YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Beşir Atalay'ın gelecek umudu
Beşir Atalay'ın gelecek umudu
21 Mart 2013 07:31
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, çözüm sürecine ilişkin, ''Yarından sonrasında da inşallah gelecekle ilgili, dışarıya çıkışla ilgili daha somutluklar çıkacak diye umuyoruz ve bekliyoruz'' dedi.

Atalay, TGRT Haber kanalında katıldığı programda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Çözüm sürecine ilişkin gelecek dönemde varılması planlanan hedeflerle ilgili soruyu yanıtlayan Atalay, süreçte ilk dönemdeki hedefin çekilme olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Şiddetin bitip, her şeyin siyasetin içinde artık görüşüleceği, değerlendirileceği yeni bir dönemdir. Ondan sonra çalışılacak epey husus var. Şunu doğrusu önemli görüyoruz. Şiddetin, acının bitmesi, anaların gözyaşının bitmesi, şehitlerimizin illerimize, ilçelerimize gitmemesi, gençlerin hayatını kaybetmemesi, ülkemizin bu kadar acılardan sonra huzurlu bir döneme geçmesi önemli. Nevruz bütün bunların daha belirginleştiği dönem olsun. Bu önümüzdeki gelişmeler, önemli gelişmeler. Türkiye için çok değerli gelişmeler. Kararlılıkla yürütmek gerekiyor ve biz çok kararlıyız. Hükümet bu konuda çok kararlı. Herkesi de o kararlılığa ve hassasiyete davet ediyoruz. Özellikle BDP kesimini, rol aldığı için bu süreçler içinde, bu Nevruz süreci, yürütülen çalışmalar içinde hepimiz çok hassas olmalıyız. Gereksiz konuşmaların kimseye faydası yok.''

Genel olarak, çözüm sürecinin iyi yürüdüğünü vurgulayan Atalay, ''Yarından sonrasında da inşallah gelecekle ilgili, dışarıya çıkışla ilgili daha somutluklar çıkacak diye umuyoruz ve bekliyoruz'' diye konuştu.

Atalay, terör örgütünün, bölgede yayıldığı alan dikkate alındığında yurtdışına çıkışının ne kadar zaman alacağının sorulması üzerine, ''Süre vermek bazen yanıltıcı olabilir. Ortalıkta o tür şeyler de konuşuluyor. Doğrusu biz en az konuşanlar olmayı tercih ediyoruz. Ama o kararlık sürüyor. O çerçevede Başbakanımız açıkladı, burada mekanizmalar da öngörülüyor. Bazı akil adamlar üzerinde de çalışılıyor'' ifadesini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Atalay, çözüm sürecine ilişkin kamuoyunda bazı kesimlerin taviz verildiğine dair endişeleri bulunduğunun belirtilmesi üzerine de ''Onları da dikkatle takip ediyoruz. Kamuoyu yoklamalarımız var. Endişe veya beklenti, onların hepsini görüyoruz. Bu konular kolay ajite edilebilecek, istismar edilebilecek, vatandaşın duygusal hassasiyetlerinin, yaralarını kaşımaya müsait şeyler. Onun için gönül ister ki muhalefet buralarda daha pozitif olsun ama tabii neması buysa insanlar bunun bitmesini istemiyor'' diye konuştu.

Güneydoğu ziyaretlerinde, çözüm sürecine ilişkin çok büyük destek gördüklerinin altını çizen Atalay, ''Şundan emin olsunlar, biz milletimizi rahatsız edecek, o milli duyguları, değerleri rahatsız edecek hiçbir şeye müsaade etmeyiz. Aksine milli duyguların güçlendiği vatandaşların hepsinin devlete güveninin arttığı güçlü bir toplum olacak. İstismar edilen konular bertaraf olacak. Bunlar yapılmazsa risk var. Bugüne kadar yapılmadığı için bugünkü zorluklarla karşı karşıyayız'' değerlendirmesinde bulundu.

''Devletin artık kendisiyle yüzleştiğini, geçmişte yaptığı haksızlık ve zulümleri kabul ettiğini'' dile getiren Atalay, ''Ama artık herkesin istediği gibi kendini ifade ettiği bir ülke geliyor. Bunu sağlayan ülkeler büyük ülkeler oluyor'' dedi.

''Nihai hedef de silah bıraktırmadır''

Atalay, çözüm sürecinin ikinci ve üçüncü aşamasıyla ilgili hedefe yönelik soruya da ''Önceden çok fazla konuşmuyoruz, olduktan sonra zaten duyuluyor. Burada bir şeffaflık var, ne olup bittiği biliniyor. Elimizde alternatif bütün planlar, bütün çalışmalar hepsi var. Nihai hedef de silah bıraktırmadır. O süreçte de yapılabilecek başka çalışmalar da vardır. O çerçeveden genel bir ifade kullanıyoruz. Ondan sonra ayrıntılarla ilgili olarak da şu anda söyleyemeyiz'' diye yanıt verdi.

Çözüm sürecinde, MHP ile neden diyalog kurulamadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Atalay, ''Son zamanlarda MHP'nin en yumuşak açıklamaları, hainlikle suçlama. O kadar ileri üslup kullanıyorlar ki diyaloğa imkan vermeyen bir üslup. Yoksa AK Parti olarak, hatta kendi aramızdaki konuşmalarda, anayasayı en fazla işbirliği yapabileceğimiz şey olarak görüyoruz ama onların bu konudaki siyasi üslupları hiç diyaloğu kolaylaştırmayan üslup'' ifadesini kulandı.

Kamuda başörtüsü tartışmaları

Atalay, kamuda başörtüsünü serbest kılacak bir düzenlemenin gerekli olup olmadığının sorulması üzerine, şunları söyledi:

''Hükümetin gündeminde böyle bir şey yok. Ama bizim baştan beri hükümet olarak uyguladığımız bir strateji var. Yani toplumsal zemin, toplumsal vicdan pek çok konuyu kendi hallediyor. Toplumda en kalıcı olanı odur. Bunları zamana bırakmak ve toplumun kendisinin çözmesini beklemek gerekir. Yasalarla bunları çözmek her zaman en iyi yöntem değildir. Müdahale gerekiyorsa toplumun talebi geliştiğinde yasal engeller varsa onları kaldırabilirsiniz. Toplumun taleplerinin önünde de kimse duramaz.''

Suriye'deki olaylar

Suriye'deki olaylarla ilgili soruyu da yanıtlayan Atalay, şunları söyledi:

''Bir yandan Suriyeli muhalefet organize oldu. Önceki gün bir hükümet kurdular ve bir başbakan atadılar. O iyi oldu. Yardımları organize etme açısından gerekliydi. Türkiye'nin bu konudaki tavrı açık. Biz daima vatandaştan, mazlumdan yana tavır içindeyiz.''

Suriye'deki olaylar nedeniyle Türkiye'ye sığınanların sayısının 300 bine yakın olduğunu ve sığınmacılar için kurulan kamp sayısının 17'ye çıktığın belirten Atalay, sığınmacılar için Türkiye'nin şu ana kadar yaptığı harcamanın ise 600 milyon dolara yaklaştığını bildirdi.

Atalay, Fransa'dan Suriye asıllı bir kişinin Aksaray'da Suriyeli sığınmacılar için konteyner kent kurma teklifiyle ilgili olarak da ''Telefonlaştık, onu arkadaşlar koordine ediyor. 50 metrekarelik prefabrike yapılar öngörüyor. Bir veya iki ayrı yerde, Suriyelilerin kalacağı daha sonra kullanılabilecek merkezler olarak. Biz olumlu karşıladık'' dedi.

Demirtaş'ın Nevruz ile ilgili mesajı

Atalay, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Nevruz kutlamalarıyla ilgili sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yayınladığı mesajıyla ilgili de ''Nevruz farklı gelişmeler için bir başlangıç olsun inşallah, biz de onu diliyoruz ve Türkiye artık bu acı olaylardan, acı gelişmelerden, terörden, şiddetten kurtulsun'' değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kıbrıs'taki yeni yönetim

Atalay, Güney Kıbrıs tarafındaki yeni yönetimle Türk tarafı arasında bir temas olup olmadığının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

''Doğrusu Güney Kıbrıs'ta şu anda ekonomik sıkıntı yaşanıyor. Tabii yeni devlet başkanı, Annan Planı oylamasından yana tavır koyan siyasetçilerden birisi. Bütün siyasi hayatında diyaloğa açık göründü. Genel olarak kendisinin seçilmesini daha olumlu bulduk. O tabii seçildiği andan itibaren büyük bir ekonomik sıkıntıyla mücadele ediyorlar. Çok büyük sorun yaşıyorlar. Ama liderler arasında henüz bir araya gelme olmadı. Normalleşme olduktan sonra bir süreç başlayacaktır.''

Atalay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) ise ekonomik gelişmelerin olumlu yönde olduğunu ifade ederek, ''Türkiye olarak elimizden gelen desteği veriyoruz. 1 yıl sonra su akmaya başlayacak. Gelecek martta, 2014'te adaya su akmaya başlayacak. O büyük borular iki metre çapında, şu anda deniz altında döşeniyor. Elektrik de ona eklenecek. Kuzey Kıbrıs'ın geleceği çok parlak. Genel manada Kuzey Kıbrıs'ta her şey daha iyi gidiyor'' diye konuştu.

''Biz hiç kimseyle pazarlık yapmadık''

CHP Adıyaman Milletvekilinin AK Parti'ye katılmasıyla ilgili CHP'nin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine de Atalay, ''Biz hiç kimseyle pazarlık yapmadık. O manada bir şeyimiz yok'' dedi.

CHP'nin kendi içinde sorunlarının büyük olduğunu ifade eden Atalay, ''CHP'nin içinde öyle derin ulusalcı damar vardır ki MHP'ninkine benzemez. O İttihatçılarınki daha derindir. Ulusalcı tartışmalar kolay değil. Şu ana kadar CHP'den belki daha fazla milletvekili ayrılabilirdi'' ifadesini kullandı.

Yeni anayasa süreci

Atalay, yeni anayasa hazırlanmasına ilişkin olarak da şunları belirtti:

''Anayasayı gerçekleştirmek için AK Parti büyük bir kararlık içinde. Oyalanıp gitmesine de gönlümüz razı olmuyor. Neticede millet sonunda bu dönem partilerin hepsini suçlayacaktır, bu dönem anayasa çıkmazsa. Adeta millet 'Türkiye'de anayasa ancak ihtilallerle yapılıyor' diyecektir.

Şu anda doğrusu biz çok iyi çalışıyoruz. Anayasayı çok yakın takipteyiz. Partide bizim bir heyetimiz var. Her hafta bir araya geliyoruz, uzlaşma kurulundaki üyelerimizle. Genel başkanımızın açıklaması var, mart sonu nisan olsun ama biz orada, eğer buradan anayasanın gerçekleşmeyeceği görülürse alternatif formüller üzerinde çalışırız. Burada acele ediyoruz. Şu anda farklı alternatif çözüm için bir görüşme içinde falan değiliz, o ahlaki olmaz. Yürüyen uzlaşma komisyonu var. Kendi üyelerimize telkinimiz, uzlaşma şartlarını zorlamaları yönünde. 'Eğer başkanlık sistemiyle ilgili teklifimiz tek engelse, biz ondan da vazgeçeriz, yeter ki diğer konularda uzlaşın. Yeter ki diğer konularda mutabakat sağlayın' diye bunu açıkladık. Diğer konularda mutabakat sağlanırsa biz ondan da vazgeçeriz. Yeter ki yeni anayasa olsun ama olmazsa komisyonun böyle oyalanıp gitmesine de razı olmayız. Ondan sonra da alternatif arayışlara başlarız.''

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler