YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'den Arınç'a teşekkür
CHP'den Arınç'a teşekkür
10 Kasım 2011 17:08
CHP, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, Atatürk ve Cumhuriyet ile ilgili değerlendirmeleri nedeniyle teşekkür etti. Arınç, konuşmasında şunları kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Ayrıştırıcı ve bağnaz bir ideolojik bakış açısı yerine, objektif bir şekilde analiz edildiğinde, Atatürk felsefe ve ideallerinin bugün de önümüzdeki sorunların çözümünde ciddi anlamda çıkış yolu göstereceğine inanıyorum'' dedi.

Genel Kurulda Atatürk'ün ebediyete intikalinin 73. yıldönümü nedeniyle yapılan gündemdışı konuşmalara yanıt veren Arınç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte Kurtuluş Savaşında mücadele veren tüm şehitler ve gazileri de andığını belirtti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kararlı, irade gücü sağlam, bağımsızlık aşkıyla yaşayan idealist bir lider olduğunu vurgulayan Arınç, ''Bu özellikleriyle yalnızca bir devlet kurmamış, dağılmanın eşiğindeki bir milleti kardeşlik ve istikrar duygularıyla yeniden bir araya getirmeyi başarmıştır'' dedi.

Atatürk'ün vefatının bugün aynı duygularla insanları bir araya getirdiğini ve kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini belirten Arınç, şöyle devam etti:

''Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eseri şüphesiz, bizlere bırakmış olduğu Türkiye Cumhuriyetidir. Esasen kendisi de 'benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır' sözleriyle, bizlere yas tutmak yerine Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak görevini vermiştir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler olarak 10 Kasım'ı bu anlayışla idrak ediyor, O'nun düşünce ve eserlerini anlamaya çalışıyoruz. Ayrıştırıcı ve bağnaz bir ideolojik bakış açısı yerine, objektif bir şekilde analiz edildiğinde, Atatürk felsefe ve ideallerinin bugün de önümüzdeki sorunların çözümünde ciddi anlamda çıkış yolu göstereceğine inanıyorum.

Özellikle milletin vermiş olduğu destansı istiklal mücadelesini hatırladığımızda bugün de karşı karşıya olduğumuz milletimizin birlik ve beraberliğine yönelen ayrılıkçı terörün neyi amaçladığını daha iyi anlayacağız. Bununla beraber o gün de milletimizi bölmeyi, ayrıştırmayı, parçalamayı hedefleyen emperyalist güçlere 'milli sınırların içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz' anlayışıyla karşı koyan istiklal ruhu, bugün de yolumuzu aydınlatacak, birliğimizi ve beraberliğimizi pekiştirecektir.

Bugünkü Cumhuriyetimizin temelinde kan ve barut değil milletimizin tüm fertleriyle birlikte oluşturduğumuz kardeşlik ruhu vardır. İşgal altında ve tarih sahnesinden silinmeye çalışılan bir milletin gönlünde yanan bağımsızlık ateşi vardır. Bütün bunlardan dolayı Atatürk'ü ve O'nun bıraktığı mirası iyi anlamamız gerekiyor. Çünkü o dönemin tecrübeleri bugün yeniden dünya siyasetinde söz sahibi olan ülkemiz için ve bu ülkeyi yönetenler için yol gösterici olacaktır.''


-''Milleti, ırk ve kan meselesi olarak ele almadı''-


Atatürk'ün tecrübelerinin, düşüncelerinin, hedeflerinin ''kuru sloganlarla değil bizzat bilimsel araştırmalarla incelenip faydalanılması gerektiğini'' ifade eden Arınç, ''Zaten kendisi de 'benim manevi mirasım ilim ve akıldır' diyerek gelecek kuşaklara bilimsel düşünceyi miras bırakmıştır'' dedi.

Atatürk'ün hiç bir zaman milleti, biyolojik, ırk ve kan meselesi olarak ele almadığını dile getiren Başbakan Yardımcısı Arınç, ''O milleti, tarihi, sosyal ve kültürel bir gerçek olarak ele almıştır. Atatürk, kendi ifadeleriyle aynı yurtta yaşayan, ortak tarihi mirası paylaşan, beraber yaşama konusunda ortak iradeye sahip olan, ortak amaçları bulunan, aidiyet duygusuyla kenetlenmiş insanları millet olarak kabul etmektedir'' diye konuştu.

Arınç, Atatürk'ün, Anadolu insanına vatandaşlık bilincini ve özgüven duygusunu kazandırdığını dile getirerek, şunları kaydetti:

''İşte Cumhuriyeti var eden güç de, hiç bir ayrım yapılmaksızın milletimizin sergilediği dayanışma ruhudur. Millet olabilmek kadar millet olarak kalabilmek de son derece önemlidir. Bunun en güzel örneklerini geçtiğimiz günlerde meydana gelen depremin ardından milletimiz en güzel şekilde göstermiştir. Çanakkale'de, İstiklal Savaşında millet olma yolunda atılan sağlam temeller, kan ve nefretten beslenenlerin umutlarını bir kez daha boşa çıkarmıştır. Yüce Milletimiz depremde zarar gören kardeşleri için yediden yetmişe adeta bir yardım seferberliği kurmuş, İstiklal Savaşında kurulan gönül bağlarının sağlamlığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.

Atatürk'ün en büyük eseri bugün çatısı altında olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyetidir. Hepimizin amacı; Türkiye Cumhuriyetini daha güçlü daha demokratik daha kalkınmış, ilerlemiş ve bizi Atatürk'ün hedef gösterdiği gibi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak için tüm gücüyle çalışmak olmalıdır. Hem devlet, hem millet olarak bu emanete layıkıyla sahip çıktığımızı düşünüyorum. Atatürk, Cumhuriyeti kurmakla muradının; Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşaması olduğu belirtiyor.

Cumhuriyetimiz genç bir Cumhuriyettir ancak Türkiye bugün milletiyle, parlamentosuyla, ordusuyla, emniyet, sağlık, adalet, eğitim kurumlarıyla bölgesinin en güçlü, dünyanın en itibarlı devletlerinden birisi konumundadır. Dün büyük zorluklarla kurulan genç Cumhuriyet bugün demokrasi alanında aldığı mesafe, istikrarlı bir şekilde büyüyen ekonomik yapısı, barışçı diplomasisi, gerçekleştirdiği kalkınma hamleleriyle dünyanın gıptayla izlediği büyük bir ülke olmuştur. Daha da büyüyeceğiz, daha da güçleneceğiz. Kendi sınırları içine kapanan küçük bir devlet olmak yerine Atatürk'ün ifadeleriyle 'muasır medeniyetler seviyesine ulaşmayı' hatta aşmayı hedefleyen bir anlayışla adımlarımızı daha da ileriye atacağız.

Cumhuriyet Edirne'den Kars'a, Van'dan İzmir'e, Hakkari'den Antalya'ya kadar milletimizin bütün fertlerinin el birliği ile kurduğu ve bize miras bıraktığı bir emanettir. Halkımız, Gazi Mustafa Kemal'in ve arkadaşlarının bize emanet ettiği başta Cumhuriyet olmak üzere O'nun ilke ve düşüncelerine her zamankinden daha fazla istekle sahip çıkmaktadır. İşte bu nedenlerden dolayı 10 Kasım 1938'de Atatürk'ün aramızdan ayrılarak ebediyete göç etmesi, Cumhuriyet ve insanımız için bir son değildir. Türkiye Cumhuriyeti barış, kardeşlik içinde, birlik ve beraberlik içinde yoluna devam edecektir.''


-Anayasa ile uyumlu değil-


Milletvekillerinin Kurban Bayramını kutlayan Arınç, Van depreminde hayatı kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Atatürk'ün vasiyet bıraktığı ve yaşamasını arzu ettiği Anayasa'nın 134. maddesinde yer alan Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun 3 Kasım'da yayınlanan KHK ile yasal statüsüne kavuştuğunu anımsatan Arınç, bu nedenle Bakanlar Kuruluna teşekkür etti.

Daha sonra yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Arınç'ın Cumhuriyet ve Atatürk'e yönelik çok güzel değerlendirmelerinin olduğunu belirterek, teşekkür etti.

Anayasanın 134. maddesinin, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını araştırmak, tanıtmak, yaymak konusunda görev vermişken yeni çıkarılan KHK'da ''Atatürk'ün inkılaplarını tanıtmak ve yaymak konusunda bir görev vermediğini'' savunan Hamzaçebi, ''Kanunun o kısmı Anayasa ile uyumlu değildir'' dedi. AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler