YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Daha fazla özgürlük istiyoruz"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Gezi Parkı’ndan dünyaya yansıyan ses; daha fazla özgürlük daha fazla demokrasi sesidir. Biz kendi ülkemizde daha fazla özgürlük, demokrasi istiyoruz" dedi.
"Daha fazla özgürlük istiyoruz"
15 Haziran 2013 / 20:29 Güncelleme: 15 Haziran 2013 / 20:32

Türkiye'de görev yapan yabancı basın kuruluşlarının yönetici ve muhabirleriyle Swissotel'de bir araya gelen Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, demokrasilerde bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının belli olayları protesto etme, var olan toplumsal olayları açıkça ifade etme özgürlükleri olduğunu hatırlattı.

Gezi Parkı olaylarıyla başlayan sürece işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Sürecin büyümesinin nedeni  Bir görünür tarafı var. Bir de belirli bir zaman içerisinde oluşan, biriken, sonra patlayan olaylar zinciri var. Görülen yüzü Taksim’deki Gezi Parkı’nın AVM, Topçu Kışlası yapılmasının siyasi otorite tarafından dile getirilmesi.Buna karşın bu kentte yaşayanların kendi kentlerine sahip çıkarak Gezi Parkı yapılaşmalarına karşı çıkmaları. Bununla ilgili mücadelelerini yaptılar. Ama bir demokraside görülmeyecek, gerçekten de hepimizi üzen görüntülerin oluşmasıyla toplum tepki verdi. Gezi Parkı’nda eylem yapan, hiç kimseye zararı olmayan gençlerin üzerine biber gazı sıkarak, polis şiddeti uygulayarak orantısız bir müdahale yapıldı. Bu müdahalenin sonucunda bütün Türkiye ayağa kalktı."

Yıllardır AKP iktidarının Türkiye’de baskı uyguladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Üniversiteler susturuldu. Medya, hükümetin uyguladığı baskılarla büyük ölçüde bağımsızlığını yitirdi. Yargı, Batı standartlarında bağımsız ve tarafsız değil. Yapılan bir düzenlemeyle yargı bağımsızlığı kaldırıldı. Gazeteciler, avukatlar, üniversite öğrencileri, akademisyenler, milletvekilleri, şu an büyük bir kısmı hapiste. Gezi Parkı’ndan dünyaya yansıyan ses; daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Biz kendi ülkemizde daha fazla özgürlük, demokrasi istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Her türlü düşünceye özgürlük istiyoruz"

Özgürlük ve Demokrasi Bildirgesi yayınladıklarına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın ve hükümetin günlük yaşama müdahale etmeye başladığına dair eleştirilerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Hatta o kadar ileri gitti ki, bir kadının kaç çocuk doğuracağını ve doğumu nasıl yapacağına kadar müdahil oldular. Toplumun bu baskıyı kaldırmaya tahammülü yok. Gezi olayları bardağı taşıran son damladır. Biz CHP olarak gençleri dikkatle dinliyoruz. Onların söylemlerinden ders çıkarmaya çalışıyoruz. Onların söylemlerine saygı duyuyoruz. Bizim milletvekillerimiz, Gezi Parkı’nda eylemcilerin orantısız güçle muhatap olmamaları için orada nöbet tutuyorlar. Bir demokrasinin olmazsa olmazı düşünce özgürlüğüdür. Düşünce özgürlüğünün olmadığı bir yerde zaten siz demokrasiden de söz edemezsiniz."

Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı’ndaki gençlere destek vermek için avukatların bir açıklama yaptığını ve ardından 35'inin gözaltına alındığını belirterek, "Hangi Batılı demokraside, hangi çağdaş demokraside, özgürlük talebinde bulunan gençleri desteklediler diye yaka paça gözaltına alınır  Savunma hakkının kutsal olduğundan hükümetin haberi yok. Eğer onlar avukatların yaka paça gözaltına alınmasına demokrasi diyorlarsa, biz böyle bir demokrasiyi kabul etmiyoruz. Bu anlayışın adı diktatörlük yönetim anlayışıdır" şeklinde konuştu.

Diktaya, dikta rejimine karşı olduklarını, özel yaşama da saygı duyduklarını aktaran Kılıçdaroğlu, Türkiye'de Batı standartlarında birinci sınıf demokrasi veher türlü düşünceye özgürlük istediklerini dile getirdi.

AK Parti tarafından bugün Ankara'da, "Milli İradeye Saygı Mitingi" yapıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Şunu merak ediyorum; halkın oylarıyla seçilmiş 8 milletvekilini hapiste tutan bir hükümet, hangi milli iradeye saygı duyuyor  Milli iradeye saygı duyuyorsa halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerinin Parlamento’ya gelmesi gerekir. Orada görev yapması lazım. 8 milletvekili mahkum olan milletvekili değil, tutuklu milletvekilidir" dedi.

"Siyasal Partiler Yasası’nın değiştirilmesini istiyoruz"

AB'yle ilk sözleşmeyi imzalayan partinin CHP olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük isteyen bir partiyiz. Batı’da herhangi bir ülkede; Fransa’da, Almanya’da, Japonya’da… Çağdaş bir ülkede, olması gereken bütün demokratik kuralların Türkiye’de de olmasını istiyoruz. Biz kendi ülkemizde özgür medya istiyoruz. Medya patronunun Başbakan’a gidip, ‘Hangi elemanı çalıştırmamı istiyorsunuz ’ denen bir ülkede demokrasinin olmadığına inanıyoruz. Başbakan’ın beğenmediği köşeyazarının işine son verildiği bir ülkede demokrasinin olmadığına inanıyoruz. Çünkü medya; halkın sesi, kulağı ve gözüdür" ifadelerini kullandı.

Yargının bağımsız ve tarafsız olmasını istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özel yetkili mahkemelerin, askeri mahkemelerin kaldırılmasını istiyoruz. Bu mahkemelerde görülen davaların yeniden normal mahkemelerde görülmesini istiyoruz. Biz CHP olarak, askeri yönetim zamanında çıkan Siyasal Partiler Yasası’nın değiştirilmesini istiyoruz. Yüzde 10 seçim barajı gibi demokrasiye aykırı uygulamaların kaldırılmasını istiyoruz. Düşünce özgürlüğü önündeki en büyük engel olan, yine askeri yönetim zamanında çıkarılan Terörle Mücadele Yasası’nın değiştirilmesini istiyoruz. Hükümet yetkilileri Batı’ya gidip, ‘Gazeteciler hapiste’ sorusuna, ‘Onlar terörist’ diye yanıt verebiliyor. Hiçbir köşe yazarı terörist değildir. Kitap yazan bir yazar, terörist değildir. Çağdaş demokrasilerde de terörist olarak algılanmaz. Bizim ülkemizde çok sayıda gazeteci hapiste. Hangi görüşten olursa olsun, hiçbir gazetecinin yazı yazdı diye hapishaneye girmesini istemeyiz."

Türkiye’nin askeri yönetimden kaynaklanan demokrasi ayıplarından birinin de faili meçhul cinayetler olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu cinayetlerin aydınlığa kavuşturulması ve faillerin yakalanıp adalete teslim edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, kendilerine, "Konuşuyorsunuz da bunların gereğini Parlamento’da yaptınız mı " sorusunun yöneltilebileceğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Rahatlıkla söyleyebilirim ki bunların gereğini yaptık. Size anlattığım yasa değişikliklerini, CHP milletvekillerinin imzasıyla Meclis Başkanlığı’na verdik. Yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasına yönelik taleplerimiz AKP oylarıyla reddedildi. Diyarbakır Cezaevi’nde askeri dönemde yüzlerce kişi işkenceden geçirildi. O cezaevinin müzeye döndürülmesi için yasa teklifi verdik. O yasa teklifi de AKP oyları ile reddedildi. Bugün Gezi Parkı’nda kararlar alınacak. Kararları nasıl alırlarsa alsınlar saygı duyarız. Her türlü desteği vereceğiz. Çünkü onlar daha fazla özgürlük istiyorlar. Biz de aynı şeyi istiyoruz. Gezi Parkı’nda eylem yapanlar en çok bizi eleştiriyorlar. Biz buna da saygı duyuyoruz. Biz, siyasilerin eleştirilere kulak kabartması gerektiğinin bilincindeyiz."

 

AA

02:57
 // suleyman adam
Hala neyin pesindesiniz yeter rahat birakin su adami yeter...
16 Haziran 2013 02:57
20:40
 // Yüzsüz
Ne yüzle özgürlük istiyor bu adam. Halatı kendi boynunuza siz doladınız. Uğraşın bakalım çözebilecekmisiniz. Kemalis ideolojinin özgürlüğünü gördü bu millet. Hadi başka kapıya!...
15 Haziran 2013 20:40
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler