YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu'nda seçim barajı açıklaması
Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim barajı tartışmalarına ilişkin "Kendine güvenen bir parti olarak barajın arkasına da saklanmadık barajdan da korkmadık" dedi.
Davutoğlu'nda seçim barajı açıklaması
05 Aralık 2014 / 06:00 Güncelleme: 05 Aralık 2014 / 07:01

AK Parti yeni kurulduğunda, 14 ay sonra iktidar olacağını düşünerek kurulmadığını vurgulayan Davutoğlu, partinin iktidar hedefiyle kurulduğunu fakat o dönem erken seçime gidilip gidilmeyeceğinin belli olmadığını hatırlattı. Davutoğlu, seçim barajının o dönem de var olduğunu aktararak, şunları söyledi:

"Yeni kurulan bir parti olarak da 'Aman barajlar kalksın' diye bir şey yapmadı. Çünkü, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde kendine güveniyordu, 'Ben iktidar olurum' diyordu. Kendine güvenen bir parti olarak hiçbir zaman barajın arkasına da saklanmadık, barajdan da korkmadık.

2001 Ağustos ile 2002 Kasım arasında bir muhalefet partisi olarak, barajı bahane göstermeden halka ulaşmaya çalıştık ve başarılı olduk. Sonra da barajın arkasına saklanmadık. Aldığımız oy oranları herhangi bir şekilde baraj dolayısıyla alınmış oy oranları değil.  

Milletvekili dağılımını koysak bile yüzde 50'yi yakalamış Türk siyasetinde kaç parti var, yüzde 48,5 yüzde 49'ları yakalamış? 2011 seçimlerinde geldiğimiz düzey belli. Dolayısıyla AK Parti olarak bu konuda herhangi bir kaybımız yok."

"Erdoğan, geçen yıl 3 seçenek önerdi"

Başbakan Davutoğlu, geçen yıl bu sebeple AK Parti Genel Başkanı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 teklifte bulunduğunu anımsatarak, barajın tamamen kaldırılması, daraltılmış bölgeye geçilerek barajın yüzde 3 ile 5 arasında tutulması ya da mevcut sistemle devam edilmesi seçeneklerinin sunulduğunu dile getirdi.

Burada önemli olanın parlamenter sistemde temsil ile istikrarı bir arada sağlanması olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"1995'te Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar var. O zaman yapılan itirazı reddederken, temsil ile istikrar aynı derecede önemlidir. Temsili sağlarsınız, 1965-1969'da Milli Bakiye Sistemi'yle en küçük partilere bile şeyler dağıtıldı, fakat ondan sonra gelen koalisyon hükümetleri gösterdi ki; temsille sağladığınız olumlu unsurlar istikrar getirmiyorsa bu sefer başka sıkıntılar doğuruyor.

Peki istikrar yeterli mi? Yetmez. Birçok Ortadoğu ve başka ülkelerde antidemokratik istikrar var ama demokrasi olmadığı için meşruiyet yok, temsil yok. O zaman bizim yapmamız gereken en uygun bir şekilde bunları buluşturabilmek. Bu tartışma geçen sene açılmış olsaydı, biz teklif ettiğimizde, memnuniyetle bütün partililerle oturulur, konuşulur ve yeni bir formül neyse onun üzerinde çalışılırdı." 

"Baraj tartışmaları, istikrarla ilgili soru işareti uyandırma çabasıdır"

Davutoğlu, anayasal bir zorunluluk olarak, değişikliğin 1 yıl önceden olmadıkça uygulanma şansı  bulunmadığına dikkati çekerek, "O zaman grup konuşmamızda da vurguladığım gibi; bu konuları böyle bir reaktif ya da bir şeyi engellemek için ele alınan konular değil de ilkesel, rasyonel, birlikte oturup değerlendirip, herkesin temsille istikrarı birlikte sağladığı bir noktaya, her fikre açığız.

Birden Anayasa Mahkemesi Başkanlığının reddettiği o konuşma etrafında bir fırtına kopartıldı, bir algı yürütülmeye çalışıldı. Burada geçen sene 30 Mart seçimleri öncesinde ve daha önce ortaya çıkan tabloya baktığımızda, 2015 seçimlerinin önemini de gördüğümüzde, bunlar Türkiye'deki istikrarla ilgili bir yeni soru işaretleri uyandırma çabası olarak da değerlendirilebilir. Şu anki temsil, geçerli oylar üzerinden zaten yüzde 95'lere varan güçlü bir temsil şeyimiz var. Bu noktada bir sıkıntı yok" dedi.

Davutoğlu, söz konusu tartışmaların zamanlamasına işaret ederek, Anayasa Mahkemesi'nin 1995'te, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de 2008'de aldığı kararların şu anki seçim sistemine meşruiyet gölgesi getirmeyeceğini söyledi. Bu kararların barajı meşru gördüğünü anımsatan Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ama bu çözülmek istenseydi yeni bir teklifle, 2013'ün Eylül ayında yapılan teklif şu ana kadar tartışılır, konuşulurdu. Bunları bekletip, şimdi böyle bir tartışma açmak doğru değil. Önümüzdeki dönemde bu çerçevede de bir kriz beklemiyorum. Türkiye'de seçim normal zamanında yapılır. Meşru prosedürler içinde yapılır.

Bu tartışma etrafında hiçbir vatandaşımızın tedirgin olmaması lazım. İstikrarımızı bozacak bir şeye izin vermeyiz, temsili yok edecek bir demokrasiye zaten izin vermeyiz. Bundan heveslenip de 'acaba bu sefer AK Parti'nin ayağını kaydırmak suretiyle Türkiye'de istikrarı bozabilir miyiz' diye hevesleniyorsa, hevesleri kursaklarında kalır."

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler