YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: Kimse Doğu Akdeniz'i kapatamaz!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu ile ortak açıklama yaptı. Davutoğlu,"Türkiye ve KKTC'ye Doğu Akdeniz kapatılamaz ve bu bilinmeli" dedi.
Davutoğlu: Kimse Doğu Akdeniz'i kapatamaz!
25 Kasım 2014 / 21:35 Güncelleme: 26 Kasım 2014 / 07:56

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Kıbrıs'ta bir an önce barış, çözüm ve yoğunlaştırılmış müzakere çağrısında bulunduğunu belirterek, "O olmazsa ortak komite oluşturulması ve doğal kaynakların barışı teşvik edici şekilde kullanım için değerlendirilmesi ama bunların ikisine de 'hayır' deniyorsa bilinsin ki Türkiye ve KKTC'ye Doğu Akdeniz kapatılamaz. Doğu Akdeniz'in ve Kıbrıs'ın bütün münhasır ekonomik bölgesinde iki toplumun da eşit hakkı vardır. Bu hakların kullanılması yönünde de hiçbir tereddüt gösterilmez" dedi.

Başbakan Davutoğlu, çalışma ziyareti için Ankara'da bulunan KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu ile Ankara Palas'taki başbaşa görüşmelerinin ardından ortak basın açıklaması yaptı.  

Yorgancıoğlu'nu anavatanda ağırlamaktan büyük onur duyduğunu belirterek sözlerine başlayan Davutoğlu, KKTC'nin 31'inci kuruluş yıl dönümünü de kutladı. G20 Zirvesi dolayısıyla kutlama törenlerinde bulunamadığını ifade eden Davutoğlu, "Ama tabii nerede olursak olalım, gönlümüz her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıslı Türk soydaşlarımızla atar" dedi.

Başbakan olduktan sonra ilk ziyaretini Kıbrıs'a gerçekleştirdiğini anımsatan Davutoğlu, ziyarette hem Kıbrıs görüşmelerinde gelinen noktayı Başbakan olarak değerlendirme imkanı hem de yeni hükümet olarak atılacak adımları istişare etme olanağı bulduklarını ifade etti.

Yorgancıoğlu ile görüşmelerinde, KKTC'nin siyasi ve ekonomik alandaki gelişmelerini değerlendirdiklerini aktaran Davutoğlu, Kıbrıs'ın yerleşik güçlü bir demokrasi olarak 2015'te seçimlere gideceğini, KKTC'nin siyasi istikrarının çok önemli olduğunu belirtti.

Görüşmede, müzakerelerle ilgili kanaatlerin de paylaşıldığını dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"KKTC'nin demokratik anlamda yerleşik kültürünün güçlenmesi ve istikrarın hakim olması bizim öncelikli tercihimizdir. KKTC birçok seçimlerde, demokratik olgunluğunu ispat etti. İnşallah önümüzdeki dönemde de siyasi istikrarı koruyarak, ondan sonra da demokratik çizgisini her zaman sürdürecektir. Siyasi istikrar içinde bu istikrarın korunması anlamında da ekonomik reformların, ekonominin güçlendirilmesinin büyük bir önemi, rolü var. Türkiye ile KKTC arasında çok yakın ilişkilerle ekonominin, ortak ekonomik faaliyetler konusunda ciddi adımlar atılmıştır. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri inşallah Anadolu'yu Kıbrıs'a, anavatanı yavru vatana bağlayacak olan su geçişidir."

"Gönül bağı, su üzerinden fiili bağa dönüşecek"

Akdeniz'de veya dünyanın herhangi bir yerinde bu tarz bir projenin gerçekleşmediğine dikkati çeken Davutoğlu, "tarihi" olarak nitelediği projeyle gönül bağının su üzerinden fiili bağa dönüştürüleceğini belirtti.

Suyu kalıcı bir barışın sembolü olarak gördüklerini aktaran Davutoğlu, "Proje ilk defa ortaya atıldığında, Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu bir barış projesi olarak takdim etmişti. İnşallah bunu en kısa zamanda gerçekleştireceğiz. Kıbrıs'ın bu anlamda su konusundaki makus talihi de değişmiş olacak" diye konuştu.

Ada'da yürütülen müzakerelerin önemine işaret eden Davutoğlu, geçen hafta sonu ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın İstanbul'da bulunduğunu ve kendisiyle görüşmeler yaptıklarını anımsattı.

Bu görüşmelerin ana konularından birisinin de Kıbrıs müzakerelerindeki gelişmeler olduğunu aktaran Davutoğlu, bu bağlamda son dönemde Türkiye'nin Kıbrıs'ın güneyinde yaptığı sismik araştırmaları bahane ederek müzakere masasından çekilen Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in tutumuyla ilgili de görüş alışverişinde bulundukları söyledi.

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birçok kez vurguladığımız gibi Türkiye ve KKTC, bir an önce hemen bir barışın gerçekleşmesi yönünde güçlü iradeye sahiptir. Bunu 2004 referandumunda gösterdik daha sonra müzakereler tekrar başladığında gösterdik. Son dönemde de hep Türkiye Cumhuriyeti, her türlü müzakerelerde destek vermeye hazır olduğunu beyan etti, diğer garantör devletleri de buna destek vermeye davet etti. Ayrıca uluslararası konferans davetinde bulundu."

"Rum Yönetimi tüm uyarıları karşılıksız bıraktı"

KKTC'nin müzakerelerde hep ön alan, müzakereleri hızlandırma çabası içinde olan taraf olduğuna vurgu yapan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Maalesef Hristofyas döneminde elde edilen sonuçlar ile Sayın Anastasiadis'in döneminde ortaya çıkan ümitvar tabloya rağmen, muhafaza edilemedi. Sayın Anastasiadis, önce ekonomik kriz, arkasında diğer gerekçeleri öne sürerek sürekli bir zaman kazanma çabası içinde oldu ve son olarak da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yürüttüğü sismik çalışmalarla ilgili hususu bahane etti.

Halbuki biz en başından itibaren, Kıbrıs'ın ekonomik bölgesinde, münhasır ekonomik alanındaki doğal kaynakların barışın itici bir gücü olacağı kanaatini serdettik. Hep 'ya bir an önce müzakerelere gidilsin, bir an önce barış sağlansın ve bu kaynak barıştan sonra Kıbrıs'ın inşası için, güçlenmesi için kullanılsın.

Aynı zamanda da hep iki toplumu birbirine kaynaştırsın hem de Türkiye ile Yunanistan'ın ortak bir Doğu Akdeniz barışını gerçekleştirmesinde önemli bir zemin teşkil etsin' dedik. Eğer bu zor olacaksa vakit alacaksa müzakereler bir müddet daha sürecekse ki biz bir an önce bitmesini isteriz, bu sefer de ortak bir komite kurulmasını teklif ettik. Bu ortak komite, iki tarafın haklarını da gözeten çalışmalarla bu doğal kaynakların kullanımına yönelsin."

Bütün bu çağrılara rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tek taraflı olarak sismik, sondaj çalışmaları için ihalelere çıktığını, emri vakiler yaptığını, bütün uyarıları da karşılıksız bıraktığını dile getiren Davutoğlu, Türkiye'nin de bunun üzerine Barbaros Hayrettin Gemisi ile sismik araştırmalara başladığını, KKTC ile Türkiye arasında anlaşmalar imzalandığını kaydetti.

Başbakan Davutoğlu, "Şimdi de çağrımız açıktır, bir an önce barış, çözüm ve bunun için yoğunlaştırılmış müzakere. O olmazsa ortak komite oluşturulması ve doğal kaynakların barışı teşvik edici şekilde kullanım için değerlendirilmesi ama bunların ikisine de 'hayır' deniyorsa bilinsin ki Türkiye ve KKTC'ye Doğu Akdeniz kapatılamaz. Doğu Akdeniz'in ve Kıbrıs'ın bütün münhasır ekonomik bölgesinde iki toplumun da eşit hakkı vardır. Bu hakların kullanılması yönünde de hiçbir tereddüt gösterilmez" dedi.

"Türkiye, her zaman KKTC'nin yanında olmaya devam edecek"

Bu görüşleri ABD Başkan Yardımcısı Biden ile de paylaştığını dile getiren Davutoğlu, Biden'ın Kıbrıs'a yaptığı ziyaret sonrasında müzakerelerin ivme kazandığını, başta ABD olmak üzere tüm tarafların müzakerelere ivme kazandırmak için yapacağı çalışmalara olumlu baktıklarını söylediğini aktardı.

Başbakan Davutoğlu, "Ümit ederiz bu tıkanıklık aşılır, bir çözüm perspektifinde buluşulur. Ümit ederiz doğal kaynaklar bu çözüm perspektifinin altyapısını oluşturur" diyerek, Türkiye'nin her zaman KKTC'nin yanında olmaya devam edeceğini bildirdi.

"Kıbrıs'ta siyasi istikrarın ve ekonomik kalkınmanın sürmesi için Türkiye, her zaman olan desteğini vermeye devam edecek" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini, Yorgancıoğlu'nu Ankara'da görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek tamamladı.

Ortak basın açıklamasının ardından akşam yemeğine geçildi. Ankara Palas'taki yemeğe, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami, KKTC Maliye Bakanı Zeren Mungan, TİKA Başkanı Serdar Çam ve diğer ilgililer katıldı.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler