YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Beşir Atalay‘dan önemli açıklamalar
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay önemli açıklamalarda bulundu.
Beşir Atalay‘dan önemli açıklamalar
11 Mart 2014 / 23:01 Güncelleme: 11 Mart 2014 / 23:07

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, tutukluluğu 5 yıl ile sınırlayan düzenlemenin ardından verilen tahliye kararlarıyla ilgili olarak "Bu tahliyelerin hiçbirisi beraat değildir" dedi.

Atalay, Kanal 24 televizyonunda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başbuğ'un yargılanmasına razı değildik

"Ergenekon tahliyeleri nasıl karşılanmalı, bunlara nasıl bakmak gerekiyor?" sorusu üzerine Atalay, öncelikle eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ'un tahliyesine bakılması gerektiğini dile getirerek, Başbuğ'un tutuklu yargılanmasına başından beri gönüllerinin razı olmadığını ve bunu makul bulmadıklarını belirtti.

10 yıl tutukluluk çok yüksek

Tutukluluk sürelerinin 5 yıla indirilmesinin, üzerinde çok tartışılan bir konu olduğunu ifade eden Atalay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu düzenleme bizim düzenlememiz ve uluslararası standartlar içinde 10 yıl tutukluluk çok yüksek. Bir dava ile ilgili isterse en karmaşık, isterse en kapsamlı dava olsun, 5 yılda karar verilemiyorsa bu adliyenin, adaletin kendi sorunudur. Biz, insanların hakkında karar verilmeden, 5 yılın üzerinde cezaevinde kalmasını uygun bulmadık, parlamentoda bu düzenlemeyi yaptık.

Ama işin özüyle ilgili, bu tutuklamaların, şu anda tahliyeye dönüşmesi, bir kısmının... Bunlar beraat etmediler. Bu dava devam ediyor. Ciddi bir dava. Yani Ergenekon davası, dosyası devam ediyor. Bunlar dışarıdan yine yargılanacaklar, ama tutuksuz yargılanacaklar."

Tutumumuz belli

"Bu tahliyeler Ergenekon gerçeğini değiştirmiyor mu? Bir darbe girişimi olduğu tezi hala geçerli mi?" sorusuna Atalay, "Asla. Asla değiştirmiyor. Bu dava devam ediyor. Sadece özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Yine o düzenlemeyle... Bu davalar ağır ceza mahkemelerinde devam edecek" yanıtını verdi.

Beşir Atalay, "İşin özüne gelince, biz Hükümet olarak, parti olarak darbelere karşı, milli iradeye kasteden ne olursa olsun tutumumuz bellidir. 11-12 yılda bu tutumuzu hep gösterdik. Ergenekon sadece Başbuğ değil, sadece tahliye edilenler değil. Ergenekon, büyük bir dosya. Ergenekon'un içinde cinayetler var, darbe teşebbüsü var, bombalar var, pek çok şey var. Dolayısıyla o dosya devam edecek" diye konuştu.

Arslan'ın tahliye kararı

Danıştay Davası faili Alparslan Arslan ve Malatya'daki Zirve Yayınevi davası sanıkları hakkında verilen tahliye kararlarının rahatsızlık yaratıp yaratmadığının sorulması üzerine Atalay, Danıştay saldırısının üzerinden 7 yılın geçtiğini anımsatarak, "Peki niye halen ortalıkta sallanıyor bu? Bunun faili en belli olan, zaten yakalandı, çıkarken yakalandı. Kendisi de zaten itiraf etti. Hiçbir belirsizlik yok ortada. Bu kadar zaman niye cezası verilmiyor? Bu kadar zamandır niye bu halen tutuklu statüsünde. Ergenekon'un bir şanssızlığı da şu. Çok önemli bir dosya yargının elinde. Ama bu yapı, maalesef adliye diyeyim, adliyedeki bununla ilgilenen bu yapı karmakarışık etti, genişletti. Masumla suçlusu birbirine karıştı" dedi.

Malatya'daki Zirve Yayınevi davasına da değinen ve bu davanın sanıklarını "cani" diye niteleyen Atalay, "Misyoner insanları o şekilde acımasızca katlettiler. Bunlar biliniyor. Peki bunlarla ilgili niye halen karar verilmiyor, niye gerekçe yazılmıyor?" ifadesini kullandı.

Atalay, şunları kaydetti:

"Burada hepsi Ergenekon ile irtibatlandırılıyor. Ergenekon iddianamesi vesaire geciktikçe, onlar da bunun içinde gecikmiş oldu. İlgili ilgisiz pek çok şey Ergenekon'un içine dahil edildi. Şöyle olabilirdi. Yani onlar cezasını görür, ama Ergenekon'la da ilgili şey varsa, Ergenekon içinde devam edebilirdi. Yani adeta yapılan, buradaki usulsüzlük, yapılan yanlışlar, hepimiz biliyoruz, pek çok haksızlık da var bunun içinde, masum insan da var. Şu İzmir işte Casusluk Davası'nda olduğu gibi falan. Bunlar eğer daha yargının titiz çalışmasıyla masum insanların ayıklandığı, öyle rastgele belgelerle işte hemen büyük dosyanın içine dahil edilmediği falan bir süreç yürüseydi, şimdi hem Ergenekon sonuçlanırdı, hem de diğer davaların hepsi sonuçlanırdı. Bunlar şu anda hükümlü olarak cezaevinde cezasını çekerdi. Ama bütün bunlara rağmen, şöyle bağlayayım bu konuyu, bu tahliyelerin hiçbirisi beraat değildir."

Herkes şikayetçi

"Kamuoyu vicdanında rahatsızlık yaratan tahliyelerde, gerekçelerin yazımının gecikmesi ve böyle karmaşık bir hale gelmesinde bir kasıt olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Atalay, burada kasıt yoksa bile büyük bir beceriksizliğin söz konusu olduğunu belirterek, "İşi dağıtma, işi uzatma vesaire. Yani uzadıkça uzadı. Halbuki herkes bundan şikayetçiydi" değerlendirmesinde bulundu.

Demokratikleşme adımları içinde yıllardır tutuklulukların uzun olduğunun ve davaların uzamasının tartışıldığını hatırlatan Atalay, bu durumların, vicdanlarda kabul edilebilecek şeyler olmadığını söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin tahliyelere ilişkin tavrı konusundaki değerlendirmesi sorulan Atalay, "Şaşkınlık, Tamamen şaşkınlık. Haddi aşma. Ben şu anda zaten bu yapının değişik unsurlarında doğrusu çok çılgınlıklar görüyorum. Yazdıkları yazılarda, verdikleri beyanatlarda, gazetelerin attığı manşetlerde yani çok haddi aşan, çılgınca, artık şu ortamda şaşkın, sanki çok sınırı aşan şeyler yapıyorlar, yapacaklar gibi... Öyle görünüyor. Yani bunlar bir anlamda sıkışmışlığın, geldikleri yanlış noktanın da bir sonucudur diye ben görüyorum" diye konuştu.

Paralel Yapı da bunlarla birlikte

Atalay, "Şu anda aslında eski Türkiye özlemi içinde olanlar, Ergenekoncular, CHP'liler, ulusalcılar hepsi birlikteler ve paralel yapı da bunlarla birlikte şu anda. AK Parti iktidarını yıpratma yönünde o Ergenekoncularla falan şu anda el ele çalışıyor. Yani o kadar çelişkiler içindeler ki... Yani bizim darbeye karşı tutumumuzu, darbenin kokusuna bile, gölgesine bile tutumumuzu biz çok ispatlamış bir Hükümetiz, tepkimiz ispatlamış bir Hükümetiz. Biz nice yollardan geldik buraya" ifadesini kullandı.

Biz darbecilerle barışmayız

Başbakan Yardımcısı Atalay, şöyle devam etti:

"Biz hiç darbecilerle barışmayız. Biz daima haktan, hukuktan, adaletten yanayız. Darbenin zerresine, gölgesine biz karşıyız. Milli iradenin üzerine hiçbir toz kondurmadık. Millet iradesi bizim için esastır. Biz bunun mücadelesini verdik. Biz partimizin kapatılması süreçlerinden, risklerinden geldik. Biz 27 Nisan 2007'lerden geldik. Biz yani o tür şeylerden, Allah'ın izniyle sınavlardan çok başarıyla çıktık. Ergenekon'un, Balyoz'un, hepsinin özündeki o darbeci tutuma biz yine aynı şekilde bakıyoruz ve bu davaların o şekilde adaletle sonuçlanmasını bekliyoruz."

"Bu yargı sürecinde yanlışlıkların ayıklanarak bir sonuç çıkmasını bekliyor musunuz?" sorusunu ise Atalay, "Tabii. Yani masum insanlar buradan ayıklansın. Adalet çok önemlidir. Eğer insanlara adil davranmıyorsanız, zulmediyorsunuz demektir" şeklinde cevapladı.

Mücadelemizin temeli bu

Temel misyonlarının, toplumu demokratikleştirmek, normalleştirmek, milli iradeyi esas ve yönetimde sürekli kılmak ve buna kasteden herkesle de mücadele etmek olduğunu belirten Atalay, "Şu 11-12 yıllık mücadelemizin temeli budur. Şimdi de biz 'Daima millet daima hizmet' diyoruz. Yani millet bizim için çok önemli. Milletin sandıktaki verdiği oyun haysiyetini, onurunu korumak, onun gücünü korumak bizim en önemli misyonumuz" dedi.

"Paralel yapı ile mücadele nereye varacak?" sorusu üzerine Atalay, paralel yapının, AK Parti'ye karşı, seçim meydanlarında şu anda CHP'den, MHP'den, BDP'den ve muhalefet partilerinden daha fazla çalıştığını kaydederek, dini bir grup ve cemaat olarak gördükleri bu yapının, şu anda siyasetin göbeğinde, tam bir siyasi grup olduğunu dile getirdi.

Atalay, kendilerine karşı içeride ve dışarıda bir koalisyonun kurulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bu sadece bir yapının, bir grubun işi değil. Sadece bir grubun olsaydı belki bu kadar ileriye gidemeyebilirlerdi ama şu anda çok ilerde. Profesyonel yardım, uluslararası irtibat, çok kapsamlı bir koalisyon. İşin özü de şu, Türkiye'yi gittiği kutlu yoldan, bu büyük yürüyüşten durdurmak. AK Parti'yi hükümetten düşürmek, seçimde AK Parti'yi başarısız kılmak temel amaçları bu. Çünkü AK Parti çok farklı bir şey. Türkiye'yi güçlendiren, muhafazakar değerleriyle, dini değerleriyle, milli değerleriyle, tarihiyle Türkiye'yi büyük bir atağa kaldırdı. Bunun durması gerekiyor. Her zaman taşeronlar kullanılmıştır. Kimi zaman terör kullanılmıştı, kimi zaman başka şey, şimdide dostları kullandılar. Ben büyük koalisyon olarak bakıyorum."

Hayret içinde kalıyorum

Kendisinin telefon görüşmelerinin dinlendiğini ve görüşmelerinin bir yerlere servis edildiğini bildiğini ve bunlardan bir tanesini de dinlediğini ifade eden Atalay, "Burada ben hayret içinde kalıyorum. Takiye, yalan çok yaygınlaştı. Ben İslam adına, İslami toplumları adına şu anda Türkiye'deki İslami ortam adına çok üzülüyorum. Böyle bir şey olamaz. Bakın ben İçişleri Bakanlığı yaptım, çok şey biliyorum. Hep söylerim, içişleri bakanları çok şey bilir az konuşur. Orada emniyet teşkilatında çalışanlarda üst yönetime kadar, 'bunların yapmayacağı bir şey yok'. Yani endişe ediliyordu. Yani her şey meşru, size her kötülüğü yapabilir anlamında sözler söylüyorlardı. Beni de öyle uyardıkları da olmuştu" dedi.

Atalay, usulsüz dinlemelerle ilgili TİB'in, Emniyet İstihbaratın tüm tarafların mercek altında olduğunu bildirerek, yayımlanan haberlerde 500-600 bin kişinin dinlediğini ama kendi tahminine göre bu sayının daha da artacağını söyledi.

Mahkemelerin hiçbir somut delil olmadan bu kadar çok kişi için dinleme kararını nasıl çıkarttığını anlayamadığını dile getiren Atalay, "İncelemeler sürüyor. Bunların hepsinin hesabı sorulur. Bunların sorumlulukları mutlaka yargılanacak, mutlaka hesap verecek. Bu kaçınılmaz. Hiçbir devlet bunları es geçemez" dedi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler