YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Bedeli ne olursa olsun
Başbakan Erdoğan ulusa sesleniş konuşmasında, 'demokratik açılım' sürecine vurgu yaptı. 'Bu projeyi halkımızla bütünleşerek sürdüreceğiz. İnsanlarımız arasında yıkılan gönül köprüleri varsa, bunları yeniden inşa edeceğiz.'' dedi.
Erdoğan: Bedeli ne olursa olsun
31 Ekim 2009 / 21:30 Güncelleme: 31 Ekim 2009 / 21:31

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye kayıp yıllarına yenilerini eklemesin, daha fazla can, daha fazla kan kaybetmesin diye çaba gösterdiklerini belirterek, ''İşte onun için milli birlik projesiyle demokratik açılım sürecini sürdürüyoruz. Buna perde çekenler, perde koyanlar var. Onu da gidermek için olayı milletin vekillerinin olduğu yere taşıyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne'' dedi.

Başbakan Erdoğan, televizyonlardan yayımlanan ''Ulusa Sesleniş'' konuşmasında bütün çocukların ülkeleriyle gurur duymasını, geleceğe aynı umut ve heyecanla bakmasını istediklerini belirtti.

Ülke kaynaklarının mutlu ve müreffeh bir geleceğin inşası için kullanılmasını istediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: ''Eksik olan neyse birlikte bulalım, tamamlayalım istiyoruz. Yanlış olan neyse irademizi koyalım, düzeltelim diyoruz. Bu ağır tecrübenin muhasebesini hep birlikte yapalım, Türkiye'nin önünü açalım diyoruz. Türkiye, kayıp yıllarına yenilerini eklemesin, daha fazla can, daha fazla kan kaybetmesin diyoruz. İşte onun için Milli Birlik projesiyle demokratik açılım sürecini sürdürüyoruz.İnsanlarımız arasında yıkılan gönül köprüleri varsa, bunları yeniden inşa edeceğiz. Bu ülke hepimizin, bu ülkeyi huzura kavuşturmak, bu ülkeyi barışa kavuşturmak hepimizin boynunun borcudur. Hükümet olarak biz bir adım attık, bedeli ne olursa olsun kararlılıkla sonuna kadar gideceğiz. Ancak bu sürecin başarısı için herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Bu ülkenin siyasetçileri de aydınları da bilim insanları da sanatçıları da kanaat önderleri de sivil toplum öncüleri de üstlerine düşeni yapacaklar. Yapanlar var, bu açılıma samimiyetle sahip çıkanlar, açık yüreklilikle bu memleket meselesine katkı yapanlar var.'' 
 
 ''HÜKÜMET ADIMINI ATTI''

 
 Erdoğan, sürece katkıda bulunanlara, şükranlarını, kendisi ve millet adına teşekkürlerini ileterek, ''Ama yapmayanlar da var maalesef. Bu ülke meselesine layıkıyla sahip çıkmayanlar da var. Ortada bir sorun var mı kardeşim, var. Öyle ise bu sorun için, bunun ortadan kaldırılması için sadece hükümet mi çalışacak. Hükümetin dışında buna katkıda bulunması gerekenler olmayacak mı?'' diye konuştu.

Hükümetin gerekli adımı attığını, koordinatör bakanı tayin ettiğini, siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, akademisyenlerle, medya temsilcileriyle, bu alanda söyleyecek sözü olan her kesimle görüşme gayreti içerisinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Ama bir de buna perde çekenler, perde koyanlar var. İşte onu da gidermek için olayı milletin vekillerinin olduğu yere taşıyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne. Ne olursa olsun orada da adımımızı atacağız, söyleyecek sözü olanlar varsa onlarda orada söylesinler, çünkü ondan sonra süreci 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında sürdüreceğiz, halkımızla bütünleşerek sürdüreceğiz.'' 
 
''SÜRECİ PROVOKE, TAHRİK ETMEYE YELTENENLER DE VAR'' 

 
''Tabii ki daha da üzücü olan bu birlik beraberlik açılımını kösteklemeye, aklıselimi ortadan kaldırmaya, hatta süreci provoke etmeye, tahrik etmeye yeltenenler de var. Maalesef yaptıklarıyla, hal ve tavırlarıyla, söyledikleriyle bu süreci baltalayanlar da var'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İşi şova dökenler, bu ülkenin yıllar yılı yaşadığı acıları istismar edenler; öfkeleri, nefretleri, ön yargıları kışkırtanlar da var. Herkesi aklıselim çerçevesinde hareket etmeye, sağduyulu davranmaya, bilinçli olmaya davet ediyorum. Türkiye meselelerinin üstüne cesaretle gidemediği için hem çok vakit kaybetti, hem de çok ağır bedeller ödedi. Türkiye, nice nesillerini, çözülmeyen, çözülemeyen bu kronik meselelerine kurban etti. Ülkemizin kalkınması, refahı, ilerlemesi için gayret göstermesi gereken nice neslimiz, bu sıkıntıların cenderesinde zayi olup gitti. Onları dünya gerçekleriyle ve Türkiye'nin ihtiyaçlarıyla uyumlu biçimde yetiştirip ülke hizmetine kazandırabilseydik bugün ülke olarak çok başka yerlerde olabilirdik. Artık boşa harcanacak tek bir günümüzün, feda edilecek tek bir insanımızın olmadığını kavramak durumundayız.'' 
 
 ''ÇOCUKLARI EN İYİ ŞARTLARDA YETİŞTİREREK''
 
 Çocukları en iyi şartlarda yetiştirerek, ülkenin yarınlarına hazırlanması gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: ''Bunu başarabilirsek, Türkiye'nin geleceğine en büyük yatırımı yapmış oluruz. Çocuklarımızı en iyi şartlarda yetiştirerek, ülkemizin yarınlarına hazırlamalıyız. Bunu başarabilirsek, Türkiye'nin geleceğine en büyük yatırımı yapmış oluruz. Bakınız bu ay, üniversitelerimizde 2009-2010 akademik yılı, törenlerle başladı. Yıldız Teknik Üniversitesinin, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin ve Erzurum Atatürk Üniversitesinin açılış törenlerine bizzat katılarak bu gerçeği bir kere daha yakinen müşahede ettim. İzmir 9 Eylülde de bunu gördüm. Bizim çocuklarımız, bizim gençlerimiz, bu ülkenin geleceğinden umutlu olmamız için gereken her türlü haslete fazlasıyla sahipler. Yeter ki biz onlara huzurlu ve istikrarlı bir Türkiye sunabilelim. Yeter ki onlara gerekli olan imkanları ve altyapıyı sağlayabilelim. Göreve geldiğimiz günden bu yana, bu ülkenin, üniversitesiz tek bir şehri kalmasın diye ısrarla gayret göstermemizin nedeni işte budur. Gençlerimizin önüne, daha bilgili, daha donanımlı, daha özgür, daha özgüvenli şahsiyetler haline gelebilecekleri imkanları koyabilirsek, bugün uğraştığımız sorunların hiçbiriyle gelecekte uğraşmayız. Unutmayın 10 öğrenciden birinin üniversiteye girebildiği günlerden hamdolsun bu günlere geldik. Artık şimdi bu oran çok daha fazlasıyla yükselmiş vaziyette, çok mesafe aldık. Artık iller arasında üniversiteye girme için göç oranları düştü.'' 

''YENİ NESİLLER BİZLERE KAYIP YILLARIMIZI UNUTTURACAK''
 
 ''Artık ben kendi ilimdeki üniversitede okuyacağım' diyen gençlerin oranı yükselmeye başladığına vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: ''2003 yılından bu yana 41'i devlet, 22'si vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 63 yeni üniversite kurduk. Bugün ülkemizin 94'ü devlet, 45'i vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 139 üniversitesi var. Daha da önemlisi üniversitesi olmayan tek bir şehrimiz kalmadı, 81 vilayetimizin tamamı üniversiteye kavuştu. Bu gelişme hem bizi çok mutlu ediyor hem de ülkemizin geleceğine olan inancımızı daha da pekiştiriyor. Bundan 10 yıl önce 15 yıl önce Hakkari'de üniversite olacak, Tunceli'de Üniversite olacak denseydi acaba kim inanırdı, Ağrı'da üniversite olacak denseydi, Ardahan'da Üniversite olacak denseydi kim inanırdı, ama bakın şimdi bu illerimizde artık üniversite var. İnanıyoruz ki bu yeni nesiller Türkiye'nin önümüzdeki yıllarını kazanç yıllarına dönüştürecek, bizlere kayıp yıllarımızı unutturacaklar.''

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler