YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'li Yılmaz: Türkiye muhaliflerle Esed'i barıştırsın
CHP'li Yılmaz: Türkiye muhaliflerle Esed'i barıştırsın
18 Mayıs 2017 12:40
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Suriye'deki iç savaşın 7. yılına girdiğini anımsatarak, "Türkiye'nin bir yol bulup, muhalifler ile Esad'ı barıştırması gerekir" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesindeki çeviri hatasına ilişkin, "Böyle bir görüşmede Sayın Cumhurbaşkanının elinde yazılı metin varken tercümanın başka bir şey söylemesi kabul edilebilir bir durum değil. Kazara olmayacağına ilişkin bizdeki şüpheleri güçlendiriyor." dedi.

Yılmaz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Suriye'deki gelişmeler ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Suriye'deki iç savaşın 7. yılına girdiğini anımsatan Yılmaz, Astana'da çatışmasızlık anlaşmasına ilişkin 4 Mayıs'ta metin imzalandığının ve 5 Mayıs'ta yürürlüğe girdiğinin açıklandığını anlattı.

Yılmaz, Suriye'deki görüşmelerin iki ekseninin, Astana ve Cenevre görüşmeleri olduğunu aktararak siyasi geçiş, yeni anayasa, seçim ve terörle mücadele konularının tartışıldığı sürecin devam ettiğini belirtti. 
Henüz doğrudan görüşmelere geçilmediğine işaret eden Yılmaz, BM Özel Temsilcisi uhdesinde ayrı odalarda, delegelerle ayrı ayrı görüşüldüğünü, Esad yönetiminin gönderdiği heyet olduğunu ve AK Parti'nin de desteklediği askeri, siyasi fraksiyonlardan oluşan yüksek müzakere komitesinin hazır bulunduğunu anlattı.

Suriye'de tarafların savaşmaktan yorulduğunu, bu durumun pozisyonlarında yumuşamayı da beraberinde getirdiğini, barışa yönelik perspektif açmak istendiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin ipin ucunu kaçırdığını savundu. 

Yılmaz, Türkiye'nin siyasi geçişte muhaliflerle dile getirdiği "Esadsız geçişin" önemli ölçüde uluslararası toplumun gündeminden uzaklaştığını dile getirerek şöyle konuştu:

"Türkiye'nin halen bu konuda ısrarcı olması demek Cenevre'deki süreçte muhalifleri bu konuda sabit tutmak anlamına gelir. Bu da sürecin gidişatını, Suriye'nin toprak bütünlüğünü olumsuz etkileyecek bir gelişmeyi tetikleyebilir. Türkiye, özellikle AKP bu saplantıdan vazgeçmeli, tezini gözden geçirmeli."

"Yutturmaca"

Suriye'nin geleceğine halkının karar vereceğinin açıklandığını ancak bunun bir yutturmaca olduğunu öne süren Yılmaz, "Eğer karar veriyorsa o zaman Astana'da sunulan anayasa taslağı kimin eseri  Suriye halkının bir tercihi mi " diye sordu. Yılmaz, Suriye'nin geleceğine halkın değil Bosna, Afganistan ve Irak'ta olduğu gibi uluslararası toplumun karar verdiğini bildirdi.

Yılmaz, Suriye'nin en kritik dönemine girdiğini, ya bölünüp parçalanacağını ve yükün Türkiye üzerine yığılacağını ya da mevcut politikayı değiştirip geç de olsa kötünün iyisi için çaba sarf edeceğini belirtti.

Türkiye'nin bir yol bulup, muhaliflerle Esad'ı barıştırması gerektiğini ileri süren Yılmaz, İran ve Rusya'nın da bu teze çok uzak durmadığını aktardı. Yılmaz, muhaliflerle Esad'ın çatıştığı ortamda Suriye'den bütünlük çıkmayacağını, bölüneceğini iddia etti. 

Yılmaz, bu görüşmelerin gerekirse Türkiye'de yapılmasını önererek Türkiye'nin bütün savaşan tarafları toparlayıp, diplomasinin bütün inceliklerini ve arazideki gücünü kullanıp bir kanal açması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, Suriye'de yavaş yavaş bölünmenin kalıcılaştığını, AK Parti'nin hatasının Türkiye'nin meselesine dönüştüğünü savundu.

Tercüme hatası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretine de değinen Yılmaz, Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın görüşmesindeki çeviri hatasının çok konuşulduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

"Böyle bir görüşmede Sayın Cumhurbaşkanı'nın elinde yazılı metin varken tercümanın başka bir şey söylemesi kabul edilebilir bir durum değil. Hem Türk kamuoyu kandırılmıştır hem de ABD kamuoyuna yalan söylenmiştir. 

Bir düzeltme de yapılmadığı görülüyor. Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği cümle yanlış tercüme edilmişse o anda düzeltilmesi gerekiyordu. Edilmediyse daha sonra resmi kanallardan bir şekilde düzeltilmesi lazım. İki farklı şeyden bahsediliyor. Bunu yadırgadık. 

Kazara olmayacağına ilişkin bizdeki şüpheleri güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu kadar kritik konuda hatta ziyaretin asıl hedefi haline dönüştürülen bu konuda tercüme hatası diye geçiştirilmesi doğru değil. Kritik bir konuda bu kadar cümle çarptırılıyorsa sonra düzeltilmiyorsa bundan ne anlamalıyız "

Alman parlamenterlerin İncirlik Üssü'ne girmesine izin verilmemesine ilişkin soru üzerine Yılmaz, bu sorunun diyalogla çözülmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye'nin üyesi olduğu NATO'ya Ürdün ve Kuveyt'in üye olmadığını kaydetti.


AA

ırak-iran savaşı 10 yıl sürdü unutmayın.
 // hursit dilaver
unutmadan,yazayım da kalmasın.iranla falan bir sürtüşme falan olursa, o erdal erenden önce bu konsolosu,istikşafi görüşmeler için irana delege diye gönderebilirsiniz.bir de ıgdır mebusu mu vardı MHPden atılan, beraberce iranla arabuluculuk yapabilirler yani.3-5 ay sonra,çetin altanın 1990larda yazdığı gibi,ABD ve ABnin hayali bir iran türkiye savaşı.10 yıl suren ırak-ıran savaşı gibi.en büyük hayalleri bu.keşke bizdeki iran severler bunu bilse..öyle hz hüseyinin intikamı diye bebeler kaynar suya...
18 Mayıs 2017 Perşembe 17:22
buna almanya ile uzlaşmayı biri anlatsın.
 // hursit dilaver
bu zat,bizim musulun sabık konsolosu değil miydi.konsoloslugu tek kurşun atmadan DEAŞA TESLİM EDEN EKİP yani.kaç günde esir kaldılar. DAEŞ gibi bir vahşi sürüsünün elinden kellerini iyi kurtarmışlar.onlardaki türk nefreti malum.bizim hükümet de,bu çete ile al takke ver külah pazarlık ettiler de galiba,bu personeli kurtardılar.artık para mı verdiler bilemem.ama işe bakın,konsolos gelir gelmez kapagı CHPye attı ve de hemen de gen.bşk.yrd oldu.ŞİMDİ DE ALMANYA İLE UZLAŞIN DİYOR.DEAŞ,incirliği mi ...
18 Mayıs 2017 Perşembe 16:51
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler