YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu
Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu
Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu
06 Mayıs 2008 / 12:16 Güncelleme: 06 Mayıs 2008 / 00:00

"Üzülerek sözlüyorum ki siyasi hesapları ve kişisel menfaatlerini her şeyin üstünde tutanlar ülkenin geleceğini düşünmüyor.


Onlar için ekonomi önemli değil. kazanımlar önemli değil. Millet ve devletin güç birliği ünemli değil. Onların hedefi hükümeti zaafa uğratmak. Başarısı göstermek. Biz toplumun menfaatini düşünüyoruz. Bizler çatışmacı siyaset anlayışına karşıyız. Tüm Türkiye'yi kucaklayan siyaset anlayışımız sürecek. Sivas'ın ötesine geçemeyenler Türkiye'yi kucaklıyoruz diyemez. Devlet millet kaynaşmasını sadece AK Parti kadroları sağlamıştır. Biz Türkiye'nin bir bütün olarak kalkınabilerceğine inanıyoruz.


1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü 58 ilimizde kutladık. Kısmen Ankara'da ve İstanbul'da yaşananlar günün anlamına ters düşen bir durum yaşanmıştır. 1 Mayıs ile ilgili bir izin sorunu yaşanmamıştır. Yasalarla belirtilen kutlama alanlarında kutlama yapmak isteyenlere her türlü kolaylık sağlanmıştır. Ben istediğim yerde istediğimi yaparım mantığı legal kuruluşların, demokratik kuruluşların amacı olamaz. Bu anlayış yeraltı örgütlerinin işidir. Bunu bir tespit olarak söylüyorum. Emrivakilere gereksiz gerilimlere sebep oldu. İstanbul'da yaşananlar 1 Mayıs'ın hukukuna aykırı olmuştur. Halaylarla kutlanan 1 Mayıs çatışmalarla kutlandı. 1 Mayıs'ı istismar etmeye çalışan gruplar var, felaket tellalları var. Taş ve sopalarla çatışmaya gelenlerin çoğu işçi ve emekçi değildir. Güvenlik güçlerine taş fırlatanlar, camı çerçeveyi indiren, molotof kokteyli atanların arasında işçiler yoktu. Ankara'da da legal örgütlerin arasına karışan illegal örgütler vardı. Ne hale getirdiler Sıhhiye'yi gördünüz. Kavga gürültü yoksa AKP yanlısı, kavga gürültü varsa onlar AKP karşıtı demek ki. İzmir'de niye yoktu, Van'da niye yoktu? Oralarda birşey olmadı. İstanbul halkının günlük yaşantısını olumsuz etkileyerek propogandalarını yapmak için bu yola başvurdular. Maalesef... Düşünün Bakan arkadaşlarım sendikaların yöneticileriyle görüştü. Benimle de görüştüler.


Bu zamana kadar onlarla 1 Mayıs için başka bir Başbakan görüşmemiştir. İlk kez bir Başbakan onlarla görüştü. Rica ettim, Taksim meydanına çiçeğinizi koyun 100-200 kişiyle. Sonrasında Çağlayan'da, Kazlıçeşme'de mitinginizi ilan edin. Fatura polise kesildi.  Sendikalar 300-500 kişi toplayabildi, taş atanlar emekçi kardeşlerimiz değidi Polis evladımız değil mi kardeşlerimiz değil mi? Nedir polise olan bu düşmanlık? Hatalar olabilir ama böyle bir süreç başladığında ne yazık ki bazı şeyler iradeden çıkıyor. Her zaman yaptıkları şey bu bundan sonra da yapacakları iş bu. Gerekli araştırma ve soruşturmalar yapılıyor. Yasaları zorlamak suretiyle kamu düzenini bozmaya yönelik bir adımdır 1 Mayıs olayları. Dürüst olanlar Çağlayan'a gitti.


Devletin belli bir kesimi korumak gibi bir amacı yoktur. Devlet hukuku korur, vatandaşın güvence emniyetini korur. 1977 ve sonrasındaki 1 Mayıslarda meydana gelen olaylar derin hafızamızda yer etmiştir. 1 Mayıs'ı normalleştirmek için elimizdeki fırsatı heba ettik. Böyle bir sendikal anlayış yoktur dünyada. Dünyada sendikal anlayış barışçıl bir çerçevededir. Bizdekilerin bazıları eylemlerin faturasını hükümete kesiyor. Çağ dışı anlayış eskide kaldı."


"Çalışma hayatını ilgilendiren yasaları kararlılıkla çıkardık. Sosyal güvenlikte devrim niteliğinde reformlar yaptık. Hastene önünde kuyruklar sona erdi. İşçiye 13.5 katrilyon ödedik. Bunları yaptığımız için mi işçinin karşısındayız? 227 bin geçici işçimizi daimi kadrolara almak üzere sorunları çözen iktidar mı işçilere karşı?"


 




 


 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler