YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bu harekatın siyasi sorumluluğu bize ait"
"Bu harekatın siyasi sorumluluğu bize ait"
"Bu harekatın siyasi sorumluluğu bize ait"
04 Mart 2008 / 12:18 Güncelleme: 04 Mart 2008 / 00:00

TSK'nın gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonun çok başarılı olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Herhalde dönüş işlemi davul zurna ile duyurulamaz" dedi.


Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Başbakan Erdoğan TSK'nın kara kışta gerçekleştirdiği operasyonun başarılı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: Bir diğer başarı sivillere zarar gelmemiş olmasıdır. Tek bir sivil hayatını kaybetmemiştir.  Sınır ötesi operasyonun bitirilmesi de bilgimiz dahilindedir. Herhalde dönüş işlemi davul zurna ile duyurulamaz."

BAYKAL NE ZAMAN ÖĞRENECEK

"Sınırötesi harekat iç politika malzemesi yapılacak bir konu değil" diyen Erdoğan, Baykal'a seslendi: "Baykal oydan daha çok önemli şeyler olduğunu ne zaman öğrenecek. Bu konudan gelecek oyu Allah bize nasip etmesin..."

"Bu harekatın siyasi sorumluluğu bize ait" diyen Erdoğan şöyle devam etti:  "Kimse ordumuza eleştiri yapıp Silahlı Kuvvetleri yıpratmasın. Harekat TSK ile mükemmel bir işbirliği içinde icra edildi. Kara ve hava harekatı ve askeri önlemler teknik konulardır. Hükümetimiz sınır ötesi operasyon yetkisini Meclis'ten almış, Ordumuz da bu konuda görevlendirilmiştir. İşlerini en iyi şekilde yapmaktadırlar.

FİLİSTİN'DEKİ ŞİDDET SONA ERMELİ

Konuşmasında İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği saldırıya değinen Erdoğan,  Bu kadar kan ve şiddeti kabul edilemez. Filistin halkının acılarını bitirecek çabalara her zaman katkı vermeye devam edeceğiz" dedi. İsrail'in, Filistinlilere Gazze'de yaptıklarını grup toplantısında değerlendiren Başbakan Erdoğan, İsrail'e tepki gösterek, 'İsrail halkı bu kadar sindiremez' dedi. İşte Erdoğan'ın sözleri: İsrail'in Gazze'de yaşayan Filistinli sivilleri katletmesine tepki gösteren Başbakan Erdoğan, "İsrail’in Filistin halkına Gazze’de uyguladığı şiddet, her türlü insaf ölçüsünü aşan bir boyuta dayanmıştır." dedi. Pazar günü AK Parti Ankara Gençlik Teşkilatı'nın kongresinde, İsrail'e sert bir dille tepki gösteren başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında da aynı tepkisini sürdürdü. "İsrail’in Filistin halkına Gazze’de uyguladığı şiddet, her türlü insaf ölçüsünü aşan bir boyuta dayanmıştır." diyen Başbakan Erdoğan, Gazze’de yaşanan trajedi karşısında, hissiyatını dile getirdiğini ve dünden bu yana Gazze’de sükûnetin büyük ölçüde sağlanmış olmasından mutluluk duyduğunu söyledi.

BU KADAR KANI SİNDİREMEZLER

Önemli olan çatışmaların yeniden başlamasını engellemek olduğuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan, İsrail halkının akan bu kadar kanı içine sindiremeyeceğini ifade etti. "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, orada yükselen çığlığa karşılık vermeyi, hükümetim ve milletim adına bir insanlık borcu kabul ediyorum." diyen Erdoğan şunları şöyle konuştu. "Yalnızca mazlum Filistin halkı değil, ben inanıyorum ki, hiçbir halk, hiç bir millet ve hiçbir inancın da kabul edemeyeceği gibi, İsrail halkı da bu kadar kan ve şiddeti içine sindiremez." diye konuştu.

OLMERT VE ABBAS YARDIM İSTEDİ

Önceki gece Abbas ve Olmert ile birer görüşme yaptığını belirten Başbakan Erdoğan, bu konudaki hassasiyet ve rahatsızlığı dile getirdiğini ifade etti. "Ortadoğu'da barış sesleri ne zaman yükselse, karşılıklı adımlar ne zaman atılsa iki taraf da provokasyonlara açık hale getiriliyor" diyen Başbakan Erdoğan bu zaman zarfında şiddetin egemen olduğunu söyledi. "Şiddetin kimseye ama kimseye ama bir faydası yoktur" diyen Erdoğan, "Ne Filistin'in ne İsrail'in ne de Ortadoğu'nun geleceği, bu dehşet dengesiyle korunabilir. Biran önce barış süreci başlatılmalı herkes sorumluluk duygusu ile hareket etmelidir." diye konuştu. Abbas ve Olmert'in barış süreci için yardım talep ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Biz Türkiye olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Ortadoğu’da barış ve istikrarın tesisine, Filistin halkının acılarına son verecek çabalara her türlü katkıyı yapmaya devam edeceğiz" dedi.

YEREL YÖNETİMLERİ GÜÇLENDİRECEĞİZ

Belediyelerle ilgili yeni düzenlemeleri içeren yasa tasarısının Meclis'e getirildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Ben belediye başkanlığı yapmış biri olarak konuşuyorum. Siyasi rant hesapları yapmıyoruz. Yerel yönetimlerin sıkıntı içerisinde. Nüfusu 2 binin altına düşmüş olan 500-600 nüfuslu belediyelerimiz bir tane mühendis, bir tane arkeolog çalıştırabiliyor mu? Oysa yeni dünya düzeninde yerel yönetimlere büyük iş düşüyor. Bu belediyelerimiz hangi kadro ile yeni dünya düzenine uygun hizmet verebilecek? Bazı siyasiler halkı yanlış bilgilendiriyor. Bizler daha verimli yerel yönetimler oluşturmak istiyoruz. Yerel yönetimlerde yeniden yapılanma uzun zamandır konuşuluyor. Bizden önceki hükümetler de konuştu ama hiçbir adım atılamadı.

Muhalefetin milletvekilleri kulislerde arkadaşlarımıza bunu onayladığını belirtiyor, ancak kürsüde, meydanda farklı konuşuyorlar.  

GÜÇLÜ BELEDİYELER İSTİYORUZ

Yerel yönetimlerimizin mali yapısını güçlendirmek öncelikli giörevimiz. Kendi sorunlarını çözemeyen bir belediye halka yeterince hizmet verebilir mi? Personelinin maaşını ödeyemeyen bir belediye halka nasıl hizmet edebilir? Yerel hizmetlerin aksamaması için güçlü belediyeler olması şart.

YENİ DÜZENLEMELER

Belediyelere nüfusa göre yardıma ek olarak performansa dayalı ödenekler yapılacak. Az gelişmiş belediyelere bütçeden daha fazla pay verilecek. Denkleştirme ödenekleri yapılacak. Vergi ve harçlar yeniden düzenleniyor. Belediyeler 5 gruba ayrılacak, her belediye içerisinde bulunan sınırlar da gelişmişlik durumuna göre 3 grupta toplanarak harç alınacak. Vergi ve harç uygulamalarında daha adil olunacak. İller Bankası'ndan yapılan kesintiler de gözden geçirilerek Bu uygulamalar bu yıldan itibaren başlayacak. İl Özel İdaresi Kanununu temmuzda çıkarmayı planlıyoruz. Köy Kanunu'na ilişkin de yeni düzenlemeler yapılacak. Yerel yönetim reformuna ilaveten yapılacak düzenlemelerle yerel yönetimler daha etkin ve güçlü olacak.

KAPATILAN BELDELER DAHA İYİ HİZMET ALACAK

Yerel yönetimlerin parçalı olması reformları olumsuz etkiliyor. Bu sebeple nüfusu 2 binin altına düşen belde belediyeleri kapanacak. Vatandaşlarımız telaşa kapılmasın. Her türlü temel altyapı hizmetleri daha kaliteli olarak gerçekleştirilecektir. Gerektiğinde İl Özel İdaresi tarafından buralarda birimler açılacaktır. Tıpkı bazı belediyelerin şube belediyesi uygulaması gibi. Bu beldeler cazibesini yitirmeyecek belki de artacaktır. Büyükşehir Belediye teşkilatı içerisinde yer alan alt kademe belediyelerimiz de aynı ihtiyaç var. Nüfus yoğunluğu ele alındığında bazı hizmetlerin aksamasına neden olmaktadır. Buralarda ilçe kurulması zorunlu hale gelmektedir. 239 adet ilk kademe belediyesi en yakın ilçe belediyesi ile birleşip ilçe olacak. Örneğin Eskişehir'de 5 tane ilk kademe belediyesi var idi bunlar birleştirilip 2 tane ilçe belediyesi kurulacak. böylece toplam 43 yeni ilçe kuruyoruz. Mesila koskoca Kocaeli merkezinde ilçi yok idi. Artık büyükşehirlerde ilk kademe belediyesi olmayacak.

SİYASİ RANT DEĞİL

Muhalefet bunun siyasi rant olduğunu öne sürüyor. Hayır, siz bu ülkeyi muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaktan korkuyorsunuz. Siz hangi belediyede bunu başardınız gösteriniz. Yok. Kazandıkları her yerde hüsran vardır. Bu bir sevdadır. Bunu siyasi malzeme yapmamalı. Ben tam tatmin olmuş değilim aslında. Belediyelerimizde plan bütünlüğü açısından tek belediye olmalı. Antalyamız niye bu hale geldi. Bütün belde belediyelerinden atık sular denize akıyor. Niye, çünkü o belde belediyenin atık su kollektörünü kurması mümkün değil. Ne mali gücü, ne de beyin gücü olarak bunu gerçekleştirebilir. Çok şükür Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni kazandık ve bu atık su sisteminin kurulması ile sıkıntı giderildi.

KİMSEYE ÖZEL KOLTUK TAHSİS EDEMEYİZ

Artık küçük küçük belediyeler hizmet getirmez, ancak halkın sırtında yük olur. Kapanacak beldelerin belediye başkanları bunu koltuklarının elinden gitmesi olarak görmesinler. Gelin ilçe belediye başkanlığı için yarışa girin. Kabiliyetinize güveniyorsanız bu mücadeleye girin. Ama aksi taktirde kimseye özel koltuk tahsis edecek değiliz.

EN ÇOK  ZARARDA OLAN ASLINDA AK PARTİ

Ak Parti hükümetlerinin popilizmle işi yoktur, olmayacaktır. Belediyeciliği kaldıracak olan alt kademe belediyelerin yüzde 59'u Ak Partilidir. biz siyasi rant hesabı yapmış olsak bunu yapmazdık. Kapanacak beldelerin yüzde 57'si de yine Ak Partilidir. En büyük kayba uğrayacak parti Ak Parti'dir. Ama biz hesabı biz bu açıdan yapmıyoruz. buna rağmen biz bu düzenlemeleri gündeme getirdik. Bunda memleketimizin faydası olacaktır. Biz sıkıntılara çare üretmenin, gecikmiş hizmetleri gerçekleştirmenin hesabını yapıyoruz. Belediyecilik Ak Parti'nin işidir. milletimiz razı görürse biz memleketin her köşesinde hizmete devam ederiz.

 


 


 

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler