23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın152,262
  • BIST107.303
  • Dolar3,7180
  • Euro4,3662
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,9007
  • İstanbul21 °C
  • Ankara21 °C
  • İzmir22 °C
  • Konya22 °C
  • Adana27 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır23 °C
  • Bursa26 °C
  • Kayseri22 °C
  • Kocaeli22 °C
  • Şanlıurfa24 °C
  • Gaziantep23 °C
  • İçel25 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"En büyük kötülük budur"
BDP vekili Hasip Kaplan, batı illerinde daha fazla örgütlenme çalışamaları çerçevesinde Antalya'ya gitti. Bir basın toplantısı yapan Kaplan, Kürtlerin hiçbir şekilde Türkiye'den ayrılmayacaklarını ifade etti.
"En büyük kötülük budur"
11 Temmuz 2010 / 14:32 Güncelleme: 11 Temmuz 2010 / 14:38
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''Türkiye'de tartışılmayacak bir şey varsa, o da bu ülkenin birliği ve bütünlüğüdür'' dedi.Hasip Kaplan, Parti Meclisi'nde aldıkları Batı illerinde ve Büyükşehirlerde daha fazla örgütlenme çalışmaları kapsamında geldiği Antalya'da basın toplantısı düzenledi. Antalya Kültür Merkezi yanındaki kafeteryada düzenlenen basın toplantısında, 12 Eylülde yapılacak referandumu boykot edeceklerini kaydeden Kaplan, referandumda ''evet ya da hayır'' oyu vermenin 12 Eylül Anayasasının ömrünü uzatacağını savundu.AK Parti'nin Anayasa değişikliği ile 12 Eylül Anayasasına ''serum verdiğini'' öne süren Kaplan, ''AK Parti, 12 Eylül Anayasasına serum vererek ömrünü uzatıyor. Bu değişiklik en az 10 yıl, 20 yıl yeni bir Anayasa talebini öteler. Bu, ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Onun için yeni bir Anayasa için referandumu boykot ediyoruz'' dedi.Medyada geçen hafta ''Türk ve Kürt halklarının birlikte yaşamasına'' ilişkin tartışmaların hatırlatılması üzerine Kaplan, Kürtler'in Türkiye'den ''hiçbir yerde hiçbir şekilde'' ayrılmak istemediklerini söyledi.Kaplan, şöyle devam etti:''(Türkiye'de Kürtler ayrılmayı konuşmalıdır) denmesi, bu halka, bin yıllık tarihimize, Çanakkale'de, Dumlupınar'da yan yana yatan şehitlerimize yapılacak en büyük saygısızlıktır. Bu, Hitler'in soykırım tezleriyle aynı gördüğüm son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. Türkiye'de tartışılmayacak bir şey varsa o da bu ülkenin birliği ve bütünlüğüdür. Bu ülkede hiç kimsenin Kürt ve Türklerin ayrılmasını tartışmak haddine değildir. Böyle bir tartışmayı açma hakkı da yoktur. Bu, düşünce özgürlüğü kapsamında, ifade hürriyeti kapsamında da asla görülemez. Bir örnek vereyim: Başbakan bir istatistik yaptırsa, kaç milyon insanımızın Türk, Kürt, Çerkez ve Arap ile evlendiğini görür. Bunların çocuklarını nasıl ayıracaklar. Ben Kürtüm. Benim eşim Türk. Benim çocuklarımı, Sayın Özkök (Ertuğrul Özkök) nasıl ayıracak, kimi nereye koyacak bakayım. Yoksa iki çocuğum var, birini Şırnak'a birini de Kırklareli'ne mi bırakacak. Böyle bir yaklaşım olabilir mi?Medyanın tepesinde olanlar, bu kadar sorumsuz davranma hakkına sahip değildirler diye düşünüyorum. Burada bir tek şeyin konuşulması gerekiyor: Yangını nasıl söndürürüz, kardeşliği ve barışı nasıl sağlarız? Medya ayrılmayı değil, birlikte yaşamayı, diktatörlüğü değil, demokrasiyi, hukuksuzluğu değil, insan haklarını tartışmaya açmalıdır.''AA
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler