YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'na dört dosyayla gidiyor
Başbakan Davutoğlu, bugün Kılıçdaroğlu’yla yapacağı görüşmede ele alacağı konuları 4 başlıkta sıraladı. Davutoğlu, bu görüşmeyle açık ruhuyla toplumu kuşatan, kişiselleştirilmemiş, insan odaklı bir Anayasa için süreç başlatmak istediğini söyledi
Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'na dört dosyayla gidiyor
30 Aralık 2015 / 02:50 Güncelleme: 30 Aralık 2015 / 13:48

Habertürk'ten Özcan Tikit'in haberi;

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a yaptığı ziyareti takip ettik. Öncelikle Davutoğlu’nun ziyaretinin; hem zamanlaması hem de iki güne yayılması nedeniyle tüm Balkanlar’da büyük dikkatle izlendiğini söylemekte fayda var. Rusya’nın hinterlandı olarak görülen bir ülkeye yapılan ziyaret haliyle bu yönüyle de dikkat çekiyor.

Başbakan, Belgrad’da ziyaretinin bu boyutunu “Zaten önemliydi Türkiye-Sırbistan ilişkileri ama Rusya’yla yaşadığımız son gelişmelerden sonra daha da önem kazandı. Çünkü Rusya Balkanlar’da Türkiye’yi rahatsız edebilecek ve kendileri için müttefik adlettikleri ülkelere dönük bir çaba içinde. Türkiye-Sırbistan ilişkileri iyiyse Balkanlar’da bir meltem rüzgârı esiyor. Kötüyse hani ‘Balkanlar’dan gelen soğuk rüzgâr’ denilen rüzgâr esmeye başlıyor. Türkiye’ye yakın olan gruplar ile Sırbistan’a yakın olan gruplar arasında birden bir gerilim doğuyor. Bu da Balkanlar’daki genel havayı etkiliyor” sözleriyle özetliyor.

Neyse ki bizim de yerinde gördüğümüz kadarıyla Sırbistan-Türkiye ilişkileri “gayet iyi” denebilecek düzeyde seyrediyor. Gazetecilerle görüşme sırasında konu kaçınılmaz bir şekilde iç gündeme geliyor ve Başbakan suallerimize şu cevapları veriyor:

Sayın Kılıçdaroğlu ile yapacağınız görüşmeden umutlu musunuz?

Gündem olarak ne var diye sorduğunuzda; yeni Anayasa, ardından ikinci olarak üzerinde durmayı arzu ettiğimiz husus iç tüzük, Meclis’i daha iyi çalıştırabilmek için... Üçüncüsü reformlar. Bizim açıkladığımız reform paketleri var, bunlarla kanaatlerini almak ve süratle çıkmasını sağlamak, çünkü herkesin kabul ettiği reformlar bunların çoğu. Bu üç konu üzerine odaklanacağız. Bir de kalıcı bir bütçeye kavuşulması için yardımcı olmalarını rica edeceğim.

Esas itibarıyla bu dört konu, tabi merkezinde yeni Anayasa hususu var. Niye yeni bir Anayasa ihtiyacı içindeyiz, çünkü 12 Eylül Anayasası toplumun bütününü kuşatan bir Anayasa olarak yazılmadı. Mümkün olan en geniş tabanda bu Anayasa’yı oluşturma ihtiyacı var. Onun için de önce muhalefet liderleri sonra da sivil toplumla sürekli temas halinde olacağım. Yani bu, bir seferde gidip ‘Biz Anayasa’yla ilgili şunu düşünüyoruz, bunu kabul eder misiniz etmezseniz ne olacak?’ falan gibi bir tartışma değil.

Yani interaktif bir süreç başlatmak istiyorsunuz?

Bir şeyi konuşacağım Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile. Yeni Anayasa konusunda onlar için en uygun yöntem nedir? Çünkü usulde anlaşamazsak; sonra ‘Sen şununla gelme, ben şunu söylemeyeyim’ gibi başlarsak bunlar doğru değil. Herhalde ne Kılıçdaroğlu’nun ne Bahçeli’nin itirazı yoktur. HDP’yi de zikretmek isterdim ama malum sebeplerle görüşmeyeceğiz.

12 Eylül Anayasası’nın tümden değişmesi gerektiği konusunda kimsenin bir itirazı yok. Görünüşte... Gerçekten herkes değişmesini istiyor mu? Bu ayrı bir soru. Hem 12 Eylül darbesinden şikâyet edip hem 12 Eylül Anayasası’na sığınmak doğru değil. Bu sebeple yöntemi istişare etmeyi düşünüyorum. Sonra da muhtevayla ilgili hususlar...

Son birkaç gün uzlaşma komisyonunda yapılan tartışmaların metinlerini okudum. Ciddi bir külliyat var okumaya devam ediyorum. Bu sürece katkıda bulunan arkadaşları cumartesi gecesi topladım, ilerleyen saatlere kadar onları dinledim. Yani ezberden herhangi bir çalışma yapmadan gitmiyoruz.

"İNSAN ODAKLI OLMASI OLMAZSA OLMAZIM"

İlk dört madde dahil mi?

Bu tür konularda her şeye açık olmak lazım. Ben Anayasaların açık olması gerektiğini düşünüyorum. Kendine, halkına güvenen Anayasa açık Anayasa’dır. Terminoloji itibarıyla kapalı Anayasalar vardır. Belli maddelerinin değiştirilmesinin yasaklandığı Anayasalar. 4, bazen 10 madde olabilir bu. Açık Anayasa’da ise her şey konuşulabilir.  Bu 4 madde ile ilgili benim şüphe beyan ettiğim anlamına gelmiyor. Ben o 4 maddeye inanıyorum ama halkıma, kendime, kuracağımız sisteme güveniyorum ki, bunlar açık da olsa bu 4 maddeyi değiştirmeyi kimse düşünmez, yani aidiyeti kuvvetliyse böyle bir şeye ihtiyaç olmaz. Zaten ruhu burada.

Ruhu dediğim husus ne; Vatandaş-insan odaklı olacak, devlet odaklı olmayacak. Bizim Anayasa devlet odaklı. Yani devleti korumak esastır. Halbuki devletin esası insandır. Mesela bu benim için olmazsa olmaz şeylerden biri. İnsan onurunu esas alacak.

Bunu temel hak ve özgürlükler konusunda taviz vermeden yapacağız. 12 Eylül Anayasası’na baktığınızda vatandaşı tehdit görüyor. Her an yaramazlık yapabilir diye sanki bakıyor, anne baba (gibi) ve kısıtlama koyuyor. ‘Şunu yapma, şunu da yapma!’ ‘Şunu yaparsan bile şunları şunları gözeterek yap.’ Halbuki ne vatandaş çocuktur ne de devlet vatandaşlar dışında var olabilen bir şeydir. Bunlar hep ruhuyla ilgili şeyler.

Bunların oluşması halinde biz formu rahat konuşuruz. Form nedir? Yönetim şeklidir. Ha bir de güçler ayrılığı prensibi ruhtur, form değildir. Yani ‘Başkanlık üzerinden diktatörlük doğar’ gibi bir kanaati serdedenlere söylüyorum; en büyük diktatörlük bazen jüristokrasi üzerinden doğabilir. Mesela Hitler parlamenter sistem içinde gelişti. Bu tür kalıpların dışına çıkmak lazım.

DAVUTOĞLU-KILIÇDAROĞLU ZİRVESİ

HDP’den randevu talebini geri çeken Başbakan Davutoğlu, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile bugün Meclis’te bir araya gelecek, yeni Anayasa için Kıılçdaroğlu’nun nabzını yoklayacak.

Muhalefet ile iletişim kanallarını açık tutmak isteyen Davutoğlu, “Bunu ön görüşme kabul edelim. Süreç içinde ihtiyaç duydukça bir araya gelelim” mesajı verecek. Görüşme saat 13.00’te Kılıçdaroğlu’nun makam odasında başlayacak.

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler