17 Ocak 2017 Salı
  • Altın147,316
  • BIST82.391
  • Dolar3,7666
  • Euro4,0271
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6494
  • İstanbul8 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir9 °C
  • Konya4 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli10 °C
  • Şanlıurfa11 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel16 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bunlar ruh ikizi değil tek yumurta ikizi"
"Bunlar ruh ikizi değil tek yumurta ikizi"
05 Şubat 2010 15:55
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen partisinin Kadın Kolları Eğitim Toplantısı'nda konuştu

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün yaptığı açıklamaya ilişkin, ''Sayın Bahçeli, senin gücünü bilmem, ne olursan ol. Ama bu tehditlerle AK Parti'yi sindireceğini zannediyorsan şunu bil, bizim verilecek tek can borcumuz Allah'adır. Hiçbir zaman bu tehditlerin bize tesir etmez'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen partisinin Kadın Kolları Eğitim Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ''MHP'nin iktidar olduğu üç buçuk yıllık dönemde 21 bankanın battığını, bunun faturasının yaklaşık 45 milyar dolar olduğunu'' söyledi.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kim ödedi millet, sizin şahsınızda devlet. Bu mu milliyetçilik, bu mu vatanseverlik? Ülkesini milletini sevmek bu mu? Ülkenin milli bankasını zarara uğratanlar, milletimizi bir gecede fakirleştirenler ihanetle, hıyanetle, bölücülükle suçlayacakları birilerini arıyorlarsa buyursunlar aynaya baksınlar. MHP o gün DSP'nin ANAP'ın kuyruğuna takıldı. Bugün de CHP'nin kuyruğuna takılmış, CHP gölgesinde, CHP'nin kanatları altında geçinip gidiyor. O gün milliyetçi harekete, MHP'ye verilen oyları, DSP'nin ANAP'ın hizmetine peşkeş çekenler bugün de yine benim MHP'ye oy vermiş vatandaşımın iradesini CHP'ye teslim ediyorlar. CHP'nin statükocu, milletten kopuk, elit, hırçın ve kışkırtmacı siyaseti, MHP yönetimine sirayet ediyor. MHP de CHP gibi her geçen gün halktan, halkın hassasiyetlerinden kopuyor, halkın kutsal değerleriyle alay edecek kadar milletine yabancılaşıyor.

CHP Genel Sekreteri'nin hacca gitmek istediğini söyleyen vatandaşa yönelttiği o saygısız üslup neyse, MHP milletvekilinin üslubu da odur, aralarında hiçbir fark yoktur. Sayın Bahçeli ile Sayın Baykal'ın ruh ikizi olduğunu söylüyordum. Bunu söylediğimde de hop oturup hop kalkıyorlar. Eksik söylemişim, şimdi daha iyi anlaşılıyor ki bunlar ruh ikizi değil bunlar tek yumurta ikizi.''

Tüm Türkiye'nin MHP yönetiminden bir ''özür açıklaması'' beklediğini ancak, dün MHP Genel Merkezinden yapılan açıklamanın, özür yerine yeni hakaretlerle, yeni tehditlerle dolu olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu kadar pişkin bir siyasi tutum olabilir mi?  Bu kadar dengesiz, sağlıksız bir siyasi ruh hali olabilir mi? Geçmişte sokaklarda sergiledikleri kavgacı tavrı şimdi siyasete taşıyorlar. Yüce meclis içinde sergiliyorlar bunların biz cemaziyelevvellerini iyi biliriz'' diye konuştu. 

''EN İYİ YAPTIKLARI İŞ KIŞKIRTMAKTIR, HIRÇINLIKTIR, TERÖRİZE ETMEKTİR''

CHP'nin de MHP'nin de ülkenin meselelerine, dertlerine, geleceğine, vizyonuna ilişkin söyleyecek tek bir sözü olmadığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Siyasi tarihleri boyunca kısır siyasetin mahkumu oldular, gerilim siyasetinin mahkumu oldular, hazırlayıcısı oldular, bugün de aynısını yapıyorlar. Bu ülkede MHP'nin de CHP'nin de dikili bir taşı bir eseri yoktur. Bundan sonrası için de ülkeye bir eser kazandırma gibi gündemleri yok. Nereye giderseniz gidin anlatın. Deyin ki 'Şu ilimizde Rize'de ne yaptılar. üç buçuk yıl iktidar oldular ne yaptılar? Trabzon'da sorun ne yaptı? Balıkesir'de, Denizli'de ne yaptı? Osmaniye, Osmaniye... İnanın Osmaniye'de bir kaç tane küçük sembolik şeyden başka yaptıkları yok. Ne yaptıysak yine biz yaptık.''

Erdoğan, yarın Osmaniye'de özel sektörün teşvikle yaptığı, büyük bir fabrikayla, okulların ve yolların açılışını yapacaklarını dile getirerek, ''Yarın Osmaniye'deyim. Durmak yok yola devam aynı şekilde. Yani burası muhalefette olan MHP'nin Genel Başkanı'nın seçildiği bir il diye biz burayı elimizin tersiyle itmiyoruz. Orası Türkiye'dir. Orada yaşayan benim vatandaşımdır. Onun için ayrım yok'' dedi.

Muhalefetin sadece gerilim, kaos ürettiğini, yapılanları engellemeye çalıştığını, doğru konuşmadığını ve dürüst davranmadığını ifade eden Erdoğan, ''En iyi yaptıkları iş kışkırtmaktır, hırçınlıktır, terörize etmektir, kavgadır, saldırıdır, bunu yaparlar. Ağızlarında tehdit, hareket, aşağılama eksik olmaz sonra kalkar rakiplerini bununla suçlarlar'' değerlendirmesinde bulundu.

''MECLİS'TEKİ O HALE GELİŞİN SORUMLUSU SENSİN''

MHP Genel Merkezinin dün yayımladığı basın açıklamasına değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İşte dün yayınladıkları basın açıklamasında Sayın Bahçeli tehdit ediyor, hakaret ediyor, bize, özel sektöre şuna buna vesaire. Sayın Bahçeli, senin gücünü bilmem ne olursan ol. Ama bu tehditlerle AK Parti'yi sindireceğini zannediyorsan şunu bil, bizim verilecek tek can borcumuz Allah'adır. Hiçbir zaman bu tehditlerin bize tesir etmez. Her şeyden önce siyaset ahlakını iyi öğren, siyasi etiği iyi öğren. Orada yanındakiler edep, adap tanımadan davranış içine girerlerken orada sus pus seyretmen seni kurtarmaz. Çünkü bütün onların sorumlusu sensin. Meclisteki o hale gelişin sorumlusu sensin. Yanındaki milletvekilinin akla hayale gelmez, ahlaki olmayan ifadeleri kullanmasına vesile olan sensin. Dolayısıyla millete bunun hesabına verecek olan da sensin. Bunlar milletin gözü önünde oluyor.

Dün gördünüz isim vererek medya sahiplerini nasıl suçluyorlar, nasıl tehdit ediyorlar. İşte sivil faşizm diye bir şey varsa bugün temsilcisi bu zihniyettir. Bunlar faşizmi iyi bilirler. Onunla da uyumludurlar. Millet iradesinin tecelligahı olan TBMM'yi çalıştırmayarak güya AK Parti'yi engelliyorlar. Millete hizmetin önünde engel teşkil ettiklerini idrak dahi edemiyorlar. Bunların zihniyeti çok açık, (AK Parti kazanmasın da millete ne olursa olsun)''

''SAĞDUYUYU ELDEN BIRAKMAYACAĞIZ''

''Yurt dışında iktidarımıza yönelik taltifler, beyefendileri rahatsız ediyor. Niye rahatsız ediyor ya? Sen çalış senin de olsun'' diyen Erdoğan, MHP'nin üç buçuk yıl iktidar olduğu dönemde dünyaya açılmak dünyayla bütünleşmek gibi bir derdi olmadığını söyledi. 

AB Konseyi Parlamenterler Birliği'nin başına bir Türk'ün seçildiğini hatırlatan Erdoğan, ''Bunu bile hazmedemiyorsunuz. Milletvekiliniz parlamentodan çıkıyor, oylamaya katılmıyor. Bu mu milliyetçilik? Öbür tarafta CHP'nin milletvekili 'hayır' veriyor. Bu ne biçim vatanseverlik? Üstelik o da hanım, Birgen Keleş. Vaka bu'' diye konuştu.

Bunların unutulabileceğine dikkati çeken Erdoğan, bunların hepsini tek tek halka vatandaşlara anlatmak gerektiğini söyledi. Erdoğan, ''Kimin vatansever, kimin milliyetçi, kimin milliyetperver olduğunu anlatmamız lazım. Lafla bunlar olmuyor, icraatla oluyor. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbei aklı eserinde. Olay budur'' görüşünü dile getirdi. 

Muhalefetin AK Parti'yi kendi ruh hallerine çekmeye çalıştığını kaydeden Başbakan Erdoğan, ''bu tuzağa düşmeyeceklerini, kirli oyunlara gelmeyeceklerini, kirli senaryoların ortağı olmayacaklarını'' söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Bunların edep dışı, terbiye dışı, izan ve vicdan dışı üslupları karşısında biz sağduyuyu elden bırakmayacağız'' değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Salı akşamı TBMM kürsüsünde sergilenen densizlik Türk siyasi hayatına olduğu kadar MHP'nin tarihine de kara bir leke olarak kazınmıştır ve o leke oradan hiçbir zaman çıkmayacaktır'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen partisinin Kadın Kolları Eğitim Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, toplumun yüzde 52'sinin kadın olduğunu, kadının siyasette, sosyal yaşamda yer almasının sinerjiyi doğurmakla kalmayacağını, AK Parti'nin konumunu da güçlendireceğini söyledi.

Anadolu'nun bin yıllar boyunca anneliğin şefkatiyle, rahmetiyle, bereketiyle yoğrulduğunu, bu toprakların annelerinin yavrularını nasıl kucaklarsa aynı şekilde yurtlarını da kucakladığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Bu toprakların kadınları, beşikteki bebeklerinin üzerine kartal gibi kanatlarını açarken, vatanlarına kem gözle bakanlara da şahin gibi dimdik duruş sergilemişlerdir'' diye konuştu.

''HANGİ SALAHİYETLE SÖYLEYEBİLİYORSUN?'

Anadolu'nun, Trakya'nın kadınlarının kocalarına eş, çocuklarına ana oldukları kadar savaş meydanlarında kahraman, gazi, şehit olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Yeri geldiğinde Hayme Ana'dır, Nilüfer Hatun'dur, Nene Hatun'dur, Erzurumlu Fatma Seher'dir, Tarsuslu Fatma, Binbaşı Ayşe'dir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu topraklar, 'cennet, annelerin ayaklarının altındadır' diyen bir medeniyetin hayat suyuyla sulanmıştır. bu topraklarda annelik ezelden beri kutsaldır, ebediyen de kutsal kalacaktır. Bu toprakların hamurunda, bu toprakların mayasında, geleneğinde, kültüründe, örfünde analara dil uzatmak yoktur. Anaları hor görmek yoktur. Analardan istihza ile söz etmek yoktur. Hele hele anaları kirli siyasetin seviyesiz üslubuna malzeme edecek densizliğe bu ülke hiç şahit olmamıştır. Bu ülkenin kutsal değerleri, bu ülkenin hassasiyetleri, bu ülkenin gelenekleri, örfü, ananesi bu kadar ayaklar altına alınmamış, milliyetçilik iddiası hiç bu kadar pespaye bir seviyeye düşürülmemiştir.

Tabii buraya gelmişken, istemem ama Salı akşamı TBMM kürsüsünde sergilenen densizlik, Türk siyasi hayatına olduğu kadar MHP'nin tarihine de kara bir leke olarak kazınmıştır ve o leke oradan hiçbir zaman çıkmayacaktır. Mevcut yönetimin ve temsilcilerin bu ölçüsüz söylemleri, bu kin ve nefret kokan siyasetleri, inanıyorum ki tüm milletimiz gibi, bu harekete destek veren kardeşlerimiz tarafından da en iyi şekilde değerlendirilecektir.

Esasen o gün orada, TBMM'nin kürsüsünde maske bir kez daha düşmüştür. 'Ürkek değil erkek parti' diye yola çıkanlar, daha Meclis kapısında iken U dönüşü yapmış, bugün ise bu ülkenin kadınlarına dil uzatacak, bu milletin peygamberiyle istihza edecek, baş örtüsünü ayaklarının altında çiğneyecek kadar izansızlık abidesine dönüşmüştür. Peygamber Efendimizi siyasi polemiklerin malzemesi haline getirmek kimin haddinedir? Partimin içerisinden herhangi bir tanesi, sürçülisan ile böyle bir ifadeyi kullanmış, bunu yakalamak suretiyle buradan kalkıp şahsıma böyle bir izafede bulunmayı sen hangi hakla, hangi salahiyetle söyleyebilirsin? AK Parti'nin kuruluşunda, şahsında tabu yaratmak yoktur, tabuları yıkmak vardır. Biz onun için bu yola çıktık. Sizin kendinize ait tabularınız vardır, onları da biliriz ama bunları da dillendirmeye gerek yok.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''O gün Meclis'i yöneten Hanımefendi, buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir. Başbakan Yardımcımız'ın, 'Başbakan Yardımcısı' sıfatıyla değil bir 'milletvekili' sıfatıyla o mecliste iki dönem başkanlık yapmış olmanın kendisine sağladığı bu noktadaki deneyim ve tecrübeyle Hanımefendi'ye gidip, 'Yaptıklarınız yanlış, adeta CHP'nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz, siz tarafsız olmak durumundasınız, bu şekilde giderse bu sıkıntı doğuracak' demesinden Sayın Deniz Baykal rahatsız olmuş ve tabii Hanımefendi de yürütmenin yasamaya baskısı olarak gösteriyor. Sen onu öyle gösterme. Senin ifadelerin yasamanın yürütmeye baskısıdır, bunu böyle gör'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezindeki partisinin Kadın Kolları Eğitim Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, TBMM Genel Kurulunda Salı akşamı yaşanan olaylara değindi.

''Eşleri, kadınları tartışmaların içine çekmek, orada Grup Başkanvekili hanım kardeşimize edebe, adaba sığmayacak şekilde saygısızca saldırmak kimin haddine?'' diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Burada özellikle o gün tabii ki Meclis'i yöneten Hanımefendi, buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir. Başbakan Yardımcımız, 'Başbakan Yardımcısı' sıfatıyla değil, bir 'milletvekili' sıfatıyla o Mecliste iki dönem başkanlık yapmış olmanın kendisine sağladığı bu noktadaki deneyim ve tecrübeyle Hanımefendi'ye gidip, 'yaptıklarınız yanlış, adeta CHP'nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz, siz tarafsız olmak durumundasınız, bu şekilde giderse bu sıkıntı doğuracak' demesinden Sayın Deniz Baykal rahatsız olmuş ve tabii hanımefendi de yürütmenin yasamaya baskısı olarak gösteriyor. Sen onu öyle gösterme. Senin ifadelerin yasamanın yürütmeye baskısıdır, bunu böyle gör.

Bu ülkede yasama, yürütme, yargı, üçü de ayrı erklerdir. Hiçbirinin birbirine dahli olamaz ama yürütmenin içindeki insanların her biri birer milletvekilidir. Birer milletvekili olarak da milletvekilliğinin gereği neyse bunu orada kalkıp dile getirir ve gider gerektiğinde söyler. Neymiş, odasına baskın yapmış. Edep yahu edep. Yani gidip odasında görüşmeyip de bu tür şeyleri Genel Kurulda görüşmek mi elveriyor? Orada bunu bu şekilde dillendirdi ama ne yazık ki Hanımefendi bunu bir 'baskın' diye ifade etti. O odaya rahatlıkla milletvekilleri girer, Meclis Başkanı ile Meclis Başkanvekilleri ile de rahatlıkla görüşür ama nasıl ifade ediyor? 'Efendim orası soyunup giyinme yeridir'... Yani, görmediğimiz, bilmediğimiz yer olsa bize de yutturacaklar. Ne demek soyunup giyinme yeri? Tabii o da var ama öbür tarafta da çalışma mahalli var, görüşme mahalli var. Onun için halkıma bunu anlatıyorum, bazı gerçekleri bilsinler, doğruları bilsinler diye. Çok açık bir haksızlığı, milletin vicdanını sızlatan bir yanlışlığı savunmak nasıl bir basiretsizliktir. Bu bireysel bir hata olarak görülemez.''

AA

Herzaman
 // ibrahim çelikoğlu
Sayın Erdoğan böylelerini Milletvekili oldukları kadar muhatap almalıdır.Kızıp köpürmek,önem veriyor intibasını oluşturur.Bunlara
böyle bir koz vermekte,yazık,günahlardandır..Hiç bir kimse peygamber dememiş."Peygamber gibi adam"diye hitap etmiş.Keşke tüm Dünya insanları Peygamber gibi olmuş olsa.Zarar yok "İsa"
peygamber veya "Musa" peygamber gibi olsun.Veya öbürlerigibi.
Hepsine;"İyiliği öğret.Kötülüğü men et" öğretilmiş.Bunun tartışılaca...
06 Şubat 2010 12:30
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler