YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
BBP herşeyi açıklayacak
Büyük Birlik Partisi yeni bir çalışma başlatıyor
BBP herşeyi açıklayacak
26 Temmuz 2009 / 18:35 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

BBP, genel başkanları Muhsin Yazıcıoğlunun helikopter kazasına kurban gitmesi olayının üzerindeki sis perdesini aralamak için yeni bir çalışma başlatıyor. 
 

BBP, yeni elde ettikleri bilgi ve belgeleri, Türkiye'nin dört bir yanından gelecek olan partililerle birlikte kamuoyuna açıklayacak. BBP, böylelikle merhum Yazıcıoğlu'nun hukuku üzerinden Türkiye'deki ezberi bozmayı hedefliyor.


BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Eskişehir'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Topçu, genel başkanları Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını kaybettikleri üzücü kazanın yaşandığı Keş dağlarında, 9 Ağustos'ta 'Hasret Kurultayı' düzenleyeceklerini söyledi. "Burada ebedi istiratgahına uğurladığımız merhum genel başkanımızın hukuku üzerinden, Türkiye'deki mevcut ezberi bozacağız." diyen Topçu, Keş dağlarında Türk milletinin hukukunu kurtarma mücadelesini başlatacaklarını kaydetti.


Topçu, 9 Ağustos'ta ülkenin iyi ve güzel insanlarını Keş dağlarında buluşmaya davet ettiklerini belirtti. Topçu, "Ülkenin karanlıklarını geride bırakacağız. Toplum vicdanının önünde üzücü olayla ilgili yeni elde ettiğimiz bilgi ve belgeleri bu halk kurultayında açıklayacağız. Türkiye'de bir ezber var. Onu burada halkla bozacağız." dedi.


Helikopter kazasıyla ilgili olarak Başbakanlık Denetleme Kurulu, Teftiş Kurulu ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekete geçirilmesi gerektiğini ifade eden Topçu, şöyle dedi: "Çünkü buradaki araştırmaları onlar yaptı. Özellikle buraya ilk giden TSK oldu. TSK, yaptığı araştırmaları açıklamalı. Merhum başkanımız ve arkadaşlarının hukuku üzerinden milletin hukukunu bu kurultayda kurtaracağız. Bu olay her safhasıyla aydınlanmak zorunda. Şimdi artık milletin karanlığı aydınlanacak."


Konuşmasında, "Kürt sorununun çözümü" konusuna da değinen Topçu, "PKK terörünü bir dönem bu milletin başına musallat edenler, meseleyi bugüne getirenler, şimdi bas bas bağırıyor. Kürt sorunu meselesi Atlantik ötesi, AB'nin bakışıdır. Bu bakış bizim için doğru bir bakış değildir. Doğru adımlar atılmalıdır" diye konuştu.


Türkiye'de Kürt sorunu olmadığına işaret eden Topçu, şöyle devam etti: "Türkiye de Hasanla Haso'nun arasında herhangi bir sorun yoktur. Türkiye'deki asıl sorun, bu sorunu var gibi ortaya atanlardır. Apo'nun dosyasını Başbakanlıkta, orda, burada saklayanlar, şimdi bas bas bağırıyor. Yahu niye bağırıyorsunuz. Zaten bunu sorun haline getiren, sorun yapanlar sizsiniz. Geçmişte bazı bölgelerde insanları öldürttünüz, kötü muamele uyguladınız, baskı yaptınız. Şimdi siz bağıracağınıza gidin o bölgenin insanları ile çözün. Oralara yatırım yapın, işsizliği giderin, insanları kucaklayın, ayrımcılıktan kaçının, biriz, birlikteyiz deyin."


Halklar arasında herhangi bir sorun olmadığını dile getiren Topçu, "Bakın halkta sorun yok. Sorun sizde, siyasilerde, muhalefette, yöneticilerde. Şimdi kalkıyorsunuz (ya öyledir böyledir), yahu etmeyin bu bedbahtlıktır, gaflettir. Bizler halklar olarak ay yıldızlı bayrağın altında birlikte yaşamaya hazırız. İnsanlar olarak bizlerin arasında sorun, sıkıntı yok. Sorun, bu sorunu oluşturan sizlersiniz. Kimsenin, ülkenin bu güzel ebrusunu bozmaya hakkı yoktur ve bozamayacaktır. Kimse boşuna uğraşmasın" açıklamasını yaptı.


YÖK'ün, meslek liselilerin önündeki kat sayı adaletsizliğini kaldırmasını da olumlu bulduklarını ve desteklediklerini ifade eden Topçu, sözlerine şöyle devam etti: "Bakın, insanı, insafı, hukuku olmayan antidemokratik bir katsayı uygulaması vardı. 11 yıldır gençlerimiz bu uygulamanın azabını çekti, sıkıntısını yaşadı. YÖK şimdi bu haksızlığı adaletsizliği kaldırdı. Biz bu haksızlığa karşıydık. Merhum genel başkanımız Yazıcıoğlu da bu konuda Meclis'e çok kez önerge verdi. Ama sonuç çıkmadı. Şimdi içimiz ve vicdanımız rahat. Haksızlığın kaldırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ama tabi sadece bu yeterli değil. Eğitimdeki fiziki eşitsizlikler de kaldırılmalı. Ağrıdaki bir çocuğumuz ile Eskişehir'deki bir çocuğumuzun okuduğu okulun fiziki, eğitim ve ortam şartları aynı güzellikte olmalı. Devlet, üzerine düşeni bundan sonra fazlasıyla yapmalı. Eğitimde kalite artırılmalı."


 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler