18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara6 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya11 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa12 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa15 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dökülen kan temizlenmedikçe
Başkakan Erdoğan, İsrail'e gönderilen 2 yangın uçağının ardından 'İsrail'le yeni bir dönem başlatalım' diyenlere cevap verdi.
Dökülen kan temizlenmedikçe
05 Aralık 2010 / 16:59 Güncelleme: 05 Aralık 2010 / 17:07

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hayfa'daki orman yangınına müdahale için İsrail'e iki yangın söndürme uçağı gönderilmesini kimsenin farklı yerlere çekmemesini isteyerek, ''Bunun altında sadece ve sadece insanlığımız, vicdanımız ve dayanışma kültürümüz vardır'' dedi.

Sivas'ta Nuri Demirağ Havaalanı ve bazı tesislerin toplu açılış töreninde halka hitap eden Erdoğan, 12 Eylül 2010'daki halk oylamasında anayasa değişikliğine ''evet'' diyen Sivaslılara minnet duyduğunu ifade etti.

Erdoğan, Sivas'ın Selçuklu ve Osmanlı şehri olduğunu, Kurtuluş Savaşı öncesinde kongreye ev sahipliği ve Kurtuluş Savaşı'na öncülük etmiş cumhuriyet şehri olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, kentin aynı zamanda birlik, kardeşlik ve dayanışma şehri olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Sivas'ta eli kalem, dili kelam tutan insan kıtlığı yaşanmaz. İşte onun için Sivas bizim ışığımız, Sivas bizim canımız'' diye konuştu.

Bütün illerle birlikte Sivas'ın da çehresini değiştirmenin, kente hizmet etmenin boyunlarının borcu olduğunu söyleyen Erdoğan, Sivas'ı bir kez daha büyük eserlerle ve hizmetlerle buluşturduklarını belirtti.

Başbakan Erdoğan, 2002 yılında Sivas Havaalanının kapatıldığını anımsatarak, 2003 yılında, Sivas Kongresi'nin yıl dönümü olan 4 Eylülde Bakanlar Kurulu'nu Sivas'ta topladıklarını ve Sivas Havaalanının yeniden açılmasına karar verdiklerini ifade etti.

Eksiklikler tamamlandıktan sonra 2006'da tarifeli seferleri başlattıklarını anımsatan Erdoğan, ''Terminal binası yakışmıyordu. 620 bin yolcuya hizmet verebilecek kapasitedeydi. Terminal binasını Selçuklu mimarisinde yeniden inşa ettik. 3 milyon yolcu kapasiteli bu muhteşem eseri Sivas'a kazandırdık. Pisti, Türkiye'nin en uzun pistlerinden biri. Teknolojisiyle, yan yollarıyla Sivas Nuri Demirağ Havaalanı Türkiye'nin hatta bölgenin en muhteşem havaalanlarından biri oldu'' diye konuştu.

Sivas'a 79 yılda 24 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin ise 8 yıllık iktidarlarında 594 kilometre bölünmüş yol yaptığını belirten Erdoğan, ''Onların ulaşamayacağı, hayallerinin bile ulaşamayacağı yere evelallah bizim icraatlarımız ulaştı'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayacak kuzey-güney aksı çalışmalarının hızla devam ettiğini belirterek, proje 2012 yılında tamamlandığında Ordu'nun Sivas'a, Sivas'ın Kahramanmaraş'a ve oradan da Akdeniz'e bağlanacağını kaydetti.

Sivas-Ankara hızlı tren projesinin yapımının devam ettiğini ifade eden Erdoğan, ''Hafıza kayıtlarında eksiklikler var. Diyoruz ki 'Sivas'a büyük düşünmek yakışır' ama onlar hayatlarında büyük düşünemediler. Diyoruz ki 'Türkiye'ye büyük düşünmek yakışır' ama onlar hayatlarında büyük düşünemedi ki. Bu millet büyük düşündükçe Türkiye büyüyor'' diye konuştu.

Sivas ile Ankara arasının şu anda trenle yaklaşık 11 saat olduğuna dikkati çeken Erdoğan, hızlı tren projesi tamamlandığında iki kent arasındaki mesafenin 2 saat 50 dakikaya ineceğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, ''Bununla da kalmıyoruz, Sivas'ı hızlı trenle Kars'a, oradan Bakü'ye bağlıyor, Londra ile Pekin arasında Sivas'ı kilit konuma yükseltiyoruz. Bu vesileyle Türkiye'nin demiryollarını inşa eden, 1930'lu yıllarda Türkiye'de uçak fabrikası kurma girişiminde bulunan merhum Nuri Demirağ'ı rahmetle yad ediyorum. Allah rahmet etsin'' dedi.

Sivas'taki bin kişilik yükseköğrenim öğrenci yurdunu da bugün hizmete açtıklarını ifade eden Erdoğan, yurdu 29 bin metrekarelik alanda 20 milyon lira bedelle 15 ayda inşa ettiklerini belirtti.

Erdoğan, 1 kişilik veya 3 kişilik odalarında her şeyin mevcut olduğu yurdu Sivas'a kazandırdıklarını söyledi.

Suşehri'de ve Yıldızeli'de 500'er kapasiteli öğrenci yurdu projelerinin devam ettiğini ifade eden Erdoğan, ocak ayında bu yurtların da açılacağını kaydetti. Erdoğan, iktidara geldiklerinde Sivas'taki 2 bin 622 olan öğrenci yurdu kapasitesini 5 bine çıkardıklarını, odalarda kalan öğrenci sayısını düşürdüklerini söyledi.

Erdoğan, yeni yurtla Cumhuriyet Üniversitesinin de imkanlarını artırdıklarını, cazibesini ileri seviyelere yükselttiklerini ifade etti.

Sivas merkezde anaokulu, iki ilköğretim okulu, bir kız meslek lisesi ve otistik çocukları eğitim merkezini de Sivas'a kazandırdıklarını belirten Erdoğan, Kangal'da Koç Anadolu Lisesi'nin, Suşehri'de TOKİ İlköğretim Okulu'nun, Şarkışla ve Zara'da Anadolu liselerinin, Yıldızeli'de iki ilköğretim okulunun, merkezde ortaöğretim pansiyonu ve spor salonunun açılışını da gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Erdoğan, açılışı yapılan tüm eserlerin hayırlı olmasını diledi ve Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Kredi ve Yurtlar Kurumuna ve hayırsever vatandaşlara teşekkür etti.


-''ANKARA'YA KAPANIP KALANLAR...''-


Muhalefeti harekete geçirmek, muhalefeti yollara düşürmek, muhalefet partilerinin Anadolu'yla, Trakya'yla buluşmasını sağlamak için her fırsatta ''Sivas'ın ötesine geçin, Sivas'a gelin, Sivas'ın ötesine geçin ki Türkiye'nin nasıl değiştiğini görün'' dediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Mesele seçim döneminde gitmek değil, mesele her an, her saniye halkla olmak, halkla bütünleşmek, halkın derdiyle dertlenmek. Ankara'ya kapanıp kalanlar fotoğrafın tamamını göremezler. Ankara'dan başını dışarıya çıkaramayanlar, uzatamayanlar milletin taleplerini duyamazlar. Seçim arifelerinde değil, her fırsatta buraya, Sivas'a gelemeyenler, Sivas'ın ötesine geçemeyenler yapılan hizmetlere gözleriyle, kalpleriyle şahit olamayanlar Türkiye'nin ufkunu, Türkiye'nin vizyonunu sahiplenemezler. Sivaslıların çok güzel bir sözü var, 'Ayakkabı dar olunca dünya geniş olmuş ne fayda'. İnsanın ufku darsa, değil bir adım ötesini, burnunun ucunu dahi göremez. Küresel vizyonla hareket ediyoruz. Türkiye'den bakınca Asya'nın derinliklerini, Afrika'nın sahralarını, Kafkasya'yı, Balkanlar'ı, Ortadoğu'yu, Avrupa'yı görüyoruz. Buradan bakınca atalarımızın Moğolistan'daki eserlerini, Saraybosna'daki hizmetlerini, Kabil'deki izlerini, Yemen'deki hatıralarını, Kosova'daki camilerini, Makedonya'daki köprülerini, üç kıtaya dağılmış hoşgörüsünü, insanlığını, vicdanını, adaletini görüyoruz. Atalarımızdan, tarihimizden, kültürümüzden, medeniyetimizden hem böyle bir vizyon devraldık hem de insani, vicdani bir vazifeyi omuzladık.''

Bağdat, Kabil, Beyrut, Saraybosna, Gazze, Kudüs'le ilgili hassasiyetlerini dile getirdiklerinde farklı şekillerde itham edildiklerini, dış politikalarının sorgulandığını, eksen kayması eleştirisine maruz kaldıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Birileri hayatları boyunca samimiyetten nasiplenmediği için bizim de samimi olacağımıza ihtimal vermediler. 'Uluslararası hukuk' derken, 'adalet, barış' derken bunu samimiyetle söylüyoruz. 'İnsanlık' derken, 'vicdan' derken ne kadar yürekten söylüyorsak 'Gazze' derken de o kadar yürekten söylüyoruz.

Önceki gün İsrail Hayfa'daki orman yangınına Türkiye iki yangın söndürme uçağıyla el uzattı. Bu bizim insani ve İslami görevimizdi. Bunun gereği olarak bunu yaptık. Atalarımızdan gördüğümüz, medeniyetimizden devraldığımız tutum, tavır buydu. Dünyanın hiçbir yerinde mazlumların, mağdurların, felakete maruz kalmış insanların rengine, dinine, inancına bakmadık. Arnavutluk'taki felaket bölgesine üç helikopter gönderdik, Bosna ve Karadağ'daki sel bölgelerine Kızılay yardım götürüyor. Artık elhamdülillah Türkiye, yardım alan değil yardım eden bir ülke oldu. Dünyanın neresinde olursa olsun insanların ölmesine, tabiatın yok olmasına seyirci kalmadık. Pakistan'a, Haiti'ye, Şili'ye uzandık, Tiflis'e nasıl elimizi uzattıysak Hayfa'ya da aynı hassasiyetle elimizi uzattık. Bunu kimse farklı yerlere çekmesin. Bunun altında bizim insana ve tabiata bakışımız vardır. Bunun altında sadece ve sadece insanlığımız, vicdanımız ve dayanışma kültürümüz vardır.

Şimdi birileri çıkıyor 'yeni bir dönemi başlatalım' diyor. Önce taleplerimiz yerine getirilecek. Önce Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara'nın, orada şehit edilen 9 kardeşimizin hesabı verilecek. Önce özür dilenecek, önce tazminat verilecek. Elini uzatanın elini havada bırakmayız, adım atana biz de adım atarız ama elin samimi şekilde uzandığını, olumlu bir adım atıldığını görmek ve buna inanmak istiyoruz. Akdeniz'e dökülen kan temizlenmedikçe, o kan lekesi İsrail'in üzerinden kalkmadıkça kimse bizden susmamızı, hukuktan, adaletten vazgeçmemizi beklemesin.'' AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler