YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter' demedik, demiyoruz'
BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter' demedik, demiyoruz'
12 Şubat 2013 14:50
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hiçbir partiyle Uzlaşma Komisyonu dışında anayasa konusunda açık veya kapalı, şu veya bu şekilde asla konuşmadıklarını belirterek, ''Uzlaşma Komisyonu masası var olduğu sürece de konuşmayız'' dedi.

 

 
Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Hatay'da meydana gelen patlamada ölenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diledi.
 
Yaşananların, Türkiye'nin yanlış Suriye politikasının sonuçları olduğunu öne süren Demirtaş, çetelerin, Türkiye tarafından örgütlenip Suriye'ye gönderildiğini savundu.
 
Demirtaş, ''Türkiye, Suriye'de şiddete karşıtı değil Kürt karşıtıdır. Asıl sebep budur, Kürt fobisidir'' dedi. 
 
15 Şubat'ın Öcalan'ın yakalanmasının yıl dönümü olduğunu anımsatan Demirtaş, ''Devlet şimdi Öcalan ile görüşüyor. 14 yıl kaybedildi, sadece 14 yıl değil binlerce can kaybedildi. O zaman fırsat değerlendirilmiş olsaydı, bugünkü sorunlardan, silahtan, gözyaşından, savaştan konuşmuyor olacaktık'' diye konuştu.
 
15 Şubat'la ilgili Kürt halkının hassasiyetinin bulunduğunu dile getiren Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Diyarbakır'da protesto yapılırken, Şahin Öner'in, elinde bomba patladığı için öldüğü açıklandı. Ancak otopsi raporları, panzer tarafından ezilerek öldürüldüğünü gösteriyor, elinde patlayıcı yoktu. Öner, panzerle ezildikten sonra sonra karakol bahçesinde yarım saat bekletilmiş, daha sonra ambulansla hastaneye götürülmüştür ve yaşamını yitirmiştir. Devlet bir kez daha katil olmuştur. Devletin valisi, katliamı gizleme telaşına girmiştir. İçişleri Bakanı'ndan acil açıklama bekliyoruz. Bu mudur sizin barış sürecine yaklaşımınız  İmralı ile görüşeceksiniz ama Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişini protesto eden 19 yaşındaki genci öldüreceksiniz. Bunu halka biz anlatamayız, siz anlatacaksınız  Diyarbakır Emniyeti, Valisi, İçişleri Bakanı, Başbakan, bunu nasıl izah ediyorsa etsin.''
 
''Silahlar sussun siyaset konuşsun'' sözüne canı gönülden katıldıklarını belirten Demirtaş, ''Silahlar sussun ama siyaset özgürce konuşsun. Kimse kimsenin siyaset tarzını, çizgisini belirlemeyemez, en fazla eleştirir'' dedi.
 
 
''BDP'nin desteğini istemeyen anlayışla karşılarız''
 
 
İmralı sürecini baştan beri desteklediklerini ve süreci ilerletme perspektifiyle hareket ettiklerini belirten Demirtaş, ''Bu noktada BDP'nin katkısını, desteğini istemeyen olursa bunu da anlayışla karşılarız'' diye konuştu.
 
Demirtaş, ''İmralı sürecini BDP olmadan da sürdürebiliriz'' gibi bir yaklaşım varsa, sürecin İmralı boyutunu dışardan destekleyebileceklerini dile getirerek, ''(BDP İmralı'ya gitmezse her şey biter) demedik, demiyoruz'' ifadesini kullandı. Demirtaş, şunları kaydetti:
 
''Başka yöntemleri varsa buna saygı duyuyoruz. Biz işin yasal, anayasal boyutuyla parlamento içinde ve dışında mücadelemizi sürdürürüz, İmralı sürecini dışardan desteklemeye hazırız. 'İmralı'da çok önemli bir aşamaya gelindi, isim noktasında tıkanma var' gibi bir algı doğru değil. Bizden kaynaklı bir tıkanma yok. Sayın Akat ve Türk 'biz illa da İmralı'ya gideceğiz' diye bir dayatmayla gitmedi, hükümetin talebiyle gitti. Tekrar BDP'nin kurumsal desteği isteniyorsa buna destek sunmaya hazırız. BDP kurumsal yapısını dikkate almadan, yokmuş gibi davranarak, dışardan bireysel görevlendirmelerle 'ben istediğim rolü biçerim' gibi bir anlayışla da bu olmaz. 
 
Mevcut durumdaki bu yapay krizi aşmak istiyorlarsa biz eşbaşkanlar olarak yapay krizi aşma konusunda kararlılık sahibiyiz, ama İmralı'da olası sürecin çökme ihtimaline karşı BDP'yi günah keçisi olarak elde tutmayı düşünüyorsanız bu oyuna izin vermeyiz. Biz samimiyetle sürecin ilerlemesini istiyoruz. Bütün bunlara rağmen 1,5 aydır İmralı'ya ziyaret gerçekleşmemişse kesinlikle bu bizden kaynaklı değil. Şimdiye kadar koster bozuktu şimdi Başbakan bozuk, Ahmet Türk'e bozuk, o yüzden gidilmiyor. Şimdiki bahane bu. Böyle bir bahaneyle 100 yıllık bir sorun çözülebilir mi '' 
 
''Kaybedecek zaman yok. Türkiye 30 yıldır bu barışı bekliyor. Süreç uzadıkça provokasyonlara da açık hale geliyor'' diyen Demirtaş, işin can damarının yeni anayasa olduğunu belirtti.
 
Uzlaşma Komisyonu'ndan bir netice alınamayorsa başka alternatifleri değerlendirmenin siyasi partilerin kendi takdiri olduğunu kaydeden Demirtaş, ''Biz, hiçbir partiyle Uzlaşma Komisyonu dışında anayasa konusunda açık veya kapalı, şu veya bu şekilde asla konuşmuş değiliz. Uzlaşma Komisyonu masası var olduğu sürece de konuşmayız. Konuşursak, o komisyona, hakaret, haksızlık olur. Oradaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz'' dedi.
 
 
AA
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler