YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP cari açık sorununa mega projelerle çözüm arayacak
CHP cari açık sorununa mega projelerle çözüm arayacak
22 Nisan 2015 11:45
CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, "Bizim bütün mega projelerimiz, teknoloji atılımında kamuyu öncü kılan, dolayısıyla Türkiye'de cari açık sorununu ortadan kaldıracak reformlardır" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, CHP'nin seçim bildirgesini, AA muhabirine değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin yüzde 2,9 büyümeyle bir yavaşlama ve durgunluk döneminden geçtiğini savunan Böke, devletin görevinin, yavaşlamış ekonomileri canlandırmak olduğunu söyledi.

Kısa dönemli tüketimi tetikleyici harcamaların bütçe açığı ve mali disiplin kaygısı yaratmaması gerektiğini dile getiren Böke, "Biz diyoruz ki ekonomiyi canlandıracak ve refahı tabana yayacak adımları atacağız, zaten sonrasında Türkiye kaynak yaratacağı için mali disiplin sorunu olmayacak" dedi.

CHP'nin seçim vaatlerinin maliyetinin cari açığı artıracağına dönük iddialarla ilgili de Böke, cari açığın, yapısal bir sorun olduğunu, yapısal reformlar gerçekleştirilmediği takdirde çözülemeyeceğini belirtti. Böke, "Nitekim 12 yıldır olan da budur. Biz durağanlaşmış ekonomiyi canlandırmak için tüketimi tetikletmek için adımlar atacağız ama bunu finansal istikrarı bozmayacak düzenlemelerle birlikte yapacağız" diye konuştu.

Herkesin geliri kadar harcayacağını, bunun bir soruna yol açmayacağını ifade eden Böke, "Cari açık sorununu çözmek için de birinci günden Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu eğitim ve teknoloji atılımı için de adım atacağız. Bunlar yapılmadığı için bu konu tartışılıyor. Cari açık, Türkiye'de günübirlik sorun değildir. Türkiye teknoloji üretemediği, katma değer üretemediği için cari açık vermektedir. Bunu üretebilmesi için bir eğitim reformuna, teknoloji atılımına ihtiyaç vardır. Bizim bütün mega projelerimiz bu teknoloji atılımında kamuyu öncü kılan dolayısıyla Türkiye'de yarın cari açık sorununu ortadan kaldıracak reformlardır" ifadelerini kullandı.


- "Vergi indirimini yatlar yerine çiftçiye vereceğiz"

Böke, çiftçiye mazotun 1,5 liradan verileceği vaadine yönelik eleştirilerle ilgili de "Biz bir siyasi tercih kullanıyoruz ve yatlara verilen vergi indirimini çiftçiye vermeyi tercih ediyoruz. Hukuki olarak çiftçiye gereken desteği vermeyen AK Parti Hükümeti, bizim bu desteği vergi indirimi yoluyla mazotu ucuzlatmak şeklinde vermemize itiraz ediyor çünkü onlar yatlara vermeyi tercih ediyor. İşte iki partinin siyasi tercih farklılıkları bunlar" değerlendirmesinde bulundu.

Çiftçiye verilecek her türlü desteğin Türkiye'nin tarım üretiminin, ülke gelirinin ve gıda güvenliğinin artması anlamına geldiğine dikkati çeken Böke, "Bunların önündeki bütün engelleri kaldırmak da bizim görevimizdir" dedi.

Son 12 yıldır gıda fiyatlarındaki enflasyonun, genel enflasyondan daha yüksek olduğuna işaret eden Böke, Türkiye'nin bir tarım reformuna ihtiyacı bulunduğunu belirtti. Böke sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçim bildirgemizin detayına bakarsanız sayfalarca bir tarım reformu anlatıyoruz. Zira bu tarım reformu ile hem üreticimizin gücünü artırmayı amaçlayan, teknoloji barındıran, yeni çağa uygun bir tarım üretimine geçilmesini sağlayan ama aynı zamanda şu anda geleneksel üretim yapanları da mazot gibi destekleyici mekanizmalar ile büyüttüğümüz bir model. Bu yolla da tüketicinin daha ucuza ve daha güvenli gıdaya eriştiği bir Türkiye vizyonu koyuyoruz ortaya. Bu olduğu takdirde enflasyon içerisinde yaklaşık yüzde 20-25 arasında pay alan gıda fiyatlarındaki artışa engel olmak mümkün."


- "Asgari ücretin artması özel sektöre maliyet getirmeyecek"

Emekçinin hak ettiği ücreti aldığı, yaşanabilir bir Türkiye vadettiklerini ifade eden Böke, bunun yanı sıra KOBİ'leri teşvik eden bir vizyonu ortaya koyduklarını söyledi. 

Dünyanın asgari ücreti artırmayı tartıştığını, Nobel ödüllü iktisatçıların yaptığı çalışmaların da asgari ücretin artması durumunda istihdamda hiç bir azalma olmadığını gösterdiğini anlatan Böke, ücreti artan çalışanın daha verimli ve daha hevesle çalıştığını belirtti.

Asgari ücretin bin 500 liraya çıkarılmasının kamu maliyeti olmadığına, bu ücreti ödeyen kesimin özel sektör olduğuna işaret eden Böke, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Asgari ücretin bin 500 liraya çıkması sonucunda bu yükü bir yandan da hafifleterek, vergiyi de kaldırıyoruz. KOBİ'lere verilecek olan faizsiz kredi de neredeyse o yükü KOBİ'ler açısından karşılamış oluyor. KOBİ'lerimiz ortalama yüzde 18-20 faiz ödüyorlar. KOBİ'leri için aldıkları kredilere, bu faizi ödemedikleri bir Türkiye'de, o faizi ödemedikleri bir üretim ortamında istihdam yaratabilecekler ve ücretleri de karşılayabilecekleri verimli üretken bir dönüşüm yaşamış olacaklar. Bu açıdan özel sektöre de büyük bir maliyet getirmeyecek."


- "Bankaların bilançoları daha sağlıklı hale gelecek"

Böke, kredi kartı ve tüketici kredisi borcu olanların faizlerinin en az yüzde 80'inin silineceği yönündeki vaatlerine ilişkin ise bankaların zaten sorunlu hale gelmiş kredilerin yüzde 80'ini zarar yazdığını, kalan yüzde 20'yi varlık yönetim şirketlerine sattığını belirterek, "Biz diyoruz ki bu yüzde 80'i silmeleri yönünde kamu olarak onlarla bir anlaşma yapacağız geri kalan yüzde 20'sinin ödenebilir bir hale gelmesini sağlayacağız. Bu, esasında banka bilançolarının daha sağlıklı hale gelmesinde hızlandırıcı bir mekanizma olacak" diye konuştu.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler