YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bu hesap sorulacak
CHP Genel Başkan Yardımcısı Okay, 'Biz gerçekleri meydanlarda halkla paylaşmaya devam edeceğiz. Hiç kimse kul hakkı yeyip de hesap vermekten kaçmasın. Bu hesap sorulacaktır' dedi.
Bu hesap sorulacak
13 Ağustos 2010 / 22:50 Güncelleme: 13 Ağustos 2010 / 22:59

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hakkı Suha Okay, ''Biz gerçekleri meydanlarda halkla paylaşmaya devam edeceğiz. Hiç kimse kul hakkı yeyip de hesap vermekten kaçmasın. Bu hesap sorulacaktır'' dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığında toplandı.

Genel Başkan Yardımcısı Okay, toplantının ardından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gerçekleştirdiği yurt gezilerinin değerlendirildiğini ve bilgi alış verişinde bulunulduğunu söyledi.

Bugüne kadar 41 il ile 140 civarında ilçeye gittiklerini belirten Okay, ''Bugüne kadar iktidar partisinin 3 katı bir çalışma yaptık'' dedi.

Okay, yurt gezilerine devam edeceklerini 12 Eylüle kadar 70'i aşan ilde ve o illere bağlı ilçelerde halkla buluşacaklarını kaydetti.

Yurt genelinde referandum çalışmalarını daha önce MYK üyeleri öncülüğünde oluşturdukları 6'şar kişilik çalışma gruplarıyla da sürdürdüklerini anlatan Okay, İstanbul, İzmir ve Ankara'da milletvekillerinin kendi bölgelerinde çalıştıklarını kaydetti.

Yaptıkları yurt gezileri sırasında halk tarafından iktidara yönelik ciddi bir tepki olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Okay, bunun sonuçlarını da referandumda göreceklerini bildirdi.

Okay, MYK'da ayrıca parti başkanlıkları boş olan bazı ilçe ve beldelere de atamalar yapıldığını da söyledi.

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Okay, MYK Üyesi Gürsel Tekin'in toplantıda Genel Başkan Yardımcılığına atanıp atanmadığı yönündeki bir soruya, Tekin'in MYK toplantısına katıldığını, Genel Başkan Yardımcılığı konusundaki takdirin ise Kılıçdaroğlu'nda olduğunu bildirdi.

Dün Ankara'nın Elmadağ ilçesindeki miting sırasında asılan ve gerginliğe neden olan pankartın sorulması üzerine de Okay, şunları söyledi:

''AKP hatırlarsanız önceki Genel Başkanımız Sayın Baykal'ın Van mitinginde de böylesine bir provakatif eylemi gerçekleştirmiş ve o dönemde AKP Genel Başkan Yardımcısı kendi örgütü ile bunun irtibatı olmadığını ve kesinlikle Van'daki saldırıda taraf olmadıklarını söylemişti. Şimdi iddianame hazırlandı ve AKP'nin sorumluları Van mahkemelerinde yargılanıyor. Dünkü Elmadağ'da da bize gelen bilgiye göre, AKP İlçe Gençlik Kolları Başkanı ve Başkan Yardımcısı CHP'nin yaptığı bir mitingde, anlaşılan bu mitinge ve Türkiye'ye bir fitne sokmak isteyen ve hepinizin de bildiği gibi Ankara'nın bir mikseri tarafından organize edildiği muhtemel olan bir provokatif pankart astılar. Pankart daha sonra çekip indirdiler, oysa siyasi partiler kendi siyasal görüşlerini ve çalışmalarını bir başkası provake etmeden yapmalıdır. Geçen yerel seçim sürecinde de Ankara'da bu ve benzeri olaylar yaşandı. Maalesef siyasal iktidar eliyle böylesi provokasyonlar yapılması yaşanıyor, görülüyor. Eğer AKP'nin sorumluları bir mitinge provakatif pankart asarsa bu iktidarın sorumluluğundadır. İktidar aslında sadece AKP kanadının iktidarı değil, Türkiye'nin iktidarıdır ve dolayısıyla her siyasi partinin sağlıklı bir çalışma yapmasını sağlamakla yükümlüdür.''

Okay, Adana il örgütü ile ilgili bir soruya da Adana ile ilgili Seyhan ve Çukurova ilçelerinin itirazları olduğunu o itirazların da reddedildiğini söyledi.

Süha Okay, atama yapılan yerlerin sorulması üzerine de Ağrı-Doğubayazıt, Ağrı-Eleşkirt, Van-Bahçesaray, Burdur-Karamanlı, Düzce-Cumayeli, Yozgat-Saraykent, Adıyaman-Kahta ve İstanbul-Adalar'a atama yapıldığını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in düzenlediği basın toplantısı ve ''villa'' konusundaki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Okay, şöyle konuştu:

''Sayın Çelik'in açıklamalarıyla ilgili olarak sizin söylediklerinizden haberdar oluyorum. Orada benim bildiğim kadarıyla 5 tane villa var. Çift duvarlı ve duvarları dışardan görüntü alınmayacak şekilde, yanlış bilmiyorsak basından izlediğimiz kadarıyla orada bir helikopter pisti de var. Eğer Sayın Başbakan kiracıysa, ki Sayın Genel Başkanımız 'havuzlu villada oturuyor' dedi. Çok doğal ki böylesine helikopter pisti, 5 tane müstakil villanın bulunduğu, etrafı çift duvarla örülü villa olduğuna göre bunun kira bedelinin açıklanması, kira bedelinin nasıl ödendiğinin açıklanması ve bu bedelin kim tarafından ödendiğinin açıklanması, doğru olanıdır. Ancak böylesine villaların kira bedelleri İstanbul gibi bir yerde bulunduğu konum itibariyle, Sayın Başkabakan'ın ne emekli maaşıyla, ne milletvekili maaşıyla ödenmeyecek miktarlarda olması gerekir. Eğer böylesi bir kira ilişkisi varsa bunun sadece beyanda kalmaması açıkçası, kira sözleşmesi ve bedelinin en ufak ayrıntısına kadar ortaya konması lazım. Nitekim Sayın Genel Başkanımızla ilgili de hissedarı olduğu bir kooperatifteki ortak alanın havuzunun spekülasyonunu yapanlar, ertesi gün fotoğrafladılar, şimdide zannederim o duvarlar aşılacaktır. O havuzlu villaların da fotoğrafları çıkacaktır.''

Okay, Çelik'in düzenlediği toplantıda ''meydanlardaki üsluba'' ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine de ''Sayın Kılıçdaroğlu, 'haramilerden hesap soracağım' diyor, 'kul hakkı yiyenlerden hesap soracağım' diyor, demek ki Sayın Kılıçdaroğlu'nun ifadesinden üzerlerine alınmışlar ve gerçekten 'biz kul hakkı yemedik', 'harami değiliz' diyecekleri yerde 'hakaret ediyorlar' demelerini yadırgıyorum. Biz gerçekleri meydanlarda halkla paylaşmaya devam edeceğiz. Hiç kimse kul hakkı yeyip de hesap vermekten kaçmasın. Bu hesap sorulacaktır'' karşılığını verdi.

Okay, Devlet Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan gazetecilerle ilgili açıklamalarının sorulması üzerine de ''Eğer suçun asli failleri dışarda tutuksuz ise yardımcı olanlar hala tutukluluk süresi bir infaz süresine dönüşmüşse ve bu bir adil yargılama hak ihlali haline gelmişse Sayın Arınç'ın bu söylediklerine katılıyorum. Doğru bir şeyin Arınç tarafından dile getirilmesi önemlidir ve gerçekten Türkiye'de hazin bir tablo yaşanıyor. Malum son ceza yasası değişikliklerinden sonra tutukluluk en fazla 3 yıl olabilir, dilerim 3 yıl süre beklenmeden bu kişiler serbest bırakılır, dilerim bu kişilerin serbest bırakılacağı sürece yeni bir Ergenekon tezgahı ile yeni bir tutuklama kararı çıkartmazlar'' yanıtını verdi.

Okay, referandumda kullanılacak ''evet'' mührü ile ilgili bir soruya da ''evet'' şeklindeki mührün halkın kafasını karıştırdığını ve mutlaka ''tercih'' şeklinde olanlarla değiştirilmesi gerektiğini belirterek, referanduma uzun bir süre olduğunu ve bunun yapılabileceğini söyledi. Okay, CHP olarak YSK'ya bugün bu yönde başvuruda bulunacaklarını bildirdi.

Okay, bazı iftar çadırlarında üzerlerinde ''evet'' yazılı kumanya dağıtıldığı yönündeki bir soruya ise dini inançların siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini, kendilerine de bu yönde çok sayıda şikayet geldiğini kaydetti.

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in kendilerine görev verilmediği yönünde bir tepkisinin olduğunun hatırlatılması üzerine de Okay, Ateş'in milletvekilliği sürecinde partide önemli görevlerde bulunduğunu ifade ederek, çalışma grubunda görevlendirilmenin ayrı bir şey, referandumla ilgili çalışma yapmanın ise daha ayrı bir şey olduğunu bildirdi.

Okay, Ateş'in böylesi açıklamalar yapmasını şık ve doğru bulmadığını da sözlerine ekledi. AA
 

kul hakkımı?
 // etrust
kul hakkı ve chp! bu kelimeleri ağzına bile alamayacak bir zümre nasılda telaffuz edebiliyorlar?...
14 Ağustos 2010 09:37
DAHA TÜRKİYEDE TEŞKİLATI YOK ?
 // BİLAL
chp daha türkiyeyi tanımıyor teşkilatlanmamış iftira atmakla oy alacağını sanıyor yine koca bir fiyasko. Kul hakkı diyerek kendisi dini terimlerle üyelerinin çoğu dindar olan bir partiden halkı soğutma mücadelesi vererek kendileri laik ve başörtüsü düşmanı olarak halkın kafasını kulhakkı kelimesiyle karıştırıp oy almak istiyor ama nafile....
14 Ağustos 2010 09:29
kominist sistemin laikçileri...
 // ibrahim çelikoğlu
Yıllarca laiklik elden gidiyor ikinci maddeye tecavüz var diye feryat edenler,"laik devlet"e karşı gelip anayasa suçu işlemişlerdir.Bu anayasa suçu işleyenler neden böyle bir girişimde bulunmuşlardır?.
Çünkü;Din düşmanlığı yapmaları istendiği için.Bunlar, insanların dini inanç ve kanaatlarına doğrudan saldıranlar,bugün işledikleri suçların üzerinden gelebilmek için hırsız,yetim hakkı yiyen,vs.ile ayni pisliği atmaya,din düşmanlığı yapıp....
13 Ağustos 2010 23:12
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler