YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Efkan Ala: "Türkiye siyasetinin özgüvenini gösteriyor"
Efkan Ala: "Türkiye siyasetinin özgüvenini gösteriyor"
24 Nisan 2014 17:26
İçişleri Bakanı Efkan Ala, ''Ermeni meselesinde dün ortaya konulan performans Türkiye'nin siyasetinin özgüveninin, geldiği noktayı gösteriyor'' dedi.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, AA'nın Editör Masası'na konuk olarak, AA'nın yurt dışı ve yurt içi bölge temsilcileri ve editörleri ile muhabirlerinin sorularını yanıtladı.

Bakan Ala, "Ermeni meselesinde dün ortaya konulan performans Türkiye'nin siyasetinin özgüveninin, geldiği noktayı gösteriyor" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına yönelik mesajı hatırlatılarak dünyada geniş yankı bulan bu mesajına yönelik değerlendirilmesi sorulması üzerine Ala, "Ermeni meselesinde dün ortaya konulan performans Türkiye'nin siyasetinin özgüveninin, geldiği noktayı gösteriyor. Türkiye'de bu tür meselelerde hep sonradan mesele olurdu, başkaları açıklama yapardı, biz reaksiyonel tavır gösterirdik. Ama görülüyor ki artık Türkiye dış politikada izlediği yöntem ve dış politikada aldığı inisiyatifler, içerideki istikrarı, Türkiye'nin özellikle de Sayın Başbakan'ın bu konularda da proaktif davrandığını ortaya koyuyor" diye konuştu.

Bunun son derece önemli olduğunu, reaktif bir tutumdan proaktif bir tutuma geçişin göstergesi olduğunu vurgulayan Bakan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla biz yönlendirilen değil, uluslararası meselelerimizde de yönlendiren, önden giden, ne yapılması gerektiğini söyleyen, sadece yanlışları değil, neyin doğru olduğunu, nasıl bir tutum sergilenmesi, nasıl bir yol izlenmesi gerekir, bunu söyleyen bir politika izlediğimizi kanıtladık. Dünkü açıklama da bunun somut göstergesi, somut imzasıdır. Hem Türkiye'nin siyasetinin alabildiği inisiyatifleri göstermesi bakımından hem de dünyadaki yansıması bakımından çok önemli bir dönüm noktasıdır. Yine geleneksel tutumlarla dostlarımızı hiçbir biçimde incitecek değerlendirmeler yoktur. Ama hem dostlarımızın işine yaramayan hem de bize sıkıntı çıkarmak isteyenlerin işine sürekli yarar hale gelmiş tutumlarımızdan artık vazgeçmemiz gerekir. Biz yönlendirmeliyiz, ne yapmak istiyorsak biz onu söylemeliyiz. Biz var olmalıyız o alanlarda. Alanı boş bırakıp sonra da yakınmamalıyız."

"Azerbaycanlı gardaşlarıma salam çatdırıram"

Başbakan Erdoğan'ın mesajının Azerbaycan ve Ermenistan'daki yansımalarına yönelik Asya Kafkasya Bölge Yayın Yönetmenliği Başmuhabiri Tolga Özgenç'in Azerbaycan'dan bilgi vermesi üzerine Bakan Ala, Azeri şivesiyle, "Bendeniz önce Azerbaycanlı gardaşlarıma salam çatdırıram. Biz iki dövlet bir milletik. Biz konuşmasak da bizim ne demek istediğimizi anlarlar, konuşsak da ne demek istediğimizi anlarlar. Onun için öyle fazla söze gerek yok biz birbirimizi biliriz" ifadelerini kullandı.

"Bu coğrafyada sürekli problemlerin olması kimin faydasına?"

Mesajın Avrupa ve ABD'deki yansımalarına ilişkin editörlerin verdiği bilgilerin ardından "Siz inisiyatifi ele mi aldınız" şeklindeki soru üzerine Bakan Ala, "Evet. Dikkat ederseniz tepkilerde şunu açıkça ortaya çıkıyor, sorundan, problemden beslenenler bu açıklamaların karşısında, çözümden beslenenler, çözüm üzerinden politika üretenlerin yanında" ifadelerini kullandı. Bu durumunda net manzarayı ortaya koyduğunu aktaran Ala, şunları kaydetti:

"Elbette sorunlar olur ama sorunları sürekli büyüterek ne kazanırız. Ama çözümleri yine kendi politikalarımız çerçevesinde kendi amaçlarımıza da elbette hizmet edecek biçimde büyüterek herkesin kazanabileceği bir yolu bulamaz mıyız acaba? Bunun üzerinde durmak gerekir ve bunu biz ortaya koyduk dünkü açıklamayla, Sayın Başbakan bunu ortaya koydu. Bu coğrafyada da sürekli problemlerin olması kimin faydasına? Yani o bakımdan zaten tepki gösterenlerle onaylayanlar, olumlu bulanların durumuna baktığınızda aslında yapılan şeyin kalitesi ortaya çıkıyor."

"Taksim miting alanı değil"

"1 Mayıs İşçi Bayramı öncesi Taksim Meydanı'nda ısrar edilmesini nasıl karşılıyorsunuz?" sorusu üzerine Bakan Ala, sendikalıların yaklaşık yüzde 80'inin üyesi olduğu büyük sendikaların Taksim'de kutlama yapma konusunda ısrarı bulunmadığını, Hak-İş'in Kayseri'de, Türk-İş'in Kadıköy'de ve Memur-Sen'in de Diyarbakır'da belirlenmiş meydanlarda kutlama yapacağını söyledi.

DİSK ve diğer birkaç sivil toplum örgütünün de Taksim'de kutlama yapmak istediğini aktaran Ala, "Biz de onlara İstanbul'un göbeğinde, daha önceden belirlenmiş, bütün güvenlik, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının giderilebileceği, beklenmedik durumlarda sağlık hizmetlerinin verilebileceği, İstanbul'da bu iş için yeni yapılmış Yenikapı Meydanı'nı verdik" dedi.

Buranın toplantı ve gösteri alanı olduğunu aktaran Ala, Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla, talep edilmesi durumunda kamu araçlarının bu alana ücretsiz hizmet sunabileceğini, bu konuda iyileştirme ve şık bir hizmet sunmanın söz konusu olduğunu aktardı.

1977'den beri ilk defa 1 Mayıs'a normal bakan ve kutlamaya izin verenin AK Parti hükümeti olduğunu dile getiren Bakan Ala, şöyle devam etti:

"Orada da zaten bir takım sorunlar oldu, bir araya geldiler, verdikleri sözleri tutmadılar. Memur-Sen Genel Sekreterinin kolu kırıldı. Türk-İş Başkanı konuşacaktı, konuşturulmadı. Ama hiç onlara girmiyorum, onları bir kena bırakalım. Neden 'izin' diyorum, çünkü orası bir gösteri alanı değil. Bunun nasıl yapılacağı bizim yasalarımızda belli. Yenikapı toplantı ve miting alanı olarak belirlendi. Çok güzel bir yer. Kutlamak isterlerse, orası onlara ait, onlara tahsis edilmiştir. Gelir kutlarlar. Biz de her türlü hizmeti sunarız.

Burada anlaşılmaz olan şey, kamu açısından, kamu hizmeti sunma bakımından çok sıkıntılı bir yer olduğu artık birkaç tecrübeyle sabit olan ve oradaki vatandaşlarımızı, esnafımızı değil, 15 milyon İstanbulluyu çalışamaz hale getiren Taksim'de ısrar edilmesidir. Israra lüzum yok. Çünkü Yenikapı'da izne gerek yok. Yenikapı'da belli bir süre öncesinden bildirim yapılır. Biz orada gösteri, toplantı yapacağız, tamam. Biz de oranın güvenliğini alırız. İzin verip vermeme yetkimiz de yok, orada gelir yaparlar. Ama Taksim bir toplantı, miting alanı değildir. O bakımdan burada tartışılacak bir durum da yoktur. Kaldı ki siz Taksim'de, miting alanı olarak belirlenmemiş yerde yapacağım dediğinizde başka sendikalar da 'ben de yapacağım' diyeceklerdir. Ne yapacağız, nasıl bir yöntem izlenecek? Bu şık değil."

"Yenikapı'ya davet ediyoruz"

AK Parti hükümetinin 1 Mayıs'ı emekçilerin, işçilerin bayramı olarak ilan etmiş bir hükümet olduğunu ve 1 Mayıs'ın en güzel şekilde kutlanması için her türlü kamu hizmetini sunmaya hazır olduklarını bildiren Ala, Kayseri, Diyarbakır ve Kadıköy'de kutlama yapacaklara olduğu gibi Yenikapı'da kutlama yapılırsa burada da en güzel hizmeti vereceklerini söyledi.

Ala, "Yenikapı'ya davet ediyoruz. Gelsinler ve orada mitingini, kutlamasını yapsın. Biz de bize düşen görevleri yapalım" dedi.

Siyasi parti, sendika ve işçilerin "Ben şurada yaparım, burada yaparım" diye bir konuyu dayatmasının anlamlı olmadığını belirten Ala, şunları söyledi:

"Biz başka bir şeyi daha değiştirdik. Hemen seçim öncesinde demokratikleşme paketinde dedik ki 'bundan sonra böyle miting alanları belirlenirken ilgili sendika ve sivil toplum örgütlerinin de görüşleri alınarak belirlenecek.' Şimdi yeniden belirlenirken öyle görüşleri varsa, şurası da olsun, burası da olsun diye o görüşleri de resmi olarak alınacak. Alındığı zaman söylerler. Ama demokrasi fikirlerin açıkça özgürce dile getirildiği bir rejimdir. Demokrasi fikirlerin, düşüncelerin dayatıldığı, diğer fikir ve düşünceleri ezip geçtiği, diğer insanlara nefes alamaz bir atmosfer oluşturulduğu bir rejim değildir. Bunu devletin yapmaması gerekir, doğru ama diğer organizasyonların da yapmaması gerekir. Hele sivil toplum örgütlerinin hele sendikaların. Hak ve özgürlükten yana olanların başkalarının hak ve özgürlüğüne saygı duymaması, büyük bir kısırdöngüdür, büyük bir çıkmazdır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bizi eleştirebilirler, bize şunu diyebilirler, 'şu alanı da açın, bu alanı da açın.' Açılmazsa Yenikapı'da miting yaptıklarında bizi eleştirebilirler. Bu onların doğal hakkıdır. Ama polisi, devleti yok sayıp, 'ben orada yapacağım' demek, millete haksızlıktır, millete karşı bir girişimdir. Neden? Devlet kim? Devlet millet iradesidir. Devlet 76 milyonun kendisidir. İstanbul'da devlet 15 milyon İstanbulludur. Siz sadece kendi arzu ve istekleriniz için 15 milyonluk İstanbullunun günlük yaşamını felce uğratacaksınız. Bu olmaz. Bu doğru değil."

"Yapanlara zarar verir"

Büyük sendikaların hiçbir sorun çıkmadan Kadıköy, Kayseri ve Diyarbakır'da miting yapacakları yerleri belirlediğini ifade eden Ala, "Biz onları yönlendirmiş değiliz. Kendileri oralarda daha iyi yapacaklarını gördü ve oraları talep ettiler" dedi. Diğer sendikaya da Yenikapı'yı gösterdiklerini aktaran Ala, "Buyursunlar gelsinler. Biz de onlara gerekli hizmetleri sunalım" diye konuştu.

Twitter'de bu konuya ilişkin çağrılara da değinen Bakan Ala, şöyle devam etti:

"Bu milletle didişmektir. Millete karşı, milletin zarar göreceği şeyleri yapmak, onu yapanlara zarar verir. Buradan zararlı çıkacak olan kimseler bu tür faaliyet içinde olanlardır. Bunlar son derece yanlış ve yanlışı kanıtlanmış hareketlerdir. Yani Gezi olaylarında Türkiye'nin, milletin zararlarını, insanlara hiçbir katkı sağlamadığını artık teorik olarak insanlar öğrenemese de pratik olarak da mı öğrenemediler. Bu kadar tecrübe, bu kadar maliyetten sonra da öğrenilememişse artık o zaman kanunlar, kurallar ne diyorsa o yapılır. Onun dışında yapılacak bir şey yok. Bunlar son derece yanlış, provakatif söylemlerdir."

"Taksim'in kendileri için kutsal olduğunu ifade ediyorlar. Siz katılıyor musunuz öyle bir şeye?" sorusu üzerine Ala, işçi hareketinin, emeğin, 'şu yer kutsal, bu yer kutsal' diye bir söz söylemesinin bile garip olacağını ifade etti. Ala, "Ne demek kutsal? Bir hatırası var denebilirdi. Zaten o hatırayla mütenasip, o duyguyu anlar biçimde daha önce oralarda izin verildi. Bu hükümet döneminde verildi" dedi.

Ala, "Biz 1 Mayıs kutlamalarına izne bile gerek duymadan Yenikapı'da... Eğer izin deniliyorsa Yenikapı onlar için izinlidir. Bu türlü anlaşılıyorsa. Yenikapı'ya gelip, Yenikapı Meydanı'nda ki İstanbul'un göbeğidir, merkezi yer diyorsanız en merkezi yerdir, orada yapabilirler. O artık bizim bakımımızdan izin verip vermeme konusu değildir. Taksim miting alanı değildir. Kamu otoritesi istese de 'izin veriyorum, vermiyorum' diye bir cümle kuramaz çünkü orası miting alanı değil. Olmayan şeyi isteyip sonra da bize izin vermediler... Ben de şunu söylerim o zaman, Yenikapı miting alanı ama DİSK ve beraber hareket eden sendikalar 1 Mayıs'ı kutlamak istemiyor. Öyle mi? Miting alanı orada, kutlamak istiyorsanız buyurun. Burada kutlamak istemeyenlerden söz edilebilir, bir şenlik havasında kutlamak istemeyenlerden söz edilebilir, olay çıkarmak isteyenlerden söz edilebilir, millete ve milletin malına, mülküne zarar vermek isteyenlerden söz edilebilir ama izin vermeyen bir kamu otoritesinden söz edilemez, orası hazırdır. Yenikapı miting alanıdır ve hazırdır."

"İktidar hiç Taksim'de miting yaptı mı?"

"Hükümetinize Avrupa üzerinden bazı eleştiriler yöneltiliyor. AİHM ve Avrupa'daki gösteri özgürlüğünün Türkiye'de olmadığı yönünde eleştiriler var" değerlendirmesi üzerine Ala, bu konuyu en iyi bilenlerden biri olduğunu belirterek, "Orada yalan yanlış iki-üç kişiyle konuşup, Avrupa o değildir. Bir-iki yerde bir şeyler yazdırıp yanlış enformasyonla bunu burada, biz onları biliyoruz. Avrupa'da da aynı şekilde belirli alanlar vardır, güvenlikler sağlanır ve orada insanlar toplantılarını mitinglerini yaparlar. Türkiye de aynı sistemi uygulamaktadır" dedi.

Avrupa ülkelerinde de belirlenmiş alanlar ve güzergahlar bulunduğunu aktaran Ala, şöyle devam etti:

"Belli yerlerden geçerler ve o yerler tespit edilmiş. Türkiye'ye eskiden çok eleştiri alırdı. Kasıtlı olarak şehir dışındaki yerler gösterilirdi. Şimdi öyle değil. Ankara'da Tandoğan'dır. Tandoğan Ankara'nın merkezidir. İstanbul'da kimse diyebilir mi Yenikapı'ya denizden ulaşımı var, trenle ulaşımı var. İnsan getirmek istiyorsanız vatandaşlar oraya rahat şekilde ulaşabilirler. Son derece şık alanları devlet kendi eliyle yapmıştır. Maltepe'de yaptı, Kazlıçeşme'de. Bakın iktidar partisi güç elinde değil mi? Taksim'de hiçbir miting yaptı mı? Böyle bir şey var mı? Kazlıçeşme'de yapıyor. Buyurun Kazlıçeşme'yi istiyorsanız sizin. İktidar partisi de orada yapıyor. İktidar gücü de burada yapıyor. Buyurun orada yapın ve size her türlü imkanı sunalım. Burada söylenmeyen ama acaba biz daha önceki yöntemleri kullanarak Türkiye'ye zarar verebilir miyiz, Türkiye'nin imajına zarar verebilir miyiz çabası içindeyseler bundan vazgeçsinler. Bu doğru bir tutum değildir. Bu kimseye birşey kazandırmaz, millete, devlete ve kendilerine zarar verir. Bu doğru bir tutum değil. Biz devlet olarak kural neyse uygularız. Kuralı uygulamak içinde buradayız. Ama arzu ediyoruz ki vatandaşlarımız hiçbir şekilde zarar görmesin, sıkıntı çekmesin. En iyi şekilde bayram olarak kutlansın. Eğer bayram olarak kutlandığında, şenlik şeklinde kutlandığında yeterli biçimde kamuoyunda dikkat çekilemeyeceği kaygısıyla bunlar yapılıyorsa o zaman doğru iş yaparak kamuoyunda yer alma becerisini göstersinler. Yaratıcı şeyler ortaya koysunlar ki onlar konuşulsun. Sürekli sıkıntı çıkararak, zarar vererek kamuoyunda konuşuluyor olmak yanlış değil mi?"

"Anadolu Ajansı haberciliğe ciddi bir kalite getirdi"

Bakan Ala'ya ajansın çalışmaları ve AA Editör Masası toplantılarına ilişkin bilgi veren AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel MÖztürk, "Arkadaşlarımız 7 dilde yayın yapan bir sistemi de yönetiyorlar. Mesela Kahire'deki ofisimiz Arapça'yı, Bakü'deki Rusça'yı, Saraybosna'daki ofisimiz Boşnakça'yı, bu ekipler aynı zamanda bunun da koordinasyonunu yapıyorlar" diye konuştu.

Ajansın günde bin 500 haber, bin 800 fotoğraf yayımlandığını vurgulayan Öztürk, "Üretimimiz açısından şu anda dünyanın 8'inci büyük ajansı konumundayız. 82 ülkede temsilcimiz bulunuyor. 82 ülkede, 65 ayrı milletten 2 bin 200 çalışanımız var" dedi.

İçişleri Bakanı Ala ise Anadolu Ajansı'nın son yıllarda gösterdiği performanstan dolayı Öztürk'ü tebrik etti.

"Hem dış ülkelerde hem Türkiye içinde bizim kadrodan beklediğimiz ama başkalarının beklemediği bu performanstan dolayı yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullanan Ala, Anadolu Ajansı'nın haberciliğe ciddi bir kalite getirdiğini söyledi. Bakan Ala, şunları kaydetti:

"Anadolu Ajansı, bu alanın boş olmadığını gösterdi. Herkesin habercilik yapması gerektiğini, haberciliğin ne kadar kıymetli bir faaliyet olduğunu çok net bir biçimde ortaya koydu. Şimdi herhalde Anadolu Ajansı'na bakılarak ölçümler, değerlendirmeler yapılacak. Bu bir kamu, yarı kamu diyelim, organizasyon olarak doğrusunu söylemek gerekirse benim de çok fazla beklemediğim birşeydi. Sizi ekip olarak tebrik ediyorum. Çok hızlı doğru kararlar aldınız."

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler