17 Ocak 2017 Salı
  • Altın147,416
  • BIST82.248
  • Dolar3,7690
  • Euro4,0357
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6766
  • İstanbul9 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya3 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır8 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri2 °C
  • Kocaeli9 °C
  • Şanlıurfa10 °C
  • Gaziantep8 °C
  • İçel15 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Diplomatik davranmasam başka şey yapardım"
“Diplomatik davranmasam başka şey yapardım"
“Diplomatik davranmasam başka şey yapardım"
03 Şubat 2009 / 13:22 Güncelleme: 03 Şubat 2009 / 00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında Davos’daki tarihi restin yankılarını değerlendirdi. Uslubunu diplomasiye aykırı görenlere, "Oturumda son derece diplomatik bir üslup kullandık aslında. Biz kiminle nasıl konuşacağımızı da iyi biliriz. Bizim şahsi hesabımız yok. Bulunduğumuz makam neyi gerektirirse onu yaparız. İsrail'in de kiminle neyi konuştuğunu bilmesi lazım.

Bazı parti başkanları da bize haksızlık yapıldığını söylemişlerdir. Ben kendilerine şahsım adına teşekkür ediyorum. Başbakan milletinin kalbinden ne geçiyorsa onu o şekilde yansıtmıştır. Ama hiçbir moderatör bir başbakanın omzuna elini atamaz. Bu edepsizliktir. Atamaz!

Ben orada diplomatik davranmasam başka şey yapmam lazımdı. Ben onu yapmadım. Türkiye'nin itibarını haysiyetini savunmak bana düşerdi onu yaptım"
dedi. 


İşte o konuşması….


- Bildiğiniz gibi 28-29 Ocak tarihlerinde Davos Dünya Ekonomik Forumu'na katıldık. Bu yılki toplantılarda 2008 yılında çıkan kriz ve bununla ilgili konular ele alındı. Dünya ekonomisinin canlandırılması ele alındı. Bende davetliydim. Muhataplarıma Türkiye'nin geleceğine yönelik önceliklerimizi izah ettim. Çok sayıda devlet ve hükümet başbakanı ile görüştüm. Rusya, Kazakistan, Azerbaycan, Arnavutluk, Hollanda, Kolombiya, Ortadoğu Dörtlüsü Blair, ABD Eski Başbakan Yardımcısı, Polonya, Ermenistan ile teker teker bir araya geldik. IMF Başkan Yardımcısı ile bir araya geldik. Görüşmelerin bazılarında Dışişleri bazen birlikte bir araya geldik. İktisadi konuların yanı sıra başka konularda da kısa zamanda ele aldık. Ayrıca iş ve finans çevreleri ile de görüşme yaptık.


- Perşembe gecesi Davos'ta arzu edilmeyen bir olay yaşandı. Gazze isimli oturum yöneticinin arzu etmediğimiz şekilde cereyan etti. Panel'in önü açıktı. Hemen arkasında başka panel yoktu. Son paneldi. Şunu ifade etmek isteyeyim kimsenin Türkiye'yi farklı kategoriye yerleştirmesine izin vermeyiz. Kimsenin TC Başbakanı'na saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz veremeyiz. Zira Türkiye ülkelerden ülke sıradan bir ülke değildir. Bunu herkesin iyi görmesi gerek. Yöneticinin tavrına gösterdiğimiz tepkiyi diplomatik görmeyenler oldu. Tarihte buna örnekler var. Ben bir diplomat değilim. Ben bir siyasetçiyim. Ama eğer diplomatlar bu anlayışla gevşek yumuşak kırmayalım mantığı ile halel getiriyorlarsa ben bunu da kabul etmiyorum.


- Benim diplomatım aslanın midesinden hakkını söküp alacak diplomattır. Ben diplomata böyle bakarım. Bakınız oturumda son derece diplomatik üslup kullandık. Hakkımızı nasıl arayacağımızı nasıl konuşacağımızı nasıl davranacağımız iyi biliriz. Bulunduğumuz makam neyi gerektiriyorsa onu yaparız. İsrail'in bizim kadar uyumlu olduğu bir başka ülke yoktur. İsrail neyi nasıl konuştuğunu da iyi bilmesi gerekiyor. Bugüne kadar TC Başbakanlık makamını bu izzetle yürüttük bundan sonra da aynı hassasiyetle yürüyeceğiz. Bazı parti başkanları da tavrımızın gerekli olduğunu ortaya koydu. Ben şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Herkes şunu iyi bilmeli. Başbakan milletinin kalbinden ne geçiyorsa orada onu yansıttı. Milletin hissiyatı neyse onu dile getirdi. Ama bir moderatör bir başbakanın omzuna elini atamaz bu bir edepsizliktir.


- Eğer ben orada diplomatik davranmamış olmasaydım başka birşey yapmam gerekirdi. Yapmadım. Türkiye'nin onurunu haysiyetini savunmak orada bana düşerdi ve ben onu yaptım. Kimsenin Türkiye'yi küçük düşürmesine göz yumamayız. Haksız yorumlara karşı yutkunmamızı göz yummamızı bekleyemez. Hiç bir TC Başbakanından böyle bir tavır beklenmez. Olayın hemen ardından TV ekranlarında arzı endam yapan bazı siyasetçiler durumu farklı noktaya çekmeye çalıştı. Diplomasideyken monşer gibi davranırken siyasette de monşer gibi davranıyor. Biz bu birkaç kişinin ızdırabını iyi anlıyoruz. Aslında onların milleti iyi anlaması lazım. Bu kişilerin artık milletin hissiyatının çok uzağına düştüklerini bilmeli. Tavrımızı nezaketsiz bulanlar ömrü boyunca ülkelerine ilişkin böyle bir kaygı taşımamız tam tersine gaz vermişlerdir.


- Biz bu milletin ferdi olarak bu kaygıyı taşıyoruz. Onur duruyoruz. Gurur duyuyoruz. Öyle anlar vardır ki orada siyaset susar şahsi menfaatler arka planda kalır. Milletçe bizim en büyük vasıflarımızdan birisi de budur. Hakaret mevzu bahis olduğunda 71.5 millet tek vücut olur. Bu konuda büyük çoğunlukla tek yürek oldu. Sivil Toplum Kuruluşları ve medya ve vatandaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum. Milletimizin yüksek seciyesinin niçin dalgalandığını iyi biliyorum. Bu tavır sadece 81 vilayetin değil birçok yerde hakkaniyetten yana olanları onurlandırdı.


- Bu vicdan daha önce Bosna, Gorojna, Kosova için ayağa kalktığı gibi Gazze için de ayağa kalktı. Bu vicdan balkanlarda Kafkaslarda mazlumun yanında aldıysa Ortadoğuda da mazlumların yanında yer aldı. Kimi medya, yazar, siyasetçilerin sınavda milletin gerisinde kalmasını milletime havale ediyorum. Bazı çevreler ezberleri bozmalı milletine güvenmeli. Daima dost kazanmaya dostluk halkasını genişletmeye gayret ettik. Birileri bizim barışçı siyasetimizin Türkiye'nin önüne fatura çıkaracağına Türkiye'nin gücünü küçümsüyor olabilir. Ama herkes bilmeli ki Türkiye böyle bir ihtimali boşa çıkaracak kadar güçlü bir ülke. Türkiye eski siyasetçilerin gücüne denk gelmeyen itibar gören bir ülke değil. Türkiye'nin gücünü kabullenmek ve ona uygun hareket göstermek gerekir. Ulusal ve uluslararası itibarı saygın bir duruş ile ortaya konulabilir. Ürkek ezik bir politika bize yakışmaz. TC muasır medeniyetler çizgisinden sapmayacak. Bölgesindeki dostluk halkasını genişleterek AB'ye kararlılıkla yürüyecektir.


- Biz dünyada düşmanı artan değil nerdeyse düşmanı hiç olmayan ülke haline geldi. Biz bu noktadayız. İsrail operasyonlarının başladığı günden itibaren biz barıştan huzurdan yanayız dedik. Kanın ve gözyaşının dinmesinden yanayız. Çocukların ölmesine sivillerin hedef alınmasına karşı çıkarız. Üzerimize düşen neyse onu yaparız. Gürcistan'da Filistin'de bombaların altında kalan çocukların bizim nezdimizde anlamı aynıdır. Hepsi için aynı duyguyu besleriz. Biz kadın çocukların öldürülmesine karşıyız. Bizim insani değerlerimiz bunu gerektiriyor.


- Antisemitizmi insanlık suçu olarak gördüğümü defalarca söylememe rağmen bunu dillendirenler var. Sayın Başbakan Suriye Ürdün Mısır’a gitti ama Telaviv'e neden gitmedi deniyor. Telaviv buraya geldi zaten. 5. rauntta neler görüşüleceğini görüştük. Sayın Bahçeliye söylüyorum sen hangi dilden anlarsın sana bunu söyledim. Kriptoları gelip te sana mı teslim edeceğiz. Her halde o kadar da değil. Yanındaki danışmanların sana söylesin. Bunları bilmen gerek. Bunlar niye kayıtlara girmemiş diyor. Kişiye özel kayıtlarda olmadığını niye bilmiyorsun. Hedef saptırmanın anlamı yok. Biz neyi nasıl hangi çerçeve içinde yaptığımızı iyi biliyoruz. Biz eşşeği sağlam kazığa bağlıyoruz. Merak etmeyin.


- Gazze'deki trajedi için ağzını açan herkesi İsrail düşmanı olarak tanımlamak doğru değil. İsrail yönetimine İsrail'in ölçüsüz güç kullanmasına Hamas eksenine oturtmaya çalışma oradaki masum çocukların hatırasına saygısızlık olarak söylüyorlar. Bugüne kadar hak hukuk için insanlık için yaptık. Yarın da görüşecek olsam yine aynı şeyleri söylerim. Yani iki ülke arasında arabulucu olmak sizin bu doğruları söylemenize engel değildir. Arkadaş bu işten vazgeç diyeceksin. Böyle giderse bu işi çözemeyiz. Buna söylerken karşısındakine de söyleyeceksin. Hamassa hamas. Türkiye'nin karakterine bu yakışır. İsrail hükümetinin uygulamasında daha dikkatli olmalı. Biz bir toplumu ülkeyi dini eleştirmiyoruz. Bir bir uygulamayı eleştiriyoruz. Biz asıl bu hassasiyetimizi yitirirsek bölgesel konumumuzu yitiririz. Türkiye dürüst davrandığı için tüm taraflarla diyalog kurabildiği için misyon yükleniyor.


- Dün BM Genel Sekreteri bu misyonun devamına yönelik talep etti. Bizden bu talep olduğu sürece yine üstleniriz. Davos'ta yaşananlar buna engel değil. Ama birileri çıkıyor yine BM Genel Sektereti niye 4 gün sonra aradı diyor. gidin onu ona sorun. Bunu söyleyenler kim TC vatandaşı. Sen kimin avukatısın. Sıkıntı burada özellikle altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu milletin ülkenin tarihinde antisemitizm olmadı. Osmanlı, Endülüs bunun olmadığını görürsünüz. Bu millet hiç bir zaman Yahudi düşmanlığı yapmadı. Ben kürsüden hahambaşının açıklamasını buradan okudum.


- Onlar ülkemde azınlık olarak vatandaşım. Güvenliği inancını yaşaması bizim garantimiz altında. Biz de aynı şeyi bizim vatandaşlarımız için görsek. Bizim kültürümüz farklılıkların bir bütün içinde bir ve bütün içinde yaşamasına dayalı. Bu ülkenin her ferdi dini, mezhep, ırkı rengine bakılmaksızın bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Zaman zaman provokatif girişimler olsa da ayakta durmayı başardık. Her vatandaş yasa ve anayasa önünde eşit haklara sahip. Yahudi düşmanlığını dillerine dolayanlar sürekli gündemde tutarak tehlikeli oyun oynadıklarını anlamalı. Bireysel hatalar oldu. Bu topraklarda farklı olana düşmanlık barınak bulamadı. Barışa yönelik umutlarımızı devam ettiriyoruz. Ama süratle Gazze'nin kapıları açılmalı, ambargolar kaldırılmalı. Kızılay tırları yavaş yavaş içeri giriyor. Bunların süratle girmesinin yolu açılmalı. İnsanlar açlıktan ölüyor. Şu ana kadar yapılan kampanyalardan ciddi ilgi ve alaka var.


- Kampanyalar başarılı bir şekilde sürüyor. Şu ana kadar saydığım kampanyalarla 65 trilyona ulaştı. Ben inanıyorum ki Türkiye'nin şanına yakışan bu değil. hedefimiz inşallah eğitim, sağlıkta Gazze'de bazı çalışmalar yapabilmek. Oradaki insanların okulsuz hastanesiz, susuz bir Gazze olmasın istiyoruz. İnsanca yaşayabilmeleri için çalışıyoruz. Tecrübeli bir ülke yönü batıya dönük olarak barışa katkı sağlamaya devam edeceğiz. Aynı zamanda barış umutlarının bölgede yeniden yeşermesi için girişimlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye'ye yakışan budur.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler