18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya11 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Bursa14 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli7 °C
  • Şanlıurfa16 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'a sert eleştiri
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan'a yüklendi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a yönelik, 'Sen Bülent Ecevit'in tırnağı bile olamazsın.' dedi.
Erdoğan'a sert eleştiri
16 Ekim 2012 / 16:19 Güncelleme: 16 Ekim 2012 / 16:23

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Recep Tayyip Erdoğan, sen Bülent Ecevit'in tırnağı bile olamazsın. Bülent Ecevit'in ellerinde Irak'ta öldürülen 1.5 milyon insanın kanı, tecavüz edilen onbinlerce Müslüman kadının ayıbı yoktur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye'nin Suriye politikasını eleştirdi.

Türkiye'nin Suriye'deki silahlı muhaliflere askeri eğitim verdiğini ve kardeş kanının dökülmesine yol açtığını ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Böyle bir anlayış olabilir mi  Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihine ihanettir bu. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde böyle bir olay olmamıştır, olamaz da. Ama bunlar yaptılar'' dedi.

''Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 'Rus uçağında mühimmat' demişti, 'bulduk' demişti. 'Var' demişti. Şimdi ben bu mühimmatları merak ediyorum. Nedir bu mühimmat '' diye soran Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bu soruya yanıt vermesi ve ülkenin itibarını koruması gerektiğini söyledi.

Erdoğan'ın bütün yaşananları görerek ve bilerek yaptığından endişe duymadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın ülkenin geleceğine ilişkin bir kaygı taşımadığını iddia etti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Onun tek bir kaygısı vardı, 'ben başbakanlık koltuğunda nasıl oturabilirim' ve 'ben cumhurbaşkanlığına nasıl atlayabilirim'. Kişisel ihtirasla siz yöneticilik yapabilir misiniz  Makam, mevki nedir  Şu ülkeyi getirdiği noktaya bak. Kişisel ihtirasların uğruna bu ülkeyi savaşa sokuyorsun sen.

Ayrımcılık sadece bununla olsa... Bir ülkenin başbakanı daha gencecik çocukların okulları arasında ayırım yapabilir mi  O çocukların taze beyinlerine ayrımcılığı nasıl sokuyorsun  İnsanda biraz vicdan olur. Oraya kadar nüfuz ediyor, ayrımcılık yapmak istiyor.''

Kılıçdaroğlu, psikolojide ''yansıtma'' denilen bir davranış bozukluğu olduğunu, ''kişinin kendisindeki bozuk, yersiz davranışları, beğenmediği duygu, düşünce, istek ve amaçları başkalarına ya da çevresine yüklemesi'' anlamına geldiğini söyledi. Bu davranış bozukluğunun ''kişinin beceriksizliğini, yetersizliğini ve başarısızlığının nedenlerini başkalarında araması'' ya da ''kişinin kendisinin çirkin, olumsuz, sapkın istek ve tutumlarını başkalarına yakıştırması'' şeklinde ortaya çıktığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Şimdi ben size soruyorum, bu davranış bozuklukları kime ait  Kimde tecelli ediyor, kimde görülüyor '' diye sordu.


-''Eldivenin kim olduğu böylece anlaşıldı''-


CHP'nin Suriye konusunda hiçbir zaman Esad rejimini savunmadığını, buna rağmen Başbakan Erdoğan tarafından Baasçı olmakla suçlandıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, tarih bilincine sahip olanların bu eleştirinin haksızlığını göreceğini belirtti.

Tarihte bir çok ülkede haklı davalarda mücadele ederek, bedel ödemiş ve hatta şehit düşmüş Türkler olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Bir bedel ödediler. Şimdi sen durduk yerde aynı bedeli bu ülkenin genç çocuklarına ödetmek istiyorsun. Neden '' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasında hiçbir haklı gerekçesi olmadığını, muhalefetin uyarılarını da dikkate almadığını söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, ''Ne yaptı  En son baktı olmayacak, bir de Birleşmiş Milletler'e savaş açtı  Pes yani'' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce Hükümete ''sen batının egemen güçlerinin Ortadoğu'da taşeronluğunu yapıyorsun'' eleştirisini getirdiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

''Geldiğimiz noktada 'taşeronluğu yapıyor' dedik ama galiba biraz insaflı davranmışız. Amerikan Başkan Yardımıcısı Joe Biden, geçenlerde bir açıklama yaptı, 'Biz Türkiye ile el ve eldiven gibiyiz' diyor. Elin kim olduğu belli de eldivenin kim olduğu da böylece anlaşıldı. Eğer bu kadar dar bir pencereden bakarsanız Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürüklemiş olursunuz. O bataklıktan bu politika ile çıkamazsınız.''


-''Beyzbol sopasıyla ders alanlar bunlar''-


İktidarın CHP'yi eski başbakanlardan Bülent Ecevit üzerinden eleştiren çabasına girdiğini ve bunu yaparken de geçmişte çekilmiş Ecevit ile ABD Başkanı'nın yan yana olduğu bir fotoğrafa gönderme yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

''Recep Tayyip Erdoğan, sen Bülent Ecevit'in tırnağı bile olamazsın. Unutmayın, bunlar poster hükümetidir. Fotoğraf verirler, arkası farklıdır. İsrail'le kavga ettiler, 'one minute' dediler. Arkadan gittiler, Malatya Kürecik'e İsrail için füze kalkanını kurdular. Dokuz  yurttaşımız uluslararası sularda hunharca katledildi. Meclise tezkere mi geldi  Hayır. Brüksel'de otel odalarında 'biz İsrail'le nasıl bir araya gelebiliriz' diye pazarlık yaptılar. Bunlar iki yüzlüdür. Gider fotoğraf çektirirler, ayak ayak üstüne atarlar. Sonra danışmanı gider, 'Aman ha bunların kusurları oldu, kusura bakmayın. Kullanın, deliğe süpürmeyin' derler. Beyzbol sopasıyla ders alanlar bunlar. Beyzbol sopasıyla ders alacaksın, Bülent Ecevit'in aleyhine konuşacaksın...''

Ecevit'in, Kıbrıs Barış Harekatı kararı veren lider olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Bülent Ecevit'n ellerinde Irak'ta öldürülen 1.5 milyon insanın kanı yoktur. Irak'ta tecavüz edilen onbinlerce Müslüman kadının ayıbı yoktur'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, eski Libya lideri Muammer Kaddafi'nin elinden ödül aldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bir de para alacaksın 25 bin dolar. Sayın Başbakan sen o 25 bin doları ne yaptın  Açıklama yapmıştı, 'şehit ailelerine vereceğim' diye. Hangi şehit ailesine o 25 bin doları verdin  Çık anlat'' diye konuştu.


-''Onun bildiği ülkeyi götürüp batağa sürüklemek''-


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu da eleştiren Kılıçdaroğlu, ''Birileri diyordu ki Davutoğlu için 'bunun herhalde bir bildiği vardır.' Senin ne bildiğin olacak. Onun bildiği ülkeyi götürüp batağa sürüklemek. Peki Başbakan, Recep Tayyip Erdoğan  Zaten dış politikadan anlamadığı için, 'herhalde bir bildiği vardır. Bakın önünde de profesör yazıyor. Herhalde Türkiye'yi daha iyi noktaya taşır'... O da onun kuyruğuna takıldı. Şimdi çıkamıyorlar'' ifadelerini kullandı. Suriye ile Libya arasındaki farkı sıradan bir vatandaşın bile bildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Bu farkı kavrayamayacak kadar çapsız olan bir kişi var. O da Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı ve onun adı da Ahmet Davutoğlu'' dedi. 


-''Sen kimsin  Peygamberimize kimlik düzenliyorsun ''-


AK Parti Kırklareli İl Başkanı'nın, Hazreti Muhammed'e ''kimlik hazırladığını, kimliğin arkasına AK Parti amblemi bastırdığını ve bu kimlikte çocuklarının isimlerinin arasında da Tayyip'in yer aldığını'' belirten Kılıçdaroğlu, ''Sen kimsin  Hangi ahlakla, hangi inançla Sevgili Peygamberimize kimlik düzenliyorsun '' diye sordu.

Din simsarlığının çok tehlikeli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''İnsanda biraz utanma olur, Hazreti Muhammed'e saygı olur. Sen kimsin ki çocuklarının arasına Tayyip'i koyuyorsun. Bu kadar büyük bir ahlaksızlığı, alçaklığı, densizliği ne gördüm, ne duydum ne de işittim.  Bütün inançlı Müslümanlara sesleniyorum, bu densizliği yapan kişiye Recep Tayyip Erdoğan bir şey yapmazsa o da onun suç ortağıdır. Siz nasıl böyle bir densizlik yapabilirsiniz '' dedi.

Kendi siyasi geleceği için Hazreti Muhammed'in adını kullanmanın affedilemez bir davranış olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bu kişiye gereken cezayı vermesini gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, bu olayın takipçisi olacağını da vurguladı.

Konuşmasında AB İlerleme Raporu'na da değinen Kılıçdaroğlu, Hükümetin 'raporda eleştiri yer almasın' diye kulis yaptığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, ''Aklı evvel birisi, 'ben bu raporu çöp sepetine atacağım'...Düzeye bakın. Sen önce kendine bir sor bakalım 'bu adamlar bu raporu niye yazdılar' diye. Biliyorum, aklından şu geçiyor, 'Ah bu raporu yazanlar Türkiye'de olsaydı, biz şimdi onları Silivri'ye gönderirdik'...'' dedi. aa
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler