olduğu açıktır. Demokrasilerde konuşma, eleştirme ve cevap verme hakkının siyasetçilere de tanındığını bilmenizi isterim.


Size tavsiyem demokratik tavırla medyanın eleştirmek kadar eleştirilmesini de doğal karşılamanızdır. Bundan sonraki süreçte yayıncı kimliğiniz kullanarak işadamı şapkanızla yürüttüğünüz diğer işlerinizde imtiyaz talep etmeyeceğiniz umuyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün vatandaşlarımız gibi eşit muamele göreceğinizden şüphe duymamanızı özellikle vurgulamak istiyorum.


Mektuplarınızda belirttiğiniz yayıncı ve işadamı şapkalarınızı karıştırmama, bağımsız ve yansız yayıncılık yapma, medya grubunuzda çok sesliliği koruma şeklindeki sözlerinizi bundan sonrası için tarihe karşı taahhütleriniz olarak değerlendiriyorum. Mektuplarınızda yer alan diğer hususların keyfiyeti gerek tarihin kayıtlarından, gerekse milletimizin hafızasında tahkik edilebileceğini ayrıca değinmek istemiyorum. Cevap olarak şimdilik bununla yetiniyor bu bahsi burada kapatıyorum.”


-Biz Atatürk üstünden geçinenlerden değiliz, sözünü yerine getirenlerdeniz.


-AK Parti kararlılıkla milletin menfaatleri doğrultusunda hizmet etmeye devam edecek.


-Türkiye'nın kötülüğünü isteyenlere aman vermeyeceğiz. Bütün umutlar gerçek oluncaya kadar yorulmamaya gayret edeceğiz.


CNNTÜRK DE CANLI YAYINLADI AMA...


Erdoğan'ın konuşması Doğan medya grubuna ait CNNTÜRK kanalında da canlı yayınladı. Erdoğan'ın konuşmalarından bölümleri altyazılı başlıklarla ekrana taşıyan CNNTürk daha sonra sadece 'Erdoğan AKP'lilere sesleniyor' alt yazısını kullandı. Bir süre daha yayına devam eden kanal konuşma tamamlanmadan canlı yayını kesti.


 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler