23 Mayıs 2017 Salı
  • Altın144,302
  • BIST96.400
  • Dolar3,5616
  • Euro4,0009
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6274
  • İstanbul16 °C
  • Ankara7 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya9 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır14 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri10 °C
  • Kocaeli13 °C
  • Şanlıurfa15 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel17 °C
ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'li Haluk Koç'tan İlker Başbuğ'a tepki
CHP'li Haluk Koç'tan İlker Başbuğ'a tepki
30 Aralık 2014 17:04
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un açıklamalarına ilişkin, "Genelkurmay Başkanı olarak olayları izlemenin ötesinde ne yaptılar? Bu benim kişisel sorum" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, toplantı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. Koç, mevcut koşullarda asgari ücretin bin 500 liradan aşağı olmaması gerektiğini savundu.

Türkiye'de, kamusal alandaki taşeron işçiliğin çok ciddi bir şekilde arttığını dile getiren Koç, CHP'nin, "taşeron işçiliğin kaldırılmasını" savunduğunu kaydetti.

Koç, 2014 yılını değerlendirirken, şunları ifade etti:

"2014 diyince, hırsızlık, rüşvet ve yolsuzlukların, devlet katında hayatın her alana girdiğini hatırlayacağız. Belgeli, kanıtlı, açık, suçüstü durumuna rağmen, arsızlık ve pişkinlikle, her pisliğin  itinayla kapatılmaya çalışıldığı, hukukun rehin alınarak, hırsızlığın ve rüşvetin suç olmaktan çıkartıldığı, ülkenin en önemli sorunu olan Kürt sorununun çözümü noktasında, Türkiye'nin, Apo'nun ağzına bakar hale getirildiği rezil bir teslimiyet dönemi, Doğu ve Güneydoğu'da kamu güvenliği ve devlet otoritesinin açıktan PKK'ya devredildiği bir yıl aklınıza gelecek. Uluslararası alanda da mezhep saplantılı tercihlerle, Suudi Arabistan ve Katar'ın kopmasıyla radikal terör örütlerinin tek başına hamisi, koruyucusu olan bir Türkiye fotoğrafının dünyaya servis edildiği, kanıtlandığı bir yıl aklımıza gelecek.

2014'te hastalıklı bir ruh halinin ve bu ruh halini yansıtan saçma sapan çıkışlarla, dünya mizahına malzeme olunurken, Avrupa Birliği müzakere sürecinde çıkmaz sokağa giren ilişkilerin netlik kazandığı bir yıl aklımıza gelecek. Bütün parlak, cilalı nutukların arkasında yüzde 3'lük bir büyümenin altına da inen bir oranda, giderek artan işsizlik oranı aklımıza gelecek.

Halkın büyük bir çoğunluğunun asgari geçim sınırının altında yaşamaya mahkum edildiği bir Türkiye aklımıza gelecek. KPSS sınavlarının aslında göstermelik olduğu, ak torpili olanların sınava bile girmeden devlet memuriyet kadrosuna atandıkları ve asla çürütülemediği, yalanlanamadığı bir yıl aklımıza gelecek. Ağustos ayından itibaren ülkede başbakan olarak dolaşan kişinin ağabeyine vesayetinden kurtulamadığı bir yıl aklımıza gelecek."

"Hesabını teker teker vereceksiniz"

Koç, TBMM'de kurulan soruşturma komisyonunun, 5 Ocak'ta oylama yapacağını anımsatarak, "Birisi kalkıyor, 'arada sırada kahraman ol, ağırlık koy, şu üsttekinin gölgesini biraz it' diye alttan gaz veriliyor ya. 'Ben yolsuzluk yapanın kolunu keser atarım' diye fırladı ortaya. Fırladı da ne oldu? Kol kesen kahraman olarak kaldı.

Yukarıdan 'kardeşim sen burada ileri gidersen, bu iş 17-25 Aralık boyutunda, esas bu ekibin başı olarak bana, mahdumuma gelir. Sen ne yapıyorsun kendi başına böyle?' diye bir kulak çekildi ve o gün oylama ertelendi" dedi.

"Bu  hesap nasıl kesilecek 5 Ocak'ta?" diye soran Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Parmak sayısı sizde, vicdanı kanıyor bir kısmının. Kalan vicdanı kanıyor. Mal, malzeme, belge, görüntü, kayıtlar, hırsızlık, yolsuzluk ortada, diz boyu şerefsizlik, alçaklık ortada. Parmakla siz bunu 'yok, yok böyle bir şey yok, bunların hepsi paralel, maralel, düzmece, montaj...' Bu sonuç mu çıkacak? Niye korkuyorsunuz?

Gitsinler Yüce Divana, olmaz. Niye? 'E canım, 17-25 Aralıktan dolayı bana da bulaşır bu iş.' Sana zaten bulaşacak. Şimdi elindeki yetkilerle istediğin yerde, şekilde engellemeye çalış, eninde sonunda senin kapın çalınacak. Eğer kaçmamış, Türkiye'de bulunursan o işin başındaki kişi olarak sen bunun hesabını en başta vereceksin. Bundan kurtuluşun yok. Onun için taht oyunları, taht kavgaları dedim.

Altında bir sürü şey var. Hem kafalarındaki saplantıya dönük bir devlet düzeni oluşturmak var, bu arada malı götürmenin dayanılmaz hafifliği ve onun hesabını verme kaygısı var. Bu bir çürümedir, çöküştür, irade beyanıyla 'ben bittim, tükendim arkadaş' demektir. Onun için buralardan sızan ışık da Erdoğan'ın ve sebep olduğu her türlü suçun üzerindeki karanlık kalkacak demektir. Korkunun ecele faydası yok. Bunların hesabını teker teker vereceksiniz."

"Paralel, iki çizgidir"

Koç, yeni yılda, herkese "yaşanılası bir Türkiye" dileğinde bulunarak, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Bugün bir gazetede, '360 bin kişilik yeni bir dinleme listesi' var. Bu dinleme listesinde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu'nun da ismi yer alıyor. Bununla ilgili değerlendirmenizi alabilir miyiz?" sorusuna, Koç, "360 bin kişi arasında herhalde belli başlı bazı isimler söylenmiş, büyük bir ihtimalle hepimiz varız orada.

Herkes dinleniyor, büyük bir, biri bizi gözetliyor evi Türkiye. Kim kimi dinlemiş, niye dinlemiş, bu arada birbirlerini de dinlemişler. Hani paralel, kumpas, diktörtgen, kare hikayeler var. Apaçık ortada, bir karanlık dönem. Kimin eli kimin cebinde, kim kimin yanında, hangi tezgah, hangi kumpas?" karşılığını verdi.

Haluk Koç, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, 2009'daki suikast iddialarıyla ilgili "çok safmışım" açıklamaları yaptığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Arınç, İzmir'de, Ankara'da suikast yapılacak diye bir tezgah çevrildi. Evin krokileri yutuldu, bir şeyler oldu. Amaç, Özel Harp Dairesi'nin kozmik odalarına girmekti. Bu o zaman söylendi. CHP'nin o zamanki yetkilileri, sözcüleri, grup toplantıları, Sayın Genel Başkanı, hepsi bunu ifade etti. Sayın Arınç, 'Ben çok safmışım, kullanıldım galiba' diyor.

Sen her yerde kullanıldın. İtibarın o yüzden sıfırlanıyor. Peki ne oldu orada? 'Onu paralelciler yaptı.' Paralel iki çizgidir, diğeri kim? Diğeri sizsiniz işte. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün mü?"

"Kumpasın hepiniz içindesiniz"

"Bu tezgahların hepsini beraber çevirdiniz" iddiasında bulunan Koç, "Bu kumpasların ortaya konmasında hepiniz suç ortağısınız. 'Hepiniz oradaydınız' lafı var ya, hepiniz oradaydınız. Hepiniz bu işin içindeydiniz. Kime anlatıyorsun sen? Türkiye'nin belki de önemli birtakım temel bilgileri kimlerin eline geçti, o kimler aracılığıyla hangi uluslararası servislere aktarıldı?" diye sordu.

Sadece sınırların değil, "Ankara'nın da kevgir gibi olduğunu" ileri süren Koç, "Devletin merkezi kevgir gibi olmuş. Sayenizde Sayın Arınç. Hiç zahmet etme, nedamet getirme, sen bu işin içindesin. Hepiniz bilerek bu kumpasın içindesiniz" dedi.

Koç, "Kiziroğlu şarkısıyla ilgili Gürsel Tekin açıklama yaptı. Bir girişimde bulunacak mısınız?" sorusu üzerine, Tekin'in bu konuda açıklamalar yapacağını söyledi.

"Birleşmiş Milletler raporunda, 'IŞİD'in elindeki silahların, önemli bir bölümünün Türkiye üzerinden giden silahlar olduğu' belirtildi. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusuna Koç, "Birleşmiş Milletler paralel, öyle diyeceklerdir. Birleşmiş Milletler'e de paralel suçlaması gelirse hiç şaşırmamak lazım" yanıtını verdi.

"Bu silahlar nereye gitti?"

Haluk Koç, Adana'da yakalanan tırlardan obüs mermisi, mühimmat ve silah çıktığını iddia ederek, şu görüşleri savundu:

"Bu silahlar nereye gitti? Sadece Birleşmiş Milletler raporuna girmiyor. Uluslararası servislerin, Türkiye'yi gözlemleyen yada dünya bilgi teknoloji çağında, sen zaten kendi istihbaratını delik deşik etmişsin. Bir ucunu Kandil'de şube olarak kurmuşsun, bir ucunu İmralı'ya taşımışsın.

Diğer ucu? Diğer ucu Berlin'de, Washington'da, Paris'te, Brüksel'de. Sen istediğin kadar 300 bin vatandaşını dinle. Sen kendi içinden dinleniyorsun. Fuat Avni örneği, söylenenler, açıklananlar. Yani bir komedi. Bu hiç yadırgatıcı değil."

"İlker Başbuğ açıklamasında, doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kumpası 'Fethullah Gülen'in kurduğunu ve yönettiğini' iddia etti. Bu görüşe katılıyor musunuz? Sizce, Gülen Cemaati'nin bu kumpaslarda rolü var mıdır?" sorusu üzerine, Koç, "Paralel bir çizim tarif ettim, 'iki çizgi halindedir' dedim.

Biri bu kumpası doğrudan yapanlar, biri de bunlara hükümet olma çerçevesinde kol kanat gerenler, o imkanları sağlayanlar. Sayın Başbuğ'a doğrudan cevap vermek istemiyorum ama bunu şahsım adına cevaplamak istiyorum.

Benim içim yanıyor kardeşim, bütün bunlar olup biterken, Genelkurmay Başkanı olarak olayları izlemenin ötesinde ne yaptılar? Bu benim kişisel sorum. Bunu parti adına söylemeye mensup değilim. Kendi düşüncemi de bir cümle de olsa satır da olsa ifade etme hakkımı kullandım" diye konuştu.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler