YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Demirtaş'tan şaşırtan talep
Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş katıldığı bir iftar programında seçim süreci ile ilgili konuşma yaptı. Tekliğin tehlike, farklılıkların zenginlik olduğunu vurguladı ve seçim kampanyası için herkesten en az 1 tl istedi.
Demirtaş'tan şaşırtan talep
16 Temmuz 2014 / 00:30 Güncelleme: 17 Temmuz 2014 / 12:34

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Herkes birbirinin kimliğine saygı duyup bir arada yaşadığı zaman orada birlik olur. Asıl tehlikeli olan tekliktir. Teklik anlayışıdır" dedi.

Demirtaş, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla bir restoranda düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dört bir köşesinde kimi yüzlerce kimi binlerce yıldır yaşayan kimliklerin, halkların, inançların kendi toprağında, kendi devletini yönetebilmesini çok uzun yıllardır beklediklerini söyledi.

İktidarı kuran her partinin şu veya bu şekilde seçimlerle göreve geldiğini ancak seçimlerin ne kadar demokratik olduğunun, halkın iradesini ne kadar yansıttığının tartışılabileceğini ifade eden Demirtaş, şöyle konuştu:

"Fakat halkın iktidarda olması demek, halk tarafından seçilmiş bir kişinin yönetici olması demek değildir tek başına. Yönetim anlayışı ve yönetimdeki kişi, Başbakan ya da cumhurbaşkanı yönetirken halkla birlikte yapıyor mu? Halkın düşüncesini taleplerini dikkati alıyor mu? Belirleyici olan budur. Bir kişi halk tarafından seçilince eğer halkla arasındaki duygu, düşünce bağını, hal taleplerini ve bağını da koparacak şekilde kesiyorsa orada artık halkın iradesi yok, bir halk yönetimi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu nedenle halk hiçbir zaman iktidara gelmemiştir."

Demirtaş, iktidarda olan devlet ya da hükümet başkanlarının, sadece devletin büyük çıkarlarını düşündüklerini ileri sürerek, şöyle devam etti:

"Halkın çıkarları asla umurlarında olmamıştır. Binlerce örneği vardır. Halk Sivas'ta yakılmıştır. O dönem devletin başında olan 'devlet zarar görmesin' diye olayı büyütmeyelim, bir trafik kazasında, futbol maçında bile bu kadar insan ölebilir' demiştir. Çünkü o anda onun işi halkın çıkarlarını korumak değil, o anda Sivas'ta bir otelde diri diri yakılan insanlar onun için bir şey ifade etmiyor. Önemli olan devletin zarar görmemesidir. Roboski'de savaş uçakları 34 kişiyi parçalar ama o anda devleti yöneten kişinin yüreği sızlamaz, onun için önemli olan devletin çıkarlarıdır.

O nedenle hemen Roboski katliamından sonra Genelkurmay Başkanına teşekkür etmiştir başbakan, Soma'da 301 işçi katledilir, onun aklına işçilerin ailesi, emekçinin, madencinin dramı gelmez, onun için önemli olan devletin çıkarlarıdır. Aman devlet zarar görmesin, o nedenle 'bu işin fıtratında bu vardır, kaderdir' der, devlet zarar görmesin diye 301 işçinin cenazesi üzerinden rahatlıkla tepinebilirler. Gezi'de işte o nedenle Berkin'i, Ali İsmail'i katlettikten sonra 'ölen ölmüştür işimize bakalım' diyebilirler çünkü onlar için önemli olan devlettir."

Bu konuda binlerce örnek sayılabileceğini, iktidarda olan hiç kimsenin halkı değil hep devleti düşündüğünü dile getiren Demirtaş, "Devlet dedikleri de kendileridir bizzat, başkası değildir. Devlet dedikleri kendi saltanatlarıdır. Şu topraklarda başbakan olmuş da fakir fukara bir kenara çekilebilmiş kimseyi tanıyan var mı? Yedi sülalesi zengin olmadan bakanlık dönemi bitmiş kaç bakan tanıyoruz. Bu milletin, devletin malı mülkü hep bunlara peşkeş mi çekilecek? Bunu kimse denetleyemeyecek mi? Halk kendini yönetemeyecek mi?" görüşünü dile getirdi.

Demirtaş, bu devrin bitmesi kapanması gerektiğini, bütün kimliklerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade ederek bu ülkenin zenginliklerinin herkese yeteceğini vurguladı.

Türkiye nüfusunun hala yüzde 25'inin nitelikli işsiz olduğunu, nüfusun yüzde 60'ının geçim sınırının altında yaşadığını, buna karşılık nüfusun sadece yüzde 5'inin ülke kaynaklarının neredeyse yüzde 25'ini tek başına yediğini anlatan Demirtaş, "Bu adaletsizliği sorgulamayacak mıyız? Bunu sorgulayacak bir cumhurbaşkanımız olmasın mı" dedi.

"Bunlar ütopya, hayal değil"

Demirtaş, ezilenlerin el ele vermesi gerektiğini, bu işin Kürt'ü Türk'ü olmadığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben bir Kürt'üm ve bu mücadelenin içerisinden geliyorum ve inkar edilen bir kimliğim. Hakaret edilen, yasaklanan bir kimliğin mücadelesini vermiş ve onuruyla dimdik ayakta durmuş bir halkın temsilcisi olarak bunları söylüyorum. Hep birlikte, el ele verip başarabiliriz. Biz Kürt'ler olarak, yakın zamana kadar ezilen ötesi bir halktık. Mücadele ettik, şimdi durumumuz biraz daha iyileşti. Artık ezileniz biz, hep birlikte ezileniz. Şimdi bu ezilen kimliğimizle Türkiye'ye yeni bir yaşam teklifinde bulunuyoruz. Şu andaki durum kardeşlik değil, eşitlik değil...

Öyle bir cumhurbaşkanımız olsun ki bir Alevi hakarete uğradığında o akşam o Alevi'nin evinde olsun, çayını içsin yemeğini yesin. Bir başörtülü çalıştığı yerde horlanıyorsa cumhurbaşkanı ertesi gün onun yanında olsun elinden tutsun. Bir işçi grevi varsa maaşları ödenmemiş, işten çıkarılmışsa halkın başkanının işi Çankaya'da oturmak MGK ile konuşmak değil, o işçinin yanında olmak onun sesini duyulmasın sağlamaktır.

Bunlar ütopya, hayal değil, gerçek olan bunlar anlattıklarım gerçek, yalan, sahte olan şu anda yaşananlar. Benim anlattıklarım hayal değil, bir ütopyadan söz etmiyorum, olması gerekenden söz ediyorum. Bu yalanı, iki yüzlülüğü, riyakarlığı bize dayatanlar, asıl sahteciliği yapanlardır. Devlet kutsal değildir, devleti yöneten kutsal değildir, devleti yönetin Allah tarafından özel yetkilendirilmiş, donatılmış, mübarek insanlar değil, bizden üstün değiller. Asil, halk, siz ne istiyorsanız onlar onu yapmak zorundalar. Yapmıyorlarsa, yönetim yetkisini, meşruiyetini yitirirler."

"Asıl  tehlikeli olan tekliktir"

Demirtaş, herkesin kendi kimliğiyle bu mücadelede yer alması gerektiğini, bunun ülkeyi parçalamayacağını vurgulayarak, şunları belirtti:

"Efendim 36 kimlik varmış, tek tek sayarsak her birine ayrı hak verirsek ülke bölünürmüş. Asıl ülkeyi güçlendirecek şey budur. Herkes birbirinin kimliğine saygı duyup bir arada yaşadığı zaman orada birlik olur. Asıl tehlikeli olan tekliktir. Teklik anlayışıdır. Gururla ifade ediyorlar, 'tek millet tek dil', tek dil kadar faşizan bir düşünce olamaz. Milletin tekliği kadar faşizan bir düşünce olamaz. Milletin kendi içinde birliği beraberliği olur ama tekliği olmaz, tek dili olmaz bir milletin. Tek inancı tek mezhebi olmaz. Siz ille de öyle yapacağım diyorsanız, başaramazsınız, oradan zulüm çıkar, faşizm çıkar, katliam çıkar. Kimseye huzur, demokrasi çıkmaz. Oradan bir birlik de çıkmaz. Zorla, dayatmayla kimsenin kimliğini elinden alamazsınız. Bu hakaretin büyüğü de Türkler, Türk halkınadır. Bu Türk milletini övmek değildir ki. Türkiye'de 'Ben Türk değilim' diyenleri zorla kafasına vura vura sen Türk'sün dedirtmek Türkleri büyüten bir şey değil. Bu Türklük adına yapılan en büyük hakarettir. En fazla Türklerin buna karşı çıkması lazım."

Geçmişte başörtülülerin, Müslüman, muhafazakar kesimlerin korklulu günler geçirdiklerini, o günleri unutmadıklarını hatırlatan Demirtaş, "Şimdi evet iktidardaki anlayış nedeniyle belki muhafakar kimlik kendini ifade etmekten korkmuyor, kaygısı yok ama öbür taraftan Alevi'ler 'Alevi'yim' demeye çekinir hale geldiler. 'Ben laikim' demeye insanlar çekinir hale geldiler. Yaşam tarzıyla ilgili insanlar korkar hale geldiler. Her iktidara gelen geri kalanları korkutacaksa demokrasiye ne zaman kavuşacağız? İktidara gelen her düşünce, inanç, geri kalanları ezecekse ne zaman huzur bulacağız? Tek yolu işte radikal demokrasi" görüşünü savundu.

"Herkes 1 lira bağışlasın"

Cumhurbaşkanı seçimi kampanyası sürecinin bir de finans yönü olduğunun altını çizen HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunun bir de finans yönü var, mali yönü var. Öyle büyük paralar toplayalım büyük işler, kampanyalar yapalım demiyoruz. Ama herkes en az bir lira yatırsın diyoruz, bir lira.

Çünkü o bir lira, bizim için hırsızlıkla elde edilmiş bir milyar dolardan daha değerlidir. Alın terinizle, yürekten, saf, helal bize göndereceğiniz bir TL bizim kampanyanın en büyük gücüdür. Hiç bir şey yapamıyorsanız bize dua edin."

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler