YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bizim mayamız, bu toprakların mayasıdır"
"Bizim mayamız, bu toprakların mayasıdır"
"Bizim mayamız, bu toprakların mayasıdır"
11 Şubat 2009 / 16:55 Güncelleme: 11 Şubat 2009 / 00:00

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçime 45 gün kaldığını, ancak muhalefetin, ''Ankara'da oturup, hala, karalama, çamur ve dosya siyaseti yaptığını'' ifade ederek, ''Bu kadar dosyaların varsa, biraz da şu ülkede neler yapacaksın onları bu dosyalarla anlatın da bunları görelim'' dedi.


Erdoğan, partisince Kastamonu Nasrullah Meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, başbakan olarak 8. kez geldiği, bu tarihi şehirden bütün illeri selamladığını dile getirdi.


İktidardaki son 6 yılda, son 5 yılda ise yerel yönetimlerde belediyelerde tek önceliklerini millete hizmet üretmek olduğunu anlatan Erdoğan, ülkenin gençleri, ''daha aydınlık bir geleceğe umutla baksınlar'' diye siyaset yaptıklarını söyledi.


İnsanların, mutluluğu, refahı, ülkenin adalet ve kalkınma ile büyümesi için siyaset yaptıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Dünyanın en iyi el dokumacılığı Kastamonu'dadır. El emeğinizi, göz nurunuzu, o kumaşlara nasıl ilmek ilmek, nakış işlediğinizi iyi biliriz. Biz de 81 vilayetimizi beldelerimizi, illerimizi ilmik ilmik dokuyor, tek tek kalkındırmanın mücadelesini veriyoruz'' dedi.


''AK Parti'nin kumaşını milletin dokuduğunu'' dile getiren Erdoğan,  ''Bizim mayamız, bu toprakların mayasıdır. Bizim hamurumuz, bu milletin hamurudur. Bizim varlık sebebimiz, ülkemizi kalkındırmak, milleti şenliğe esenliğe kavuşturmaktır'' diye konuştu.


Türkiye'nin 780 bin kilometrekaresinin hiçbir toprağını, ayrımcılık yapmadan sahiplendiklerini, 81 ilin tamamını hizmetlerle, alt ve üst yapı tesisleri ile donattıklarını ve bunun sürdüğünü anlatan Erdoğan, şunları söyledi:


''Yerel yönetimlerin onlarca yıllık ihmalini giderdik, gideriyoruz. Türkiye'nin imkanlarını yeniden Türkiye'ye kazandırıyoruz. Bundan dolayıdır ki, 22 temmuz seçimlerinde benim milletim 81 vilayetin 80'inde AK Parti'ye milletvekillerini verdi. 6 yıllık iktidarımızda neler yaptığımız görüyorsunuz. Sizin takdirinizle, sizin iradenizle, sizin teveccühünüz ile son 6 yılda Türkiye'yi nereden nereye taşıdığımızı en iyi siz biliyoruz.


Onlar da biliyor, onlar da görüyor. Aslında bunu çok iyi biliyorlar ama söylemek işlerine gelmiyor, dillendirmek işlerine gelmiyor. Onların, ancak karalamaya, iftiraya gücü yetiyor. Onların yapmaya değil, yapılanı yıkmaya, yapılanı karalamaya, yapılanı engellemeye gücü yetiyor. Böyle bir siyaset anlayışı olur mu?''


Başbakan Erdoğan, ''AK Parti'li belediyelerin üniversiteli öğrencilere burs verdiğini, ancak CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin bu bursların verilmesini yasakladığını'' ifade ederek, ''bu uygulamanın durmasının ardından bir CHP'liye öğrencilerin neden bu başvuruyu yaptıklarını sorduğunu'' söyledi.


CHP'linin, ''bursların miktarını az gördükleri için artırılmasını istedikleri'' yanıtını verdiğini ifade eden Erdoğan, ''Bunların yaşam tarzı bu, bunların yaklaşımı bu. Bunlarda dürüstlük yok, bunlarda doğruluk yok. Bunların işi gücü sabahtan akşama maalesef hep doğru olmayanı üretmek, nasıl yalan üretiriz bu. Yapılan bu'' dedi.


YARDIMLAR


Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:


''AK Parti'nin özellik iktidara geldiğinden bu yana kömür dağıtmasını, yoksula, garip gurebaya kol kanat germesini eleştiriyorlar. Sonra da çıkıyor meydana ne diyor; 'ben de kömür dağıtacağım, her aileye şunu vereceğim, her ay Ankara'da her aileye 600 lira vereceğim.' Bunu söylüyor ve bol keseden atıyor var olan para verilir, var olmayanı nereden vereceksin? Hep söylüyorum ya bekara karı boşamak kolaydır.


Biz, CHP'li belediyeleri biliriz; bunlar geldiğinde hep yokluk gelmiştir, hep yoksulluk gelmiştir.


AK Parti'nin demokrasi açılımını, insan hakları açılımını kıyasıya eleştiriyorlar. Millet iradesinin cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye çalış, milletvekillerinin TBMM'de yasa çıkarmasını engellemeye çalış, yargının çetelerle, karanlık odaklarla mücadelesi engellemeye çalış, ben onların avukatıyım de ondan sonra çık doğruluktan bahset. AK Parti'nin belediyelerde hizmet üretmesini engellemeye çalış, hükümetin uluslararası sermayeyi Türkiye'ye çekmesini engellemeye çalış, Ak Parti'nin her yatırımını yargıya taşı, AK Parti'nin her icraatını mahkemelerle oyalamaya çalış, AK Parti'ni AB reformlarını engellemeye çalış...


Ve dün bir açıklama yaptı; 'biz kapatmadık ki açalım' diye. Yahu Meclis'te hep engelliyorsun, hep engelliyorsun... Ve maalesef bu engellemeler sebebiyle de süreci ağırlaştırıyorsun. Çalışmaktan tek anladıkları, engellemek , eleştirmek, karalamak, kriz çıkarmak. Ondan sonra da sandık...''


Başbakan Erdoğan, sözleri üzerine meydandakilerin ''Dik dur eğilme, Kastamonu seninle'' sloganları üzerine, ''Biz bu yola çıkarken bunu bilerek yola çıktık. biz bu yola çıkarken buna inanarak çıktık. Bu can bu tende oldukça 'durmak yok yola devam' diyoruz'' şeklinde konuştu.


''ENGELLERİ AŞMAKTA KARARLIYIZ''


''Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz ve bu milletin onurunu asla ayaklar altına aldırmayacağız. Akif diyor ya 'yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım'. Böyle yürüyeceğiz'' diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


''Tabii bunlar AK Parti'yi engellemeye çalışıyorlar. Bunlar Türkiye'nin yakasına yapışıyorlar. Bunlar aslında büyük Türkiye'ye muhalefet ediyorlar. Ama biz diyoruz ki, ne yaparlarsa yapsınlar, karşımıza hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar, biz Türkiye'ni yolunu açmaya, milletin önüne çıkartılan engelleri aşmakta kararlıyız.  Kimse bizi millete hizmet yolundan döndüremez. Onun için 'durmak yok yola devam' diyoruz, ''durmak yok hizmete devam' diyoruz.


Şurada seçime ne kadar kaldı? 45 gün kaldı. Bunlar ise Ankara'da oturmuş hala karalama siyaseti, çamur siyaseti, dosya siyaseti yapıyorlar. Bu kadar dosyaların varsa, biraz da şu ülkede neler yapacaksın onları bu dosyalarla anlatın da bunları görelim.


Seçime gidiyoruz, hala bunları anlattıkları yok. Bunları anlatın. Ne yapacaksınız? Bir de geçmişinizde ne var, bunu da anlatın. 'Şunu yaptık geçmişte, şimdi de bunu yapacağız' deyin.  Çünkü bir insanın geçmişi, geleceğinin teminatıdır. Türkiye'ye ilişkin, şehirlerimize ilişkin, Kastamonu'muza ilişkin, tek bir projeleri, tek planları, tek bir bir hayalleri var mı bunu sorun bunlara.


'Nasıl yaparız da hizmeti engelleriz, nasıl ederiz de AK Parti'ni önünü keseriz, hangi iftirayı atar da milletin aklını çeleriz'. Hani var ya, komünistlerde vardır bu; iftira at, tutmazsa da izi bırakır. Yaptıkları bu, bütün işleri bu. Arka arkaya iftira kampanyaları.''


''MHP'YE, MHP'LİLERE ŞUNU SORUN, ÖNCE BATIRDIĞINIZ BANKALARIN HESABINI VERİN. 16 BANKA O 3.5 YILDA BATTI. BUNUN BENİM MİLLETİME FATURASI NE BİLİYOR MUSUNUZ? 46 MİLYAR DOLAR... ÖNCE BUNUN HESABINI VERİN''


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''MHP'ye, MHP'lilere şunu sorun, önce batırdığınız bankaların hesabını verin. 16 banka o 3.5 yılda battı. Bunun benim milletime faturası ne biliyor musunuz? 46 milyar dolar... Önce bunun hesabını verin'' dedi.


Başbakan Erdoğan, AK Parti Hükümeti'nin Türkiye'yi ''marka'' yaptığını söyledi.


Yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomik alanda attığı adımlardan örnekler veren Başbakan Erdoğan, kişi başına milli gelirin 3 bin 300 dolardan 10 bin dolara çıktığını dile getirdi.


İhracatın da 36 milyar dolardan 132 milyar dolar seviyesine yükseldiğini anlatan Erdoğan, borçlanma faizini de yüzde 63'ten yüzde 13-14'e düşürdüklerini anlattı.


Erdoğan, ''enflasyonun görünmeyen bir hırsız'' olduğunu belirterek, enflasyonu yüzde 30'dan tek haneli rakam olan yüzde 9.5'a çektiklerini ifade etti.


TL'den de 6 sıfırı attıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:


''Bu sıfırları kimler bizim paramıza koydu? MHP'liler koymadı mı? CHP'lisi koymadı mı? DYP'lisi, ANAP'lısı koymadı mı? Hepsi koydular.


Biz bu sıfırları atacağız dedik. 'Yapamazsınız' dediler. Enflasyon patlar, çatlar dediler. Biz geldik bu 6 tane sıfırın tamamını da attık mı? Ya paramızı para yaptık be... Paramızı para yaptık. Eskiden delikli parayla tuvalete gidilirken öyle bir hale getirdiler ki Türkiye'yi, tuvalete girmenin bedeli 1 milyon oldu be... Bu hale getirdiler. Ama geldik, sıfırları attık. Ha şimdi kuruşlarla tuvalete girilmeye başlandı. İşte biz buyuz. Farkımız bu. Yani Türk lirasının değerini arttırdık, ona onurunu kazandırdık. Biz buyuz, AK Parti bu... Bu mu yolsuzluk?''


''BU MİLLETİN HİZMETKARI OLMAYA GELDİK''


Türkiye'yi enerji hatlarıyla donatarak dünyanın enerji üssü haline getirdiklerini belirten Erdoğan, Kastamonu'nun AK Parti Hükümeti döneminde doğal gaza kavuştuğunu söyledi.


Göreve geldiklerinde 9 ilde doğal gaz olduğunu, şimdi ise 63 ile doğal gaz ulaştırıldığını anlatan Erdoğan, bu adımı atarken öncelikle kadınları düşündüklerini dile getirdi. Başbakan Erdoğan, ''Anam da aynı çileyi çekti. Benim hanım kardeşlerim 5 katlı, 7 katlı apartmanın en altına iniyor, bodrumdan kömürü çıkartıyor, evde külüyle dumanıyla bilmem nesiyle isiyle uğraşıyordu. Biz doğal gazda bu hamleyi yaptık, artık evde benim anam, bacım, Ayşe kardeşim, Fatma kardeşim kombinin düğmesine basıyor, ısınıyor ve sıcak suyu buluyor'' dedi.


Türk kadınının modern, çağdaş bir hayata layık olduğunu vurgulayan Erdoğan, daha önceki hükümetlerin ''beceriksiz'' olduğu için doğal gazı yaygınlaştıramadıklarını ifade etti.


Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, ''Millete efendilik yoktur, millete hizmetkarlık vardır'' sözünü hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Biz bu milletin efendisi olmaya değil, bu milletin hizmetkarı olmaya geldik. Farkımız bu'' diye konuştu.


İnebolu Limanı'nın 125 yıldır tamamlanamadığını belirten Erdoğan, AK Parti Hükümeti'nin ise bu limanı tamamlayarak uluslararası bir liman haline getirdiğini dile getirdi.


Kastamonu'ya üniversite kazandırdıklarını da anlatan Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik eleştirilerde bulundu. Vatandaşların, CHP'nin iktidar olduğu dönemleri iyi bildiklerini kaydeden Erdoğan, ''Ekmeğin, gazyağının, benzinin karneyle satıldığı günleri iyi biliriz. Türkiye'nin kuyruklarda enerjisini tükettiği dönemleri de iyi biliriz. Sayın Baykal Enerji Bakanlığı yaptı. Enerji Bakanı olduğu zaman, 12 Eylül öncesinde Türkiye'de benzin istasyonlarında nasıl kuyrukta beklediğimizi de biliriz'' diye konuştu.


Başbakan Erdoğan, alanda bulunan vatandaşların, ''Vur vur inlesin, Deniz Baykal dinlesin'' sloganları atması üzerine de ''Vurmaya gerek yok. Biz vurmaya değil, biz barışa, sevmeye geliyoruz. Bizim farkımız bu'' dedi.


MHP'nin koalisyon ortağı olduğu DSP-MHP-ANAP Hükümeti döneminde 16 bankanın TMSF'ye devredildiğini belirten Başbakan Erdoğan, ''3.5 yıl MHP'nin ortak olduğu iktidar daha dün gibi hatırımızda. Önce MHP'ye, MHP'lilere şunu sorun, önce batırdığınız bankaların hesabını verin. 16 banka o 3.5 yılda battı. Bunun benim milletime faturası ne biliyor musunuz? 46 milyar dolar... Önce bunun hesabını verin. Kimin cebinden çıktı bu para? Milletimin, vatandaşımın cebinden çıktı'' diye konuştu.


''DAVOS YERİNİ BULDU. İŞTE BAK DÜN İSRAİL'DE SEÇİMLER YAPILDI, YERİNİ BULDU MERAK ETMEYİN. BİZ TÜRKİYE'YE YAKIŞAN NEYSE, ONURUNA YAKIŞAN NEYSE ONU YAPIYORUZ''


Başbakan Erdoğan, ''AK Parti'nin karnesinin milletin takdiri ile dolu olduğunu'' söyledi. Erdoğan, 3 Kasım 2002, 28 Mart 2004 ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinde elde ettikleri başarıyı, 29 Mart seçimlerinde de göstereceklerini dile getirdi.


Karnelerinin 29 Mart'ta da iyi çıkacağını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin AK Parti ile uyanışa geçtiğini ve yeniden büyük Türkiye olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi.


Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:


''780 bin kilometrekarede yatan o köklü medeniyet, o asil ruh yeniden canlanıyor. 71.5 milyon insan bugün yeniden büyük bir millet olmanın, büyük bir devlete sahip olmanın gururunu yüreğinde hissediyor...


3 Kasım 2002'de bütün milletimiz ile başlattığımız adalet ve kalkınma yolculuğumuz bütün hızıyla sürüyor. şunu çok açık bir dille ifade ediyorum, bu Türkiye'nin medeniyet yürüyüşüdür. Bu yoldan asla geriye dönüş yoktur. Türkiye, milletinin gücünü arkasına alarak çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak suretiyle, her geçen gün daha kararlı, daha azimli ve daha güçlü bir şekilde ilerliyor. Onun için diyoruz ki 'İşimiz hizmet, gücümüz millet'.


Bu milletin azmedince neleri yaptığını, neleri başardığını biz çok iyi görüyoruz, anlıyoruz. 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet, küçük düşünseydi, İstanbul fethedilebilir miydi? Mimar Sinan, küçük düşünseydi, dünyanın 7 harikasına bedel Süleymaniyeleri, Selimiyeleri inşa edebilir miydi, bu harikulade kervansaraylar, köprüler, camiler inşa edilebilir miydi? Bu millet küçük düşünseydi, Kastamonu, akın akın Çanakkale'ye koşup, destan yazmasaydı bu ülke istiklalini kazanabilir miydi?


Bu milletin kadınları küçük düşünseydi Kastamonulu Şerife Bacı, İstiklal Savaşı'nda mermileri korumak için soğuktan donup şehit düşmeseydi, Kastamonulu Halime Çavuş, erkek kılığına girerek cephelerde savaşmasaydı, Kastamonulu Kara Fatma istiklal mücadelesinde büyük zorluklara göğüs germeseydi, bu millet bugün ayakta kalabilir miydi? Onun için buradan büyük Türkiye'ye sesleniyorum; 'Sen Türkiyesin, büyük düşün' diyorum. 'Sen Kastamonulusun büyük düşün' diyorum. Çünkü bize küçük düşünmek yakışmaz, biz büyük düşüneceğiz. Onun için diyorum ki 29 Martta 'Evet' mührünü AK Parti'nin üzerine vuracağız ki büyük düşündüğümüzü ortaya koyalım.''


AK Parti'nin seçimden seçime Anadolu'nun yollarını hatırlayan bir parti olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Ankara'da masa başında oturup, Kastamonu'nun yollarını bilmeyen siyasetçiler olmadıklarını söyledi.


''DAVOS YERİNİ BULDU''


Meydandakilerin, Davos'ta yaşananlarla ilgili sözleri üzerine ise Erdoğan, şunları söyledi:


''Davos'u zaten TV'lerde izlediniz, günlerce izlediniz. Davos yerini buldu. İşte bak dün İsrail'de seçimler yapıldı, yerini buldu merak etmeyin. Biz Türkiye'ye yakışan neyse, onuruna yakışan neyse onu yapıyoruz. Nasıl orada yaptıysak, ondan önce de yaptık, bugün de yaparız, yarın da yaparız. Niye? Çünkü biz sıradan bir millet değiliz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif'in bir ifadesi var. Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz. Biz böyle bir milletiz. Onun için bu milletin alnını yere sürdürtmeyeceğiz, yere baktırtmayacağız.


İnşallah yiğit düştüğü yerden kalkar ve bu millet düştüğü yerden küllerinden doğmaya başlayarak kalkıyor. İnşallah, cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde, 2023'te ilk 10 içerisindeki Türkiye'yi göreceksiniz. Hedef o.''


Başbakan Erdoğan, konuşmasında ekonomideki gelişmeleri de anlatarak, Türkiye'nin, dünyanın 17., Avrupa'nın  ise 6. büyük ekonomisi olduğunu anımsattı. ''Eğer bu mafyalar, bu çeteler bu işi idare ediyor olsaydı yine aynı yerde sayardık. Ama hayır. Hortumlar çalışsaydı, bu duruma gelemezdik'' diyen Erdoğan, hortumların kesildiğini ve kesilmeye devam ettiğini söyledi.


Erdoğan, şöyle devam etti:


''Eğer bazı menfaat şebekeleri rahatsız oluyorsa, bazı medya kuruluşları rahatsız oluyorsa biliniz ki bunun tek sebebi, hortumlar kesiliyor da onun için. Bugüne kadar bize yandaş medya diye bazı medya kuruluşlarını sipariş edenlere ben şimdi diyorum: Yandaş medyanızla gururlanabilirsiniz. Ama ben aynı zamanda bir şey daha söylüyorum, yine burada söyleyeceğim. 'Yalan, yanlış haber yapan, haber yazan, uyduran, iftira atan medyaya ilginizi kesin' diyorum. Çünkü basının görevi doğru haberdir. Eğer yalan, yanlış haber yazıyorsa, yapıyorsa onu yokluğa mahkum etmelisiniz. Bu kadar açık konuşuyorum. Bakın isim vermiyorum ama 'Yalan, yanlış haber' diyorum, 'İftira atanlar' diyorum, 'Düzmece, uydurma haber yapanlar' diyorum.


Bunlara karşı millet olarak sizler de 'Sivil inisiyatifinizi kullanın, tavrınızı koyun' diyorum. ''


''BİZ BELEDİYECİLİĞİ İYİ BİLİRİZ''


Erdoğan, konuşmasında Kastamonu'da yapılan yatırımları da anlattı.


Kastamonulu çiftçilerin hep yanında olduklarını, toplam 196 milyon TL tarımsal destek verdiklerini anlatan Erdoğan, kendilerinden önceki DSP-MHP-ANAP iktidarı dönemindeki tarımsal desteği, iki katına çıkardıklarını belirtti.


Hayvancılığa verilen desteği Kastamonu'da 19 kat artırdıklarını anlatan Erdoğan, 2007 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle sıkıntı yaşayan çiftçinin imdadına yetişerek 5 milyon TL ödeme yaparak nefes almalarını sağladıklarını söyledi.


Kendilerinden önce Ziraat Bankası aracılığı ile 2002 yılında çiftçilere sadece 3 milyon TL kredi sağlanmışken, 2008 yılında çiftçilere 66 milyon TL destek sağlandığını bildiren Erdoğan, ''Yani 1'e 22 artırıldı. Ondan önce Ziraat Bankası nasıl kredi versin. Çünkü hep fonluyorlardı. Hortumlar kurulmuş, hortumlar belli yerlere gidiyordu, benim çiftçime gelmiyordu ki işte biz bunu da hallettik'' dedi.


29 Martta yeni bir döneme girileceğini, 22 Temmuz seçimlerinde verdikleri ''Muazzam desteği'' halktan yine istediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Biz belediyeciliği iyi biliriz'' diye konuştu.


Erdoğan, partisinin Kastamonu Belediye Başkan Adayı Mustafa Gökhan Gülşen'i konuşma yaptığı platforma davet ederek, vatandaşlardan adaylarına destek vermelerini istedi.


Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin özleminin, birlik siyaseti, milleti bir ve bütün olarak kucaklama siyaseti olduğunu belirterek sözlerini, ''(Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet) dedik. Bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Son söz sizin. Karar sizin. Bu ülke bizim. Durmak yok, yola devam'' diyerek tamamladı.


Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti belediye başkan adaylarını platforma davet ederek tanıttı, birlikte fotoğraf çektirdi. Başbakan Erdoğan meydana gelişinde ve aday tanıtımının ardından partililere karanfil dağıttı.



AA


 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler