YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
DTP, ön savunmasını Anayasa Mahkemesine sundu
DTP, ön savunmasını Anayasa Mahkemesine sundu
DTP, ön savunmasını Anayasa Mahkemesine sundu
12 Şubat 2008 / 08:56 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkayanın devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle kapatma davası açtığı DTP, ön savunmasını Anayasa Mahkemesine sundu. Savunmada, DTPnin bir süre önce önerdiği özerklik talebine ilişkin ayrıntılı açıklamalar yer aldı.


Ön savunmayı parti avukatları, DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bağımsız Hakkari Milletvekili Hamit Geylani ve beraberindekiler sundu.


Mahkeme çıkışında basına savunmaya ilişkin açıklamada bulunan Kaplan, Siyasi Partiler Kanununun 5 maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu iddia ettiklerini ösyledi. Kaplan, Hazine yardımı verilmedi ki geri isteniyor. Vermediğinizi alamazsınız dedik, reddini istedik dedi.


Ön savunmanın önemli noktaları şöyle:


DTP ŞİDDETE KARŞIDIR


 DTP demokratik-ekolojik toplumu hedefleyen sol bir kitle partisidir. DTP, Kürt sorunun çözümünün ortak vatanda, özgür birliktelikte ve Demokratik Cumhuriyette olduğunu savunmaktadır. DTP şiddete karşı olduğunu her fırsatta belirtmektedir. 30 yıldır süregelen şiddet olaylarının kaynağı DTP olamaz. DTPnin Türkiye devletini tehlikeye atacak hiçbir somut eylemi olmamıştır.

TÜRKİYE, İRAN, IRAK, SURİYE


 20. yüzyılda Türkiye başta olmak üzere İran, Irak, Suriyede gelişen oligarşik, otoriter, totaliter ve monarşik yönetimler sonucu, Kürtlerin varlığı inkar edilmiştir. Devletin soruna bakış açısı kökten değiştirilmedikçe, çözüme uygun politikalar geliştirilmedikçe, sorunu daha da ağırlaştıran askeri çözüm yaklaşımı terk edilmedikçe, barışın, güvenin, istikrarın tesisi mümkün değildir. Gelişen etnik milliyetçilik ve çatışma ortamı alarm vermektedir.

KÜRTLER AYRI BİR HALKTIR


 Kürtler, Türklerden sonra ikinci büyük halktır. Sayıları yirmi milyonu aşkındır. Kürt halkı, Türk halkından tarih, dil, coğrafi bölge itibariyle farklı bir topluluk, yani bağımsız bir halktır. Amasya protokolun da Vatan Kürt ve Türklerin oluşturduğu topraklardır denilmektedir.

İÇ SAVAŞA SÜRÜKLER


 Kürt sorunu askere havale edilerek, asayiş ve kriminal bir sorun olarak, baskı yöntemleriyle çözülemediği görülmüştür. Bugüne kadar uygulanan politikaların devamı sorunu derinleştirir ve bir iç savaşa doğru sürekler. Terörü önleme bahanesiyle Kürt halkının isteklerinin bölücülük gerekçesiyle bastırılması, potansiyel düşman olarak görülmesi, ırkçı saldırgan milliyetçiliğin linç girişimlerine onay verilmesi, kışkırtılmış kitlelerin kontrol edilmemesi, hukukun uygulanmaması, bizi adım adım seçilmiş bir travmaya doğru götürmektedir.

 

 Hiç kimse herhangi bir konuda kanaat ve düşüncelerini açıklamaya zorlanamaz. Uluslararası alanda terörün net tanımı yapılmış değildir. Terörizmin tanımı daha çok masumların öldürülmesi olarak kabul edilmektedir. Böylesi bir tanımda hem örgütler hem de devletler terörist tanımlamasına muhatap olmaktadır. Ulusal üstü belgelerde terör tanımında henüz bir uzlaşma sağlanmazken, savcının bu hukuksal gerçekliği yok sayarak DTPyi böylesi konularda beyanda bulunmadığı için suçlaması yasalara aykırıdır.

Dava beklenenden uzun sürecek


DTP, Siyasi Partiler Kanununun Demokratik devlet düzeninin korunması ile ilgili yasakları düzenleyen, Devletin tekliği ilkesini değiştirme amacı güdülemeyeciğini düzenleyen, Azınlık yaratılmasının önlenmesi, Anayasadaki yasaklara aykırılık halinde partilerin kapatılmasını düzenleyen ve Bir siyasi partinin yasak eylemlere odak olması halini düzenleyen maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesini istedi. Mahkeme, önce, bu maddelerin Anayasaya aykırı olup olmadığına dair de bir karar vermek zorunda olacak. Bu yüzden kapatılma davasının uzun sürebileceği belirtildi.


Öcalanın söylemi barışçıl


DTP, iddianamede yer alana Abdullah Öcalanın konuşmalarıyla ilgili bölüm için ise kendini şöyle savundu: Öcalan da her siyasi tutuklu ve hükümlü gibi avukatlarıyla görüşme hakkı vardır. Bu hak, devletin yetkili organları tarafından da bilinmekte ve takip edilmektedir. Bu görüşmelerde, DTPnin bilgisi dışındadır. Kaldı ki, bu görüşmeler iddianamede yer aldığı gibi olsa dahi, yasa dışı herhangi bir söylem yoktur. İddianamede yer alan görüşmelerde şiddet ve şiddete çağrı yoktur. Aksine ülkenin birliği içinde ve silahtan arındırılmış barışçıl söylemlere ısrarla vurgular yapıldığı görülmektedir.VATAN

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler