YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: "HDP'nin oy artışında Paralel Yapı'nın etkisi var"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "HDP'nin oy artışında Paralel Yapı'nın etkisi açık bir şekilde var. Alanda da 'HDP'ye oy verin' diye kampanalar yürütüldü" dedi.
Davutoğlu: "HDP'nin oy artışında Paralel Yapı'nın etkisi var"
26 Ekim 2015 / 07:55 Güncelleme: 26 Ekim 2015 / 08:09

Açıklamasında, herkesin istediği partiyi destekleyebileceğini ve buna karşı olmadığını belirten Davutoğlu, buna karşı "Ama bu kesimin tabanı bunu gördü. Şu anda fark etti mi? Güçleri azaldı mı? En önemli güç azalmasının sebebi meşruiyet kaybıdır. Halk nezdinde, hatta kendi taban nezdindeki meşruiyet büyük ölçüde kalmadı" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, TVNET'teki özel yayında gündeme ilişkin soruları cevapladı. 

Davutoğlu, öyle bir tablo ile karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bazı siyasi partiler, terör çevreleri ne derseniz deyin, Türkiye için neyi istediklerini söylemiyorlar.  Neyi istemediklerini söylüyorlar. O da AK Parti" değerlendirmesinde bulundu. 

Onları bir araya getiren hususun, pozitif bir mutabakatla Türkiye'yi birlikte bir vizyona taşıma hususu olmadığını ifade eden Davutoğlu, bir araya getirdikleri hususun negatif bir misyonla AK Parti'den kurtulmak olduğunu anlattı. 

Bunun yolunun seçime girmek olduğunu dile getiren Davutoğlu, "AK Parti bir parti.  Kurtulmanın yolu, eğer bizden böyle bir şeyse. Millet karar verir, millete gidersiniz. Ama öyle bir tablo doğdu ki bunların hepsinin kendi derebeylikleri vardı. PKK'nın bir derebeyliği var kendince, güç birimi anlamında söylüyorum Kuzey Irak'ta. Paralel Yapı'nın bürokrasi içinde kendi içinde bir derebeyliği kurma çabası vardı. CHP'nin belli toplumsal kesimleri üzerine, MHP'nin başka şekilde. AK Parti'nin mevcudiyeti 2002'den beri bütün bu güç odaklarını zayıflattı ve geriye sadece milli irade ve seçimle şekillenen güç kaldı. Bunlarda tek başına iktidara gelme ümitleri olmayan  partiler, yapılar oldukları için bir araya gelerek AK Parti'den kurtulurlarsa geride kalan gücü paylaşmayı düşünüyorlar. Herkes pastadan pay alacak" diye konuştu. 

Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecini en sert şekilde eleştiren Paralel Yapı'nın şimdi her yerde "HDP'ye oy verin" diye kampanya yürüttüğünü söyledi. 

"Allah rızasını kullanarak kandırdığı kitleleri, oya teşvik edebiliyor" 

Diyarbakır'da Hazreti Peygamber'e yapılan hakareti anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti: 

"Bu Danimarkalı bir karikatürcü bunu yaptığında, Diyarbakır halkı, milyonlarca Diyarbakırlı, milyonu aşkın bir kabalıkla Danimarka'yı telin etmişti. Şimdi Diyarbakır halkına sesleniyorum. Kimin yaptığı önemli değil ki Hazreti Peygamber'e hakaret önemli. Diyarbakırlı kardeşim bunu değerlendirecektir ama kendisini 'İslami cemaat' demeyeyim artık öyle tanımlayan yapı, bunu hem hazmediyor hem ilişkiye geçiyor hem de 'Bunlara oy verin' diye, Allah rızasını kullanarak kandırdığı kitleleri, oya teşvik edebiliyor. Hepsinin anlattığı tek şey var AK Parti'nin zayıflığı. AK Parti zayıflarsa, tek başına iktidara gelemezse kendileri için kullandıkları büyük yapıların doğacağına inanıyorlar. Biz de bunun için 'AK Parti tek başına iktidara gelmeli' diyoruz." 

Davutoğlu, bunu kamuoyunun da anladığını belirterek, negatif bir gündemle kampanya yürütmediklerini vurguladı. 

Kampanyalarında diğer partilere atfı gerekli olmadıkça yapmadığını dile getiren Davutoğlu, "Terörle mücadele bağlamında yaptım. Türkiye'nin 7 Haziran sonrasında yaşadıkları bağlamında yaptım ama konuşmalarımızın büyük bir kısmı, halkımıza vaatlerimiz. Gençlere, işçilere, çiftçilere, emeklilere, herkese ve vizyon olarak nasıl bir Türkiye'yi öngördüğümüz, nasıl bir Türkiye'yi gerçekleştirmeye çalıştığımız" değerlendirmesini yaptı.

"Suç aynı suç, kullanılan araç değişik olabilir" 

Davutoğlu, "Paralel Yapı'yla ilgili ulusal tehdit yapı değerlendirilmesi yapıldığı ve gelinen noktada bunun ulusal tehdit olma potansiyeli zayıflatıldı diyebilir miyiz?" sorusu üzerine, bunun ciddi ölçüde zayıflatıldığını söyledi. 

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tehdit olma niteliği nereden geliyordu? Dini, seküler kim olursa olsun sivil toplum faaliyeti yapar. Türkiye demokratik bir ülke. Sivil toplum çalışmalarıyla istediği faaliyeti yapabilir ama şunu yapamaz. Sivil toplum faaliyeti görünümü altında seçime girmeden, halka hesap vermeden bürokrasiye sızarak, bürokrasi üzerinden gücü, güç kullanımını meşruiyet dahilinde kendi eline alamaz. Orada işte kırmızı çizginin geçildiği yer orası. Ne yaptılar. Poliste örgütlendiler, yargıda örgütlendiler ve bu yolla bürokrasinin diğer kanallarında da örgütlenerek, yavaş yavaş bürokrasi üzerinden devleti kontrol etmeye çalıştılar. Bunu eskiden askerin içindeki cuntalar yapardı ya da 28 Şubat'ta brifinglerle yapılırdı. Şimdi fetvalarla neredeyse yapılmaya kalkışıldı. Suç aynı suç, kullanılan araç değişik olabilir. Bizim de buna karşı tutumumuz şu oldu. Sivil toplumsan, sivil toplumluğunu bileceksin, dini cemaatsen dini cemaat olduğunu bileceksin. Hiç kimse sana karşı bir şey yapamaz. Başka topluluklar, dernekler vesaire ama bu alana giremezsin." 

7 Haziran'dan önce yaklaşık 81 ilde 110 miting yaptığını ifade eden Davutoğlu,  İstanbul'un da 30 ilçesinde miting düzenlediğini hatırlattı.

Toplamda 120 mitingi geçen sefer yaptığını, şimdiye kadar da 20'ye yakın miting düzenlediğini anlatan Davutoğlu, son bir yıl içinde 60 vilayete gittiğini ifade etti. 

Davutoğlu, "Gaziantep'te hatırlattılar 4. gelişimdi, Van 5. gidişimdi. Bir yıl içinde bunlar. Ben bu kadar dolaşacağım, bu bizim vazifemiz. Emek sarf edeceğiz ama onlar başbakanlık bürokrasisini, dışişleri bürokrasisini, İçişleri Bakanlığı bürokrasisine sızacaklar ve benim hesap vereceğim konuda benden önce karar alıp uygulayabilecekler ya da daha önceki Başbakanımız Sayın Cumhurbaşkanımızın odasını dinleyecekler. Bu yetkiyi nereden alıyorsunuz? Yetkisiz bir şey" diye konuştu. 

"HDP'nin oy artışında Paralel Yapı'nın etkisi açık bir şekilde var" 

Bürokrasinin seçilmiş siyasi otoritenin emrinde olacağını dile getiren Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Beğenmeyebilir o siyasi otoritenin tercihlerini. Beğenmediği halde talimat neyse onu yapar, daha da beğenmiyorsa istifa eder. Bürokrasi karar veremez, bürokrasi tayin edemez, bürokrasi devlet geleneği içinde meşru siyasi otoritenin emrini uygular. Burada doğan bir ayrışma. Bu güç ellerinden şu anda bürokraside etkinlikleri bakımından büyük ölçüde gitti. Toplumsal kabul bakımından, meşruiyet bakımından gitti. Eskisi gibi himmet toplantıları yapıp Allah rızası için kandırabilecekleri bir ortam yok. Maskeler bu anlamda düştü. Gerektiğinde en zor ve en çirkin işleri sırf AK Parti'den veya kendileri gibi düşünmeyenlerden, etkisini kırmak için düşünmeyenleri ne kadar çirkin işleri yapabileceklerini herkes görüyor. Şu tehdit her zaman var. Bu yapılar bir virüs gibi bedene yayılmışsa, etrafa yayılmaları her zaman risk taşır." 

Başbakan Davutoğlu, bunun ilacının ise daha çok demokrasi, daha çok şeffaflık olduğunu vurguladı. 

Davutoğlu, "Geçen sefer HDP'ye oy verdiler. HDP'nin yüzde 9,5'tan yüzde 12'ye çıkmasını, aşmasını sağladılar. Bu yolla da AK Parti'yi zayıflatmış kendilerince görünebilirler ama bu negatif bir şey. Topluma pozitif ne sunuyorsunuz? HDP'nin oy artışında Paralel Yapı'nın etkisi açık bir şekilde var. Alanda da 'HDP'ye oy verin' diye kampanyalar yürütüldü. Herkes herkesi, istediği partiyi destekleyebilir buna karşı değilim ama bu kesimin tabanı bunu gördü. Şu anda fark etti mi? Güçleri azaldı mı? En önemli güç azalmasının sebebi meşruiyet kaybıdır. Halk nezdinde, hatta kendi taban nezdindeki meşruiyet büyük ölçüde kalmadı" dedi.

İçerideki kayıptan bunun dışarıda Türkiye aleyhine dönüştürüldüğü yönündeki soru üzerine Davutoğlu, bunun çok utanç verici olduğunu söyledi. 

Davutoğlu, 28 Şubat'ta sayısız uluslararası kongreye katıldığını, hiçbir yerde ülkesini kötülemediğini, ülke içinde mücadelesini verdiğini aktardı. 

Dışarıda ülkesi için bir şey söylememenin kendileri için ahlaki bir ilke haline geldiğine vurgu yapan Davutoğlu, "O zaman postmodern bir darbe var. Şimdi ise bir şey yok, gelirsin sen de giyersin bizim gibi çizmeni çıkarsın. O vasıfların arkasına saklanılan durumlardan aşikar gelir, parti kurarsın. Keşke bir parti kursalar da boyunun... Ne aldıkları belli" ifadelerini kullandı. 

"Devletle ilgili meşruiyet algısı değişmeli" 

Seçim beyannamesiyle topluma vaatleri sorulan Davutoğlu, "Toplumun bir anlık resmini yatay olarak kesin ve o toplumun her kesimine bir şey söyledik. Beyannameyi böyle hazırladık. Bir tek kişinin hayatını dikey olarak alın, doğumundan ölümüne demeyeyim. Emekliliğine kadar her aşamasına bir dokunuyorum. Nedir, işçi var, çiftçi var, emekli, esnaf, genç, yaşlı, kadın ve çocuk var. Bunların her birine değeceksiniz. Bir de Mehmet oğlu Ahmet, İbrahim doğdu. Emekliliğe kadar da her aşamasında devlet onun bir yerine dokunmalı ve devletle ilgili meşruiyet algısı değişmeli" diye konuştu. 

Davutoğlu, 7 Haziran'da söz verdikleri uygulamalara başladıklarını dile getirerek, "Şunu demedik, 'Bana oy verirsen uygularız' demedik. Uygulayabildiklerimizi uygulamaya başladık" dedi. 

Doğduğu andan itibaren çocuğa, birinci çocuk için 300, ikinci için 400 ve üçüncü için 600 lira olmak üzere doğum hediyesi verdiklerini ifade eden Davutoğlu, zengin-fakir ayrımı yapılmadan bu hediyenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese verildiğini söyledi. 

Davutoğlu, "O altını alıp da saklarsa çocuk, anneler, babalar muhafaza edebilir sonuna kadar. Bir ihtiyacı yoksa" ifadelerini kullandı. 

Çalışan annelerin mesleklerine devam etmelerini temin etmeleri için doğum izninden sonra ilk çocuk için 2, ikinci çocuk için 4, üçüncü çocuk için ise 6 ay izin vereceklerini anlatan Davutoğlu, annelerin yarı zamanlı çalışıp tam ücret alacaklarını belirtti. 

Bütün belediyelerin kreş açacağını bildiren Davutoğlu, öğrencilere okula gittiklerinde bedava kitabı, interneti, laptopları ve akıllı tahtasıyla eğitimi en kaliteli şekilde vereceklerini aktardı. 

Gençlere interneti ücretsiz vereceklerini, onlardan pasaport harcı almayacaklarını vurgulayan Davutoğlu, Türk Hava Yolları'nın yurt dışına gidecek gençlere yüzde 25, yurt içi seyahatlerinde ise yüzde 20 indirim yapacağına dikkati çekti. 

- Ev almak isteyenlere destek

Her bir gence yurt imkanı sağladıklarını, lise eğitimi esnasında her bir öğrencinin spor lisansı alacak kadar bir sporda ihtisaslaşmasını istedikleri kaydeden Davutoğlu, bir müzik aleti icra edecek kadar da uzmanlaşmasını arzuladıklarını dile getirdi. 

Öğrencilere müzelerin ücretsiz olacağını, kütüphanelere gidenlere özel teşvik verdiklerini aktaran Davutoğlu, kendi işini kuracak gençlere devletin 50 bin lira para vereceğini ifade etti.

Davutoğlu, "50 bin lirayı alacak yetmiyorsa 100 bin lira alacak o da faizsiz kredi şeklinde. O geri ödemeli. 50 bin lirayı ödemeyecek. Sonra da üç yıl vergi ödemeyecek. Dünyada uygulanan bir şey değil bu. 'İşe gireceğim' derse, git, iş bul. İş veren de bize bildirsin. 'Bir yıllık maaşını biz vereceğiz' diyoruz. Evlenmek mi istiyor? Anne ya da baba, çeyiz hesabı açarsa 100 bin lira biriktirirsek 20 bin lira da biz vereceğiz. Yüzde 20" şeklinde konuştu.

Ev almak isteyenlere de destek olacaklarını anlatan Davutoğlu, işçilerin asgari ücretlerini bin 300 liraya çıkaracaklarını sözlerine ekledi.

 

AA

 // fatih
Bu verdiğiniz oylar nedeniyle bir çok Müslüman hak etmediği şeyler yaşayacak, mağdur olacak... Vallahi öbür tarafta iki elimiz yakanızda olacak. Ve asla ve asla zerre kadar hakkımız helal değildir size... ...
26 Ekim 2015 Pazartesi 17:52
"
 // AZMİ
Eğerki bir inat uğruna din düşmanı olan hdp ye oy veriyorlarsa demekki gülenin sözü onların yanında ALLAH ınkinden daha önemli oluyor.Körükörüne bağlılık madem kızgınsın ya kullanma ya da boş at ama din düşmanına oy verme.HAKSIZMIYIM...
26 Ekim 2015 Pazartesi 16:23
Cemaatin İmtihanı
 // Boğaçhan
Evet bu süreçte cemaatteki birçok insan bir imtihandan geçti ve bazıları kendi cüz'i şahsi çıkarlarına ters düştüğü için dindar hükümeti düşman telakki edip, o bebek katili teröristlerin partisine oy vererek imtihanı kaybediyorlar ve ahirette de dehşetli bir azaba müstehak olacaklar. Diğer deyişle, dersaneleri okula çeviren müslümanlara savaş ilan edip, camileri meyhaneye çeviren CHP lilerle ve teröristlerle birlik oluyorlar. Yazıklar olsun! İşte birçok Fethullahçının düştüğü durumun içyüzü!...
26 Ekim 2015 Pazartesi 10:03
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler