24 Eylül 2017 Pazar
  • Altın145,971
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7188
  • İstanbul22 °C
  • Ankara19 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya19 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır30 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa30 °C
  • Gaziantep27 °C
  • İçel28 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
BDP'li Kaplan'dan 'dinleme salonu' çıkışı
BDP'li Kaplan'dan 'dinleme salonu' çıkışı
20 Mayıs 2013 14:04
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, dinleme sorununa Meclis'in el atıp, işin hukukunu yaratması gerektiğini söyledi.

Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, üyesi olduğu TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu'nun raporunu yazdığını belirterek, BDP olarak raporda yer almasını istedikleri önerileri hakkında bilgi verdi.

Araştırmalar sonucu ortaya çıkan gerçeklerin ''dehşet verici'' olduğunu belirten Kaplan, ''Yurttaştan Başbakan'a, Cumhurbaşkanı'na, Genelkurmay başkanlarına, Anayasa Mahkemesi dahil üst yargı kurumlarına, medyaya, siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine kadar herkes dinlenmekte, haberleşme özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği ortadan tamamen kalkmış bulunmaktadır'' dedi.

Vardıkları sonucun kaygı verici olduğunu ifade eden Kaplan, ''dinlemelerin yüzde 80'ini devletin resmi görevlileri Emniyet, Jandarma ve istihbarat görevlilerin yaptığını, sadece yürütmeye hesap verebilen, denetlenemeyen bir kontrolsüz güç konumunda olduklarını'' savundu.

Gizli dinlemelerin geri kalan yüzde 20'sinin yabancı ülke faaliyetleri, içeride çeteler ve organize suç örgütleri tarafından yapıldığını anlatan Kaplan, farklı ve bağımsız dinleme istihbarat birimlerinin tamamının son beş yılda birleştirilmesine rağmen TİB Başkanlığında merkezileşen dinlemelerini, MİT bünyesinde bağımsız olarak yürütüldüğünü ileri sürdü.  

Kaplan, gizli dinmelerin nasıl yapıldığı konusunda, ''Sabit telefonlardan GSM'lere, uydu üzeri haberleşmeye sesin titreştiği her yerde akıllı telefonlardan bilgisayarlara, casus yazılımlardan böceklere kadar dinleme araç ve aygıtları son derece yaygınlaşmıştır. Kalem, anahtarlık, kravat iğnesi, güçlük, yüzük, priz, düğme, kül tablası, masa aksesuarları, tablolar, lambalar dahil her obje bir cihaz olabilir. Piyasada peynir ekmek gibi, internet üzeri her çeşit aracın satıldığı, denetlenmediği bir ülke konumundayız. Asıl vahim olan,  devletin görevlilerinin elindeki cihazların kayıt dışı olduğunu gördük. Sorularımızın çoğu, gizli ya da devlet sırrı gerekçesiyle yanıtsı bırakıldı'' dedi.

Kendilerine gezici dinleme araçlarının en eski modelinin gösterildiğini, 12 aracın ise ortada olmadığını belirten Kaplan, ''Kolluk güçlerinin ve MİT'in yaptığı bu tür dinlemelerde yargı kararı yok. 81 ilde her emniyet müdürü veya komutan, dinleme kararı alabiliyor, denetimi yok. Kayıtlar silinmiyor, özel yetkili mahkemeler bunları delil olarak kullanabiliyor. Rahatlıkla medyaya sızdırılabiliyor. Dinleme sürelerine uyulmadı, CMK hükümleri yok sayıldı, yasa dışı dinlemelerden elde edilen kayıtlar iddianamelerde yer aldı. Dokunulmazlıklara rağmen herkes dinlendi'' diye konuştu.  

Öneriler

Kaplan, ''darbelerin derin devletlerinin artıklarıyla uğraştıklarını'' belirterek, Meclis'in konuya el atıp işin hukukunu yaratması gerektiğini kaydetti. Kaplan, raporda yer almasını istedikleri önerilerle ilgili şunları söyledi:

''Resmi tüm birimlerdeki dinleme cihaz ve aygıtları demirbaş kayıt ve denetimi sağlanmalı, tüm cihazların giriş, çıkış ve satışları denetim altına alınmalı. Özel güvenlik, dedektiflik büroları denetim altına alınmalı, yabancı ajan faaliyetleri, siber saldırılar konusunda daha etkili denetim yolları geliştirilmeli. Adli dinlemeler sil baştan yeniden düzenlenmeli, görevi kötüye kullanan tüm görevlilere caydırıcı cezalar getirilmeli. Dinlemelerin denetlenmesi için Meclis'te tüm partilerden ikişer milletvekilinden oluşturulacak bir denetleme birimi kurulmalı. Medya meslek etik kuralları konusunda Meclis'te araştırma komisyonu kurularak, önerileri doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılmalı. Dinleme kayıtları tek başına delil olarak değerlendirilmemeli. Yeni anayasa çalışmalarında haberleşme özgürlüğü ve özel hayatın gizliliğinin korunması konusunda etkili düzenlemeler yer almalı. Yeni TBMM İçtüzüğü'nde denetim komisyonu oluşturulması yer almalı. Bilgilerin sağlanması, korunması ve keyfiyetin önlenmesi konusunda iletişimin denetlenmesi için yeni yasal dinlemeye gidilmeli. Beş yıl ve üzeri hapis cezaları için dinleme kararları verilebilmeli. Barış ve çözüm sürecinde, ülkemiz ve Ortadoğu'daki gelişmeler dikkate alınarak güvenlik ve özgürlük denklemi, mutlaka Meclis denetiminde sağlanmalı.''

Kaplan, ''2014 yılında üç seçimin yapılmasını nasıl gördükleri'' sorusuna, ''12 Eylül darbe anayasasını değiştirmeden yeni bir seçime gitmek, Parlamento'daki dört siyasi parti açısından kabul edilemez. Barış ve çözüm süreci de dikkate alınarak mutlaka seçimler öncesinde anayasa ve yol temizliği dediğimiz yasal değişiklikler mutlaka yapılmalı. Seçim olabilir ama Anayasa referandumu mutlaka Başkanlık Sistemi'nden önce olmalı. Yerel seçimler 29 Mart, Mayıs ayında anayasa referandumu ve Ağustos ayında da Cumhurbaşkanı seçimi yapılabilir'' karşılığını verdi.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ürün'ün ''tövbe edeni affedelim'' sözleriyle ilgili soruya Kaplan, bireysel konuşmaların kendilerini bağlamadığını belirterek, ''İngiltere Parlamentosu'nda ne yapıldıysa onu yaparız, Güney Afrika  ve çatışma süreci yaşayan ülkelerde en etkili sonuç nasıl alındıysa onu yaparız'' görüşünü kaydetti.   

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler