YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Egemen Bağış, Zeyno Baran'a gönderme yaptı
Egemen Bağış, Zeyno Baran'a gönderme yaptı
Egemen Bağış, Zeyno Baran'a gönderme yaptı
12 Haziran 2008 / 11:44 Güncelleme: 12 Haziran 2008 / 00:00

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, Hudson Institute uzmanlarından Zeyno Baran’ın International Herald Tribune gazetesinde yayımlanan makalesi ile ilgili bir açıklama yaptı. Bağış, "Bütün dünyanın profesyonel militanları ’analist’ örtüsü altında Türkiye’ye, Türk seçmenine ve Hükümetimize dış medyada saldırmaya başladı" dedi.


"Bütün dünyanın profesyonel militanları ’analist’ örtüsü altında Türkiye’ye, Türk seçmenine ve Hükümetimize dış medyada saldırmaya başladı" diyen Bağış, "bu insanların nereden cesaret aldıklarını" düşünmek gerektiğini dile getirdi.Bağış, şöyle konuştu:


"Bakmışlar ki Türkiye’de siyasi muhalefette iş yok, CHP muhalefetini korumaya almışlar. Diyorlar ki (Tamam Türkiye’de muhalefet yani CHP batı karşıtıdır, AB karşıtıdır, ABD karşıtıdır, ama bunu kalpleri kırık olduğu için yapıyorlar). Sayın Baykal, kalbiniz kırıkmış, bakın öyle yazıyorlar. Kalbiniz neden kırık? Kırık kalple AB karşıtı olmuşsunuz. Allah kimsenin başına vermesin.


Yazıda diyor ki ’batı dünyası, her kimse CHP’ye dikkatle baksın, CHP’nin de yandan üstten tutulur tarafları vardır’. Yani bu bir bavul, çanta tarifi gibi geldi. Üzerini silip bir de boya atarsak, nasıl başka bir şey gibi pazarlarız? Pazarlamaya kalkarsınız, ama Türk halkı bu saçmalığa inanır mı?


Maşallah, ’Siyasette ABD desteği gerekli’ diye konuşulurdu ama ABD’den CHP’ye bu kadar kuvvetli destek görmemiştik. Yani CHP’ye akıl veriyorlar. ’Şöyle yapın, böyle yapın’ diye. CHP’ye yandaş medya yoluyla tüyo, formül geliyor. ’Şöyle yapın, böyle yapın’ diye.


CHP ve Baykal, ABD’den gelen bu formüle bir baksın. Biz de izleyeceğiz, CHP bu önerileri nasıl uygulamaya koyacak diye. Ama bu akıl hocaları bir de tespitte bulunmuşlar. Yazıda diyor ki ’Batıda kimse Türkiye’deki mevcut hükümetin faşist ve laik bir hükümetle değiştirilmesini istemez’. Hükümetimize faşist ve laik hükümet alternatifi mi varmış? Bu Türkiye içinden mi bulunacak, yoksa dışarıdan mı ithal edilecek? Faşist ve laik hükümet nedir, kimdir? Faşist ve laik hükümet nasıl geliyormuş?


ZEYNO BARAN'IN MAKALESİ:















Felaket senaryosu uzmanı Zeyno'dan yeni inciler    





Türkiye’ye ilişkin karanlık senaryoların tartışıldığı toplantıları organize etmesiyle gündeme gelen Hudson Enstitüsü’nün Avrasya Politikaları Sorumlusu Zeyno Baran, International Herald Tribune gazetesinde yayımlanan makalesinde, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gerilim ve muhtemel gelişmelere dair görüşlerini açıkladı.


Baran, daha önce Britanya’nın itibarlı dergisi The Economist’in kullandığı ifadeyle ‘Türkiye’nin ruhu için mücadele’ başlığını verdiği makalesinde, Türkiye’deki siyasi gerilim ve kamplaşmalara ilişkin Batı basınında hakim olan söylemi sorgulamaya çalıştı.


TÜRKİYE'NİN RUHU İÇİN SAVAŞ


Sözkonusu haber ve yorumların, Türkiye’de demokrat iktidar partisiyle demokrasi karşıtı muhalefet arasında bir mücadele olduğunu düşündürdüğünü ancak esasında durumun böyle olmadığını belirten Baran, asıl savaşın Türkiye’nin ruhu için yürütüldüğünü öne sürdü. Baran’a göre bu savaş, ülkenin liberal bir demokrasiyle Avrupa-Atlantik topluluğunun önemli bir üyesi olarak kalması ya da liberal demokrasiden uzaklaşarak Rusya-İran eksenine yönelmesi sonucunu doğuracak.


Türkiye’nin karmaşık siyasi ve toplumsal dönüşüm yaşadığını ve bu sürecin eşsiz olduğunu belirten yazar, dolayısıyla mevcut durumun, herhangi bir Müslüman ya da Batı ülkesinin deneyimiyle mukayese edilerek anlaşılmasının imkansız olduğunu savundu.


Türkiye’nin, demokratik ülke olarak evrilmesini dini siyasetten uzak tutmasına bağlayan Baran, ‘ulusun kurucu babalarının ülkeye Batı doğrultusunda bir gidişat tayin ettiğini’ ancak sonraki nesillerin, cumhuriyetin ideal ve değerlerini kitlelere yaymakta başarısız olduğunu, bu durumun da demokratik kurumların zayıf kalmasına ve demokratik siyaset kültürünün de kökleşmesine engel olduğunu savundu.


‘İŞLER GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL’


Hudson uzmanı Baran, iktidarın, reformlar ve özgürlüklerin genişletilmesine bağlı demokratlar, muhalefetin ise değişime direnen ‘faşist sekülerler’ olarak tasnif ediliğini ancak iktidarın icraatlarına eleştirel bir gözle bakıldığında, önemli siyasi ve toplumsal reformlar yapılmış olmasına karşın bunların büyük ölçüde tutucu dini çevrelerin özgürlüklerini genişleten alanlarla ilgili olduğunun görüldüğünü ileri sürdü.


Aleviler gibi ‘liberal Müslümanların’ taleplerine yeterince dikkat gösterilmediğini ileri süren Baran’a göre bu süreçte, kadın işgücü de giderek artan oranda kaybolmaya başladı. Yazar için aynı ölçüde rahatsız edici diğer bir konu ise ‘toplumsal yapının korunması’ adına kadınlar üzerinde çeşitli tarzda baskılar kurulması. Baran, bu baskılara örnek olarak, çoğu kez cinsel taciz vakalarının kadınların yeterince ‘İslami’ giyinmemiş ya da erkeklerle aynı kamusal alanı paylaşmış olmalarına bağlanmasına işaret etti.


Yazara göre diğer bir tehlikeli gidişse Türkiye’nin laik ve Batılı kimliğinin hayati kurumları olan ordu, yargı ve eğitim sisteminin ‘sistematik olarak’ altının oyulması.


BATI FARKINDA DEĞİL


Baran bu çerçevede, yakın zamanda Yüksek Mahkeme’nin laiklikten yana verdiği hükmün, bazı liberaller ve Batılı destekçileri tarafından bile ‘yargı darbesi’ olarak nitelendiğine işaret etti. Yazara göre bu ‘iyi niyetli demokrasi destekçileri’, ‘ mevcut hukuk sisteminin gayrımeşru olduğunu ve Müslümanların Şeriat altında yönetilmesi gerektiğini düşünen aşırı İslamcıları güçlendirdiklerini’ anlamış görünmüyor.


Baran, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma ve lider kadrosunun da siyasetten tasfiye edilmesi tehlikesiyle yüzyüze olan AK Parti’yle ilgili olaraksa, “Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Genel olarak hükümet hakkında herhangi bir eleştiride bulunurken aynı zamanda demokrasi yanlısı olarak görülmek imkansız hale geldi. Bugünün Türkiye’sinde aykırı olan ezilmekte, gazeteciler ve iş dünyası ya işbirliği yapmakta ya da susturulmaktadır” şeklinde ilginçı bir değerlendirmede bulundu.


MUHALEFETİN ‘KALBİ KIRIK’


Muhalefetin Batı karşıtı duruşunun ‘kalbi kırık bir aşığın’ haline benzediğini ileri süren Baran, bu duruma da şu ifadelerle açıklık getirmeye çalıştı: “Esas itibarla Avrupa Birliği’ne girmek istiyorlar ancak Avrupalıların, Türkiyeyi daha İslami hale getirecek reformlara zorlayacağı ardından da Batı kulübüne girmek için fazla Müslüman olduklarını söyleyeceklerinden korkuyorlar. ABD’ye yakın hissediyorlar ancak Washignton’un Türkiye’nin ılımlı İslamcılarını İslam dünyası için model olarak sunmasına kızgınlar.”


Netice olarak Türkiye’nin, hangi kamp kazanırsa kazansın liberal olmayan demokratik bir yönetime doğru ilerlediğini ileri süren Baran, meselenin, Türkiye’nin geri çekilip tekrar liberal demokrasiye götürecek yola odaklanıp odaklanamayacağı olduğunu savundu.

(Makale haberi Star'dan alınmıştır)



 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler