YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Dilipak bu yazısıyla kendi taahhüdünü yerine geti
“Dilipak bu yazısıyla kendi taahhüdünü yerine geti
“Dilipak bu yazısıyla kendi taahhüdünü yerine geti
06 Ağustos 2008 / 13:41 Güncelleme: 06 Ağustos 2008 / 00:00


Vakit Gazetesi Yazarı Abdurrahman Dilipak “Erbakan keşke anılarını yazsa!” başlıklı bir yazı kaleme alınca kızılca kıyamet koptu. Saadet Partisi’nin sert eleştirilerine maruz kalan Dilipak’ın ne cevap vereceği merakla bekleniyor.


Saadet Partisi Fatih İlçe Başkanlığı web sitesinden Dilipak’ın Erbakan’ı eleştiren yazısına cevap:


KÖŞE YAZARI DİLİPAK'A CEVAP

Siyasi bir dava sonucu, dönemin DSP'li Maliye Bakanı'nın bürokratları tarafından suçlu ilan edilip mahkemeye çıkarılan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hakkında kesinleşen cezanın infazı devam ederken Abdurrahman Dilipak isimli bir köşe yazarı Hoca'ya kin kustu.


Yazısında Erbakan Hoca'nın ulusalcılarla işbirliği yaptığı, Tuncay Özkan ve Kanaltürk'ün ihyası için çaba harcadığı, çeşitli örgütlerin gün yüzüne çıkarılması konusunda birşey yapmadığı, Sayın Erbakan'ın bir takım mihraklardan çekindiği için bazı konularda sessiz kaldığı şeklinde iddialar var.

Sayın Erbakan, avukatları aracılığıyla tıpkı Siyonist uşağı medya organlarına gönderdiği tekziplerin bir benzerini bu köşe yazarına ve para aldığı yere de gönderecektir belki de.


Erbakan Hoca'yı bir takım mihraklarla ilişki içinde gösteren, Sayın Erbakan'ın yine aynı mihraklara bir takım taahhütler verdiğini iddia eden Dilipak acaba bu yazı ile kendi taahhüdünü mü yerine getirdi.


Milli Görüş bir çınardır. Kimileri ise rüzgârda bir oraya bir buraya savrulan yaprak gibidirler. Dün Mücahid Erbakan diye yazan Dilipak'a bu yazıyı kaleme aldıran nedir acaba?


Dilipak bu yazısı ile neyi amaçlamıştır?


Sayın Erbakan'ın nasıl yargılandığı ve ev hapsine mahkûm olduğunu hepimiz biliyoruz. Kim ne derse desin Erbakan ismi bir efsanedir Türk Siyaseti ve İslam Dünyası için. Amaç, O'nu, sevenlerinden uzaklaştırarak, hakkında antipati oluşturmak ve milletten izole etmektir.


Sonrası ise Saadet Partisi Genel Başkanlığı makamını küçük göstererek, milletin gözünde elimine etme gayretleridir.


Dilipak'ın kaleme aldığı mezkur yazı muhakkak ki Siyonist Mois, Ariel, İsaac'ı sevindirmiştir. Zira onların gizli emellerini deşifre eden, bu konuda İslam Dünyası'nı bilinçlendiren Sayın Erbakan'dan intikam alırken yine ateşi elleri ile tutmamışlardır.


Bizler Milli Görüş mensupları olarak dünkü Dilipak ile bugünkünü karşılaştıramıyoruz bile. Bu değişim salgın bir hastalık aslında. Adına değişim denilerek küçümsenen, gözden kaçırılan bir hastalık.


Biz dün söylediğimizin bugün de arkasındayız. Kırk yıl evvel, "Siyonizm tehlikesi kapıda, bu faiz ülkeyi batırır." diyen ve bugün hala dimdik ayakta olan bir lidere sahip olmamız bizlere Mevla'nın bir lütfüdür. Biz bugün bu dirayeti gösterebiliyorsak bu bizim değişenlere göre üstün olmamızdan değil sadece ve sadece yine Mevla'nın üzerimize olan sonsuz lütfündendir.


Kişiliklerinden, değerlerinden taviz vermeyenlere, dün arkasında olduğu doğruları bugün yine ve her şeye rağmen savunanlara selam ediyor ve yazımızı bir dua ayeti ile sonlandırıyoruz.


"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen." (Al-i İmran 8) AMİN


Dilipak’ın “Erbakan keşke anılarını yazsa!” yazısını okumak için TIKLAYINIZ

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler