YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bu iş bir yıl içinde bitsin"'
"Bu iş bir yıl içinde bitsin"'
11 Ekim 2011 12:01
Erdoğan, grubunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni anayasayı bir yıl içinde yapmak istediklerinin altını çizen Erdoğan, Türkiye'nin gizli gündemi olan bir ülke olmadığını söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasi partilerin, anayasayı siyasi rekabete feda etmemelerinin, alınacak yolu kısaltacak en önemli husus olduğunu belirterek, ''İnanıyorum ki bu Meclis, milletimizle birlikte yapacağı yeni bir anayasa ile adını tarihe farklı kaydettirecektir'' dedi.

Erdoğan, partisinin yeni yasama yılının ilk TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Karacaahmet'te hüvel baki yazılı bir mezar taşının başındayken, bugün milletvekillerinin arasında, milletin huzurunda olduğunu söyledi. Bunun zor bir durum olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Ama siz de bilirsiniz ki hayat böyle işte'' dedi.

Erdoğan, annesinin vefatı dolayısıyla acılarını paylaşarak, hüzünlerini hafifleten başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere, bütün millete, siyasi parti liderlerine, iş, sanat, spor camiasının tüm temsilcilerine şahsı ve ailesi adına teşekkür etti.

Gerek bizzat gelerek, gerek bulunduğu yerde hayır ve dualarını gönderen, inançları gereği olması gerekenleri fazlasıyla yapmanın gayreti içinde olan gönüldaşlarına teşekkür eden Erdoğan, ''Allah kendilerinden razı olsun. Yurtiçi ve yurtdışından taziyede bulunmak için gelenlere, telefonlarla arayanlara teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin gösterdiği bu gönül inceliğini tabii ki unutmamız mümkün değil, hayat boyu unutmayacağız. Taziye mesajlarına doğrudan karşılık veremediğimiz dostlarımız bizleri lütfen mazur görsünler. Dostlar, kardeşlerimiz sağolsun, dostluğumuz ebediyen baki kalsın. Merhameti sonsuz olan Allah, herkesin bütün geçmişlerine rahmet eylesin'' diye konuştu.

Erdoğan, AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfi Demirbağ ve Kilis Milletvekili Fuat Karakuş'un da annelerinin vefat ettiğini belirterek, milletvekillerine başsağlığı ve sabır diledi.

''Bütün hakları helal ettirecek bir hayat''

Anneler, babaların, kendilerini hayata hazırladığını, varlık nedenleri olduğunu, hayat yolundaki meşakkatlerle nasıl başa çıkılacağını öğrettiklerini ifade eden Erdoğan,sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ama aynı zamanda kulaklarımıza şu hakikati de fısıldadılar, dediler ki; bir değirmendir bu dünya. El hak öyledir. Bir değirmendir dünya ve baki olan sadece O'dur. Ölüm haktır, hesap haktır, ebedi hayat haktır. Her zaman, her lahza bu hakikati hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışıyoruz, çalışmalıyız. Musalla taşının arkasında bize şahitlik edecek olanların haklarını helal etmelerini her şeyden önemli görüyoruz. İnşallah son nefesimize kadar üzerimizdeki bütün hakları helal ettirecek bir hayat yaşarız ve üzerimizde kul hakkı kalmadan huzura varız. Buradaki bütün emek ve gayretlerimizin, milletimize hizmet yolundaki bütün samimi çabalarımızın, bizi daima istikamet üzerinde tutmasını Allah'tan temenni ediyorum.''

''Doğru yoldayız''

Türkiye'nin, 1 Ekim itibariyle yeni bir başlangıç yaptığına işaret eden Başbakan Erdoğan, Meclisin bugüne kadar ki en geniş kapsamlı temsil hüviyetine kavuşmuş bir Meclis olarak teşekkül etmesinin, çözüm bekleyen sorunların halli için büyük bir güvence, imkan olduğunu bildirdi. Bu tarihi imkanı en iyi şekilde değerlendirmenin, milletin kendilerine verdiği vekalet gereği, üzerlerine kaydedilmiş bir borç olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''İnşallah bu borcumuzu, zaman kaybetmeden bir an önce ödeyeceğiz'' dedi.

Erdoğan, yeni bir anayasa için siyasi partilerin belli bir mutabakat zemininden hareketle değişim sürecini başlatmış olmalarından, diyalog kapılarını açmalarından dolayı bütün partilere teşekkür etti.

İyi bir başlangıç yaptıklarını, doğru yolda olduklarını, farklılıklarıyla birlikte birlik olacaklarını, Türkiye'yi elbirliğiyle huzura erdireceklerini bildiren Erdoğan, şunları söyledi:

''Unutmayalım ki bu aziz milletin özünde, kumaşında, mayasında, bin yıldır bizi biz kılan güçlü bir irademiz zaten var. Şimdi bize düşen, milletimiz ile birlikte milletimizin rızasına uygun bir metin üzerinde mutabakat sağlamaktır. Yapacağımız anayasa milletimizi ve ülkemizi geleceğe güvenle taşıyacak, güçlü bir iradenin eseri olacaktır. Bunu yapacak yeterli birikim ve tecrübemiz olduğundan da kimsenin şüphesi olmasın. İnanıyorum ki bu Meclis, milletimizle birlikte yapacağı yeni bir anayasa ile adını tarihe farklı kaydettirecektir. Halkımız ilk defa kendi eliyle, iradesiyle bir anayasa yapacaktır. Bu tarihi fırsatı milletimizin kazanç hanesine kaydetmek, büyük onurdur. TBMM'de temsil edilen bütün partilerimizin, ön şart olmaksızın uzlaşma komisyonunda masaya oturmaları kanaatimce en önemli eşiğin aşılması anlamına gelir.

Hepimiz biliyoruz ki bu mesele yeni bir mesele değildir. 1,5 asırlık geçmişi olan anayasa tartışmaları elimizin altında olduğuna göre, Türkiye'deki siyasi, akademik, entelektüel birikim, fazlasıyla bunu yapmaya yeter, bizler yeterliyiz, muktediriz. Bu konuda bizim ortaya koyduğumuz irade hiçbir tartışmaya izin vermeyecek kadar açık ve nettir. Partilerin büyüklüklerine, aldıkları oy oranlarına, milletvekili sayılarına bakmaksızın uzlaşma komisyonuna her partinin eşit üyeyle dahil olması, yeni bir anayasa için ortaya koyduğumuz iradenin, samimiyetimizin göstergesidir. Şimdi bize düşen bu süreci olduğunca pozitif iklim içinde yürütmek, hayırlısıyla tamamlamaktır. Siyasi partilerimizin, özellikle bu anayasa meselesini, siyasi rekabete feda etmemeleri, alınacak yolu kısaltacak en önemli husustur. Bu konuda herkesten beklentimiz; mevcut pozitif iklimi milletimizin beklentileri istikametinde daha da pozitif hale getirmesine katkıda bulunmaktır.''

''Bu işi sıkı tutalım''

Başbakan Erdoğan, sürecin kendi mecrasında işleyeceğini ifade ederek, bu hayırlı süreci akamete uğratacak her türlü menfi ihtimali bertaraf edecek bir ortak irade oluşması, Türkiye'nin aydınlık yaranlara daha hızlı adımlarla yol alması temennisinde bulundu. Erdoğan, bu nedenle bu işin muhakkak bir sınırı olması gerektiğini vurgulayarak, ''Gelin işi sıkı tutalım, 1 yıl içinde en geç bu işi bitirmiş olalım'' çağrısında bulundu.

''Bunu asla, kimse yanlış bir yorumlamaya sokarak engellemeye çalışmasın'' diyen Erdoğan, ''Türkiye gibi bir ülke, başka ülkelerden 3-6 ayda, 1 yılda anayasa yapmasını beklerken, Cumhuriyet tarihi içerisinde bir çok deneyimleri geçirmiş, güçlü bir altyapıya sahipken, kalkıp da eğer en geç 1 yıl içinde bir anayasa hazırlayamayız gibi bir yanlışın içine girersek, bizim geçmişimize ve geleceğimize doğru yorum yapmamız mümkün değil. Onun için bu parlamento 1 yıl içinde bu işi Allah'ın izniyle rahatlıkla bitirir, ben buna inanıyorum'' diye konuştu.

Bu arada Erdoğan'ın AK Parti grubuna katılmak üzere Meclise gelişinde, gazeteciler, Meclis çalışanları ve milletvekilleri başsağlığı dileğinde bulundu.

"TÜRKİYE GİZLİ GÜNDEMİ OLAN BİR ÜLKE DEĞİL"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, bölge üzerinde herhangi bir gizli gündemi olamadığını bildirdi.

Erdoğan, dış politika konularına değindi. Bölgeye, geleceğe yön verecek tarihi gelişmeler yaşandığını belirten Erdoğan, ''Türkiye olarak samimi çabalarımızın özellikle bölge halkları nezdinde bulduğu karşılık, Türkiye'nin haklı duruşunun bir tezahürüdür'' dedi. 

Dünyanın neresinde başı öne eğilmiş, çaresiz kalmış, ötelenmiş bir toplum varsa Türkiye'nin orada olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Umutları yeşerten Türkiye'ye duyulan güvenle birlikte ülkemizin itibarı her gün artmaktadır. Bunu Somali'de, Haiti'de, Şili'de, Pakistan'da gördük. Bunu Tahrir Meydanı'nda bizzat yaşadık. Libya ve Tunus'ta bize gösterilen muhabbeti anlatmam mümkün değil'' diye konuştu.

 Bu büyük teveccühe rağmen Türkiye'nin ve Hükümetin zaman zaman haksız eleştirilere maruz kaldığını gördüklerini ve buna üzüldüklerin anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Herkesin Türkiye'nin büyüklüğü nispetinde düşünmesi, Türkiye'nin sahip olduğu zenginlikler ve savunduğu değerler dairesinde kalması, milli menfaatimizin gereğidir. Türkiye, bölge üzerinde herhangi bir gizli gündemi olan ülke değildir. Türkiye tarihiyle, coğrafyasıyla, medeniyet birikimiyle bölgesindeki gelişmeleri barış ve istikrar istikametine kanalize edecek ender ülkelerden biridir. Bugün de bütün yaptığımız bu istikamet üzere gayret göstermektir. Bu, sorumluluğumuzun gereğidir. Bizim kitabımızda kaynağını halktan almayan, şiddet ve baskı yoluna başvurmak suretiyle korunan bir yönetim asla meşru olamaz. Türkiye kendi ilkeleri ve milli menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bundan sonra o istikamette gündeminden taviz vermeden yoluna devam edecektir.''

''Anlatılmaz, ancak yaşanır''

Mısır, Libya ve Tunus ziyaretlerinin ardından BM 66. Genel Kurulu kapsamında New York'ta tezlerini uluslararası toplum önünde bir kez daha kararlı şekilde dile getirme imkanı bulduğunu anlatan Erdoğan, ABD'den döndükten sonra da yoğun dış politika ziyaretlerinin sürdüğünü, bu kapsamda Makedonya'ya giderek soydaşlarla hasret giderdiklerini ifade etti.

Bu ülkeye ikinci kez gerçekleştirdiği ziyaretin ülkenin bağımsızlığının 20. yıldönümüne gelmesinin  anlamlı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Makedonya ile Türkiye arasında köklü ve tarihsel bağların bulunduğunu, ziyareti vesilesiyle bu bağların daha da güçlendirilerek geleceğe taşınması konusundaki ortak iradeyi bir kez daha gördüklerini söyledi.

 Makedonya'daki temasları hakkında bilgi veren Erdoğan,  ''Bütün Balkan coğrafyasında olduğu gibi Makedonya'da da Türkiye'nin birleştirici, kaynaştırıcı ve uzlaştırıcı konumunu büyük memnuniyetle görülmüş oldu'' dedi.

Üsküp'te TİKA tarafından restore edilen Muratpaşa Camisini  ziyaret ederken soydaşlarla bir araya gelerek kendilerine hitap etme fırsatı bulduğunu anlatan Erdoğan, ''Böyle bir muhteşem mirası bize bırakan ecdadımızla nasıl nasıl gurur duyduysak, orada kardeşlerimizin duruşu da bizi ayrıca gururlandırdı. Ayrıca Kalkandelen ve Gostivar'daki o muhteşem coşkuyu; adeta meydan mitinglerini sizlerle paylaşmam mümkün değil. O anlatılmaz ancak yaşanır. O da bizim için büyük bir bahtiyarlıktır'' diye konuştu.

''Afrika'da büyükelçilik sayısını artırıyoruz''

Başbakan Erdoğan, Makedonya ziyaretinin ardından Güney Afrika'ya gittiğini hatırlatarak, bunun iadeiziyaret olduğunu vurguladı. Temasları hakkında bilgi veren Erdoğan, ziyareti sırasında iki ülke arasında ortak bildiriye imza atarak işbirliğinde yeni bir boyuta geçildiğini bildirdi.

Erdoğan, ''Gelişmiş demokrasisi ve ekonomisinin yanı sıra mevcut siyasi gücüyle Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika'ya açılım stratejimiz içinde özel önem atfettiğimiz bir ülke. Biz çok boyutlu dış politikamız kapsamında daha önce 2005 yılını Türkiye'de Afrika yılı ilan etmiş ve bu doğrultuda kıta ile ilişkimizde yeni bir anlayışı hakim kılmıştık. Ağustos 2008 yılında İstanbul'da düzenlenen Türkiye- Afrika İşbirliği Zirvesi ile ilişkilerimizi çok daha sağlam zemine oturttuk. Ticaretten yatırıma, kırsal kalkınmadan tarıma, enerjiden ulaştırmaya kadar birçok alanda geleceğe yönelik ortak hedefler belirledik'' açıklamasında bulundu.

Bazı ülkelerin küresel kriz nedeniyle dış misyon sayısında azaltmaya gittiği dönemde, Türkiye olarak Afrika'nın muhtelif köşelerinde büyükelçilikler açtıklarını, hala da açmaya devam ettiklerini belirten Erdoğan, son iki yılda 12 büyükelçilik ve bir başkonsolosluğu Afrika'da açtıklarını, bugün itibarıyla 24 olan büyükelçilik sayısını 2012 yılında 33'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.

Erdoğan, ''Amacımız her alanda ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, karşılıklı dostluk ve işbirliği imkanlarından azami ölçüde yararlanmaktır. Bunun bir örneği olarak THY, son yıllarda Afrika'ya yönelik uçuşlarını artırarak bu sürece aktif katkı sağlamaktadır. THY'nin 2007 yılından bu yana Johannesburg ve Capetow'na doğrudan sefer düzenlediğini büyük gurur ve memnuniyetle ifade ediyorum'' dedi. 

AA

 

 

 

 

 

 

 

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler