YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Diyarbakır'a nasıl gideceğimizi göreceksiniz"
Partisinin grup toplantıısnda konuşan Devlet Bahçeli eleştiri oklarını yine hükümete yöneletti. Zehir zemberek açıklamalar yapan Bahçeli, demokratik açılımın ABD kaynaklı olduğunu söyledi...
"Diyarbakır'a nasıl gideceğimizi göreceksiniz"
24 Kasım 2009 / 11:42 Güncelleme: 24 Kasım 2009 / 11:56

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli parti grubunda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Alevilerin sorunlarına değinen Bahçeli, bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, İzmir'de DTP Konvoyunun taşlanmasını "Çok yanlış bir olay" diye niteledi. MHP'nin Diyarbakır'da miting yapıp yapmayacağı sorusuna ise Bahçeli "Zamanı gelince Diyarbakır'a nasıl gideceğimi göreceksiniz" yanıtını verdi. İşte Bahçeli'nin konuşmalarından satır başları:

“HÜKÜMETİN KARARTMA OPERASYONU”

Cumhurbaşkanı Gül’ün, açılımın adı koymasının ardından tam 6 ay geçti. Hükümetin Kürt açılımı adı altında başlattığı, İçişleri Bakanı’nın teröre sayısız şehit vermiş polis akademisinde 1 ağustos 2009 toplantının üzerinden geçen ay 4.5 ay olmuştur. İmralı canisinin talebiyle Türkiye’ye dönen teröristlerin üzerinden ise 1 ay geçmiş bulunmaktadır.


Bu süreçte kapı kapı gezildiği, STK’ları çekmek için ikna turları düzenlendiği, şehit analarının gözyaşlarından medet arandığı, işbirlikçi lobiler oluşturarak hazmettirme kampanyaları düzenlendiği herkes tarafından bilinmektedir.


Hükümet tarafından yaratılan birli kirliliği ve karartma operasyonları olanca hızı bugünlere kadar sürdürülmüştür. PKK ve İmralı canisiyle yapılan projenin ABD kaynaklı olduğunu saklama çabaları, açılımda PKK talepleri arası arasındaki kamuflaj arayışları olmuştur.


“TÜRKİYE BUNALIM SÜRECİNDE”

Başbakan’ın başlattığı yıkım sürecinin sarsıcı etkileri sürmektedir. Türkiye’ye çok tehlikeli sonuçları olacak bir bunalım süreci geçirmektedir.

AKP’nin Türkiye’yi bölme partisi olduğu şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. Başbakan’ın yeni siyasi misyonunun bölme simsarlığı olduğu ortaya çıkmıştır. AKP ve ihanet lobisinin başlattığı bölünme sürecinin tanıtım kampanyası, dolandırıcılık ve kalpazanlık seferberliğidir. Piyasaya sürmediği yalan kalmayan başbakan’ın parti toplantısında söyledikleri içine battığı bataklıktır.


Başbakan Erdoğan teröre teslim olmuş ve terörün sözcülüğüne soyunmuş bir başbakan olmak içine sinmektedir. Başbakan’ın terörle mücadeleyle, terörle müzakere arasındaki farkı statükoyla açıklama çalışması çarpık anlayışını anlatmaktadır. Başbakan’ın bunu önlemek için bulduğu çözüm yolu, terörle mücadeleyi bırakıp, onun karşısında teslim olmak ve Türkiye’nin içten çözülmesini sağlamaktadır.

“BAŞBAKAN’IN OBAMA’YA HEDİYESİ”

Başbakan Erdoğan dış kaynaklı bu yıkım projesinde, kendisine dayatılanları Türk milletine hazmettirmek için çekinmeden bir pervasızlık içine girmiştir.

Türkiye Beyaz Saray’da Obama’yla yapacağı görüşmede, bu yıkım projesi konusunda, ABD’ye ilerleme raporu verecektir. Başbakan, Obama’ya hediye olarak İznik çinisi değil, Türkiye’nin çıkarmaya çalıştığı çiviyi götürmeye çalışmaktadır.


Milletimizi ikna edememiş olmanın panik hali Başbakan’da görülmeye başlanılmıştır. Yıkım projesinin içeriğiyle ilgili izah sıkıntıları yaşadığı ortaya çıkmıştır. parti teşkilatındaki konuşmalarını pkk projesini anlatıyor olması bu çözülmenin en önemli işareti olmuştur. Ülkemizde çıkan isyanların ele başlarının avukatlığına soyunan Başbakan Erdoğan'a göre,


“SUÇLANMADIK TARİHİ OLAY KALMADI”


Türkiye etnik olarak ayrışırsa demokrat olacak, milli kimlik yıkılırsa demokratik olacak, bölünürse ayrışırsa çağdaş hale gelecektir.


Başbakan yıkım projesini makyajladıkça zayıflamış, kendisi istismar edilmedik değer, suçlanmadık tarihi olay kalmamıştır. Üzerinde durulması gereken husus, son bir hamleyle kendi kadrolarına pazarlamak için Başbakan’ın Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu fethine, Atatürk’le ise kurtuluş savaşı arasında, kurmaya çalıştığı alaka anlaşılamamıştır.


Kendisinin teslimiyeti arasında kurduğu ilişki düştüğü çaresizliğin göstergesi olacaktır. Başbakan tarih istismarına soyunmuştur. Dağdan inen PKK’lılarla tarihi kahramanlarımızın aynı karede anılması bizim için alçalma halidir. Başbakan’ın ağzına yakışmayacak bu isimleri söylemesi yaptığı işi aklamaya yetmeyecektir.

Başbakan’ın eş başkanlığını yaptığı bu yıkım projesinde Başbakan’ın söylediklerine yakışacak isimler,   Balkan çetecileri, işlerimize karışan ve milletimize hakaret yağdıran peşmerge reisleri, Ortadoğu’daki Müslüman katilleri, çocuk kadın yaşlı demeden milletimize kan kusturan kandil karoları ve İmralı canisidir. Vicdanları el vermeyen AKP kadrolarını iknaya çalışmakta ve çırpındıkça batmaktadır.


“BAŞBAKAN BALON GİBİ SÖNECEKTİR”

Geçtiğimiz hafta il başkanlarımıza bir genelge göndererek, dikkat etmeleri gereken hususlar konusunda uyarılarımızı yapmıştır. Partimize gönül veren bütün dava arkadaşlarımızın, vatanseverlerin tahriklere kapılmamaları ve çözüm ve çare yerinin sokaklar olmadığını bir kez daha söylüyorum.


Siyasi sorumluluk taşıyan iradenin gözü dönmüş olduğundan, her tezgahın içinde olması muhtemeldir. AKP siyasi bir körlüğe tutulmuştur. Bu tablo özellikle MHP'yi karalamak için atmayacağı iftiranın olmayacağını göstermiştir.

 

AKP tükenmekte, başbakan bitmekte ve bir dönem kapanmaktadır. MHP yaşanan ihanetlerin hakkını savunmak ve buna sebep olan AKP kadrolarını hak ettikleri yere göndermek için sabırla beklemektedir. Başbakan’ın korkudan bahsetmesi, sonunun ne olacağının az da olsa anladığını göstermektedir. Başbakan’ın bir balon gibi söneceği günler gelecektir ve inşallahta çok yakındır.

ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI


Çocuklarımıza bir harf öğretebilmek için heyecanla görev yapmaya çalışan, fedakarca hizmet veren bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Merhum öğretmenler ile PKK’nın saldırılarında şahadete ulaşmış 130 kahraman öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum.


Bugün hangi gerekçeyle olursa olsun onlardan esirgeyeceğimiz imkanın, yarınki toplumsal faturası ağır olacaktır. Hangi siyasal düşünce yönetirse yönetsin, ülkemizin hedeflerine ulaşılabilmesinin yolu, eğitim kadrosuyla doğrudan ilişkilidir. Eğitimi ne kadar geliştirdiğinizi iddia etseniz de onu uygulayacak olan öğretim kadrosu olacaktır.


Sorunları çözülmemiş ise, sorunlu öğrenci ve eğitim sistemi demektir. Kendi ailelerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmekten uzak kalmış mesleğin mensuplarının görevlerini layıkıyla yapmalarını beklemek insaflı bir anlayış değildir. Yüksek hedefleri gözüne kestirmiş, milletinin refahını ilke edinmiş bir devletin öğretmenlerini mutlu etmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bugün sayıları 650 bine ulaşmış öğretmenlerimizi bir kez daha kutluyorum.


“36 KİMLİĞE AYRIŞTIRMAYA BİRDE MEZHEPLER EKLENDİ”

Toplumu ayakta tutan değerleri acımasızca istismar malzemesini yapmak olmuştur. Şehitlerden gazilere, inançlarımızdan tarihimize kadar hayatın her alanını kirli siyasetin oyuncağı arasına getirmiştir. 

 

Başbakan’ın yarattığı tahribat işgale uğramış toplumun yaşadığı bunalıma eşdeğerdir. Tarihi emellerini 1991 yılında imzasını attığı rapordan zaten bildiğimiz Erdoğan ayrıştırma alanlarına yenisini eklemiştir. Bu millet çözmeye, her toplumsal alanı lime lime etmeye kararlı olduğu başbakan’ın analiz edilmesinin zamanı geçmektedir.

 

36 kimliğe ayrıştırma misyonuna şimdide mezhepler eklenmiştir. Geride kalmış bir ayaklanmayla sürdürülen bir tartışmanın fren zamanı gelmiştir. AKP zihniyeti yine alabildiğine inanç ve mezhep sömürüsü yapmaya başlamıştır.

 

MHP tarihi süreç içinde, Türk milletine mensup olarak varlıklarını sürdüren tüm değerlere sonsuz hürmet duyguları beslemektir. Bu konulara yaklaşırken bizim için esas olan birleşmek ve birleştirmektir.

 

Devletlerin temel görevi vatandaşları arasında onları birbirine bağlayan duyguların birliğini sağlamaktadır. Yönetim anlayışı ayrıştırma olan AKP’nin önerisine karşı durmamızın nedeni budur. Bu konuda kararımız kesindir. Partimizin ayrışma bölünme gibi arayışlarla uzaktan yakından bağı olmamıştır. Bu konuda duruşumuz bellidir ve nettir. Partimizin ülkemizin temel meselelerini çözme yolundaki siyaset ekseni sadece milli kimlik ve kardeşlik üzerinedir.

 

BAHÇELİ’DEN ALEVİ AÇILIMI

Aleviliğin öncelikle Türkiye Alevilik araştırmaları merkezi kurulmalıdır. Bu merkez ödenekle desteklenmeli ve özerk olmalıdır. Alevi inanç önderlerinin akademik seviyede eğitilmesi için tasavvuf  bölümü oluşturulmalıdır. Din derslerinin müfredatına doğru objektif bilgiler girmelidir.

 

Alevi İslam inancını da bünyesini temsil edecek şekilde yapısal değişikliğe gidilmelidir. Cem evi gerçeği siyasi karşıtlığa uzak olarak kabul edilmelidir. Cem evlerine devlet yardım etmeli ödenek tahsil edilmelidir.

 

Bu konu bir istismar alanı değil, canı gönülden istediğimiz gerçek bir milli kardeşlik projesidir. Konu acile çözüme muhtaçtır. MHP yukarıda dile getirdiği konularda yasalaşma sürecine her türlü desteği vermeye açık ve kararlıdır.

Dayı meydan okuyor.
 // ibrahim çelikoğlu
Benim paranoit düşünce hislerim;Erbakan'ın Allah rizasından mahrum bakılmasıdır.Partisi kapatılmak istendi.Söylemi"partimizi kapatıyorlar oylarınızı MHP'ye verin".Millet şaşırdı.Mhp'yi güvenilenler listesine yerleştirmek istedi.Erbakan'ı görüyoruz.Çöktü.
Yüzünün nuru gitti.DTP'liler bile kapatılmaktan korkmuyor.Yazık oldu.
MHP'linin söylemek istediği belli.Başbakan seçilip Diyarbakırı çiğneyeceğim'dir.Domokrasiyi sevmez.Kardeş istemez.Çıkar,r...
27 Kasım 2009 11:33
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler