YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Emine Ülker Tarhan'dan çarpıcı açıklamalar
Emine Ülker Tarhan, Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, "Noter senediyle halkı ikna etmeye çalışıyorsanız inandırıcılığınız yok demektir" dedi. Tarhan seçim ittifakı konusunda ise Türkiye'nin geleceği için herkesle görüşeceğini söyledi.
Emine Ülker Tarhan'dan çarpıcı açıklamalar
25 Mart 2015 / 10:00 Güncelleme: 25 Mart 2015 / 10:39

Kanal A'da yayınlanan Türkiye'nin Seçimi'nde Fatin Dağıstanlı'nın konuğu olan Anadolu Partisi Genel Başkanı Emine Ülker Tarhan Çözüm Süreci, PKK, CHP, seçim süreci ve Başkanlık Sistemi'ne dair önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Emine Ülker Tarhan'ın açıklamalarından satır başları;

2011 seçimlerinde neden CHP'yi tercih ettiniz?

"2010 referandumunu hatırlayın ondan öncesini de hatırlayın. Türkiye'de yargıda bir şeyler oluyordu. Aslında her yerde bir şeyler oluyordu. AKP iktidarının uygulamaları özellikle son 2007-2008 itibari ile yoğunlaşan bir baskı sürecini yaşatmaya başlamıştı bize. Yargıda bir yargıç olarak kadrolaşmanın ve sadece belli bir düşüncedeki insanların yargıç olarak mülakatlarda atanmasının ortaya çıkardığı rahatsızlık bizi YARSAV'ı kurmaya yöneltti.

2006 yılında kurduk biz onun ilk belirtileri o dönem yaşanmaktaydı. Yargı bağımsızlığına olan derin inancımla YARSAV'ın kurucularından oldum. Çünkü ben şuna inanırım; bugün de yaşadığımız kabus bize bunu gösteriyor ki, Yargı hiç kimsenin tembihinde ve kontrolünde olmamalıdır. Bir yargıcı yargıç yapan en önemli özellik şudur; "Kendini seçen iradeden dahi bağımsız düşünebilme ve karar verme özgürlüğü ve yeteneğidir." Biz yargıçlığı öyle belledik öyle öğrendik. O yüzden de 2010 referandumunda özellikle yargıya yapılan müdahalelerin yeterli olmadığı, "Yargı bize ciğerlerimize kadar kan ağlatıyor. İşte yapılan özelleştirme ve ihalelere engel oluyor" kaygısıyla ve daha rahat hareket etmek için bu ülkeyi bugünlere mahkum ettiler ne yazık ki.

O gün iş başa düştü. Mücadele etme gereği doğdu. Referandumda yer alan birkaç iyi söylemle Yargı doğrudan yürütmenin güdümüne sokuldu. O dönemde yargı içindeki unsurların bilinçli olarak belli makamlara ve anahtar pozisyonlara, kilit pozisyonlara taşınmasına hem göz yumuldu hem yardımcı olundu, birlikte hareket edildi. Ve arkasından HSYK'nın yapısının değişmesi ile doğrudan belli bir yapının güdümüne verildi. Bir araç gibi bir kamçı gibi...

Toplum mühendisliğinde, birilerini susturmak, muhalefeti susturmak için, insanları cezaevine atmak ve yargısız infazlar gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanılmaya başlandı. Bir yargıç olarak üzerimizde olan baskı nedeni ile sözünüzü söyletme, düşüncenizi ifade etme alanı kalmamıştı. Siyaset belki bu ülke için mücadelede yeni bir yol olabilirdi. O dönemde CHP hayır cephesindeydi ve bende bunu doğru buluyordum."

AKP'nin kadrosu olmadığı için Gülen Örgütü'ne teslim etmiş olabilir

"Bakın bunun Fethullah Gülen örgütü... Çok açık o dönem belli ki AKP'nin kadroları yoktu. Yargıda yeterli kadroları olmadığı için Gülen Hareketi'ne teslim etmiş olabilir. Öyledir. Ancak burada Gülen Hareketi'nin suçu var ama AKP'nin yok gibi bir yere gitmeyelim. Ve garip bir koruma duygusu içinde olmayalım hiçbir farkı yok bence."

Ben dünyaya hep Sol'dan baktım

"Ben dünyaya hep Sol'dan baktım. Ama sadece Sol'a bakmadım. Sol'dan her yere bakmayı ve görmeyi tercih ettim. Devrimci ruhu her zaman hissettim. Çürümüş, eskimiş, kötü, hiçbir yararı olmayan ve halkın gündeminde olmayan eskimiş her şeyin kesilip atılması ve yenilenmesi gerektiğini düşündüm.

Anadolu Partisi'nin çizgisi nedir?

"Devrimciyiz, demokratız ama en önemlisi biz Cumhuriyetçiyiz. Kendimizi öyle tanımlıyoruz. Cumhuriyet değerlerinin giderek aşındığını düşünüyoruz. Ve buna karşı özellikle sınırlarımızdaki tehlikeler, IŞİD tehlikesi, kadın erkek eşitliği, eşit yurttaşlık, çağdaş değerler bunlara ilişkin tehditler hissediyoruz ve bununla mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Biz bir Türkiye partisi olmaya çalışıyoruz. Şimdi bakın Türkiye'deki temel sorun şu anda ki bunun Türkiye'ye büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bölge partileri var.ç CHP özellikle 30 Mart seçimlerinden sonra, Akdeniz kıyılarını da kaybetti ve tamamen Ege kıyıları ve Trakya'da olan bir bölgede güç sağlamış bir parti.

MHP'nin kısmen Ege ve Akdeniz'de olduğunu görüyoruz. HDP zaten bir bölge partisi etnik milliyetçilik yapan bir parti... Bir de AKP var. AKP Türkiye partisi evet Türkiye'nin her yerinde olan bir parti. Ben Türkiye'nin doğusundan batısına bütün insanların AKP'ye mahkum olmasını büyük haksızlık olarak görüyorum. Bu yüzden yeni bir Türkiye partisi doğması gerekiyor. Ve biz bunu kararlılıkla yapacağız.

Anadolu Partisi bu ihtiyaçtan doğdu, siyaset 13 yıldır sıkışmıştı. Her seçimde insanlar o tabloyu değiştiremiyordu ve milimetrik farklar oluşuyordu. Şimdi AKP'nin bir güç zehirlenmesi yaşadığını kabul edelim. İçeride yaşanan çatlaklar, o çirkin kavgalar, aslında bunun göstergesi... "

"Noter senediyle halkı ikna etmeye çalışıyorsanız inandırıcılığınız yok demektir"

"CHP benim olmasını beklediğim yer değildi. Bunu zaman geçtikçe fark ettim. Beni oraya götüren şey aslında hep söylerim bunu devrim ruhu, gelişim ruhu, yenileşme, umut vaat etmek bunlar eşit yurttaşlıklı bir partiden ve Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, Mustafa Kemal'in mirasını taşıyan bir partiden bahsediyoruz ama çok hantaldı ne yazık ki. Üretimle ilgili ciddi sorunları vardı ve hiçbir şey göründüğü gibi değildi.

İçinden çıktığım parti ile ilgili çok derin konuşmalar yapmak istemiyorum ancak bugünkü grup toplantısından size bir şeyler söyleyebilirim. Toplantıda noter taahhütnameli bir kağıt gösteriliyor. Aslında bu çok önemli bir sorun bence. Çünkü bu bana göre inandırıcılığınız yok anlamına gelir. Yani bir şeyleri belgelere senetlere bağlayarak halkı ikna etmeye çalışmanın bir sorun olduğunu düşünüyorum. Sokakta o inandırıcılık yok, küçük çocuklarda bile o güven duygusunu görmüyorsunuz. Noter senedi göstermek son derece büyük bir zaaf diye düşünüyorum. Ve gördüm ki güç zehirlenmesi yaşayan güçlü bir iktidarla ki güçlü bir muhalefet olması lazım karşısında... Ama yapılan şuydu: Ya Recep Tayyip Erdoğan ve avenesine sürekli bağırmak, masaya yumruk vurmak ki o da inandırıcı olmuyordu. Gerçeklikten uzaklaştırıyordu insanları. Düşünebiliyor musunuz? Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'a benzeyen kişiyi aday göstermek, onun isteyebileceği adayı göstermek aslında Recep Tayyip Erdoğan'ın başarısıydı."

"Türkiye'nin geleceği için herkesle görüşürüm"

"Medya önünce görüşmüyoruz ama şeffaflıkla kamuoyuna açıklanacaktır bütün görüşmeler kapalı kapılar ardından kalacak şeyler değildir. Görüşmeler devam ediyor. Sonucuna bağlı olarak sizlerde, kamuoyuda bilgi sahibi olacak. Birkaç gün önce sordular herkesle görüşür müsünüz? diye bende Türkiye'nin geleceği için herkesle görüşebileceğimi söyledim. Mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır. Ben iktidar ve muhalefet zehirlenmesinin bu ülkeye zarar verdiğini düşünüyorum."

"CHP ile görüşebilirim diye bir açıklamam olmadı"

"CHP ile görüşebilirim diye bir açıklamam olmadı. Orada galiba bir yanlış anlaşılma var. Bir kere bir icap da yok icaba davet de yok orada. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Görüştüğümüz her şey de bir teferruat olur dedim ben. Ne CHP'den böyle bir çağrı vardır. Ne bizim böyle bir talebimiz vardır. Söz konusu dahi değildir. CHP ile bir ittifak arayışımız yoktur."

"28 Şubat sürecinde tıpış tıpış karargaha giden hakimler şimdi AKP'nin hakimleri"

"28 Şubat sürecinde biz neredeydik biliyor musunuz? Ne yapıyorduk? Anlatayım mı size? O dönemde biz o tıpış tıpış brifinge giden hakimler var ya... Bir hakim beynini hiç kimseye temsil etmemeli dedim ya ben size ne cemaate, ne partiye, ne bir ideolojiye, ne askere ne polise hiç bir şeye teslim etmemeli. Yargıç böyle göğsünü gere gere ve kara kitap deriz biz ona ona göre karar vermeli. O zaman tıpış tıpış giden ve karargahlarda brifinglere tabi tutulan o hakimler var ya, biz onlara saydırıp duruyorduk dosyalarımızın başında bunu nasıl yaparlar diye... O hakimler bugün AKP'nin gayet muteber hakimleridir yüksek yargıda. Bu kadar açık söylüyorum size."

AKP ve PKK arasında pazarlık var

" AKP ve PKK arasında başkanlık ve özerklik arasında yapılan ciddi bir pazarlık var. Bunu görüyorum hissettiğim bu benim. Yanlış da olabilir ama ben şu anda verilerden onu hissediyorum. AKP'ye her dönem PKK destek olmuştur. Her seçim öncesi doğrudur, yanlıştır ama bir silah bırakma hikayesi olmuştur. Gezi'de Demirtaş darbeyi gördüm demiştir ve Erdoğan'a destek olmuştur. O çocukların canının kaybetmesine, gözünü kaybetmesine göz yummuş. Polise destan yazdırmasına neredeyse arka çıkmıştır. Erdoğan ve Demirtaş'ın arasında bir fark yoktur."

Arınç ve Gökçek çatışması

"Bu davul ve tokmak ayrışması bu çok net. "Konu mankeni değilim ben" diyen Cumhurbaşkanının 'davul onlarda tokmak bende olmuyor' algısını güçlendirmeye çalıştığını düşünüyorum. Yani kendi tabanına şu mesajı veriyor. Bakın davul onlarda tokmak bende ama bu şekilde problemler oluyor. Yürütemiyoruz. Bu da bir tür seçim stratejisi. Bütün yetkiyi bana verin Başkanlık sistemine geçelim ki bu tür sorunlar yaşanmasın mesajı da veriyor bu arada..."

"Spekülasyon iddiaları olsa da Esad yüzde 85 ile sandıktan gelmiş sonuçta"

"Esad yüzde 85 ile seçilmiş sandıktan gelmiş sonuçta. Bir takım spekülasyonlar baskılar olduğu iddiaları var ancak aynı baskıları yapan birinin bir başkasını kınaması hiç gerçekçi değil bence. Direk mezhep üzerinden kınamasını hiç doğru bulmuyorum. Bir süre önce kardeşim diyorsunuz sonra düşman oluyorsunuz. Oradaki politikada çuvalladınız. Neye güvendiniz bilmiyorum ama muhalif güçleri desteklediniz muhtemelen silah yardımı da yaptınız. Fakat olması istediğiniz olmadı Esad düşmedi. Halkın desteği var belli ki bırakın o halk ne istiyorsa onu yapsın.

Biz adam öldürmüş bir cani ile görüşmeyiz diyorsunuz bu da çok komik çünkü PKK ile görüşüyorsunuz. Onlar cana kıymış da Öcalan cana kıymamış mı? O yüzden ben devletler arası meselelerde duygulara yer yoktur fiyorum. Yani mezhep düşüncesi ile hareket edilmemeli mantıklı hareket edilmeli diyorum. Yani bunlar bize revamıydı? Yazık değil miydi? Dış politikada sığ sularda ayaklarınızı ıslatamayacağınızı gösterdiniz. Bunun kanıtıydı dış politika tecrübemiz. Davutoğlu çok kötü bir Dışişleri Bakanıydı ondan bir Başbakan çıkarmaya çalışıyorlar ne yazık ki..."

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

07:22
 // mustafa
emine hanım,
yeni parti kurmaktansa chp nin başkanlığını alsaydınız daha iyi olurdu.

gerçi o zaman kefeni giymek gerek....
25 Mart 2015 07:22
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler