YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erandaç: Partili başkanlık yeni uygulanmak istenen bir sistem değil
Türkiye'nin Seçimi programında konuşan Bülent Erandaç, tartışılan başkanlık sistemini tarihi perspektiften ele alarak, partili başkanlığın bugün, yeni ortaya çıkmış bir sistem olmadığını da dikkat çekti.
Erandaç: Partili başkanlık yeni uygulanmak istenen bir sistem değil
01 Haziran 2016 / 03:00 Güncelleme: 01 Haziran 2016 / 05:58

Kanal A'da yayınlanan Fatin Dağıstanlı'nın sunduğu 'Türkiye'nin Seçimi' programına konuk olan Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ana Bilim Başkanı Hasan Tahsin Fendoğlu, Takvim Gazetesi yazarı Bülent Erandaç ve gazeteci-yazar Çetin Erçetin tartışılan başkanlık sistemini tarihi bir çerçevede değerlendirdiler.

İşte Bülent Erandaç'ın konuşmasından satırbaşları:

Partili Başkanlık yeni uygulanmak istenen bir sistem değil

Partili başkanlık, Türk milletinin ruhuna en uygun olan sistemdir. Orta Asya'dan bu yana baktığımız zaman hanlar, hakanlar, hükümdarlar, padişahlar ve bugünkü döneme kadar gelen sistemdir bu. O bakımdan 10 Ağustos 2014'te cumhurbaşkanını Türk milleti ilk defa seçtiği andan itibaren partili başkanlık zaten gelmişti.

Demirel'de bir partili başkandı. Karışmıyor gibi göründü. Özal'da bir partili başkandı. Anavatan Partisi'nin lideri Çankaya'da. Doğruyol Partisi'nin lideri Süleyman Demirel Çankaya'da. Oraya geçtiler diye ilgilenmediler mi? Süleyman Demirel ilgilenmemeyi bırak Doğruyol Partisi'ni bölen 50 tane milletvekilini istifa ettirip 28 Şubat hükümetini Mesut Yılmaz'a kurduran bir cumhurbaşkanı. Particiliği de bırak direk partinin içine girmiş. Çankaya'dan, Doğruyol Partisi'nin 50 tane milletvekili istifa ettirilmiş..

Rahmetli Erbakan, Tansu Hanımı bırakıyor ve imzaları veriyor. Refah Partisi'nin bütün milletvekilleri imza atıyor, Tansu Çiller'in başbakanlığını destekleyeceğiz diye. Doğruyol Partisi milletvekilleri de destekliyor. Bu listeyi Tansu Çiller götürüyor, götürdüğü zaman Süleyman Demirel'e veriyor. Diyor ki, bakın arkamda 294 tane milletvekili var benim, imzaları var. 

Süleyman Demirel'de bunun üzerine, 'Öyle mi acaba bütün milletvekilleri imza verdiler mi sana, emin misin?' diye soruyor. 50 tane milletvekilini, kimisini baskıyla ayrılıyorlar sonra Demokrat Türkiye Partisi'ni kuruyorlar, oradan Mesut Yılmaz'ı, bir darbe 28 Şubat'ta getiriyorlar. 

Partiliyi bırak, cumhurbaşkanlığı partilerin içine girmiş, partileri bölmüş, böyle bir dönem yaşamış Türkiye. Bunları unutmuşuz. CHP lideri çıkıyor, 'Bizim üzerimizden geçmeden yapamazsınız' diye konuşuyor. 

İsmet Paşa 30 sene diktatördü. Ona niye laf etmiyorsun? 1960 darbesinde İsmet Paşa'nın en büyük rolü vardır. Son bir cümlesi vardır, 'Sizi ben bile kurtaramam'.

Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanmaya çalışılıyor

Darbecilerle, cuntacılarla sinyaller var. Türkiye'yi ayarlamışlar 27 Mayıs ihtilaline götürüyorlar. 3 seçim kazanmış bir iktidarı bıraksalar 4. seçimi de kazanacak. Aynısını Tayyip beye de yapmaya çalıştılar, yapamadılar 4. seçimi kazandı. 

27 Mayısla paralel bunlar. 27 Mayıs, balyozla, ergenekonla denendi. Mahkemeler bugün diyor ki, ergenekonla ilgili beratlar veriliyor balyozla. Bunların olmadığına delil mi bunlar. Balyozun bir darbe düşüncesinde olduğunu generaller konuşuyor. Ben hepsini tek tek dinledim. Bir general diyor ki, 'İstanbul'a çökeceğim diyor, sen kimsin?' Darbe planlıyorlar, yapacaklar. Neymiş jenerik senaryoymuş. Darbe yapmak üzerine bir jenerik senaryo olmaz!

Bugün işte Efes 2016. Muhtemel bir devletin işgalinde o olay olduğu anda müdahale edilecek. Jenerik senaryo mu diyorsunuz, jenerik senaryo işte böyle yapılır!

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler