YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Diyanet bütçesinden Alevilerin hakkı sadece aşure yemek midir?"
"Diyanet bütçesinden Alevilerin hakkı sadece aşure yemek midir?"
06 Kasım 2014 01:28
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Başbakanlık ve bağlı kuruluşların 2015 yılı bütçeleri üzerinde söz alan milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi ile Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) son toplantısını gündeme getirdi.

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, Türkiye'nin kriz dönemlerinde daha iyi durumda olduğunu belirterek, "Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken örtülü ödeneği, Cumhurbaşkanı olunca Cumhurbaşkanlığı bütçesini patlattı. Örtülü ödeneğin artmış olması, demokrasi ve insani gelişmişlikten uzaklaşıldığının göstergesidir. Başbakan'ın durumuna acıyorum. Eskiler kendisine kalıyor, hakkını hukukunu koruyamıyor" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın MGK hakkındaki düşüncelerini bildiğini kaydeden Çetin, 28 Şubat MGK'sını da aşan uzun bir toplantı yapıldığını ifade etti. "MGK ile ilgili kanaatlerinizin değiştiğini gördüm. MGK'yı sahiplenmeniz beni şaşırtıyor" diyen Çetin, Arınç'tan geçmişte Vakıfbank'ın özelleştirilmesiyle ilgili düşüncelerine sahip çıkmasını istedi.   

CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, halen Plan ve Bütçe Komisyonu gündeminde bulunan yasa tasarısını hatırlatarak, Vakıfbank'ın kamu bankası değil, yapısı farklı olsa da özel banka olduğunu dile getirerek, bankadaki Vakıflar Genel Müdürlüğü hisselerinin vakıflara ait olduğunu söyledi. Arınç'ın geçmişte Vakıfbank ile ilgili sözlerini okuyan Ayaydın, TBMM 'ye gelen tasarıyı yadırgadığını, hukuka aykırılık nedeniyle yapılamayanın gerçekleştirilmek istendiğini savundu.  

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, cemaatlerin baskılanmaması gerektiğini belirterek, son yapılan MGK toplantısında bu konuda karar alındığına yönelik algı oluştuğunu ifade etti. Kuşoğlu, "TÜRGEV'in üniversite kurma girişimi var. Çeşitli şekillerde TÜRGEV üzerinden Türkiye'nin bir inanç grubu etrafında toplanılmaya çalışılması yanlıştır, bundan sonuç alınamaz" dedi.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, "MGK sivilleşiyor derken yavaş yavaş buharlaşıyor. Bakıyoruz MGK 10 saat toplantı yapıyor, açıklamada bir şey yok. Havanda su dövme rekoru kırılıyor ya da bize bir şey söylemiyorsunuz" yorumunda bulundu.  

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis'in öncelikle evin içini düzeltme görevi olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Kırmızı kitaplara, gizli siyaset belgelerine gerek yok. Eğer bir tehdit varsa Meclis, Hükümet bunun değerlendirmesini yapar ve görüşür. Madem süreç için adım atmaya hazırız, önce üsluba bakalım. Çözüm süreci konusunda bir hassasiyetle karşı karşıyayız. Gördük ki herkes puslu havaları seviyor. Çok büyük karanlık oyunların döndüğünü görüyoruz. Güvenlikle biz bu olayı çözemeyiz. Başbakan'ın önüne ev ödevi koymuyoruz. Bu bütün partilerin ev ödevidir. Çözüm sürecinin askıya alma işlemi uzatılmadan en kısa zamanda görüşmeler tekrar başlanıp kamuoyuna bu gerginliği dağıtacak mesajın verilmesi gerekir. Herkesin beklentisi budur."

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, "Diyanet bütçesinden Alevilerin hakkı sadece aşure yemek midir? Din görevlilerinde son yıllarda intihar olayı görülüyor. Din görevlilerine uygulanan rotasyon, kan ve gözyaşı getirmiştir. 2015 seçimlerinde camilerin siyasi propaganda yeri olacağı kaygısı taşıyoruz. Diyanet, siyaset, ticaret üçgeni kurulmuştur. Din, iç siyasetten sonra dış politikaya da alet ediliyor. IŞİD'in kullandığı amblemi Diyanet'in kullanması manidardır" görüşünü savundu.  

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, çözüm süreciyle ilgili halka söylenenler ile kapalı kapılar ardında konuşanların farklı olduğunu öne sürerek, "Ne silah bırakıldı ne de PKK hedeflerinden ve tehditlerinden vazgeçti. Elebaşına bir baş müzakereci payesi fiilen milletin zihnine verilmiştir. Paraleli Oslo'da siz kurdunuz. Bazı bakanlıklarda bakanlar pasifize edilerek neredeyse paralel bakanlıklar kurulmak istenmiştir" diye konuştu.  

"Diyanet lağvedilmeli"

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı gibi davranmadığını iddia ederek, Türkiye'de anayasal sistem sorunu yaşandığını savundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nı "Hanefi işleri başkanlığı" olarak gördüğünü ifade eden Zozani, diyanet İşleri mekanizmasının ülkede birleştirici değil ayrıştırıcı olduğunu söyledi. Zozani, diyanetin, "Cumhuriyet'in tekçi anlayışının ikame edildiği kurum"a dönüştürüldüğünü, tüm farklılıkların kurum eliyle ötelendiğini savunan Zozani, "Türkiye'nin laik olduğu bir safsatadan ibarettir. Biz laik ülke değiliz. Resmi dini olan devlet, laik devlet değil. Muaviye geleneği olan dinin devlet tekeline alınması terk edilmeli. Medine Sözleşmesi esas alınırsa, hiçbir inanç dışlanmayacak. Yapılacak olan diyanetin lağvedilmesidir. Demokratik ülkede MGK da olmamalı" dedi.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, MİT Yasası uyarınca TBMM'de kurulması öngörülen komisyonun AK Parti üye bildirmediği için kurulamadığını ifade ederek, "MİT'in faaliyetlerinin denetlenmesinden niye korkuyorsunuz? 49 rehine kurtarılırken cumhurbaşkanı güç gösterisine soyunuyor, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuk dışı yollara yönelmesine göz yumuyor. Alevi açılımı, seçim öncesi birtakım atraksiyonlardan biri" diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, AK Parti döneminde son 10 yılda cami sayısının 12 bin artarak 87 bine çıktığını belirterek, Alevileri için "camiye gelin" çağrısı yapıldığını kaydetti. Çam, "Alevilerin ibadet yeri alan cemevine yönelik yok saymalar, 'ucube' ve 'cümbüş evi' denilerek itibarsızlaştırmanın yanı sıra 'camiye gelin' çağrıları yapılmakta ve ayrımcılık uygulamalarının derinleştirilmekte" değerlendirmesinde bulundu.

Çam, vakıf ve derneklere özel imtiyazlar tanındığını anlatarak, "Bu yöntem padişahın vergi toplama şeklidir. Tüm vakıfların mali işleri çıkarılacak yasayla devlet denetimine alınmalı" görüşünü savundu.  

"Faşizm" tartışması

Komisyon'da CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı ile AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin arasında "faşizm" tartışması yaşandı.

Sarı, Alevilerin sorunlarının hala yok sayıldığını belirterek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, "Türkiye'de Aleviler yok mu? Eğer yok diyorsanız size söyleyecek bir şeyim olamaz. Ama var diyorsanız eşit anayasal yurttaşlık çerçevesinde haklarını savunmak sizin göreviniz. Hükümetin vicdanı olarak algılanan bir yanınız ve pozisyonunuz var. Bu meseleye bir an önce eğilmek ve çözüme kavuşturmak gerekir. Üç dönem nedeniyle göreviniz sona ererken, giderken bu konuda bir açılım yapar ve adım atarsanız önemli işlevler üstlenirsiniz" yorumunu yaptı.

Zorunlu din dersiyle ilgili AİHM kararlarını hatırlatan Sarı, "Eğer ahlak dersi ise Türkiye'deki gayrimüslimler niye bu dersi almıyor? Eğer din dersi ise Aleviler niye buna göre eğitim almak zorunda bırakılıyor. Bu garabetin giderilmesi son derece önemli" dedi.

Fatih Şahin, Cumhuriyet'in kuruluşunda tek bir millet üzerinden ulus devlet inşa etme olmadığını belirterek, Sarı'nın bakış açısının "tamamen totaliter ve faşizan" olduğunu söyledi. Şahin, "Ne diyanet ne Milli Eğitim Bakanlığı ne devlet ve kurumlarının böyle bir fonksiyonu oldu. Eğer toplumun din ihtiyacı karşılanmazsa bu radikalizmi körükleyecektir, adı IŞİD veya farklı terör örgütü olur. Toplumun din ihtiyacının karşılanması çok açıktır. Sarı'nın gayrimüslimleri ve Alevileri aynı kefeye koyması çok yanlış ve tehlikeli bir ifadedir. Kesinlikle bunlar aynı kefeye konmazlar. Aleviler de bu devletin kurucu unsurları arasındadır" diye konuştu.  

Sarı, Şahin'e yanıt verirken, "Alevi çocuğuna Sünni inancını dikte etmek, 'benim ibadet yerim cemevidir' dediğinde 'camiye git' demek, Alevi köylerine zorla cami yaptırmak, siyasi parti liderini 'mezhebini açıkla' demektir faşizm. Sünni'nin hakkı neyse, Alevinin de gayrimüslimin hakkı da odur. Müslüman olmak birinci sınıf, gayrimüslim ikinci sınıf vatandaş mıdır?" dedi.

Şahin'in "dini açısından söylüyorum" demesine Sarı, "Biri yüksek, biri alçak din mi? Kimse beni faşizmle suçlayamaz, faşizmi görmek istiyorsan aynada kendine bak" diye tepki gösterdi.

CHP'li Özkes de  "Azınlıklara verilen hakları Alevilere vermiyorsunuz" ifadesini kullandı.

CHP Denizli Milletvekili Adnan Keskin, Arınç'a soru sorarken, "Fuat Avni kimdir? Bu kadar imkanla donatılan MİT,  bu zatı muhteremi bulamıyor mu" diye sordu.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler