YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP liderinden şok benzetme
CHP liderinden şok benzetme
29 Ocak 2012 17:07
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Silivri'yi Hitlerin Almanyasındaki toplama kamplarına benzetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''1940'larda Hitler'in Almanyasında toplama kampları vardı. Şimdi 2010'ların Türkiyesinde de bir toplama kampı var. Nerede  Evet, Silivri'de bir toplama kampı var. Ortak paydaları ne  iktidara karşı olmak. Hangi demokraside iktidara karşı olanların toplama kampında toplandığını duydunuz 21. yüzyılda ve Türkiye'de... Profesörü orada, akademisyeni orada, gazetecisi, yazarı orada, çizeri, düşüneni orada, toplama kampında. O toplama kampını dünyanın her tarafına anlatacağız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Eryaman İrtibat Bürosunun açılışını yaptı. Beraberindeki parti yöneticileri ve milletvekilleriyle parti otobüsüyle Eryaman'a gelen Kılıçdaroğlu, otobüsün üzerinden kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

CHP'nin, çalışmalarını ara vermeden sürdüreceğini, Türkiye'yi adım adım, sokak sokak, köy köy, kent kent gezeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, ülkenin karanlık bir dönemden geçtiğini ileri sürdü. Kılıçdaoğlu şöyle konuştu:

''Başımızda 1980'lerde askeri bir yönetim vardı. Bir darbe yönetimi vardı. Şimdi 2010'larda yeni bir yönetim var. Postmodern darbe yönetimi var. O yönetime karşı direneceğiz. Bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır ki gazeteci yazmaktan korkuyor, hapisteki gazeteci sayısı Çin'den sonra dünyada ikinci. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki yargıç, yargıçlık yapmaktan korkuyor. Çünkü tavla pulu gibi Türkiye genelinde oynayabilirler, sağa sürülebilirler, sola sürülebilirler. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki insanlar telefonlarıyla konuşmaktan korkuyorlar. Televizyonlar aşağı yukarı tümüyle AKP'nin kontrolüne geçmiş durumda. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki valiler tek parti iktidarının valisi durumunda. Onun için şunu söylüyoruz; postmodern bir diktatörlük var. O diktatörlüğe karşı özgürlük ve demokrasi bağlamında mücadele edeceğiz. Mücadelemizi kararlılıkla sonuna kadar sürdüreceğiz.''


-''AKP'yi eleştirdikleri zaman başlarına nelerin geldiğini gördüler''


CHP'nin demokrasi mücadelesini her zaman köklü ve dirençli bir şekilde gerçekleştirdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''1980'lerde en ağır bedelleri cumhuriyet halk partililer ödedi. Çocuklarımız idam sehpalarında yargılandı, asıldı. Direndik, yine direneceğiz. Hiçbir güç bizim özgürlük bağlamında gücümüzü elimizden alamaz'' diye konuştu.

CHP'nin mücadelesinin insan hakları, kadın erkek eşitliği, örgütlenme özgürlüğü gibi en temel haklar için olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu nedenle demokrasi ve özgürlüğü her şeyin üzerinde tuttuklarını ifade etti. Kılıçdaroğlu, ''Bizim bir medyamız yok. Bizi de eleştiren bir medya olmalı. Eleştirilerden ders çıkarmayı bilen bir siyasi anlayışa sahibiz biz. Ama sabah akşam AKP'nin yalakalığını yapan bir medyaya da hepimiz tanık oluyoruz. Daha düne kadar AKP'yi övenlerin bugün eleştirdikleri zaman başlarına nelerin geldiğini onlar da gördüler. Artık Türkiye'de gerçek anlamda değişimci, özgürlükçü demokrat bir tek parti var. O partinin adı da CHP'dir''diye konuştu.

CHP'ye yönelik olarak statükocu bir parti olduğu yönünde eleştiriler olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Kim söylüyordu bunu  Batılılar söylüyordu. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi sabah akşam batıya gidip CHP'yi kötülüyorlardı. CHP, batıya da doğuya da gitti. Onlara demokrasi dersi verdik, özgürlük dersi verdik, Türkiye'nin ne halde olduğunu söyledik. Şimdi hapisteki gazeteci sayısını onlar daha iyi biliyorlar. Türkiye'de özgürlüklerin nasıl kısıtlandıklarını daha iyi biliyorlar.

Şimdi ne diyorlar  'Var ya şu CHP, gidiyor batıda bizi kötülüyor'. İyi şeyler yap o zaman. Ben senin gibi sağda başka şey, solda başka şey mi söyleyeceğim  Bizim içimiz de bir dışımız da bir, fikrimiz de bir. Senin gibi içten pazarlık yapan birisi değiliz biz. Biz demokrasi için mücadele veriyoruz,. Çocuklarımız özgür bir ülkede büyüsün diye mücadele ediyoruz. Onlar içeride başka dışarıda başka, onların yüzünü gösterdik, maskelerini indirdik, bütün dünya artık onları çok iyi tanıyor. Türkiye'nin ne halde olduğunu da biliyorlar.

Silivri'ye gittik. Biliyorsunuz 1940'larda Hitler'in Almanyasında toplama kampları vardı. Şimdi 2010'ların Türkiyesinde de bir toplama kampı var. Nerede  Evet, Silivri'de bir toplama kampı var. Ortak paydaları ne  iktidara karşı olmak. Hangi demokraside iktidara karşı olanların toplama kampında toplandığını duydunuz 21. yüzyılda ve Türkiye'de... Profesörü orada, akademisyeni orada, gazetecisi, yazarı orada, çizeri, düşüneni orada, toplama kampında. O toplama kampını dünyanın her tarafına anlatacağız. Biz bunu söylerken özgür ve bağımsız yargıdan ödün verilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Herkes yargılanabilir ama hukukun üstünlüğü kuralı içinde yargılanmalıdır.'' AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler