YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: "Çok çirkin buldum, ayıptır"
Cumhurbaşkanı Revep Tayyip Erdoğan, Gaziantep'te büyükşehir belediyesince organize edilen STK temsilcilerinin bulunduğu yemeğe katıldı.
Erdoğan: "Çok çirkin buldum, ayıptır"
07 Mart 2015 / 22:50 Güncelleme: 07 Mart 2015 / 22:55

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünlerde gündeme bir şey geldi, gerçekten rahatsız olmadım da diyemem. Bir, iki parti veya üç parti neyse kendilerinin kapatılmasına yönelik bazı operasyonların olduğundan bahsediyorlar. Çok çirkin buldum, ayıptır" diyerek, Parlamento'daki partilere "parti kapatılmasını engelleyecek düzenleme yapma" çağrısında bulundu.

Erdoğan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği yemekte yaptığı konuşmaya, 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine verilen desteğe teşekkür ederek başladı.

Cumhurbaşkanlığına aday olduğunda "Oturan, sadece evrak imzalayan bir cumhurbaşkanı olmayacağım" dediğini anımsatan Erdoğan, milletin kendisine layık gördüğü her oyun hakkını vermenin, Cumhurbaşkanı olarak kendisinin en başta gelen görevi olduğunu, bu sözü yerine getirerek illeri ziyaret ettiğini, toplu açılış törenlerine katıldığını, milletle kucaklaştığını ifade etti.

İllerde sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileri, kanaat önderleri ve bilim insanlarıyla bir araya geldiğini, sorunları ve çözüm için neler yapılabileceğini konuştuğunu kaydeden Erdoğan, "Eğer bu ülkede yöneten yönetilen bir araya gelmez, birbirinden kopuk olursa netice almak da mümkün olmayacaktır" dedi.

Erdoğan, verdiği söze uygun şekilde bundan sonra da milletin içinde olmayı, sorunları, sıkıntıları dinlemeyi, icraatları takip etmeyi sürdüreceğini vurguladı.

Sivil toplumun "demokrasi, çok seslilik, çok kültürlülük ve çoğulculuk" anlamına geldiğini söyleyen Erdoğan, siyasi partilerin de sivil toplum örgütlerinin farklı teşkilatlanmış bir yapısı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'de kendisini ifade etmek, fikirlerini, inançlarını duyurmak isteyen herkes rahatlıkla bir sivil toplum kuruluşu kurabilir, bir derneğe, vakfa üye olarak faaliyetlerde bulunabilir. Herhangi bir siyasi partide üye olarak faaliyetlerde bulunabilir. Sivil toplum kuruluşları özgürlüklerin, demokrasinin olduğu ortamlarda, ülkelerde gelişir. Türkiye bugün sivil toplum kuruluşları bakımından tarihinin en zengin dönemini yaşıyor" diye konuştu..

"Hatta içimizden bazıları da..."

"Bugünlerde gündeme bir şey geldi, gerçekten rahatsız olmadım da diyemem. O da şu, bir, iki parti veya üç parti, neyse, kendilerinin kapatılmasına yönelik bazı operasyonların olduğundan bahsediyorlar. Çok çirkin buldum, ayıptır" ifadelerini kullanan Erdoğan, 2010'da Parlamento'da siyasi partilerin kapatılmamasına yönelik anayasa değişikliği yapmak istediklerini hatırlattı.

Erdoğan, "O anayasa değişikliğini yapmak istediğimiz zaman birileri maalesef TBMM'yi terk etti, gittiler, o maddeyle ilgili olarak söylüyorum, hatta bizim içimizden bazıları da ihanet etti. İhanet edenler de Meclis'i terk edip, gittiler. 330'u yakalayamadığımız için partilerin kapatılmamasıyla ilgili maddeyi geçiremedik" dedi.

"Cumhurbaşkanı olarak sesleniyorum"

O madde geçseydi bugün siyasi partilerin kapatılıp kapatılmamasıyla ilgili böyle bir kargaşanın olmayacağını vurgulayan Erdoğan,şöyle devam etti:

"Ben şimdi Cumhurbaşkanı olarak sesleniyorum, diyorum ki, bu ifadeyi kullananlar lütfen buyursunlar, şu anda Parlamento'da bütün siyasi partiler ortada. Hazır mısınız bu işe, hazırsınız. Hiç uzun bir şey değil bu, üç beş maddelik bir şey. Hemen gelin birlikte siyasi partilerin kapatılmasını ortadan kaldıracak yasal bir düzenlemeyi yapın, bu işi bitirin. Ben inanıyorum ki iktidar partisi buna karşı çıkmayacaktır. Siz de gelin bu işe katkı verin, bu işi bitirin. Ama mesele o değil, seçime gidiliyor ya, yine burada alavere, dalavere. Yaptıkları iş bu. Artık bu işlere karnımız tok."

"Türkiye demokrasi bakımından en zengin döneminin keyfini çıkartıyor"

Siyasette dürüst olmak gerektiğine, dürüst olmayanların her zaman kaybetmeye mahkum olduğuna işaret eden Erdoğan, "Seçim geliyor diye, bu tür iftiralarla kalkıp iktidar partisini, iktidarı köşeye sıkıştıralım... Bunları kimse artık yutmuyor. Çünkü ben yaşadım, yaşadığım için biliyorum. Biliyorum ki bu iktidar partisi, parti kapatılmaya karşıdır, çünkü bunun bedelini ödedi. Bunun bedelini ödeyen o partinin ben genel başkanıydım" diye konuştu.  

Erdoğan, birileri ne şekilde propaganda yaparsa yapsın, ekranlarda, köşelerde, kürsülerde ne denirse densin Türkiye'nin, tarihinin en özgürlükçü, demokrasi bakımından en zengin döneminin keyfini çıkardığını, medyada, sivil toplum platformlarında, siyasi mecralarda herkesin dilediği görüşü, fikri rahatlıkla savunabildiğini söyledi.

"Bana 'diktatör' yaftası yapıştıranlar"

Burada ölçünün, faaliyetlerin Anayasa, yasa ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi ve kimsenin hakkına, hukukuna, kişisel özgürlüklerine, inancına yönelik tacizde, hakarette, saldırıda bulunulmaması olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gaziantep'ten soruyorum, ülkemizde bu şekilde faaliyet gösterdiği halde herhangi bir şekilde baskıya, hukuksuz bir eyleme maruz kalan herhangi bir birey, kurum, kuruluş var mıdır? Varsa hakkını herkesten önce ben savunacağım. Bu kadar açık söylüyorum. Velev ki şahsıma karşı olsun, bana muhalefet ediyor olsun, fark etmez.

Bana 'diktatör' yaftası yapıştıranlar veya benzer ithamlarda bulunanlar, aslında kendi gizli niyetlerini ifşa ettiler. Sen hem karşısındaki insana her türlü edep, ahlak, nezaket sınırını zorlayarak istediğin gibi hakaret edeceksin hem de 'Bu ülkede özgürlük yok' diyeceksin. Daha ne olacak? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na, Başbakanı'na hakaret ediyorsun, daha ne olacak? Sen kalk da bunu Amerika'da, Batı'da yap bakalım. Anında bütün imkanlarını belli yerlere sevk ederler, hiç bu işin şakası yok. Gülerler adama gülerler."

"Özgür insan niye maske taksın, niye kendini gizliyorsun"

Taş, sopa, molotof ve maskeyle sokakları terörize etme teşebbüsünde bulunanların, özgürlükten bahsettiğini söyleyen Erdoğan, "Bu nasıl iştir? TBMM'de maske takıyorlar ondan sonra özgürlükten bahsediyorlar. Özgür insan niye maske taksın, niye kendini gizliyorsun, saklıyorsun? 'Molotofa özgürlük' diye sokakta dolaşanlardan, Allah aşkına, demokrasi adına konuşma olabilir mi" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havai fişeklerin nerede ve niçin kullanıldığının önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Düğünde, şurada, burada ayrı mesele. Fakat bu iş öyle bir hal aldı ki hani düğünlerde Anadolu'da eskiden bol bol silah kullanılırdı, sonra insanlar ölmeye başlayınca bu yasaklanma yoluna gidildi. Çünkü o düğünlerde atılan silahlar sebebiyle ölenler oldu. Şimdi havai fişekler, maalesef farklı niyetlerle başladı ama şimdi bu iş, aynen katilin elindeki bıçağa döndü. Her zaman söylerim, bıçak doktorun elinde neşter olur hayat kurtarır ama bıçak katilin elinde can alır. Bunu birbirinden ayırmamız lazım."

Bunlara karşı etkin önlemler alınabilmesi için İç Güvenlik Paketi'nin Meclis'te görüşülmeye başlandığını ancak Genel Kurul'da kargaşa çıktığını dile getiren Erdoğan, "Sanki ülkede darbe kanunu çıkartılıyor. Böyle bir yaklaşım olabilir mi? Bir direniş, bir muhalefet... İstedikleri ne? 'Bu kanun çıkmasın.' Memleketin sokaklarını terörize etmek isteyenler ellerini kollarını istedikleri gibi sallasınlar, öyle dolaşsınlar, işte biz buna müsaade edemeyiz" dedi.

 

AA

03:12
 // e güzel
Sayın Cumhurbaşkanım çok güzel konuşma yapmış.hukuktan adaletten söz etmiş. acaba 7,5 okuyan öğrencinin hakkını elinden almak hangi hukukta var.Tbmm de mhp milletvekili Nezvat korkmazin okudugu mektup kolej ve akademide okuyan öğrenci verilerinin derdini cok iyi anlatıyor sayın cumhurbaşkanımada öyle mektuplar gelmiştir. lütfen bizi mağdur yapmasın. özellikleri kolej ve akademinin maddelerini geri gönderirse çok seviniriz.insallah mecliste olan kazayı sayın cumhurbaşkanım düzeltmesi ümidiyle......
08 Mart 2015 03:12
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler