18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul16 °C
  • Ankara5 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya10 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli5 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: Paralel Yapı hayırsever kitleye ihanet etmiştir
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Afyonkarahisar'da AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.
Davutoğlu: Paralel Yapı hayırsever kitleye ihanet etmiştir
01 Kasım 2014 / 12:44 Güncelleme: 01 Kasım 2014 / 13:18

AK Parti'nin Afyonkarahisar'da Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında 23'üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısı bugün başladı.

Başbakan, Güral Afyon Otel'de düzenlenen toplantının açılış konuşmasında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Paralel Yapı hayırsever kitleye ihanet etmiştir

Ne silahlı kuvvetler, ne de güvenlik birimlerinin içinde paralel yapılanmalara izin verilmeyecektir. Paralel yapı içindeki kriminalojik işlere karışmış olanlar sadece devlete değil, hayırsever kitleye de ihanet etti. 

AK Parti, paralel devlet anlayışını da kesinlikle tarihin çöplüğüne atacaktır.

2015 seçimlerine herkes girsin, karşımıza çıkacak olan herkes, mert, açık, şeffaf bir şekilde karşımıza çıksın, meydanlarda halkla birlikte onlarla konuşalım, halk kimi tercih ederse başımızın üzerinde yeri var ama halktan böyle bir yetki almadan bizim başımızın üzerine çıkmaya kalkarsanız biz, bu başı öyle kolay kolay teslim etmeyiz.

"1 Kasım için HDP'yi uyardım"

Biz çözüm süreci iradesini ortaya koyarken HDP sabote etmek için gencecik çocukları sokağa sürdü, tahrik etti. 1 Kasım için HDP'yi uyardım. Toplantı gösteri hakkı şiddete yönelirse gerekli tedbiri alırız.

MHP hükümetimizin iradesini sürekli eleştiriyor. Toprak bütünlüğünü teminat altına alacak politikanızı çıkın anlatın 

Merkez Bankası faiz oranlarını gözden geçirmeli

"Merkez Bankasında önümüzdeki günlerde brifing alacağım. Türkiye'deki siyasi istikrarın devamı ve dünya emtia fiyatlarındaki artışı da göz önünde bulundurarak, Merkez Bankasının faiz oranlarını tekrar gözden geçirmesinin vaktinin geldiğini düşünüyorum."

 

Bre gafiller

"Baktılar ki cumhurbaşkanlığı makamı bu kez aynı Özal çizgisinde kararlı bir şekilde milli iradeyi savunan AK Parti kadrolarının içinden biriyle temsil ediliyor, bu sefer AK Parti'ye kapatma davası açıldı. Yeni Anayasa yapma tartışmaları yürürken bu çabalar içindeyken kapatma davası açıldı. Kökünden kurutalım dediler. Halbuki bre gafiller, kökü millet olanın kurutulması mümkün mü!

Gezi olaylarıyla AK Parti'yi durduramadılar. 17-25 Aralık'ta dolaylı bir darbe teşebbüsüyle durdurmak istediler. 

Bundan sonra da kimse muhtıra veremeyecek

Her 23 Nisan'da, 29 Ekim'de değişik vesilelerle yapılan açıklamalarla hep bize şu söylendi: 'Haddinizi bilin. Sakın ola ki halk size oy verdi diye Türkiye'nin geleceği ile ilgili planlamaları yapacağınızı zannetmeyin. Bu ülkede dış politika, ekonomik politikalar, stratejik konular, bürokrasi tarafından karar verilen konulardır. Siz geçmişte olduğu gibi baraj yapın, yol yapın ama bu alanlara girmeyin' denmeye çalışıldı. 

Eğitim politikalarına dahi vesayetçi bir yapının tespit ettiğine dönük mesajlar verildi. Yılmadık, devam edildi. 2004-2005 yıllarında adından başka hiçbir şekliyle Cumhuriyeti andırmayan Cumhuriyet mitingleri tertip edenler, milli iradenin önüne set çekmeye çalıştılar. 2007'de e-muhtıra verildi, ki muhtıraların sonuncusuydu. Bundan sonra da kimse bir daha muhtıra veremeyecek, kimse millete muhtıra veremeyecek'

"Ne tuzaklar kuruldu bize..."

AK Parti herhangi bir parti olmadığını her aşamada gösterdi. Ne tuzaklar kurdular. Demokrasi önünde yürüyenlerin önüne kurulan tuzakların hepsi bize de kuruldu. İstediler ki AK Parti tirbülansa girsin. Önce kurucu başkanımızı siyaseten yasakladılar. İstediler ki bizde lider kavga çıksın. 3 Kasım seçimleri tam ibretliktir. Kurucusu yasaklı bir parti hakim bir parti haline geldi. Kurucu başkanımız başbakan olduktan sonra eski Türkiye'nin alışkanlıklarını canlandırmaya çalıştılar. Bize hep haddinizi bilin, Türkiye'nin geleceği ile ilgili planları yapacağınızı zannetmeyin. Türkiye'de bu işler bürokrasinin işidir denildi. Cumhuriyet mitinleri ile milli iradenin önüne set çekmeye çalıştılar. 

"Kökü millet olan kurutulabilir mi?

AK Parti'ye kapatma davası açıldı. Kökünden kurutalım dediler. Bre gafiller kökü millet olanın kurutulması mümkün mü? Rahmetli Adnan Menderes'i astınız durdurabildiniz mi? Durduramazsanız, bizim kökümüz ateşe yürüyen bir Peygamber'e inananlardır. Hangi güç bizi korkutabilir. İstiklal ordularının yolundan ve izinden yürüyoruz. Bizi durdurmanız mümkün mü?

Bunun adı darbeye teşebbüstür

Eğer üç seçim öncesi, 30 Mart, Cumhurbaşkanı ve 2015 seçimleri öncesi, birçok gayriahlaki dinlemelerle insanların özel hayatlarına girerek, bir bomba tesiri yapsın diye ve etrafa da 'Bu hükümet 1 Ocak'ta artık bitecek' diye bir planlama içinde eğer birileri harekete geçmişse, bunun adı yolsuzluklarla mücadele değildir, bunun adı millet iradesiyle gelen bir iktidarın dolaylı bir darbeyle indirilmesi teşebbüsüdür. Adını doğru koymamız lazım

Emine Ülker Tarhan'ın istifası

(Ankara Milletvekili Tarhan'ın CHP'den istifa açıklaması) Altına imza atıyorum ben de.

"Kardeşimiz olsa yolsuzluğa izin vermeyiz"

Partimiz kapatılamayınca uluslararası çevrelerde tam bir kuşatma harekatı başladı. Eksen kayıyor dediler.Ülke içinde bu bozguncularla birlikte hareket edenler oldu ama yine durduramadılar 2013'de Gezi olayları ile sokağı şiddetle hareketlendirdiler.O gösterilerde şiddetin her türlüsü uygulandı. İstendi ki Türkiye Mısır gibi, Ukrayna gibi toplumsal bir kaosun içine girsin. 

AK Parti kadrolarının iktidarda olduğunu unuttular. Durduramadılar yine. Bu sefer 17 Aralık'la dolaylı bir darbe girişimi içine girdiler. Bizim ahlaki anlayışımız, yolsuzluklara karşı durur. Kardeşimiz olsa milletin rızkını yemesine müsade etmeyiz. 3 seçim öncesi bir çok gayriahlaki dinlemelerle bir bomba tesiri yapsın diye birileri harekete geçmişse bunun adı yolsuzlukla mücadele değildir. 30 Mart'ta millet iradesini ortaya koydu. Bütün bu süreçlerden tertemiz çıktık. Zor bir süreçti. Başka partilerde olsa büyük dalgalanmalar olabilirdi. 

"Bu kutlu yürüyüş burada başladı"

2001 Ağustosunda yeni bir dünya ideali ile yola çıkan değerli AK Parti mensupları teşrifleriniz için teşekkür ediyorum. Ermenek ve trafik kazasında kaybettiğimiz vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Bu toplantı vesilesi ile 2001'den beri bu davaya gönül vermiş ve hakka yürümüş dava arkadaşlarımıza rahmet diliyorum.Sembolik bir mekandayız. Bu kutlu yürüyüş burada başladı.

"Bizim sırrımız burada"

Bu davada teşekkür etmemiz gereken o kadar çok kişi var ki... Bu davaya gönül veren herkese buradan tekrar muhabbetlerimi gönderiyorum. Bu dava içinde yürüyen ve desteklerini esirgemeyen aile bireylerimize de teşekkür ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç bir parti bizim gibi istişare mekanizması kuramamıştır.Başka hiçbir parti böyle bir kompozisyon oluşturamamıştır.Başarımızın sırrı burada. Biz yürümeye başladığımızda dava arkadaşlarımızla tek bir ruhmuşçasına yürürüz. Biz kendimizi düşünmeyiz, bütün dava arkadaşlarımızla bütün bir milletle yürürüz. 

"Bu yoldan dönmeyiz"

Tarihe iz bırakan büyük yürüyüşler olmuştur. Hep beraber tarihten bazı örneklerle bizim yürüyüşümüzü anlamaya çalışalım. Hz. Musa bir ideal için firavuni bir tavıra karşı bilinmeze doğru yürürken ne olacağını bilmiyordu. Kızıldeniz'de onu izleyenler bir mucizeye tanık oldu. Muharrem ayındayız, yine bir grup insan bir ulu önderle Hz. Peygamberle Mekke'den Medine'ye yürüdü.

Yine insanlık onuru adına yürüyenlerin yolunun yolcusuyuz biz. Hz. Hüseyin kerbela'ya bir grup inananla yürüdü. Hz. Ali kendinden sonraki nesillere şu mesajı verdi; İnsanlık adına yürümeniz gerekiyorsa sonu ne olursa olsun devam ediniz. Bugün bize niye zalimlere  niye karşı duruyorsunuz diyenler Hz. İbrahim'i, Hz. Ali'yi görseler onlara da bu yoldan dönün derlerdi. Ama onlar bu yoldan dönmedi biz de dönmeyiz.

"Biz AK Parti yürüyüşünün neferleriyiz"

Gandi'nin meşhur tuz yürüyüşü tarihe geçti. Üstünde basit bir kıyafetle yola çıktığında kimse Britanya hükümdarlığının sarsılacağını düşünmemişti.Martin Luther King yürümeye başladığında hiç kimse ileride ABD'nin başına bir siyahi geleceğini bilemezdi.

Yürüyüşler sonuçlarını zamanla gösterir. 26 Ağustos 1922'de Gazi Mustafa Kemal önderliğinde İzmir'e yürüyenler de istiklale yürüyordu. Anti sömürgeciliğe doğru yürüyen bu devlete herkes ümit bağlamıştı.Biz bütün bu yürüyüşlerin son halkasını oluşturan AK Parti yürüyüşünün neferleriyiz.Sonu hapis olsa da, sonu Kerbela da olsa bu yürüyüşten geri dönen olmayacaktır.

"İhya edici, inşa edici, tamir edici olacağız"

Nasıl geçmişte böyle yürüyüşler olduysa yakıp yıkan yürüyüşler de oldu. Haçlılar gibi, Moğollar gibi, Nazi ordusunun ilerleyişi gibi. İşte tarih bu yürüyüşlerin gerilimlerinden ibaret. Yıkıcılar hangi formda olursa olsun her tür yıkıcılığın karşısında yapıcı olacağız. Biz inşa edici, ihya edici tamir edici olacağız. Bu hak yolunun yürüyüşüdür. Nedir bu yürüyüşlerin ortak ideali. 

"AK Parti Hareketi yerli olduğu kadar evrenseldir"

Her şeyden önce bunlar insan odaklıdır. Acaba bu insan şu ırtan mı, bu mezhepten mi diye bakmazlar. İnsan diye bakarlar ve o insan selam dururlar. Hz. İbrahim kendi akrabaları ile yürüyordu ama evrensel olan için yürüyordu. Peygamberimiz kendi kavmi ile yürüyordu ama bütün insanlar için yürüyordu. Milliydiler ama aynı zamanda evrenseldir. Ak PArti harekatı milli, özgün yerli ve evrensel bir harekettir.

 

canli-010.png

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler