YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çavuşoğlu: Terörle ırkçı akımlar birbirini tetikliyor
Çavuşoğlu: Terörle ırkçı akımlar birbirini tetikliyor
24 Mayıs 2015 18:46
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, terörle ırkçı akımların birbirini tetiklediğini ve birbirinden beslendiğini belirterek, "İkisiyle de mücadele etmek zorundayız" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, terörle ırkçı akımların birbirini tetiklediğini ve birbirinden beslendiğini belirterek, ikisiyle de mücadele etmek zorunda olduklarını belirtti. 

Bakan Çavuşoğlu, Uluslararası Kabuklu Yemiş ve Kuru Meyve Konseyi (INC) tarafından Antalya'nın Kemer ilçesinde bir otelde düzenlenen, 34. Dünya Kabuklu Yemiş ve Kuru Meyve Kongresi'ne katıldı.

Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, Antalya'da kasım ayında G-20 Liderler Zirvesi'nin düzenleneceğini, 2016 yılında da kentin botanik EXPO'ya ev sahipliği yapacağını hatırlattı.

Botanik EXPO'nun temasının çiçek ve çocuk olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, organizasyon vesilesiyle gelecek sene kente 6 ay içerisinde 8 milyon ziyaretçi beklediklerini söyledi. 

Antalya'nın dünyanın en fazla ziyaretçi çeken altıncı destinasyonu haline geldiğini, kente 13 yıl önce 3 milyon turist gelirken, 2014 yılında bu sayının 13 milyonu geçtiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Esasen 13 sene önce tüm Türkiye'ye 13 milyon turist geliyordu. Geçen sene sadece Antalya'ya 13 milyon turist geldi. Bu da Antalya'nın doğal güzellikleri, misafirlere sundukları imkanlar, tarihi eserler, kültürel miras, Antalya'nın ve Türkiye'nin çok güvenilir bir şehir ve ülke olmasından kaynaklanıyor" diye konuştu.

Antalya güvenilir şehir

Bakan Çavuşoğlu, turistlere "neden Antalya'ya geliyorsunuz" diye sorduklarında ilk sırada güvenlik, ikinci sırada da hizmet kalitesinin etkili olduğu yanıtını aldıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Son zamanlarda etrafımızdaki gelişmelerden dolayı bazı ülkelerde, Türkiye'nin ve Antalya'nın güvenilir bir ülke ve şehir olmadığı yönünde bir algı var. En son Japonya'daki dostlarımıza mektup yazmak zorunda kaldık. Bazı uyarıları da görüyoruz. Bunun da gerçekçi olmadığını vurgulamak istiyorum. Ülkemizde ve özellikle Antalya'da bir terör saldırısını hiç hatırlamıyorum. Her sene 13 milyon turist ağırlıyoruz.

Çok şükür trafik kazası ya da görünmeyen kazaların dışında, hiç kimsenin burnu kanamadan ülkelerine mutlu bir şekilde ülkelerine gönderiyoruz. Türk dış politikası ve etrafımızda dönen gelişmeler, Suriye, Irak, Libya, Yemen, Ukrayna... Maalesef günümüzde sadece bölgemizi değil küresel etkileri olan sorunları bölgemizde yaşıyoruz. Esasen dünyada yaşanan sorunlar, bu saydığımız ülkelerde yaşanan sorunlarla da sınırlı değil."

Küresel anlamda bugün Avrupa ve dünya toplumlarının karşı karşıya kaldığı sorunlar olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bunların biri uluslararası terördür. Diğeri de en az terörizm kadar tehlikeli artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi, antisemitizm yani her türlü fobi, kısaca hoşgörüsüzlük. Bugün maalesef terörle ırkçı akımlar birbirini tetikliyor, birbirinden besleniyor. İkisiyle de mücadele etmek zorundayız. Şu anda Avrupa bu konuda başarısız. Avrupa'nın ortak değerleri, insanlığın ortak değerlerini ve demokratik kurumları kökten sarsmaya başlayan bir hale geldi" değerlendirmesinde bulundu.

Schengen ülkelerine vizesiz seyahat

İkinci Dünya Savaş sonrasında, "bir daha savaşlar, felaketler olmasın" diyerek dünyayı değerler ve ekonomik sistemler etrafında birleştirmek için bugünkü Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi önemli kurumların oluşturulduğunu belirten Çavuşoğlu, şimdi o değerlerin kökten sarsılmaya başladığını dile getirdi.

Bugün dünyanın, çevre, ekonomik kriz, işsizlik gibi birçok sorunla karşı karşıya olduğunu anlatan Çavuşoğlu, böylesine bir ortamda Türkiye olarak, aktif, proaktif ve çok yönlü bir dış politika izlemeye çalıştıklarını bildirdi.

Çavuşoğlu, çok yönlü dış politika sayesinde dış ticaretin de önemli düzeyde artırıldığını ifade ederek, komşu ülkelerle 13 milyar dolar düzeyinde bulunan ticaret hacminin 95 milyar dolara çıktığını, Afrika ile olan ticaretin de 2,9 milyardan, 23 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Çavuşoğlu, ticareti artırmak için iş adamlarının önlerindeki engelleri kaldırmaya çalıştıklarını, serbest ticaret, tercihli ticaret ve Gümrük Birliği anlaşmaları yapıldığını, sadece ikili anlaşmalar değil, uluslararası ve bölgesel ekonomi örgütleriyle de ticaret anlaşmaları yapıldığını dile getirdi.

"İnsani yardımda dünyada birinciyiz"

"Marmaray'la beraber Londra ile Pekin'i tren yolu ile birleştireceğiz" diyen Çavuşoğlu, İpek Yolu'nu yeniden demiryollarıyla canlandırmak için Türkiye'nin üzerine düşeni yaptığını bildirdi.

Türkiye'nin kalkınma projeleri ve insani yardımlarla da dünyanın her yerinde var olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bugün Türkiye'nin ihtiyaç sahibi ülkelere yaptığı 3,4 milyar dolarlık kalkınma yardımıyla, en fazla yardım yapan ülkeler arasında dünyada ABD ve İngiltere'den sonra üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, bugün Suriye'de bir tarafta zalim bir rejim, diğer tarafta ise DAEŞ ve diğer terör örgütleri olduğunun vurgulayarak, her iki tarafın da sivillere, medeniyete ve şehirlere saldırdığını anlattı.

Halep'e DAEŞ, El-Nusra ve rejim güçlerinin her gün saldırdığını dile getiren Çavuşoğlu, şunları ifade etti:

"Halep, çok stratejik, tarihi, kültürlü, dini, etnik bir şehir. Şu anda sivil 2 milyondan fazla insan yaşıyor. Halep düşerse, iki milyon insan nereye gidecek? Büyük bir kısmı Türkiye sınırına zorlanacak. Türkiye açık kapı politikasını sürdürüyor. Yani, hem terör örgütünden hem de zalim bir rejimden kaçmak zorunda olan herkesi barındırıyoruz. Bugüne kadar 2 milyon insan geldi. Onların 1,7 milyonu Suriye'den, 200 binden fazlası Irak'tan geldi. Bu yılın sonuna doğru bu rakamın 2,5 milyona ulaşacağı söyleniyor. Peki bu sorunu nasıl çözebiliriz? Burada bir istikrarsızlık, yönetilemeyen bir ülke var.

Büyük bir potansiyel var. Bu konuda Türkiye'nin çok net önerileri var. Her şeyden önce terör örgütüyle ciddi bir şekilde, kapsamlı ve sonuç odaklı bir stratejiyle mücadele etmemiz gerekiyor. Şu anda 60 ülkeli koalisyonda bu strateji var mı? Yok. 20 ülkeli çekirdek grupta var mı? Yok. Bugüne kadar hava saldırılarıyla bırakın yok etmeyi, durdurulamayacağını defalarca her toplantıda söyledik. Ama bu işin siyasi boyutunu da unutmamak gerekir.

Ulusal birlik hükümeti ve siyasi dönüşümle bu işi çözmek lazım. Çünkü oradaki terörün, radikalleşmenin esas kaynağı rejim. Beş sene önce Suriye'de bu olaylar başladığı zaman, başta ABD olmak üzere tüm müttefiklerimize bu sorun bir an evvel çözülmezse bugün tabloyu önlerine senaryo olarak sunduk. Bugünkü tavsiye ve önerilerimizin de çok fazla dikkate alındığını da söyleyemeyiz."

Çavuşoğlu, Suriye'de içinde oluşturulacak güvenli bölgelerle, ülkenin dönüşümünün sağlanması gerektiğini vurgulayarak, aynı zamanda mevcut rejimin de masaya oturması konusunda baskı hissetmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'ye Suriye ve Irak'tan gelen 2 milyon kişinin olduğunu, bir o kadar kişinin de Lübnan ve Ürdün'de, 500 bin kadarının da diğer ülkelerde bulunduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye'ye gelenlerin ancak yüzde 40'ına eğitim verebildiklerini söyledi.

"Bugüne kadar bin 300 yabancı savaşçıyı yakalayıp sınır dışı ettik"

Çavuşoğlu, Suriye'de savaşmak için 90 ülkeden yabancı terörist savaşçının Türkiye'ye geldiğinin altını çizerek, bunları durdurmak için de çok gayret sarf ettiklerini anlattı.

Havaalanlarında kurdukları mekanizmalar ve sınır boylarında aldıkları tedbirler sayesinde ciddi mesafe aldıklarına dikkati çekerek Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bu Türkiye'nin tek başına çözebileceği bir olay değil. Çünkü bu insanlar 90 ülkeden geliyor. Ülkemize de 40 milyon turist geliyor. Ülkemize gelen her turiste havalaanında Suriye'ye geçip DAEŞ'e katılacak gibi muameleye yapamam ki. Peki bu insanlar kendi ülkelerden çıkarken neden durdurulamıyor?

En ideal çözüm, tespit edilmesi ve durdurulması. Ama Avrupalı dostlarımıza söylediğimiz zaman 'seyahat özgürlüğü' diyorlar. Bu insanların terör örgütüne katılacağını biliyorsunuz, 'Ama ben çok demokratik bir ülkeyim, o yüzden durduramam. Kusura bakma' diyorsunuz. Peki durduramadınız. Belki de 'Gitsin orada savaşsın, ölsün' diyorsunuz. Bu da yaygın bir kanaat. Bazı ülkeler için bende de oluşan bir kanaat. Peki ya dönerse?

Savaştan sonra dönerse ne olacak? Bugüne kadar bin 300 yabancı savaşçıyı yakalayıp sınır dışı ettik. Ülkelerine gönderirken de haber verdik. Bunlardan bazıları tekrar bizim sınırlarımıza geldi. Peki bu nasıl oluyor? Yabancı savaşçıyı yakalayıp ülkesine gönderiyorsunuz, aradan iki ay geçiyor yeniden bizim havaalanımızda.

Belki onu da kontrol edemiyorsun, belki tekrar gitmesini istiyorsun? Ama öyle bir konu ki uluslararası işbirliği yapmak gerekiyor. En azından zamanlıca bilgi paylaşımı yapmak gerekiyor. İstihbarat paylaşımı olsun ki biz bunları durdurabilelim. Geçenlerde İngiltere'den bir aile arabasıyla çıkmış, 10 ülkeyi geçmiş. Türkiye'ye girdikten 2 gün sonra İngiltere'den bilgi geldi. Bunları Ankara civarında yakaladık. Tabi sınır dışı ettik."

Çavuşoğlu, DAEŞ'e katılacakları öğrenilen 13 bin 800 kişiye Türkiye'ye giriş yasağı koyduklarını belirtti.

Konuşmasının ardından, INC Başkanı Giles Hacking tarafından Çavuşoğlu'a kuruyemiş sektörüne yaptığı katkılardan dolayı "Onursal Altın Fındık Ödülü" takdim edildi.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler