YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Derin çatlaklar olur'
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, olağanüstü kongre talebine karşı, 'Şu aşamada kongrenin telaffuz edilmesi ilave küskünlüklere, kırgınlıklara, belki de birtakım derin çatlaklara vesile olacaktır.' dedi.
'Derin çatlaklar olur'
20 Temmuz 2010 / 16:52 Güncelleme: 20 Temmuz 2010 / 16:58

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Doğal olarak iki liste çıkmış her kongrede olduğu gibi birtakım kırgınlıklar, birtakım küskünlükler, birtakım maksadını aşan sözler olabilir. Hayat sadece politikadan ibaret değildir. Hiç kimse kardeşlik hukukunu zedeleyecek olan birtakım sözleri söylemesin'' dedi.

Numan Kurtulmuş, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu'yu parti genel merkezinde kabul etti.

Uslu, ziyaretin, kongre sonrası ''hayırlı olsun'' içeriğinde olduğunu bildirdi.

Saadet Partisi'nin son dönemde toplumla çok sağlıklı bir iletişim kurmaya başladığını belirten Uslu, kongre sonrası yaşanan tartışmaların da sona ermesini dilediğini ifade etti.

Kurtulmuş da Saadet Partisi'nin Türkiye'nin iktidar alternatifi haline geldiğini, kongre sonrası gelişmelerin bunu çok açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Partisinin 26 Ekim 2008 kongresinden sonraki süreçte toplumun bütün kesimlerinin sorunlarını çözen, siyaseti ''fil dişi kulelerde yapmayan'', sürekli sorunları çözen bir politika izlediğini ifade eden Kurtulmuş, bu politika tarzının millet nezdinde kabul gördüğünü savundu.

Bu süreçte Türkiye meseleleriyle ilgili bütün sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde olmaya gayret gösterdiklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin çalışma hayatında büyük gücü olan Hak-İş ile koordineli çalışmaları ve fikir alışverişini sürdürdüklerini dile getirdi.

Kurtulmuş, kimsenin sömürülmediği, emeğin değerinin yükseldiği, herkesin hakkını hukukunu alabildiği, karnının doyduğu ve istikbale ümitle baktığı yeniden büyük Türkiye'yi kurmak için hep birlikte çalışacaklarını söyledi ve ''İnşallah bizden sonraki nesillere de bu uğurda çok ilerlemiş bir mücadeleyi bırakacağız'' dedi.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Kurtulmuş, Fatih Erbakan ve Elif Erbakan Altınöz'ün olağanüstü kongreye yönelik açıklamalarına ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

''11 Temmuz 2010, bizim için geride kalmış bir tarihtir. Biz Saadet Partisi'nin kongresini yaptık. Gerçekten on binlerce insanın katıldığı, bu temmuz sıcağında muhteşem bir kongre oldu. Kongre, sonrasında da gördük ki, Türkiye kamuoyunun 1 numaralı gündem maddesi olmaya bugün bile devam ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde son seçimde yüzde 5,5 alan bir partiyle ne siz medya mensupları bu kadar yakın ilgilenirseniz ne de siyaset çevreleri ilgilenir. Saadet Partisi kongresi, bir önceki seçimde yüzde 5,5 almış olan bir parti olmasına rağmen bu kadar çok siyasetin, kamuoyunun, medyanın gündemine geliyorsa bunun bir tane karşılığı vardır; bundan sonra Türkiye'nin iktidar alternatifi Saadet Partisi'dir. Herkes gözünü Saadet Partisi'ne dikmiştir ve Saadet Partisi'nin nasıl gelişme göstereceğini takip etmektedir. Dolayısıyla benim bakış açım, 11 Temmuz değil bundan sonraki Türkiye'dir. Yeniden büyük Türkiye'yi nasıl kuracağız ve burada Saadet Partisi nasıl öncü rol oynayacaktır. Benim parti genel başkanı olarak vazifem budur.

Tabii, doğal olarak iki liste çıkmış her kongrede olduğu gibi birtakım kırgınlıklar, birtakım küskünlükler, birtakım maksadını aşan sözler olabilir. Ben çok genel olarak hep şunu söylüyorum, bugüne kadar da konuşmuyorum, bundan sonra da konuşmayacağım. Sadece prensip söylüyorum, hayat sadece politikadan ibaret değildir. Dostluklar, arkadaşlıklar, kardeşlikler var. Hiç kimse kardeşlik hukukunu zedeleyecek olan birtakım sözleri söylemesin. Hiç kimse de rica ediyorum, sonradan 'yanlış anlaşıldım', 'onu kastetmedim' anlamına gelecek sözler söylemesin.''


-''DERİN ÇATLAKLARA VESİLE OLACAKTIR''-


Saadet Partisi'nin, kongreden aldığı ivmeyle büyük coşkuyla yoluna devam ettiğini ifade eden Kurtulmuş, olağanüstü kongreye yönelik bir soruyu yanıtlarken de ''Bir olağanüstü kongre lafının şu aşamada telaffuz edilmesi, korkarız ki birtakım ilave küskünlüklere, kırgınlıklara, belki birtakım derin çatlaklara vesile olacaktır. Onun için bu konuda da herkesin itidalli olmasını, kendi içerisinde hareket etmesini tavsiye ederiz. Ayrıca, Türkiye'de hukuk ne gerektiriyorsa onu da yerine getiririz'' dedi. 

Kurtulmuş, olağanüstü kongre için tüzüğe göre kaç imzanın gerektiğine ilişkin soruya, ''Mesele imza meselesi, tüzükte ne yazdığı meselesi değildir. Mesele, Türkiye'de Saadet Partisi'ni iktidara taşıyacak mıyız yoksa Saadet Partisi'nin önüne birtakım engeller mi koyacağız meselesidir. Bizim vazifemiz, seçilmiş kurul olarak, bu partinin seçilmiş genel başkanı olarak bu partiyi toplumdaki bu ivmeye cevap vererek inşallah iktidara doğru hazırlamaktır'' yanıtını verdi.

Kurtulmuş, bir başka soru üzerine de ''Biz parti içerisindeki meselelerimizi, öyle bir siyasi terbiye aldık ki, kameraların önünde, medyanın önünde, kamuoyunun önünde tartışmayız. Meselelerimizi kendi içimizde, partimizde oturur konuşuruz ama bu tartışmaları kamuoyu önüne taşımayız'' diye konuştu.


-''TAMAMEN BİR SPEKÜLASYON''-

 

Kurtulmuş,  ''Medyada Başbakan Erdoğan'ın köşke, sizin de başbakanlığa geçeceğiniz yönünde bir haber çıktı, nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu yanıtlarken, hem kendi hem de partisi hakkında yazılmış yüzlerce makalenin bulunduğunu, bu makalelerde kimin hangi amaçla hangi bilgiye dayanarak yazdığını bilmediğini belirterek, ''Tamamen bir spekülasyon'' dedi.

Kurtulmuş, ''Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun kızının düğününe katıldığı ve AK Partililerin kendisine büyük ilgi gösterdiğinin'' anımsatılması üzerine, ''Hayat sadece politikadan ibaret değildir'' sözünü yineledi.

Kurtulmuş, Davutoğlu'nu gençlik yıllarından itibaren yakından tanıdığını, Memnune Davutoğlu'nun da bebekliğini bildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

''Siyaseten görüşlerimiz çok farklı olabilir. Çok farklı partilerde bulunabiliriz ama sonuçta hayatta bir de dostluklar, arkadaşlıklar, ahbaplıklar var. Bu çerçevede çok eski bir arkadaşımızın, ahbabımızın düğününe gitmek, son derece doğal bir vesiledir. Memnune, bizim bir yerde yeğenimizdir. Onun düğününe gitmek de arkadaşlık hukukunun vazifesidir. Orada da önceden beri tanıdığımız birçok arkadaşla karşılaşmış olmak da o düğünün icaplarından birisidir. Dolayısıyla bunu çok fazla abartıp, çok normal, sıradan bir işi abartıp buradan politik sonuçlar çıkarmaya kalkmamak lazım.''  AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler