YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan Baykal'a: Terbiyem sana cevap vermeye müsade etmez
Erdoğan'dan Baykal'a: Terbiyem sana cevap vermeye müsade etmez
Erdoğan'dan Baykal'a: Terbiyem sana cevap vermeye müsade etmez
01 Mart 2009 / 19:00 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sayın Baykal, dün Sinop'ta şahsımla ilgili bazı ifadeler kullanmış. Sayın Baykal, beni bu makama sen getirmedin.


Beni bu makama milletim getirdi. Fakat, senin bu milletle aran yok ki. Sen bu millete televizyondan bakarsın. Televizyondan bakınca millet görünmez. Millet, burada görülür burada'' dedi.


Erdoğan, partisince Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Kayseri'deki büyük değişimi ve gelişmeyi her gördüğünde hem Kayseri, hem Türkiye için umutlarının kat kat arttığını ifade etti.


Kayseri'nin yaşadığı büyük gelişimiyle Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olduğunu, bütün şehirlerin Kayseri'nin gösterdiği bu gelişmeyi kısa zamanda göstermesini istediklerini anlatan Erdoğan, bunu sağlamak ve bu hedefi yakalamak için canla başla çalıştıklarını kaydetti.
 Kayseri'nin sadece kendi bölgesinin değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin de lokomotifi olmayı başardığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:


''Bizim görevimiz, bugün gelinen noktayla yetinmeyip Kayseri'yi daha da geliştirmektir. Kayseri bizim göz bebeğimizdir, bizim medarı iftiharımızdır. Kayseri ile de, Kayseri'nin gönlü zengin insanlarıyla da gurur duyuyoruz. Kayseri'nin bu hızlı gelişmesinde sizlerin bu şehrin yönetimini ehil ellere emanet etmenizin çok ama çok önemli payı var. Sadece büyük düşünebilen liderler ve siyasi kadrolar, şehirleri ve ülkeleri mamur hale getirebilir. Sadece büyük düşünebilenler, doğru hakkaniyetli liderlerle toplumun gücüne güç katabilirler. Bu anlamda, tercihlerini doğru yapan, gücünü asla dağıtmayan enerjisini, heyecanını ve büyüme aşkını yöneticileriyle taçlandıran bir şehirdir.''


-''YANDAŞ MEDYA''


Demokrasiye, hukuka, adalete, üretime, rekabete, istihdama ve kaliteye verdikleri destekten dolayı Kayseri halkını tebrik ettiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:


''Şimdi medyaya sesleniyorum. Malum medya tabii. Eğer boşluk arıyorsanız, şu arka taraf boş. Ama arka tarafa seslenmiyorum. Medyaya sesleniyorum. Tabii bunu söylerken CHP'nin yandaşı medyaya söylüyorum. Yandaş medyanın da kim olduğunu biliyorsunuz. Bu meydandaki büyük coşku ve heyecanınız onlara en büyük cevabı teşkil ediyor. Bu coşku Kayseri'nin büyüme iradesini ispatlamaya yetiyor. Gelirken, yol boyunca vatandaşlarımın heyecanını gördüm. Duygulandım, (hamdolsun) dedim. Demek ki istikamet üzere yürüyoruz. Yoksa benim halkım istikamet üzere yürümeyeni tekrar iktidar etmez. 29 Mart'ta da bunu Kayseri ispatlayacak, Türkiye ispatlayacak. Sen Türkiyesin, sen Kayserisin, çünkü Kayserili ve Türkiyeli küçük düşünmez. Biz büyük düşünürüz. Mehmet Akif'in ifade ettiği gibi (Bir zamanlar biz de millet, Hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya millet, Milliyet nedir öğretmişiz.''


-''MİLLETİN HİZMETKARI OLMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK''-


AK Parti'yi kurdukları ilk günden bugüne kadar aynı şeyleri söylediklerini, bu millete hizmet etmek için yola çıktıklarını, milletin efendisi olmak için yola çıkmadıklarını, milletin hizmetkarı olmak için yola çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, ''Ülkenin çözülmeyecek hiçbir meselesi yok. Yeter ki, kardeşlik hukukumuzu koruyalım, dayanışma ruhumuzu güçlendirelim. Bizim kardeşliğimiz ebedidir. (Geleceğin büyük Türkiye'sine inanmayanla, bu ülke için hayali, hedefi, umudu, aşkı heyecanı olmayanla işimiz olmaz) dedik'' diye konuştu.


''Bu milletin onurunu korumak için bu ülkenin büyüklüğüne yakışan duruşu sergilemek için, karşımızda kim olursa olsun, dimdik durur, bu ülkenin menfaatlerine asla halel getirmeyiz'' dediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Biz kim ne derse desin. Adam gibi dururuz adam. Sayın Baykal, dün Sinop'ta bazı ifadeler kullanmış. Şahsımla ilgili bazı ifadeler kullanmış. Sayın Baykal, beni bu makama sen getirmedin. Beni bu makama milletim getirdi. Fakat, senin bu milletle aran yok ki. Sen bu millete televizyondan bakarsın. Televizyondan bakınca millet görünmez. Millet, burada görülür burada. Benim aldığım terbiye, benim aldığım edep dersi sana cevap vermeye müsaade etmez. Yoksa, sana çok iyi cevabı veririm ama siyaseti bıraktıktan sonra. Bu makamda değil. Bu makamı bana emanet eden milletime bu denli saygısızlık yapan bir insanı da hukuk devleti ülkemde tabii ki yasal haklarımı kullanarak hukuka götüreceğim. O ayrı mesele. Çünkü, bu milletin emanetini taşıdığımız her günü, her saati, her anı bu şuura sahip olarak geçirdik. Her geldiğimizde sizin karşınıza alnımız ak, başımız dik olarak çıktık. Sizden helallik istedik, sizlerde verdiniz. Hamdolsun, yüzünüzü kara çıkarmadık. Emanetinize hıyanet etmedik. Bugüne kadar sözlerimizin arkasında durarak, Milletimizin başını öne eğdirmedik. Bundan sonra da eğdirmeyeceğiz. Aldatan olmadık, aldanan olmadık. Bundan sonra da olmayacağız.''


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''MHP durmadan konuşuyor. Ama benim milletim Bahçeli'ye 5 yıl görev verdi. Ne yaptı? 3.5 yıl kalamadı. (Ben bu işi yapamıyorum. Allahaısmarladık) dedi, çekildi gitti'' dedi.


Erdoğan, partisinin Kayseri mitinginde yaptığı konuşmada, ''Krizlerin girdabında inim inim inleyen bütün dünya ve bu ülkeyi sizlerle el ele vererek 90'lı yılların krizlerinden 2000'li yılların krizlerinden nereye getirdiğimizi görüyorsunuz. Gecemizi gündüzümüze katarak buralara geldi'' diye konuştu.


Göreve geldiklerinde Türkiye'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın 230 milyar dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:


''Medya bunu da dürüst yaz. 79 senede 230 milyar dolar olan bu rakamı 2008 sonu itibariyle 750 milyar dolara getirdik. 6.5 senede bunun üzerine 520 milyar dolar ilave ettik. Nereden nereye. Biz buyuz. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin kamu net borç stoku yüzde 64'tü. Yüz liralık gelirin 64'ü borçtu. Şimdi, 100'ün 25'i borç. Devlet 100 liraya 63 lira faiz ödüyordu. Sevgili Kayserili kardeşim, siz bu hesapları iyi bilirsiniz. Merkez Bankası'nın gecelik faizi yüzde 11.5'e düştü. Normal bankalar 13-14'e düştü. 63 nere, 13-14 nere. Bana kalkıp Sayın Baykal işsizlik önleme dersi veriyor. Sen önce bunları öğren bunları. İşverenleri sesleniyoruz. Sakın işçi çıkarma. 8 saat değil, 4 saati sen hallet, biz diğer 4 saatin parasını ödeyelim. 3 aydı, bunu 6 aya çıkardık. Bankalara 2 milyar dolarlık desteği Merkez Bankamız verdi. Cansuyu adı altında KOBİ'lere 1 milyar dolar verdik. Yeter ki işveren işçisini dışarı bırakmasın.''


-''KENDİLERİNE YANLIŞ KILAVUZ SEÇİYORLAR''-


Göreve geldiklerinde yüzde 30 olan enflasyonun şimdi 9.5 olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:


''MHP durmadan konuşuyor. Sayın Bahçeli, söylediğim rakamlar senin döneminin rakamları. Ama benim milletim Bahçeli'ye 5 yıl görev verdi. Ne yaptı? 3.5 yıl kalamadı. (Ben bu işi yapamıyorum. Allahaısmarladık) dedi, çekildi gitti. Bunlar devlet yönetemez. Halkım bunlara görev verdi zaten, yönetemediler. Sayın Bahçeli'nin iktidar olduğu dönemde, 30 milyar dolar IMF'den borç aldılar. Şimdi çıkmış diyor ki (IMF'ye karşıyız). Sayın Bahçeli 30 milyar dolar borç aldın. AK Parti iktidarına ne kadar borç devrettiniz? 23.5 milyar dolar borçla devrettiler. Şimdi bizim IMF'ye borcumuz 8 milyar dolar. Nereden nereye. Siz borçlandınız, biz ödüyoruz. İnsaf. Ama kalkıp maalesef yalan yanlış beyanlarda bulunuyor. Halkımı aldatacaklarını zannediyorlar. Ben size resmi rakamları veriyorum. Ama bunlar, kendilerine yanlış kılavuz seçiyorlar. Sıkıntı orada. Bütün ödemeler devam ederken Türkiye şantiyeye dönüştü. Türkiye görmediği yatırımlarla baş başa. Kayseri'ye yapılanları anlatmama gerek yok. İş bilenin kılıç kuşananındır. Bunu Sayın Bahçeli bir gelsin de onu gösterin, faydası olur. Çünkü bu ülkede dikili ağaçları var mı sorun. Hangi dikili ağacınız var bir gösterin. 3.5 yıl iktidarda kaldınız. Ne yaptınız? Bi gösterin bize. Hangi yolu tamamladınız, hangi okulu yaptınız, kaç üniversite açtınız? Hangi hastaneleri tamamladınız, enerjide, adalet saraylarında, eğitimde, emniyette, tarımda, doğalgazda ne yaptınız bir sorun. Verecekleri cevapları yok. İşte biz bu siyasetle bu yönetim anlayışıyla gönüller kazandık, gönüller fethettik. Bu siyasetle demokrasinin gücüne güç kattık. Bütün dünyaya Türkiye'nin ülkelerden bir ülke olmadığını ispat ettik.''


Daha büyük rüyaları olduğunu, zalimin karşısında, mazlumların yanında olacaklarını ve bu terbiye ile büyüdüklerini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:


''Lise çağlarında bizi yetiştiren hocalarımız bu terbiyeyi verdi. İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in Asım'ın Gençliği'ne bir nasihatı var ya. Biz onunla yetiştik. (Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı hatta boğarım. Boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım. 3.5 soysuzun ardında zağarlık yapamam. Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir aşığım istiklale. Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale. Yumuşak başlıysam, kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim çifte yerim. Adam aldırma da geç git diyemem. Aldırırım. Çiğnerim. Çiğnenirim. Hakkı tutar kaldırırım. Zalimin hasmıyım amma, severim mazlumu.) Biz bununla büyüdük, bugünlere geldik ve bununla bu yola devam edeceğiz.''


-''TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKININI YEMEYECEK VE YEDİRTMEYECEĞİZ''


Erdoğan, iktidarları döneminde yolsuzluğa prim vermediklerini, hortumları kestiklerini söyledi. Hortumlar kesilince birilerinin bağırıp çağırmaya, feryada başladıklarını ifade eden Erdoğan, 'Çünkü alışmışlardı. Onlara devamlı el pençe divan duranlar geliyorlardı. Ne isterlerse alıyorlardı, ama şimdi istediklerini alamıyorlar. Sadece hak ettiklerini alıyorlar ve bundan dolayı da rahatsızlık duyuyorlar'' dedi.


Yola çıkarken ''tüyü bitmemiş yetimin hakkınını yemeyecek ve yedirtmeyeceğiz'' dediklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:


''Bugün bu adımları attığımız için rahatsız olan bazı çevreler var ki Sayın Baykal da onların avukatlığını yapıyor. Bu avukatlığı yapabilmek için de bizi nasıl bastıracak? Eline almış dosyalar, kırtasiyecide dosya bol, o dosyalarla kapı kapı dolaşıyor, meydan meydan dolaşıyor. Onun da gerçeği çıkacak ortaya. Bizi onlarla tehdit edemez. İspat, ispat. Türkiye hukuk devletidir. Eğer varsa, bir şey biliyorsan, meydanda dolaşma yargıya götür. Dürüst ol, dürüst. Bu işin makamı yargıdır, savcılıktır. Gidersin dosyayı oraya teslim edersin, orası bunu takip eder. AK Parti'nin bütün dosyaları ak, ak, ak.


Anayasa Mahkemesi, Hazine'nin yaptığı yardımları usulsüz bir şekilde harcadı diye, orada yolsuzluk yaptı diye Cumhuriyet Halk Partisi'ni yaklaşık 1 trilyonluk cezaya mahkum etmedi mi? Etti. Bu parayı da senden almadı mı? Aldı. Daha sen partinin kasasını yönetemiyorsun, Türkiye'yi nasıl yöneteceksin? Sen önce partinin kasasını yönetmeyi öğren, ondan sonra gel Türkiye'de yönetime talip ol. Zannediyorlar ki akılları bulandıracağız? Bulandıramazsın, benim milletim uyanıktır. Benim milletim bu noktada kimin doğru konuştuğunu, kimin doğru konuşmadığını biliyor.''


Dünyanın finansal bir kriz yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Hamdolsun ülkemiz bu finansal krizi onlar gibi yaşamıyor, Türkiye kaynaklı değil, bu kriz, Amerika'dan geldi, Avrupa'yı vurdu. Amerika'da bankalar el değiştirdi, devlet el koydu. Avrupa'da bankalar el değiştiriyor. Hamdolsun Türkiye'de kapatılan bir tane banka var mı? MHP'nin iktidarda olduğu dönemde 16 banka fona devredildi, maliyeti bize biliyor musunuz? 40 milyar dolar. Kimin cebinden çıktı? Benim milletimin cebinden çıktı. Sayın Bahçeli bunları hiç gündeme getiriyor mu? Ondan öncekiler de 5 bankayı aynen bu şekilde fonladılar. Zaten bu ülkede ya fonlayanlar vardı, ya hortumlayanlar. Ne çektiysek bunlardan çektik ama bütün bunlara rağmen bir tane bankamız hamdolsun fona devredilmedi. Hepsi ayakta, yere sağlam basıyor. Şimdi bunlar bundan da rahatsız oluyor.''


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sıkıntılar olduğunu, bu sıkıntıları halkla beraber aşacaklarına inandıklarını söyledi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler