YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu İngiltere Başbakanı Cameron ile bir araya geldi
Başbakn Ahmet Davutoğlu İngiltere Başbakanı Cameron ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Davutoğlu İngiltere Başbakanı Cameron ile bir araya geldi
09 Aralık 2014 / 21:07 Güncelleme: 09 Aralık 2014 / 22:08

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve İngiltere Başbakanı David Cameron, Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirdikleri yaklaşık 1,5 saat süren baş başa ve heyetlerarası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye ve İngiltere'nin çok yakın, ilişkileri son derece derinlere giden müttefik iki ülke olduğuna işaret eden Davutoğlu, Cameron’un ziyaretiyle iki ülke işbirliğini geniş kapsamlı istişare etme imkanı bulduklarını söyledi. Türkiye ve İngiltere'nin ikili ilişkilerinin gelişmesinden büyük memnuniyet duyduğunu vurgulayan Davutoğlu, iki ülke arasındaki 15 milyar dolara artan ticaret hacmini 19 milyar dolara çıkarma hedefinde olduklarını, yatırımları karşılıklı artırma kararlılığında bulunduklarını belirtti.

Başbakan Davutoğlu, son 12 yılda Türkiye'ye 7,5 milyar doları aşan İngiliz yatırımının geldiğini, bunları artırma ve ekonomik işbirliğini üçüncü ülkelerde birlikte çalışarak genişletme kararlılığında olduklarını ifade etti.

Cameron'a, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Davutoğlu, "Türkiye ile İngiltere’nin görüşleri gerek AB bağlamında gerekse küresel ekonomik kriz bağlamında örtüşen görüşlerdir" dedi. Cameron ile Avustralya'daki G20 Zirvesi'nde de samimi görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlatan Davutoğlu, Türkiye'nin G20 dönem başkanlığında da İngiltere ile çok yakın istişari işbirliği içinde olacaklarına işaret etti.

Başbakan Davutoğlu, mevkidaşıyla bölgesel konuları da detaylı ele aldıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Görüşmemizin önemli kısmı Suriye ve Irak’ta yaşanan kriz ve bunun uluslararası, ulusal güvenliklerimize yaptığı etki oldu. Türkiye çok açık şekilde Suriye krizinin başından itibaren, Arap Baharı’nın başından itibaren, Ortadoğu’daki değişimin halkların iradesiyle içselleştirici, kuşatıcı bir siyaset anlayışıyla olması konusunda ilkesel bir tutuma sahiptir. Suriye’de rejimin baskılarına ve zulmüne karşı sesimizi yükseltirken de Suriye’de, Irak’ta ve dünyanın neresinde olursa olsun uluslararası terörizme karşı çok açık bir tavır aldık. Bu iki konu birbirinin alternatifi değildir. Suriye rejimine karşı çıkmak, uluslararası teröre herhangi şekilde müsamaha göstermeyi meşru kılmaz. Uluslararası terörizme karşı çıkmak, kendi halkını, 300 bin insanı hunlarca öldüren bir rejime meşruiyet kazandırmayı haklı kılmaz. Bu konuda Sayın Cameron ile temel meselelerde tam bir fikir birliği içindeyiz.

Irak’taki gelişmeleri ele aldık ve Irak’ta kuşatıcı bir hükümetin kurulmasından duyduğumuz memnuniyeti paylaştık. Irak ziyaretim konusunda kendisine bilgi aktardım. Irak’ta ve Suriye’de IŞİD terörüne karşı nasıl bir işbirliği yapılacağı konusunu da kapsamlı bir şekilde ele aldık. IŞİD terörüne karşı yapılacak işbirliği çok kapsamlı bir stratejiyi de beraberinde getiriyor. Böyle bir strateji ihtiyacı benzer örgütlerin bir daha bu topraklarda çıkmaması için zarurettir. IŞİD bölge halkları için tehdittir, Türkiye için tehdittir, uluslararası toplum için tehdittir. Bu konuda hepimizin işbirliği yapması zaruridir. Türkiye ve İngiltere arasında istihbarat işbirliği de dahil olmak üzere ciddi bir ortak çalışma vardır. Bundan sonra da bu istihbari işbirliğimizi, teröre karşı mücadele konusundaki kararlılığımızı sürdürme konusunda da mutabık kaldık. Teröre karşı mücadele bağlamında ayrıca sadece IŞİD değil, bütün bölgede, ülkelerimizi tehdit eden diğer terör örgütlerine karşı da birlikte hareket etme konusu anlaştığımız bir husustur."

"Rejimin meşruiyeti bizim için bitmiştir"

"Uluslararası terörün Suriye’de yuvalanmasına sebep olan rejimin Suriye’deki meşruiyeti bizim için bitmiştir" diyen Başbakan Davutoğlu, Suriye rejiminin kendi halkına dönük barbarca saldırılarına karşı uluslararası toplumun aktif ve kararlı bir tutum alması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de 2 milyona yakın Suriyeli mülteci bulunduğunu, bunlardan 1,6 milyonunun Suriye rejiminden, yaklaşık 400 bininin de IŞİD’in saldırıları sebebiyle Türkiye’ye sığındığını anlatan Davutoğlu, "Türkiye olağanüstü bir mülteci yükünü, bütün dünya adına üstlenmiş durumunda. Bizim dünyadan, başta İngiltere olmak üzere dost ve müttefik ülkelerden beklentimiz bu Suriyeli mülteciler konusunda hem uluslararası duyarlılığı artırmak, birlikte bu yükü omuzlamamız, hem de yeni bir mülteci akını olmaması için güvenli bölgede dahil olmak üzere bütün opsiyonları birlikte konuşmamız, görüşmemiz ki Suriye’deki acılara bir son verebilelim. Bütün bu konularda benzer bir fikre sahip olmaktan, ben büyük bir memnuniyet duydum" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, Türkiye ve İngiltere liderlerinin bir araya geldiklerinde ele aldıkları bir konunun da mutlaka Kıbrıs olduğuna dikkati çekerek, Cameron'a son yaptığı Atina ziyareti konusunda kapsamlı bilgi aktardığını bildirdi. Davutoğlu, "İki garantör ülke olarak, Yunanistan ile de üçüncü garantör ülke olarak, Ada’daki barış görüşmelerinin bir an önce başlaması yönünde ortak bir tutuma sahibiz. Bu barış görüşmelerinin biran önce başlaması ve doğalgaz kaynakları da dahil Ada ile ilgili bütün sorunların iki taraf arasında konuşularak çözülmesi ve tek taraflı adımlardan kaçınılması ortak bakış açımızı oluşturuyor" dedi.

Davutoğlu, sorular öncesi açıklamalarını, "Türkiye ve İngiltere çok köklü tarihi geçmişe sahiptir. Bizim çok sağlam stratejik işbirliğimiz var. Önümüzdeki yıllarda da iki ülkenin işbirliği sadece iki ülkenin haklarına değil, bölgesel barışa da büyük katkı yapacaktır" ifadeleriyle bitirdi.

Davutoğlu şu mesajları verdi:

-Tekrar uyarıyorum kendisini, bu çağrılar devam ederse bunun sorumlusu, dökülecek tek damla kanın sorumlusu Sayın Demirtaş'tır. Bu çağrılarını derhal durdurmalı. Varsa kanuna muhalefeti, Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getirir, demokratik siyaseti yapar. Türkiye'de herkes istediği toplantıyı ve gösteriyi yapma hakkına sahiptir. Ne kadar insanla toplanırlarsa onların güvenliğini sağlamak da bizim görevimizdir ama molotofkokteyli kullanan birisi, kesinlikle 'ben barışçıl gösteri yapıyorum' iddiasında bulunamaz.

-Yabancı savaşçılara karşı tutumumuz açık ve nettir. Yabancı savaşçılar, bütün uluslararası toplum için ve bulundukları ülkeler için, topraklar ve komşu ülkeler için de bir tehdittir. Türkiye hiçbir zaman yabancı savaşçıların Türkiye üzerinden geçişine ya da Suriye'deki varlıklarına müsamaha göstermemiştir, göstermeyecektir bunun net olarak bilinmesini isterim."

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler