YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: "Büyülendim, muhteşemdi"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Latin Amerika'daki gezisinden dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Küba!daki saraydan büyülendiğini ve muhteşem bir yapı olduğunu söyledi.
Erdoğan: "Büyülendim, muhteşemdi"
15 Şubat 2015 / 09:03 Güncelleme: 15 Şubat 2015 / 09:08

Erdoğan bu saraydan ne kadar çok etkilendiğini ise "bizim külliyeyi (Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı kastederek) yaptırmadan burayı görseydim bu şekilde yeşil ağaçlandırılmasını arzu ederdim, sözleriyle ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık olarak 1 haftayı bulan Kolombiya, Küba ve Meksika ziyaretinden sonra Türkiye’ye dönüş yolunda aralarında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Zahid Akman’ın da yer aldığı gazetecilere gündemle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Kolombiya, Küba ve Meksika ziyaretlerinin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkelerle yapılan ticarette ciddi manada bir artış olduğunu, buna rağmen Türkiye için bu ticaret hacminin yeterli olmadığını dile getirdi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Erdoğan: "Bunu doğru bulmuyorum"

3 ülke ve hızlı bir ziyaretti. Aklınızda kalan sizi etkileyen ne oldu?

Özellikle Sayın Santos (Kolombiya Devlet Başkanı) sempatik ve Türkiye ile Kolombiya arasında birşey yapalım gayreti içinde olan bir insan. Bizim tabi burada en çok etkilendiğimiz bizim dış ticaret hacmimizin maalesef kömür ağırlıklı olması. Maalesef diyorum. Kömür almamız nedeniyle dış ticaret hacminin ağırlığı olmuş. Bu da yaklaşık 700–800 milyon dolar kömürü ithal ediyoruz bu ülkeden demek. Ama ben bunu doğru bulmuyorum. Kolombiya’dan alınan kömürün kalografik değeri yüksek olabilir ama biz kendi ülkemizin kömürünü kullanmalıyız. Bizim kömürümüzün kalografik değeri düşük olsada bizim kömürü kullanmalıyız. Tabi Küba farklı. İkili görüşmelerde çok çok önemli anılar var. Bazı arkadaşlar not tuttu.

Küba’da ‘one minute’ ile biliniyorsunuz. Bu çıkışınız nasıl bulunuyor bu ülkelerde?

Meksika Devlet Başkanı Nyeto ile bu konuları konuştuk. Örneğin dünya 5’ten büyüktür sözünü söylediğimde Nyeto bunu onayladığını ifade etti. Bu arada biliyorsunuz Meksika’nın yüzde 80 ihracatı Amerika’ya. Bu arada Nyeto’nun başkanlığına Amerika destek olmuştu.

Erdoğan: "Ben de anlamadım"

Bu arada benim de Obama’yla ilk göreve geldiği dönemde aram çok iyiydi. Hatta biliyorsunuz bizi beyaz ev denilen yerde ailecek ağırladılar. Orada bire bir toplantılar yaptık. Bütün bu görüşmelerden sonra baktık mesele anlayamadığım şekilde farklı gelişmeye başladı.

ABD ve Obama'ya sitem

Obama’ya çıkışınızın gerekçesi neydi. Kimileri bunu sert bir açıklama olarak niteledi. Size gelen bir bilgi üzerine mi böyle bir açıklama yaptınız?

Olaydan haberim vardı. Obama’ya yönelik sertti yumuşaktı derseniz bilmem. O sizin takdiriniz. Ama bir olay olduysa benim muhatabım o ülkenin başkanıdır. Sonrasında yardımcısına da seslendim. Bu olmaz. Mesela bu ülkede değil de bizim ülkemizde olsaydı sessiz kalmazdık. Örnekleri var: Mesela büyükelçilik saldırısında biz tüm açıklamaları yaptık. DHKP-C ile ilgili araştırmalarımızı ve olayın detaylarını araştırdık. Tüm bilgileri de ABD ile paylaştık. Stratejik müttefiklik bunu gerektirir. Biz de kendilerinden aynı şeyi bekliyoruz.

"Bir şey demeyecek miyiz?"

Bir şey daha söyleyeyim. Mesela Ukrayna meselesi. Bunu Sayın Putin ile de bir kaç kez görüştüm. Ülkede 5-6 bin kişi öldü biliyorsunuz. Görüşmeler yapıyorlar, müzakereler yapıyorlar, gidiyorlar geliyorlar yine Ukrayna’yı konuşuyorlar. Suriye'de 350 bin kişi öldü.  Bu nedir diye sormayacak mıyız? Hala Esed’le devam etme fikrindeler. Bir şey demeyecek miyiz?

Erdoğan: "Kimin eli kimin cebinde belli değil"

Ukrayna için gösterdikleri hassasiyeti aynen Suriye için de bekliyoruz, Mısır’da da bekliyoruz. Mısır da darbe oldu bu ülkeler bu darbecileri desteklediler. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bunları konuştuğunuzda yalnız kalıyorsunuz. Ama bu durum halklar nezdinde değil. Halklar nezdinde olunca karşılığını buluyor.

Kolombiya ve Meskika'dan 'Paralel Yapı' hassasiyeti

Dünya imamları meselesi. Star gazetesinde yayınlandı. Ne diyeceksiniz?

Bu paralel örgütü Kolombiya ve Meksika başkanlarına anlattım. Meksika başkanı “ben bilmiyordum” dedi. Anlatılınca hemen bilgileri istedi. Anlattık orada verdik ama ayrıca büyükelçilik ve dışişleri kanalıyla tüm bilgileri de vereceğiz. Cevapları şu oldu: "Türkiye Cumhuriyetine karşı yapılanları kendimize yapılmış gibi alırız. Türkiye’ye karşı olanlar bize karşı olmuşlardır." Nyeto bu meseleyi ayrıntılı bilmiyor ama yanındaki elemanlarından bilenler vardı. Ona söylediler.

Küba’ya ziyaretinizde buraya Türk eli değmeli dediniz. Bununla ilgili olarak ne gibi bir çalışma yapılacak?

Eski Havana’yı gezdiğimizde oranın mimarisini yapan zatla da görüştük. Türkiye’ye de gelecek. Tabi yukarıdan bakınca eski Havana muhteşem. Ama bunu geleceğe taşımanız mümkün. Sayın Castro ile de görüştüm. Orada işler yavaş yürüyor tabi. Rakamlar da baktığımızda kişi başına düşen milli gelirlerinin 13 bin dolar olduğunu görüyoruz ama uygulamada sanki böyle değil.

Ama doktor meselesinde sanırım 60-70 bin doktor ülke dışında. Bizim sağlık bakanımızla da görüşeceğim dönüşte. Olmazsa oradan doktor ithal edelim. Gelsinler bizde çalışsınlar. Mevzuat belki uygun değil ama ona uygun hale getirelim. Faydalanalım bu durumdan. Madem iyiler bize de faydası olsun. Mehmet Müezzinoğlu Bey’le bir tıp merkezi üzerinde çalışıyor. Bunu Küba ile paylaşabiliriz. Ortak çalışılabilir.  Sağlıkta bazı sorunlar var. Yetiştirmek üzere gönderdiğimiz gelmiyor. Bunu da halletmeliyiz.

"Küba'daki saray beni büyüledi"

Meksika Başkanlık Sarayı 500 yıllık. Muhteşem bir eser.

Hadi Meksika’nın mali gücü var. 500 yıl önce de varmış demek ki yapmışlar. Küba’ya bakın. Küba sosyalizmden geliyor. Küba’daki saray beni adeta büyüledi. Beton yığınının içine girmiyorsunuz mesela. Küba’daki saray muhteşemdi. Yürürken mesela duvarların arasından geçmiyorsunuz. Ağaçların, dalların ormanların arasından geçiyorsunuz. Sanırım oraya harcanan rakam bizim Cumhurbaşkanlığı külliyesine harcanandan daha fazladır.

Erdoğan: "Burayı önceden görseydim"

Eskiden adalet sarayıymış. O binada oturmak istemedikleri için böyle bir yer yapmışlar. Bu tabi öyle doğal filan değil. Hayli bir harcama yapılarak yapılan bir mimariden bahsediyorum. Bizim külliyeyi yaptırmadan burayı görseydim bu şekilde yeşil ağaçlandırılmasını arzu ederdim. Her şey doğal. Ağaçlar sonradan yerleştirilmemiş.

"Yıldız Sarayı da olabilir"

Bahsettiğiniz yerler eski yerleşim olan kentler. Ankara eski yerleşimi olan bir kent olmadığı için ne yaptırırsanız yaptırın yeni olacak. Mesela İstanbul bu konuda düşünülemez mi? Saraylar bu şekilde kullanılamaz mı? Başkent bu anlamda değişmeli mi?

Mesela Dolmabahçe Sarayı ile ilgili düşündük bu anlamda. Mimar çalıştı. Orada kaymakamlık binası vardı. Yıktırdık. Çünkü sonradan yapılan bir yerdi. Müzeye yer verdik. Kafeteryalar filan vardı. Kaldırdık oraları. Düzenledik. Başbakanlık Ofisi olarak kullanıldı. Beylerbeyi Sarayı’nı da aynı şekilde düzenledik. Tabi Dolmabahçe için bu yapılabilir miydi? Olmayabilirdi. Ama mesela Yıldız Sarayı olabilir mi diyorlar?  Olabilir. Cumhurbaşkanın kabullerini ağırladığı bir yer olabilir.

Çözüm süreci ile ilgili bir kaç güne kadar silah bırakma olacağı yönünde bilgiler var.

Doğrusu bu açıklamayı Cuma günü bekliyordum. Olmadı. Doğrusu dün bugün böyle bir açıklama gelebilir. Ama biliyorsunuz uygulama önemlidir. Geçen Nevruz’da da yaptılar açıklamayı ama uygulamadılar. Biliyorsunuz Habur’u da açtığımızda biz barış ve kardeşlik için yapmıştık bunu onlar bunu şova çevirip lehlerine kullanmak istediler. Bunu uygulamada göstermeleri lazım tüm Türkiye’nin bu kardeşliğe birlikteliğe ihtiyacı var. Bu başarılırsa bunun huzuru tüm Türkiye’yi etkiler. 78 milyon bu huzurdan nasibini alır.

 

HABER7

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler